bugün
- true denilen yazar17
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi8
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn8
- üniversite mezunu olmak için üniversite okumak8
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar7
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı16
- yeni üniversite kazanmış kız azgınlığı4
- abd milli futbol takımı4
- diyanetin abd'deki villaları12
- barış yarkadaş5
- bu doru2
- zengin kaltakları2
- onlar insan değil müşteri2
- evrimdeki aşağılamaya katlanan homo sapiens2
- en iyi antidepresan8
- ben bu yazıyı oğluma yazdım4
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- kötü biri olduğunu bilmek6
- zamandışı düşkünlüğü2
- yan gelip yatan yuzır2
- psikiyatristin size soğuk davranması2
- seçmeninin ak parti den kopma koşulu3
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı3
- kadınların sürekli sorun çıkarması2
- zaman baba12
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- 95b vs 85d2
- kilo vermenin çok zor olması2
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- ona bir şey söyle13
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- chp'nin hali ne olacak49
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- arkadaşlar nasılsınız6
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- cilgincapkin220
- cyle larin'in gol sevinci açıklaması2
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması2
- acıkmamak için öneriler5
- deli olduğunun farkına varmak5
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- gammazlar çetesi17
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- sarı yeleli aslan trump8
- borçlarınızın ne zaman biteceğini biliyor musunuz2
- anın görüntüsü18
yazı tamamen taslaktır her an her şey değişebilir. tematik modda yazılıyor.
Tanım: andante müzikte ağır tempoda anlamındadır. ölüm ağır ağır, yavaşça buradadır.
--------- Ölüm andante ------------
bazı şeyler sadece kötüye gider iyiye giderken bile daha kötüye.
size bildiklerimi anlatmaktan fazlasını vadetmiyorum. olaylar bana nasıl ulaştıysa tam olarak olduğu biçimde tam olarak yaşadıkları gibi..
işte buradayım.
havuz kenarında şakalaşan tatilciler, çimenlerin üstüne yayılmış üç beş mezuniyet balosu öğrencisi ve başka pek çok gelecek ile ilgili umutları olan insan sesi birbirine ve en sonunda da otel niagara şelalesi dibine yapılmış izlenimi verilsin diye oluşturulmuş su sesine karışıp açık balkon kapısından bana kadar geliyor.
her şey çok uzakta,
her şey yarın kadar uzakta ve ben buradayım.
"baban seni seviyor oğlum... hem de çok"
işte ölüyorum.
ben, küvet ve kesik bileklerim. allah kahretsin!
oysa hep ölümümün şiirsel, destansı şöyle geriye dönüp baktığımda işte bir erkek böyle ölmeli diyeceğim türden bir ölüm olacağını düşünürdüm.
yağmurlu bir gecede göğsümden vurulmuş olmalıydım. polis gelip etrafıma sarı şerit çekmeden, üstümü örtmeden önce kollarım ve bacaklarım yarım açık upuzun yatarken ben hissetmesem bile yağmur yüzüme yağardı.
Üstümdeki kıyafetler hangi renkte olursa olsun sırılsıklamken siyahmış gibi görünürdü ve mutlaka titrek bir sokak lambası yüzümü aydınlatırdı. kanım önce yağmurla birlikte etrafımda göllenirdi sonra bir yol bulup benden uzağa akmaya başlardı.
insan daha başka ne isteyebilir ki...
oysa şu halime bakın!
"hadi oğlum içeri gir üşüteceksin"
yağmur yağarken üşümeyi seviyorum anne.
size yeterince uzakta olan her şey mutlulukla ilgiliymiş gibi gelir.
bu bir tatbikat değil, bu bir tv şovu değil.
bu insanın küçükken kiminle evleneceğini merak etmesi gibi, nasılını merak edeceğiniz o garip zaman dilimi; ölüyorum.
evet belki teknik olarak ve yeterince geniş bir zaman süreci içinde hepimiz ölüyoruz ama demek istediğim benim ki biraz daha hızlı.
bileğimdeki kesikten kanım içine otel tipi küçük hermes parfümler, banyo köpüğü, şampuanlar ve suyla doldurulmuş küvete boşalıyor.
"oğlum yapma canını acıtacaksın"
kanım küvetin uzak noktalarına doğru yayılırken bir an için "bu difüzyon" diye düşünüyorum. biyoloji derslerinin hayatta karşılığı olmadığını düşünenler bileğinizi kesin.
neden küvette intihar etmeniz gerektiğini bilmiyorsanız: vazodilatasyon sizin için doğru kelime.
daha fazlasını hak edecek çok şey yapmış olmama rağmen parmağımla çay karıştırır gibi kanımı karıştırırken acaba erken mi diye düşünüyorum. gerçekten bütün olanlar benim suçum muydu?
Tanım: andante müzikte ağır tempoda anlamındadır. ölüm ağır ağır, yavaşça buradadır.
--------- Ölüm andante ------------
bazı şeyler sadece kötüye gider iyiye giderken bile daha kötüye.
size bildiklerimi anlatmaktan fazlasını vadetmiyorum. olaylar bana nasıl ulaştıysa tam olarak olduğu biçimde tam olarak yaşadıkları gibi..
işte buradayım.
havuz kenarında şakalaşan tatilciler, çimenlerin üstüne yayılmış üç beş mezuniyet balosu öğrencisi ve başka pek çok gelecek ile ilgili umutları olan insan sesi birbirine ve en sonunda da otel niagara şelalesi dibine yapılmış izlenimi verilsin diye oluşturulmuş su sesine karışıp açık balkon kapısından bana kadar geliyor.
her şey çok uzakta,
her şey yarın kadar uzakta ve ben buradayım.
"baban seni seviyor oğlum... hem de çok"
işte ölüyorum.
ben, küvet ve kesik bileklerim. allah kahretsin!
oysa hep ölümümün şiirsel, destansı şöyle geriye dönüp baktığımda işte bir erkek böyle ölmeli diyeceğim türden bir ölüm olacağını düşünürdüm.
yağmurlu bir gecede göğsümden vurulmuş olmalıydım. polis gelip etrafıma sarı şerit çekmeden, üstümü örtmeden önce kollarım ve bacaklarım yarım açık upuzun yatarken ben hissetmesem bile yağmur yüzüme yağardı.
Üstümdeki kıyafetler hangi renkte olursa olsun sırılsıklamken siyahmış gibi görünürdü ve mutlaka titrek bir sokak lambası yüzümü aydınlatırdı. kanım önce yağmurla birlikte etrafımda göllenirdi sonra bir yol bulup benden uzağa akmaya başlardı.
insan daha başka ne isteyebilir ki...
oysa şu halime bakın!
"hadi oğlum içeri gir üşüteceksin"
yağmur yağarken üşümeyi seviyorum anne.
size yeterince uzakta olan her şey mutlulukla ilgiliymiş gibi gelir.
bu bir tatbikat değil, bu bir tv şovu değil.
bu insanın küçükken kiminle evleneceğini merak etmesi gibi, nasılını merak edeceğiniz o garip zaman dilimi; ölüyorum.
evet belki teknik olarak ve yeterince geniş bir zaman süreci içinde hepimiz ölüyoruz ama demek istediğim benim ki biraz daha hızlı.
bileğimdeki kesikten kanım içine otel tipi küçük hermes parfümler, banyo köpüğü, şampuanlar ve suyla doldurulmuş küvete boşalıyor.
"oğlum yapma canını acıtacaksın"
kanım küvetin uzak noktalarına doğru yayılırken bir an için "bu difüzyon" diye düşünüyorum. biyoloji derslerinin hayatta karşılığı olmadığını düşünenler bileğinizi kesin.
neden küvette intihar etmeniz gerektiğini bilmiyorsanız: vazodilatasyon sizin için doğru kelime.
daha fazlasını hak edecek çok şey yapmış olmama rağmen parmağımla çay karıştırır gibi kanımı karıştırırken acaba erken mi diye düşünüyorum. gerçekten bütün olanlar benim suçum muydu?
güncel Önemli Başlıklar