bugün
- flörtün strapon hediye etmesi6
- seks yapmayı zevkli sanmak7
- ekşi sözlük14
- kırmızı noktalı film4
- ilk otuzbir6
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı8
- güvenilir2
- tai lung24
- haluğun üçüncü çocuğu istemesi2
- evlenmekten korkmak2
- salma hayek seksiliği8
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- ctrlx6
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- fusya semsiyeli yabanci10
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- ece naz'ın ölümünde 3 arkadaşının tutuklanması2
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi4
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- ctrlx benimle evlenir misin5
- spor yapmayan erkek13
- pandela28
- 2026 dünya kupası37
- yapay zekaların kendi dilini oluşturması2
- kazak erkekleri5
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- gerdek namazı3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- herkes uyudu mu3
- marslı erkekler3
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
- babam hiç dövmezdi insanı11
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- aselsan6
- musa mı haklıydı firavun mu5
- amcığın tadını unutmak2
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- futbol30
- gürsel tekin7
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- öpüşmeyi bilmeyen erkekle sinemaya gitmek3
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- demokratik kongo cumhuriyeti10
- denizde sevişen gençleri izlemek3
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- sahilde yürüyen kaslı adamlar3
en sevdiğim filmler arasındaydı. 4 serisini de keyifle izledim; özellik antohny hopkins'in oyunculuğuna büyülenerek.. her bölümünde bu filmin kesinlikle dizisi çekilmeli diye düşünüyordum. ve yakın zamanda dizinin yapıldığını duymuştum. nihayet izlemeye başladım. birkaç gün içinde 2. sezonun yarısına geldim.
öncelikle, film dizileştirmeye çok müsaitti ve geç bile kalındı. ancak antohny hopkins gibi bir efsaneden sonra hannibal lecter'i layıkıyla canlandırabilecek bir oyuncu bulmak pek te kolay değildi. lakin mads mikkelsen bu rol için adeta biçilmiş kaftan. daha iyisi olamazdı. bi insan role bu kadar uyar. o derin bakışları, ağırlığı ve tüm gizemiyle cuk oturmuş lecter karekterine. tam da "hannibal doğuyor" daki karekterle kuzuların sessizliği arasında bir yerde. hannibal'ın o yaştaki hali yani.
dizi yavaş ilerlemesine rağmen gram sıkmıyor ve bu filmin özelliği de budur zaten. yavaşça çeker konunun içine..
will graham'a söylenecek bi şey yok. adam oynamıyor, yaşıyor adeta.
neden bilmiyorum, lecter karekterine ayrı bir sempati duyuyorum. yani, görünüşte psikopat ve iğrenç bir insan.. ama o dehası, zarafeti ve sanatçılığı, fevkalade bir ruh çözümleme yeteneğinin olması hayranlık uyandırıcı.
insanın içindeki gizli bir yöne vurgu yapıyor. görünüşte insanı sevgi dolu, iyi ve ahlaklı bir yaratık olarak düşünüyoruz ancak iğrenme duygusu kaybedildiğinde insanın içindeki bu vahşi yön, esasında her zaman gün yüzüne çıkmaya hazırdır. insani ve etik değerlerden bağımsız olarak insanın sınırlarını düşünmesi ve neler yapılabileceğinin postmodern bir anlayışla irdelenmesi bu mahlukatı daha iyi anlamaya katkı sunabilir bence. insan, hayal edebldiği kadar gerçektir derler. bçyle bir senaryo hayal edilip yazıldığına göre gerçekliği de vardır.
öncelikle, film dizileştirmeye çok müsaitti ve geç bile kalındı. ancak antohny hopkins gibi bir efsaneden sonra hannibal lecter'i layıkıyla canlandırabilecek bir oyuncu bulmak pek te kolay değildi. lakin mads mikkelsen bu rol için adeta biçilmiş kaftan. daha iyisi olamazdı. bi insan role bu kadar uyar. o derin bakışları, ağırlığı ve tüm gizemiyle cuk oturmuş lecter karekterine. tam da "hannibal doğuyor" daki karekterle kuzuların sessizliği arasında bir yerde. hannibal'ın o yaştaki hali yani.
dizi yavaş ilerlemesine rağmen gram sıkmıyor ve bu filmin özelliği de budur zaten. yavaşça çeker konunun içine..
will graham'a söylenecek bi şey yok. adam oynamıyor, yaşıyor adeta.
neden bilmiyorum, lecter karekterine ayrı bir sempati duyuyorum. yani, görünüşte psikopat ve iğrenç bir insan.. ama o dehası, zarafeti ve sanatçılığı, fevkalade bir ruh çözümleme yeteneğinin olması hayranlık uyandırıcı.
insanın içindeki gizli bir yöne vurgu yapıyor. görünüşte insanı sevgi dolu, iyi ve ahlaklı bir yaratık olarak düşünüyoruz ancak iğrenme duygusu kaybedildiğinde insanın içindeki bu vahşi yön, esasında her zaman gün yüzüne çıkmaya hazırdır. insani ve etik değerlerden bağımsız olarak insanın sınırlarını düşünmesi ve neler yapılabileceğinin postmodern bir anlayışla irdelenmesi bu mahlukatı daha iyi anlamaya katkı sunabilir bence. insan, hayal edebldiği kadar gerçektir derler. bçyle bir senaryo hayal edilip yazıldığına göre gerçekliği de vardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar