bugün

twitter

kullanmadığın,kullanmamaya inat ettiğim, kullanmayacağım site. evet halen kullanmıyorum. sadece bir site üyelik için tivitır üyeliğini şart koşmuştu, sırf onun için üyelik açtım. ama ne retweet bilirim ne heşteg (bkz: hashtag) (veya diğer tivitırca terimleri)

feysbuk (bkz: facebook) denen boka bulaşmak zaten yetti bana. şimdi yakamı kurtaramıyorum. eskiden herkeste mail adresim,msn veya skype hesabım vardı. haberleşme için bunları kullanırdık. şimdi herkes diyeceğini feysbuktan diyor. feysbuku sadece iletişim amaçlı kullanabilsek eyvallah da olmuyor ki. bi ara facebook messenger vardı. rahattım. onu da bitirdi şerefsizler. şimdi sayfaya giriyosun, milletin paylaştığı boka püsüre dalıp zaman sikertmesi yapıyosun. ister istemez yapıyorum bunu. sonra küfrediyorum kendime. sanane amk milletin ne paylaştığından. ama olmuyor işte. o salaklığı yapıyorum çoğu zaman. dur şuna bakayım şuna da bakayım derken 3-5 dakika sandığın zaman aslında 1-1,5 hatta 2 saat olmuş. düşünsene 2 saat boyunca mouse un tekerleğini yukarı aşağı gerzek gerzek çevirmişim. bir de ilgimi çeken veya bana batan bir paylaşıma yorum falan yazmaya da kalkıştıysam. ohoooo.

neyse, inşallah eski msn günlerine döndürecek, insanları birebir iletişime tekrar geri çekebilecek güzel bir sosyal ağ (veya başka bi sikim) çıkarırlar da feysbuktan da kurtuluruz.

sonuç olarak, burnumu soktuğum dört sosyal ağ var. birincisi facebook.
ikincisi google plus. o da gmail kullanıcısı olduğum için otomatik açık ve kullanmıyorum.
üçüncüsü youtube. arada sırada video yüklediğim oluyor işte.
dördüncü de bu twitter ki sadece üyeliğim var. kullanma ihtiyacı hissetmedim.

allah facebooktan da kurtulmak nasib eylesin.
© copyright 2005 - 2026