bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz14
- arkadaşlar nasılsınız9
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması14
- sözlük yazarlarına bir şey söyle6
- kendine bir soru sor5
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi17
- cansever18
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- gratisin içini merak etmek4
- merfulu2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- bana gel film izleriz diyen erkek11
- insan sevmemek6
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- sözlüğün kırbacı5
- mekke anlaşması10
- kitabını sikerim2
- küçük bir ilçede yaşamak2
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır2
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- tavuk pilav4
- kafamın içindeki sesler5
- simko317
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- nick vermeden bir yazara seslen3
- behzat ç şule2
- bazı boklar yenildi2
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- hewal ebo9
- sarapci koala7
- pkklı anaları2
- kek yiyen erkek3
- victor osimhen9
- futbol24
- günlük tutan erkek13
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- ümit özdağ6
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- samsunspor4
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- tai lung16
- gemini2
- bir bela geliyor2
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- ipek erdem2
aşağıda anlatılan yere götüren pişmanlıklar dizisidir.
Ağlama Alanı
Bir güz üşümesi kadar size etki edip, sizden başka herkese ait olduğunu düşündüğünüz bu parsellenmiş gezegende donmasını,hiç geçmemesini istediğiniz mutlu anlarınız yoksa;
Pişmanlık fırtınalarıyla gelip, ağrılar ve sızılar arasında, arabesk ah çekişlerle beyninizi bir ur gibi saran keşkeleriniz varsa;
Bir renk seremonisinde, bitmesini istemediğiniz bir film gibi, sarıp sarmalayan bir sonbahar günü 17 yaşındaymışçasına aşık olup, SEVGiLi özlemini cehennem ateşi gibi göğsünüzde duymuyorsanız;
Sürekli erteliyorsanız şimdi yapmanız gerekenleri ve yaşamı;
Biriktirme hastalığıyla kendinizden ve herkesten sakındığınız banknotların kokusu sinmişse ellerinize;
Devasa çarklar arasında "Bana ne ya" diyip ezilmemek için kuytuda duran bir fareye dönüştüğünüzü hissedip cümle namussuzluklara seyirci kalıyorsanız eğer,
Bağırabilmeyi unutmuşsanız eğer,
Bitmeyen işler ve uğraşlar arasında durup kendiniz için bir türkü dinleyecek zamanınız yoksa eğer;
Kirlenen ve kirlenmekte olan ilişkilerde, çocuklarla oyun oynayacak zamanınız ve küçük yüreklerden alınmış bir ikametgahınız yoksa ;
Çaresizlik göğsünüzü mesken tutmuş ve sevgiliye giden yollar yanıyorsa;
Bitmeyen işler yüzünden roman kahramanlarıyla muhabbet edemiyorsanız, kitabın kokusu nev_ şahsına münhasır kokusunu duymuyorsanız,
Çıkarsız, beklentisiz ve reklamsız sarılmalarınız ya da sarılma isteğiniz yoksa,
Biliniz ki ağlama alanındasınız. Dikkat!!! Ağlayabilirsiniz. Gözlerinizi ıslatıp ıslatmamanız mevzu bahis değil, hatta hiç değil. Hıçkırmak salya sümük ağlamak serbest. Hatta abartmak da serbest. Kaygılarınızı, saçma değerleri, kabullerinizi, utanmayı, rafa kaldırın. Ağlama alanındaki en meşru şey ağlamaktır.
Efendim ağlama alanındasınız ve lütfen ağlayınız. Kim bilir belki de bir an da olsa onu yüreğinizde duyabilirsiniz. Kim bilir,
Ola ki ağlama melekenizi de yitirmişseniz; geçmişler ola...
Ağlama Alanı
Bir güz üşümesi kadar size etki edip, sizden başka herkese ait olduğunu düşündüğünüz bu parsellenmiş gezegende donmasını,hiç geçmemesini istediğiniz mutlu anlarınız yoksa;
Pişmanlık fırtınalarıyla gelip, ağrılar ve sızılar arasında, arabesk ah çekişlerle beyninizi bir ur gibi saran keşkeleriniz varsa;
Bir renk seremonisinde, bitmesini istemediğiniz bir film gibi, sarıp sarmalayan bir sonbahar günü 17 yaşındaymışçasına aşık olup, SEVGiLi özlemini cehennem ateşi gibi göğsünüzde duymuyorsanız;
Sürekli erteliyorsanız şimdi yapmanız gerekenleri ve yaşamı;
Biriktirme hastalığıyla kendinizden ve herkesten sakındığınız banknotların kokusu sinmişse ellerinize;
Devasa çarklar arasında "Bana ne ya" diyip ezilmemek için kuytuda duran bir fareye dönüştüğünüzü hissedip cümle namussuzluklara seyirci kalıyorsanız eğer,
Bağırabilmeyi unutmuşsanız eğer,
Bitmeyen işler ve uğraşlar arasında durup kendiniz için bir türkü dinleyecek zamanınız yoksa eğer;
Kirlenen ve kirlenmekte olan ilişkilerde, çocuklarla oyun oynayacak zamanınız ve küçük yüreklerden alınmış bir ikametgahınız yoksa ;
Çaresizlik göğsünüzü mesken tutmuş ve sevgiliye giden yollar yanıyorsa;
Bitmeyen işler yüzünden roman kahramanlarıyla muhabbet edemiyorsanız, kitabın kokusu nev_ şahsına münhasır kokusunu duymuyorsanız,
Çıkarsız, beklentisiz ve reklamsız sarılmalarınız ya da sarılma isteğiniz yoksa,
Biliniz ki ağlama alanındasınız. Dikkat!!! Ağlayabilirsiniz. Gözlerinizi ıslatıp ıslatmamanız mevzu bahis değil, hatta hiç değil. Hıçkırmak salya sümük ağlamak serbest. Hatta abartmak da serbest. Kaygılarınızı, saçma değerleri, kabullerinizi, utanmayı, rafa kaldırın. Ağlama alanındaki en meşru şey ağlamaktır.
Efendim ağlama alanındasınız ve lütfen ağlayınız. Kim bilir belki de bir an da olsa onu yüreğinizde duyabilirsiniz. Kim bilir,
Ola ki ağlama melekenizi de yitirmişseniz; geçmişler ola...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar