bugün
- habire1214
- yalnız yaşayan erkek özellikleri6
- sözlükteki sinsi köpekler7
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi12
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- era7capone4
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- habire'nin fendi kadını yendi4
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- sıfır atık vakfı11
- çaylak olmadan önceki son kahve4
- 0 0 716
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- aleksey batrakov5
- evrene enerji gönderen müslüman9
- cop318
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- bilerek ponziye dahil olmak6
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- samed ağırbaş7
- uluslararası ilişkiler bölümünün özeti3
- karı koca sözlükte takılan yazarlar4
- sözlük erkeklerinin omuzları2
- ilk buluşmada erkek sevgiliyi evden tofaşla almak2
- 1000 mbps internet3
- fusya semsiyeli yabanci25
- sözlükteki arap döven kızlar2
- katlanılabilir telefon2
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- yoldan geçerken taciz eden yaşlı hanımefendi2
- pikapta müzik dinlemek2
- günbatımında eski dostunla konuşmak2
- illüminati filmleri3
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- galatasaray'ın osimhen başvurusunun reddedilmesi2
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- ismail kartal8
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- saddam hüseyin12
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- yazarların pazar günü planları5
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
ayhan kırdar ın şiir tadında mektubu..
lo ya son mektup
parmağımı yontup sana bu mektubu yazıyorum lo.
iyice oku ve sonra dudaklarına dokundur
bırak yansınlar.
sarhoşum başım dönüyor.
zaten şarap şişelerinin burunları kanadı mı işleri tamamdır.
bir bardak dolusu, bir bardak dolusu daha derken
şişeler ölür yalnızlık kalır.
ama sen gülersen lo her taraf aydınlanır.
dişlerin pembe dilinin yoluna dizilmiş nurdan birer fener ki
hâla hatırladıkça gözlerim kamaşır.
az önce penceremi açarken,
gece uzun ipekli bir kumaş gibi dağılıyordu rüzgârda.
sen saçlarını çözünce gece olur biliyorum.
taktığın gül gökte bir ay gibi duruyordu.
fakat bir gün gelecek lo,
yavaş yavaş şafak sökecek o ipek saçlarının kıyısından.
çünkü zaman bir rüzgârdır daima eser
ve daima şişiktir yelkenlerimiz ki
hep yol almaktayız ülkesine ihtiyarlığın.
hayal gerçek ayırmadan hep seni duyuyor seni yaşıyorum lo.
bir gün göğsünün mabedine yaslandım.
kalbin bir kilisenin çanı gibi atıyordu.
bütün sevdalılar eteklerine diz çökerken
ben tepeden tırnağa mum kesildim,
iri beyaz bir mum.
bir fitil gibi saçlarımı tutuşturup senin için yandım.
başım, boynum omuzlarım yavaş yavaş eriyordu.
tam alev kalbime doğru inerken birden söndüm.
çünkü kalbimde sen vardın lo,
incinmeni istemiyordum.
aradan yıllar geçti.
mevsimler ufukta cümbüşlü bir kervan gibi akıp gitti.
geriye kalan yine yalnızlığımdı,
yine bulut bulut sargıları içinde uluyan hasta bir sonbahar.
ne bileklerimi kesebilmek cesaretini bulabildim kendimde
ne yaşama gücünü lo.
ağlama...
sakın benim için ağlama.
yoksa her taraf deniz demektir.
üstelik gözlerin eski mısır gemisine benzerler,
kirpiklerin simsiyah binlerce kürek.
ki ıslanmaya görsünler
alır başlarını giderler biliyorum.
sonra büsbütün tenha kalır ellerimin limanları
kalbime akşam çöker.
elveda lo. ey sevda bahçemde boy atan keder.
lo ya son mektup
parmağımı yontup sana bu mektubu yazıyorum lo.
iyice oku ve sonra dudaklarına dokundur
bırak yansınlar.
sarhoşum başım dönüyor.
zaten şarap şişelerinin burunları kanadı mı işleri tamamdır.
bir bardak dolusu, bir bardak dolusu daha derken
şişeler ölür yalnızlık kalır.
ama sen gülersen lo her taraf aydınlanır.
dişlerin pembe dilinin yoluna dizilmiş nurdan birer fener ki
hâla hatırladıkça gözlerim kamaşır.
az önce penceremi açarken,
gece uzun ipekli bir kumaş gibi dağılıyordu rüzgârda.
sen saçlarını çözünce gece olur biliyorum.
taktığın gül gökte bir ay gibi duruyordu.
fakat bir gün gelecek lo,
yavaş yavaş şafak sökecek o ipek saçlarının kıyısından.
çünkü zaman bir rüzgârdır daima eser
ve daima şişiktir yelkenlerimiz ki
hep yol almaktayız ülkesine ihtiyarlığın.
hayal gerçek ayırmadan hep seni duyuyor seni yaşıyorum lo.
bir gün göğsünün mabedine yaslandım.
kalbin bir kilisenin çanı gibi atıyordu.
bütün sevdalılar eteklerine diz çökerken
ben tepeden tırnağa mum kesildim,
iri beyaz bir mum.
bir fitil gibi saçlarımı tutuşturup senin için yandım.
başım, boynum omuzlarım yavaş yavaş eriyordu.
tam alev kalbime doğru inerken birden söndüm.
çünkü kalbimde sen vardın lo,
incinmeni istemiyordum.
aradan yıllar geçti.
mevsimler ufukta cümbüşlü bir kervan gibi akıp gitti.
geriye kalan yine yalnızlığımdı,
yine bulut bulut sargıları içinde uluyan hasta bir sonbahar.
ne bileklerimi kesebilmek cesaretini bulabildim kendimde
ne yaşama gücünü lo.
ağlama...
sakın benim için ağlama.
yoksa her taraf deniz demektir.
üstelik gözlerin eski mısır gemisine benzerler,
kirpiklerin simsiyah binlerce kürek.
ki ıslanmaya görsünler
alır başlarını giderler biliyorum.
sonra büsbütün tenha kalır ellerimin limanları
kalbime akşam çöker.
elveda lo. ey sevda bahçemde boy atan keder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar