bugün
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu6
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri23
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- claudian clouds37
- ölümden korkuyor musunuz30
- mustafa kemal atatürk ün boyu7
- habire1220
- hiçbir şey yapası gelmemek3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı27
- atatürk diyor ki8
- kadın dövmek4
- epoxis2
- tuba büyüküstün2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- iltica17
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- forex dolandırıcılığı soruşturmasında 191 gözaltı2
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- hamburgerin içindeki domates4
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi11
- tulumba tatlısı6
- meriç keskin4
- vedat muriqi6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- her biji amed8
- verginin ahlaki meşruiyeti2
- kafakoparan dede3
- fenerbahçe5
- trombosit bağışında bulunmak2
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- depresyon6
- 0 0 719
- gecenin şarkısı12
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- sıfır atık vakfı11
- galatasaray5
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- türk düşmanı piçler9
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- adana saimbeylide deprem3
- cizre de havai fişek nedeniyle yangın2
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- sözlük kızlarının kekleri24
- sözlükteki sinsi köpekler8
kendi fetişlerini yaratabilen ve sık sık fetişlerine kurban adayan siyaset arenamız, fetişlerin en nacizanesini bizlerle bir dönem daha paylaşıyor. bir dönem daha kendi gucumuz ve olanaklarımız dışındaki yararları pek eski - pek yeni fetişimizden umacağız. rembrandt ın '' sarraf '' adlı tablosundan fırlamış bu figurle, muktedirler sayesinde bir zaman daha mecburen yol alacağız. bütün dunyasını senetlerin, alacak verecek defterlerinin, altın terazilerinin oluşturduğu yaşlı, para canlısı munis hazineli fetişimizden, anlaşılan o ki daha öğreneceğimiz çok şey var! holding yonetmenin acımasız rekabetini, devlet yonetiminin karlılık bilancosuna taşıyan fetişimizle alttan kalanın suyunu çıkarmaya kaldığımız yerden bir dönem daha devam edeceğiz...
bundan önceki döneminde yeni dunyanın sırrını aydınlatan zaman buyucusu gibi ortalarda endamı boy gezdirerek bizden esirgediği mum ışığı ile sanslı figurleri aydınlatan fetişimiz bakalım bu döneminde kimlere vahiyini ulaştıracak.. aydınlık sacağında biraz olsun soluklananların '' yeni sırlarla'' okus pokus öğrendikleri bu bereketli rahle bakalım bu döneminde kimlere acılacak...
kendi dumen suyundan akan paralar ırmağa yanaşanların testisini doldururken, milyonlarca memur ve işcinin görev zararları yine kanayan yarasımızı olusturacaktır. sermayenin akla hayale gelmeyecek cin fikirlerine kapılıp gidilirken işcinin, memurun zam istekleri turlu endekslere bağımlı seyir alacaktır. açlıkla eğitilen, açlıkla yetiştirilen milyonlarca yığın, yıkılan ekonominin altında havasız tutulurken, kendi şirketlerinde çoçukları şişmiş ego ile başarılı iş adamı olabilmenin pozlarıda takınacaktır.
bazıları vahiyi ile semaya gark edilirken, birileri rahle i tedris beslenirken, çoğumuza da kendi servetiyle gec buluşmuş hovarda bir azmanın, geleceği hesaba katmadan, yaşanmamış yılların acısını amansızca koparan, baba yadigari tüm mülkü satışa çıkaran klişe yeşilcam senaryolarını, fetişimizin kaleminden izlemek düşecek.
felaket üzerine binen felaketlerini, birer hayra vesile kaynağı sanarak fetişlerine kendi ulkelerini adak edenler fonda '' seni uzaktan sevmek aşkların en guzeli'' eşliğinde, anlamadıkları bir dunyanın bol rakamlı kevgirlerinden suzulerek soğuk suyla serinleyip, herşeye uzaktan bakıp, içgeciren bir dikkat kesileceklerdir .
mutlu, hulyalı ruyalara serilmiş ömürler beklenen saadetti matine heyecanıyla bekleye dursun, gustav dore'nin dante cehennemi için tasvir ettiği çıplak, umutsuz ve buyuk acılar içerisinde çukura doldurulup yığılıp kalanların gravuru kendi atlaslarında belirginleşmekte.
bu gravurde asıl korkunc olansa kendi kudretini sığdıracak ova duzluğu bulamayan fetişimizin, dore nin tasvirindeki cehennem bekcisi misali elinde tuttuğu togasıyla çukurdan çıkmaya calışanların başını ezmesidir... ezilen başlar kendi makus tahlilerine dönerken, yaşlı huysuzumuza ezbere aldıkları ezgi ile dudak ışıttırmaya devam edecekler '' beni sat, kendini sat, herşeyi sat''
bundan önceki döneminde yeni dunyanın sırrını aydınlatan zaman buyucusu gibi ortalarda endamı boy gezdirerek bizden esirgediği mum ışığı ile sanslı figurleri aydınlatan fetişimiz bakalım bu döneminde kimlere vahiyini ulaştıracak.. aydınlık sacağında biraz olsun soluklananların '' yeni sırlarla'' okus pokus öğrendikleri bu bereketli rahle bakalım bu döneminde kimlere acılacak...
kendi dumen suyundan akan paralar ırmağa yanaşanların testisini doldururken, milyonlarca memur ve işcinin görev zararları yine kanayan yarasımızı olusturacaktır. sermayenin akla hayale gelmeyecek cin fikirlerine kapılıp gidilirken işcinin, memurun zam istekleri turlu endekslere bağımlı seyir alacaktır. açlıkla eğitilen, açlıkla yetiştirilen milyonlarca yığın, yıkılan ekonominin altında havasız tutulurken, kendi şirketlerinde çoçukları şişmiş ego ile başarılı iş adamı olabilmenin pozlarıda takınacaktır.
bazıları vahiyi ile semaya gark edilirken, birileri rahle i tedris beslenirken, çoğumuza da kendi servetiyle gec buluşmuş hovarda bir azmanın, geleceği hesaba katmadan, yaşanmamış yılların acısını amansızca koparan, baba yadigari tüm mülkü satışa çıkaran klişe yeşilcam senaryolarını, fetişimizin kaleminden izlemek düşecek.
felaket üzerine binen felaketlerini, birer hayra vesile kaynağı sanarak fetişlerine kendi ulkelerini adak edenler fonda '' seni uzaktan sevmek aşkların en guzeli'' eşliğinde, anlamadıkları bir dunyanın bol rakamlı kevgirlerinden suzulerek soğuk suyla serinleyip, herşeye uzaktan bakıp, içgeciren bir dikkat kesileceklerdir .
mutlu, hulyalı ruyalara serilmiş ömürler beklenen saadetti matine heyecanıyla bekleye dursun, gustav dore'nin dante cehennemi için tasvir ettiği çıplak, umutsuz ve buyuk acılar içerisinde çukura doldurulup yığılıp kalanların gravuru kendi atlaslarında belirginleşmekte.
bu gravurde asıl korkunc olansa kendi kudretini sığdıracak ova duzluğu bulamayan fetişimizin, dore nin tasvirindeki cehennem bekcisi misali elinde tuttuğu togasıyla çukurdan çıkmaya calışanların başını ezmesidir... ezilen başlar kendi makus tahlilerine dönerken, yaşlı huysuzumuza ezbere aldıkları ezgi ile dudak ışıttırmaya devam edecekler '' beni sat, kendini sat, herşeyi sat''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar