bugün
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi8
- sözlükten bir kıza basmak5
- hot girl summer4
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- fondöten sürmek9
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı17
- kadının azgını2
- true ile sevişmek6
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- ona bir şey söyle10
- üsküdar sahaflarını sel bastı3
- kekimi yeme beni'ye diyen kız3
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin2
- istanbulda hava durumu3
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar11
- sinsi3
- ankara da kapanması en çok üzen mekanlar2
- kemal kılıçdaroğlu20
- çağla yemek2
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- cd devrinin bitmesi6
- camları kapatın klimayı açıyorum diyen dolmuşcu2
- en gıcık olunan insan davranışı7
- velvet48
- sandalye9
- bikini günü2
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz5
- ilişkiyi mesajla bitirmek3
- pandela 319
- yeni sevgiliden beklentiler6
- peygamberin ayak izini öpmek2
- neşeli pozitif komik ve tatlı erkek2
- sözlüğümüzün en şekil yazarları2
- deniz göktaş35
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın3
- kürdün 2 vazgeçilmezi2
- hediye edilen coinleri sevgilime vermem2
- 4 temmuz 2026 istanbul yağmuru3
- sokuk yazarlar6
- kürt hareketinin devşirme olması15
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- deniz göktaş'ın ölen yemenli çocuklar şakası3
- 2 temmuz 2026 mado da kahvemden böcek çıkması2
- botların biraz bokunu çıkarması2
- sikişirken hüzünlenmek6
- aleyna tilki7
- aşk10
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek6
- ciguli kral16
(#23978737) inanılmaz derece bilgi fukarası olan yazar. gerçi pek de yazamıyor ama neyse...
yine kendisinden bekleneni yapmış, zeka seviyesi nazarında ve bilgi birikimi muvazenesinde atmış tutmuş. bir de bunu sözlükte mühimseyen tiplemeler var. imdi, entry'sinde yazdığı deli saçması şeylere yanıtını verelim de, bir daha ağzını açıp konuşmaya haddi olmasın:
vakıf malı mülkiyet gibi dokunulmazdır ve evet, fatih sultan mehmet bazı vakıflara el koymuştur. ama bunlar normal vakıf değildi. vakıf, şahıslar tarafından ve mülk mallar üzerinde kurulur. vakfın şartlarını, kimlerin nasıl istifade edeceğini vakfeden belirler. devlet, hususî mülkiyete ve vakıflara el koyamaz. hatta vakfın şartlarını değiştiremez. bundan dolayı, ''şart-ı vakıf, nass-ı şâri gibidir'' denir. yani vakfedenin koyduğu hükümler, ayet ve hadis gibi muhkemdir, padişah dahi karışamaz. bazı hallerde sultan, devlete ait araziyi, mülkiyeti devlette kalmak ve gelirleri bir hayır cihetine sarfolunmak üzere vakfeder. devlet, böylece sağlık, maarif ve bayındırlık gibi amme hizmetlerinin yerine getirilmesini kolaylaştırır, amme hizmeti görüp de hazineden hakkı doğanlara gelir temin eder. hakiki manada vakıf olmadığı için bunlara 'gayr-ı sahih vakıf' denilir. bu nedenle gayr-ı sahih vakıf, lüzum görülmesi halinde hükümet tarafından iptal edilebilir. bu dinen de caizdir. mısır'daki memluk sultanlarından berkuk da bu vakıfları iptal etmek için bülkinî, ibn cemâa, bâbertî gibi zamanın meşhur alimlerine danışmış ve onaylarını almıştı.
sultan fatih, bu tür vakıfların bazılarını asker ihtiyacı için tımara çevirmiş, yerine gelen ikinci bayezid de bunları ilmiyeye maaş olarak vermişti. işin aslından habersiz rumeli71 zihniyetindeki kimseler, bunu fatih'in dindeki lakaytlığına, ikinci bayezid'in de dindarlığına yormuşlar. bunu uyduranlar da bu akılsız tarihçilerdir.
ikinci bayezid'in içki ve afyon kullanmadığı, son derece dinine bağlı bir şahsiyet olduğu, bu şayiaları cem sultan taraftarlarının yaydığı, bunun sonucunda fatih'in oğlunun lalasına bir mektup yazarak ''oğlumu içkiye alıştırıyorlarmış, mani olun'' dediğini, lalanın da bunu yalanladığını ciddi tarihçiler bilmekteler. lakin kendisi bilmiyor.
buna da şaşırmıyoruz zaten.
yine kendisinden bekleneni yapmış, zeka seviyesi nazarında ve bilgi birikimi muvazenesinde atmış tutmuş. bir de bunu sözlükte mühimseyen tiplemeler var. imdi, entry'sinde yazdığı deli saçması şeylere yanıtını verelim de, bir daha ağzını açıp konuşmaya haddi olmasın:
vakıf malı mülkiyet gibi dokunulmazdır ve evet, fatih sultan mehmet bazı vakıflara el koymuştur. ama bunlar normal vakıf değildi. vakıf, şahıslar tarafından ve mülk mallar üzerinde kurulur. vakfın şartlarını, kimlerin nasıl istifade edeceğini vakfeden belirler. devlet, hususî mülkiyete ve vakıflara el koyamaz. hatta vakfın şartlarını değiştiremez. bundan dolayı, ''şart-ı vakıf, nass-ı şâri gibidir'' denir. yani vakfedenin koyduğu hükümler, ayet ve hadis gibi muhkemdir, padişah dahi karışamaz. bazı hallerde sultan, devlete ait araziyi, mülkiyeti devlette kalmak ve gelirleri bir hayır cihetine sarfolunmak üzere vakfeder. devlet, böylece sağlık, maarif ve bayındırlık gibi amme hizmetlerinin yerine getirilmesini kolaylaştırır, amme hizmeti görüp de hazineden hakkı doğanlara gelir temin eder. hakiki manada vakıf olmadığı için bunlara 'gayr-ı sahih vakıf' denilir. bu nedenle gayr-ı sahih vakıf, lüzum görülmesi halinde hükümet tarafından iptal edilebilir. bu dinen de caizdir. mısır'daki memluk sultanlarından berkuk da bu vakıfları iptal etmek için bülkinî, ibn cemâa, bâbertî gibi zamanın meşhur alimlerine danışmış ve onaylarını almıştı.
sultan fatih, bu tür vakıfların bazılarını asker ihtiyacı için tımara çevirmiş, yerine gelen ikinci bayezid de bunları ilmiyeye maaş olarak vermişti. işin aslından habersiz rumeli71 zihniyetindeki kimseler, bunu fatih'in dindeki lakaytlığına, ikinci bayezid'in de dindarlığına yormuşlar. bunu uyduranlar da bu akılsız tarihçilerdir.
ikinci bayezid'in içki ve afyon kullanmadığı, son derece dinine bağlı bir şahsiyet olduğu, bu şayiaları cem sultan taraftarlarının yaydığı, bunun sonucunda fatih'in oğlunun lalasına bir mektup yazarak ''oğlumu içkiye alıştırıyorlarmış, mani olun'' dediğini, lalanın da bunu yalanladığını ciddi tarihçiler bilmekteler. lakin kendisi bilmiyor.
buna da şaşırmıyoruz zaten.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar