bugün
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek4
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- org vs synthesizer4
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- koyun yoğurdu3
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- izinli yazarın entry girebilmesi5
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş2
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- 2026 dünya kupası13
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- ortalama bir insan olmak2
- sistem patlamış4
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- egay sucukcu7
- hayatın en acı gerçeği2
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- çekya2
- kemal derviş5
- 9000 iş günü prim ödemek2
- kademeli emeklilik sistemi2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu2
- en iyi yanık kremi5
- bir daha doğmayacak olmak2
- bugün ne yedin10
- sokaktaki çocuk sesleri4
- ismail kartal9
- bir gün ölecek olmak6
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- en iyi terapi6
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- şu anda ne yapıyorsun19
- linkedin2
- kapitalizmin gerekliliği3
- alternatif sözlük arayışı4
- içsel olarak hayvandan daha boş kimse2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- claude ai ile min 30klık işi 2kya yaptırmak2
- gecenin şarkısı4
- güne bir şarkı bırak14
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- müzik dinlemenin felsefesi5
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj3
- kırılsın ellerim neye yarıyor2
- hayvan barınağında bok temizleme cezası alan kürt3
- leblebi şekeri3
Karanlıkların aydınlattığı karlarla kaplı bir şehre bakıp gökyüzünden düşen tek bir kar tanesinin omzuna binip kendini rüzgarlara bırakmak , yeryüzünde konacağın uygun bir yer bulamayıp kendini yıldızların aydınlattığı bir şehre teslim etmek, daha sonra ,daha önce hiç görmediğin o kar tanelerinden biri olarak bir ağacın dalında , diğerleri ile birlikte bulunmaktan mutlu olmak, mutluluğunu tarif etmek için etrafında sessiz duran kar tanelerinden uygun sözcüğü bulmak için yardım istemektir. Tek ,tek , tek...
Bir kafdağını aramaya çıktığın rüyalarında zıp zıp zıplayıp o ada senin bu ada benim doğru adayı ararken, kendini bir kurban ve soylu bir şövalye sanmayı aynı anda başarırken, çıtalı uçurtmaların kuyruğuna takılıp seyreylediğini düşündüğünü sandığın bir uyku aralığında sabah mahmurluğu ile gözlerini beklenmedik bir anda aralayıp, kabus mu düş mü diye içinden geçirmen ve içinden geçirdiklerini kağıda dökmek için elini uzattığında kalem ve kağıdı eline alıp öylece durman, uyandığına çoktan pişman olduğun ve bir daha göremeyeceğin düşleri unutmamak için kelimelerin aklına hücum etmesini beklemendir şiir.
Şiir; bir bakışın, tek bir kalp atışının, eşsiz bir kokunun, farklı bir tadın , bir elin bir ele değmesinin, bir anın adıdır. O adın size bambaşka bir anı hatırlatmasıdır. Bir zaman makinasıdır şiir. Bilinmeyen ülkelerin, bulunmayan yol atlasıdır. Kendi kendinin, başkalarına anlattığın macerasıdır. Maceralı denizlere yelken basmaktır. Ama daha da önemlisi o yelkeni dolduran rüzgardır şiir. O rüzgarın adıdır... O adın farklı anlamlarıdır...
Bir ter damlasının içinden çıkıp bilmediğin bir yerde süzülüp vücudunda duracak uygun bir yer ararken hissetmek , koklamak ,fark etmek ve tedirginlikle vücudunun titremesi, beyninin ne olduğunu anlamaya çabalaması , ruhunun kabarmasıdır.Ürpermektir. O ürpertinin geçici ateşinde hiç bitmesin diye dua etmektir. Bir duadır sonçta, uygun sözcükleri bulmaya çabaladığın bir yakarış. Sonsuzluk isteğidir belki, belki bir sondan kaçış. Sonra bütün bu karmakarışık düşünce topaçlarını çözmektir, çözdüklerini kelimelendirmek , kelimelendirdiklerini anlatmaya çalışmaktır şiir.
Şiir ,kelimelerin notalardan kurtulması, sıfatların dans etmek için izin istememesi, zamirlerin bir çağlayanın yüksek yerlerinden umarsız ve tamlamaların zamansız intahara kalkışan su damlaları gibi gönlüne düşmesi , ferahlatması , sana sahip olmasıdır. Şiir bu haliyle kimi zaman bir ayrılık şarkısıdır, kimi zaman kavuşmaktır. Dolambaçlı yolların çıkmaz sokakları, kapı aralarının karanlık köşeleri, insan ruhunun hem gizli bölmeleri hem anahtarlarıdır.
Bir insanın bir insanı anlaması, aslında bu sırada bir başka insana seslenmesi, tam da o anda belki bambaşka birşey düşünüp başka zaman aralıklarına sürülmesidir. Düpedüz sürgündür şiir... Kendine sürülmek kendinden sürülmektir...
Bilmediğin bir nehrin kenarında uykusuz gözlerin yorgunluğu ile yolculuk ettiğin bilinmedik bir coğrafyada ayakların hareketsizlikten uyuşmuşken, yorgunken, hatta biraz da korkmuşken. Bir nehrin can dostu palmiyelerin arasında sana selam duran kıpkırmızı ama can yakıcı derecede kırmızı, mağrur bir güneşi yüzünde beliren ama hiçkimselerin görmeyeceği bir gülümseme ile selamlamak, sonra da bu anı anlatmak için doğru kelimeleri bulmaya çabalamaktır. Ve gizlemek , gizlenmektir bu haliyle herşeyden herkesden...
Bir kartalın bir leşi didiklemesi, aç bir martının çığlığı, umudunu yitirmiş bir kurdun bakışları, bir timsahın gözyaşları, bir aslanın geceyi yırtan kükremesi, yağmur sonrası bir ormanın sesi , insanın kendine huzur vermemesidir. Huzuru arayan bir iç huzursuzluğudur şiir.
Hedefini arayan bir ok, elden çıkmış havada süzülen bir mızraktır.
Yazıldıktan sonra kimseye ait olmayandır, ama herkesin bildiği.
Bir kafdağını aramaya çıktığın rüyalarında zıp zıp zıplayıp o ada senin bu ada benim doğru adayı ararken, kendini bir kurban ve soylu bir şövalye sanmayı aynı anda başarırken, çıtalı uçurtmaların kuyruğuna takılıp seyreylediğini düşündüğünü sandığın bir uyku aralığında sabah mahmurluğu ile gözlerini beklenmedik bir anda aralayıp, kabus mu düş mü diye içinden geçirmen ve içinden geçirdiklerini kağıda dökmek için elini uzattığında kalem ve kağıdı eline alıp öylece durman, uyandığına çoktan pişman olduğun ve bir daha göremeyeceğin düşleri unutmamak için kelimelerin aklına hücum etmesini beklemendir şiir.
Şiir; bir bakışın, tek bir kalp atışının, eşsiz bir kokunun, farklı bir tadın , bir elin bir ele değmesinin, bir anın adıdır. O adın size bambaşka bir anı hatırlatmasıdır. Bir zaman makinasıdır şiir. Bilinmeyen ülkelerin, bulunmayan yol atlasıdır. Kendi kendinin, başkalarına anlattığın macerasıdır. Maceralı denizlere yelken basmaktır. Ama daha da önemlisi o yelkeni dolduran rüzgardır şiir. O rüzgarın adıdır... O adın farklı anlamlarıdır...
Bir ter damlasının içinden çıkıp bilmediğin bir yerde süzülüp vücudunda duracak uygun bir yer ararken hissetmek , koklamak ,fark etmek ve tedirginlikle vücudunun titremesi, beyninin ne olduğunu anlamaya çabalaması , ruhunun kabarmasıdır.Ürpermektir. O ürpertinin geçici ateşinde hiç bitmesin diye dua etmektir. Bir duadır sonçta, uygun sözcükleri bulmaya çabaladığın bir yakarış. Sonsuzluk isteğidir belki, belki bir sondan kaçış. Sonra bütün bu karmakarışık düşünce topaçlarını çözmektir, çözdüklerini kelimelendirmek , kelimelendirdiklerini anlatmaya çalışmaktır şiir.
Şiir ,kelimelerin notalardan kurtulması, sıfatların dans etmek için izin istememesi, zamirlerin bir çağlayanın yüksek yerlerinden umarsız ve tamlamaların zamansız intahara kalkışan su damlaları gibi gönlüne düşmesi , ferahlatması , sana sahip olmasıdır. Şiir bu haliyle kimi zaman bir ayrılık şarkısıdır, kimi zaman kavuşmaktır. Dolambaçlı yolların çıkmaz sokakları, kapı aralarının karanlık köşeleri, insan ruhunun hem gizli bölmeleri hem anahtarlarıdır.
Bir insanın bir insanı anlaması, aslında bu sırada bir başka insana seslenmesi, tam da o anda belki bambaşka birşey düşünüp başka zaman aralıklarına sürülmesidir. Düpedüz sürgündür şiir... Kendine sürülmek kendinden sürülmektir...
Bilmediğin bir nehrin kenarında uykusuz gözlerin yorgunluğu ile yolculuk ettiğin bilinmedik bir coğrafyada ayakların hareketsizlikten uyuşmuşken, yorgunken, hatta biraz da korkmuşken. Bir nehrin can dostu palmiyelerin arasında sana selam duran kıpkırmızı ama can yakıcı derecede kırmızı, mağrur bir güneşi yüzünde beliren ama hiçkimselerin görmeyeceği bir gülümseme ile selamlamak, sonra da bu anı anlatmak için doğru kelimeleri bulmaya çabalamaktır. Ve gizlemek , gizlenmektir bu haliyle herşeyden herkesden...
Bir kartalın bir leşi didiklemesi, aç bir martının çığlığı, umudunu yitirmiş bir kurdun bakışları, bir timsahın gözyaşları, bir aslanın geceyi yırtan kükremesi, yağmur sonrası bir ormanın sesi , insanın kendine huzur vermemesidir. Huzuru arayan bir iç huzursuzluğudur şiir.
Hedefini arayan bir ok, elden çıkmış havada süzülen bir mızraktır.
Yazıldıktan sonra kimseye ait olmayandır, ama herkesin bildiği.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar