bugün
- en lezzetli balık14
- karşı cinsteki en itici özellik12
- yeni biriyle nerede tanışılır9
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin8
- ben geldim naneler13
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- size takılan lakaplar7
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- online listesindeki sıralama mantığı9
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- online listesi neden kaldırıldı10
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- sevmediğin biriyle sevişmek4
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- chatgpt2
- mansur yavaş14
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- yazılımcıların flört edememesi7
- gocu33
- whalefall2
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- kurtlar vadisi pusu'nun incelenmesi2
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- inci sözlük8
- b c d y z i4
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- how'i met your mother marshall4
- sevdiğin kişiyle sevişmek2
- ismet kalk çay koy kanka3
- en son neye çok üzüldünüz12
- game of thrones taki kerhaneci21
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- 0 0 713
- arkadaşlar5
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- ilk buluşmada cırcır olmuşum'ya diyen kezo3
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- lana del rey2
- karton toplarken cin musallat olması5
- garip bir rüya gördüm4
artık merkezi sistemin kaldırılıp tamamen torpile dayalı düzenin getireleceği sınav. öyle olacakmış, başbakan talimat vermiş...
çalışıyorum, çabalıyorum. özel sektörün beni sömürmesi karşısında bir çıkış yolu olarak gördüm memurluğu. umut ettim, zaman ayırdım para harcadım; defalarca çeşitli illere mülakatlara gittim. sonuç; kaba etlerimi avuçlayıp geri geldim.
ilginç hayaller kurdum memur olmak için. olduktan sonrası için daha doğrusu. ne bileyim, ev borcuna girecektim. annemle yaşayıp gidecektim. yeni evimde misafirler karşılayacaktım. misafirlerin yatacağı oda bile olacaktı.
çatı katında benim odam var olacaktı, kitaplarım falan. masa da alacaktım kendime, lambam da olacaktı.
standart, herkesin ki gibi bir hayatım olacaktı ama bu ''benim'' hayatım olacaktı. şimdi ise son 5 yıldır yaşanan süreç gösteriyor ki ben bunların hiçbirine sahip olamayacağım.
yığınla sorunun, sorunlunun arasında ömür tüketeceğim. yaş 25... zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ki. sakallarımla oynayıp bizim aşağıdaki parkta yine umutsuz umutsuz 5 yıl sonra bir şeylerin değişebileceğine inanacağım belki de. 5 yıl önce de öyle inanmıştım, geçti bitti ama hiçbir şey değişmedi.
diyeceksiniz ki bu mudur yani; evet budur. beni sadece memurluk paklar. başka alternatifim maalesef yok. hayatımı düzene sokmak için başka çıkar yolum yok. bilemezsiniz neler yaşadığımı yaşayacağımı...
şimdi böyle umutsuzca yazıyorum ya, şu anda bile aklımdan yıllar sonra bu yazıyı gözyaşları ile okuyup başardığım günün hayalini kuruyorum. ne kadar da çocuksuyum. büyümeye direniyorum sanırım.
dayım yok; torpil bağlamında yani. bir allah'ım var. sanırım o da torpil yapmayı sevmiyor.
daha çok ankara yollarını aşındıracağım sanırım. ulus'taki garın misafirhanesinde yarın ki mülakat için dua edeceğim umut edeceğim sanırım.
sağdan soldan gelen insanlarla aynı oda da kalıp kısa dostluklar kuracağım daha anlaşılan.
nereye varır nereye götürür bu beni bilmiyorum.
yine insanların iş konusundaki o uyuz sorularına maruz kalacağım anlaşılan. her bayram sabahı benim için işkence olacak yıllardır olduğu gibi.
yine adam yerine konmayan '' o bu işin altından kalkamaz'' denilen biri olarak kalacağım. bir çöp gibi, köşede duran vazo gibi biri olmaya devam edeceğim.
annem umut etmeye devam edecek, dua da edecek. ben de umut edeceğim elbet ancak artık gerçekçi olmam gerektiğinin farkına varıyorum.
yapmak istediğim hiçbir şeyi yapamadan yıllar geçecek sanırım.
amacım hiçbir zaman zengin olmak değildi zaten memur olmak isteyenler bu amacı gütmezler.
sade bir hayat... iş arama, işten çıkarılma derdinin olmadığı bir hayat. bir de ev. annemi buradan kurtarmak için...
çok şey değildi istediğim inanın bana.
değişir mi bir şeyler, yoluna girer mi allah bilir. bildiğim tek şey şu lanet olası belirsizlik ve kafamın içinde dolanıp duran sorular.
bilmiyorum... düşünemiyorum, yutkunamıyorum bile artık...
kpss bir yolculuktu, kayboldum...
çalışıyorum, çabalıyorum. özel sektörün beni sömürmesi karşısında bir çıkış yolu olarak gördüm memurluğu. umut ettim, zaman ayırdım para harcadım; defalarca çeşitli illere mülakatlara gittim. sonuç; kaba etlerimi avuçlayıp geri geldim.
ilginç hayaller kurdum memur olmak için. olduktan sonrası için daha doğrusu. ne bileyim, ev borcuna girecektim. annemle yaşayıp gidecektim. yeni evimde misafirler karşılayacaktım. misafirlerin yatacağı oda bile olacaktı.
çatı katında benim odam var olacaktı, kitaplarım falan. masa da alacaktım kendime, lambam da olacaktı.
standart, herkesin ki gibi bir hayatım olacaktı ama bu ''benim'' hayatım olacaktı. şimdi ise son 5 yıldır yaşanan süreç gösteriyor ki ben bunların hiçbirine sahip olamayacağım.
yığınla sorunun, sorunlunun arasında ömür tüketeceğim. yaş 25... zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ki. sakallarımla oynayıp bizim aşağıdaki parkta yine umutsuz umutsuz 5 yıl sonra bir şeylerin değişebileceğine inanacağım belki de. 5 yıl önce de öyle inanmıştım, geçti bitti ama hiçbir şey değişmedi.
diyeceksiniz ki bu mudur yani; evet budur. beni sadece memurluk paklar. başka alternatifim maalesef yok. hayatımı düzene sokmak için başka çıkar yolum yok. bilemezsiniz neler yaşadığımı yaşayacağımı...
şimdi böyle umutsuzca yazıyorum ya, şu anda bile aklımdan yıllar sonra bu yazıyı gözyaşları ile okuyup başardığım günün hayalini kuruyorum. ne kadar da çocuksuyum. büyümeye direniyorum sanırım.
dayım yok; torpil bağlamında yani. bir allah'ım var. sanırım o da torpil yapmayı sevmiyor.
daha çok ankara yollarını aşındıracağım sanırım. ulus'taki garın misafirhanesinde yarın ki mülakat için dua edeceğim umut edeceğim sanırım.
sağdan soldan gelen insanlarla aynı oda da kalıp kısa dostluklar kuracağım daha anlaşılan.
nereye varır nereye götürür bu beni bilmiyorum.
yine insanların iş konusundaki o uyuz sorularına maruz kalacağım anlaşılan. her bayram sabahı benim için işkence olacak yıllardır olduğu gibi.
yine adam yerine konmayan '' o bu işin altından kalkamaz'' denilen biri olarak kalacağım. bir çöp gibi, köşede duran vazo gibi biri olmaya devam edeceğim.
annem umut etmeye devam edecek, dua da edecek. ben de umut edeceğim elbet ancak artık gerçekçi olmam gerektiğinin farkına varıyorum.
yapmak istediğim hiçbir şeyi yapamadan yıllar geçecek sanırım.
amacım hiçbir zaman zengin olmak değildi zaten memur olmak isteyenler bu amacı gütmezler.
sade bir hayat... iş arama, işten çıkarılma derdinin olmadığı bir hayat. bir de ev. annemi buradan kurtarmak için...
çok şey değildi istediğim inanın bana.
değişir mi bir şeyler, yoluna girer mi allah bilir. bildiğim tek şey şu lanet olası belirsizlik ve kafamın içinde dolanıp duran sorular.
bilmiyorum... düşünemiyorum, yutkunamıyorum bile artık...
kpss bir yolculuktu, kayboldum...
Güncel Önemli Başlıklar