bugün
- kemalistler yunanistan'a defolsun7
- çerçeve yasa7
- trabzon büyükşehir belediyesi22
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- sinem dedetaş6
- en sevdiğiniz çiçek3
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- yoran insanların ortak özellikleri5
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- vatan hainliğinden sıyrılmaya çalışmak2
- kısa boylu olmak6
- 15 temmuz tiyatro mu7
- arkadaşlar çok acıktım3
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- hapisteki pkklıları affedilmesi2
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- arkadaşlar naber ya7
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- bursa2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- velvet hanım ile kahve içmek7
- zarok tv2
- sevgiliye hitap şekilleri6
- bakın solcular2
- nickaltı perileri2
- renault 9 broadway12
- batıl inançlar5
- kaç cm diye soran kuzen2
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- mason greenwood10
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- hanbelilik2
- futbol5
- ezel2
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- zara3
- sturm graz6
- öğretmenlerin nöbeti5
- fenerbahçe6
kendi fetişlerini yaratabilen ve sık sık fetişlerine kurban adayan siyaset arenamız, fetişlerin en nacizanesini bizlerle bir dönem daha paylaşıyor. bir dönem daha kendi gucumuz ve olanaklarımız dışındaki yararları pek eski - pek yeni fetişimizden umacağız. rembrandt ın '' sarraf '' adlı tablosundan fırlamış bu figurle, muktedirler sayesinde bir zaman daha mecburen yol alacağız. bütün dunyasını senetlerin, alacak verecek defterlerinin, altın terazilerinin oluşturduğu yaşlı, para canlısı munis hazineli fetişimizden, anlaşılan o ki daha öğreneceğimiz çok şey var! holding yonetmenin acımasız rekabetini, devlet yonetiminin karlılık bilancosuna taşıyan fetişimizle alttan kalanın suyunu çıkarmaya kaldığımız yerden bir dönem daha devam edeceğiz...
bundan önceki döneminde yeni dunyanın sırrını aydınlatan zaman buyucusu gibi ortalarda endamı boy gezdirerek bizden esirgediği mum ışığı ile sanslı figurleri aydınlatan fetişimiz bakalım bu döneminde kimlere vahiyini ulaştıracak.. aydınlık sacağında biraz olsun soluklananların '' yeni sırlarla'' okus pokus öğrendikleri bu bereketli rahle bakalım bu döneminde kimlere acılacak...
kendi dumen suyundan akan paralar ırmağa yanaşanların testisini doldururken, milyonlarca memur ve işcinin görev zararları yine kanayan yarasımızı olusturacaktır. sermayenin akla hayale gelmeyecek cin fikirlerine kapılıp gidilirken işcinin, memurun zam istekleri turlu endekslere bağımlı seyir alacaktır. açlıkla eğitilen, açlıkla yetiştirilen milyonlarca yığın, yıkılan ekonominin altında havasız tutulurken, kendi şirketlerinde çoçukları şişmiş ego ile başarılı iş adamı olabilmenin pozlarıda takınacaktır.
bazıları vahiyi ile semaya gark edilirken, birileri rahle i tedris beslenirken, çoğumuza da kendi servetiyle gec buluşmuş hovarda bir azmanın, geleceği hesaba katmadan, yaşanmamış yılların acısını amansızca koparan, baba yadigari tüm mülkü satışa çıkaran klişe yeşilcam senaryolarını, fetişimizin kaleminden izlemek düşecek.
felaket üzerine binen felaketlerini, birer hayra vesile kaynağı sanarak fetişlerine kendi ulkelerini adak edenler fonda '' seni uzaktan sevmek aşkların en guzeli'' eşliğinde, anlamadıkları bir dunyanın bol rakamlı kevgirlerinden suzulerek soğuk suyla serinleyip, herşeye uzaktan bakıp, içgeciren bir dikkat kesileceklerdir .
mutlu, hulyalı ruyalara serilmiş ömürler beklenen saadetti matine heyecanıyla bekleye dursun, gustav dore'nin dante cehennemi için tasvir ettiği çıplak, umutsuz ve buyuk acılar içerisinde çukura doldurulup yığılıp kalanların gravuru kendi atlaslarında belirginleşmekte.
bu gravurde asıl korkunc olansa kendi kudretini sığdıracak ova duzluğu bulamayan fetişimizin, dore nin tasvirindeki cehennem bekcisi misali elinde tuttuğu togasıyla çukurdan çıkmaya calışanların başını ezmesidir... ezilen başlar kendi makus tahlilerine dönerken, yaşlı huysuzumuza ezbere aldıkları ezgi ile dudak ışıttırmaya devam edecekler '' beni sat, kendini sat, herşeyi sat''
bundan önceki döneminde yeni dunyanın sırrını aydınlatan zaman buyucusu gibi ortalarda endamı boy gezdirerek bizden esirgediği mum ışığı ile sanslı figurleri aydınlatan fetişimiz bakalım bu döneminde kimlere vahiyini ulaştıracak.. aydınlık sacağında biraz olsun soluklananların '' yeni sırlarla'' okus pokus öğrendikleri bu bereketli rahle bakalım bu döneminde kimlere acılacak...
kendi dumen suyundan akan paralar ırmağa yanaşanların testisini doldururken, milyonlarca memur ve işcinin görev zararları yine kanayan yarasımızı olusturacaktır. sermayenin akla hayale gelmeyecek cin fikirlerine kapılıp gidilirken işcinin, memurun zam istekleri turlu endekslere bağımlı seyir alacaktır. açlıkla eğitilen, açlıkla yetiştirilen milyonlarca yığın, yıkılan ekonominin altında havasız tutulurken, kendi şirketlerinde çoçukları şişmiş ego ile başarılı iş adamı olabilmenin pozlarıda takınacaktır.
bazıları vahiyi ile semaya gark edilirken, birileri rahle i tedris beslenirken, çoğumuza da kendi servetiyle gec buluşmuş hovarda bir azmanın, geleceği hesaba katmadan, yaşanmamış yılların acısını amansızca koparan, baba yadigari tüm mülkü satışa çıkaran klişe yeşilcam senaryolarını, fetişimizin kaleminden izlemek düşecek.
felaket üzerine binen felaketlerini, birer hayra vesile kaynağı sanarak fetişlerine kendi ulkelerini adak edenler fonda '' seni uzaktan sevmek aşkların en guzeli'' eşliğinde, anlamadıkları bir dunyanın bol rakamlı kevgirlerinden suzulerek soğuk suyla serinleyip, herşeye uzaktan bakıp, içgeciren bir dikkat kesileceklerdir .
mutlu, hulyalı ruyalara serilmiş ömürler beklenen saadetti matine heyecanıyla bekleye dursun, gustav dore'nin dante cehennemi için tasvir ettiği çıplak, umutsuz ve buyuk acılar içerisinde çukura doldurulup yığılıp kalanların gravuru kendi atlaslarında belirginleşmekte.
bu gravurde asıl korkunc olansa kendi kudretini sığdıracak ova duzluğu bulamayan fetişimizin, dore nin tasvirindeki cehennem bekcisi misali elinde tuttuğu togasıyla çukurdan çıkmaya calışanların başını ezmesidir... ezilen başlar kendi makus tahlilerine dönerken, yaşlı huysuzumuza ezbere aldıkları ezgi ile dudak ışıttırmaya devam edecekler '' beni sat, kendini sat, herşeyi sat''
Gündemdeki Haberler