bugün
- manifest dinleyen erkek11
- sudekiray3
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- berrak tüzünataç3
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor2
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- taşak sütyeni2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- tofaş2
- mohamed salah ghaly13
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- türkiye7
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- trabzonspor7
- gocu4
- insan zamandan ibarettir3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- birleşik krallık3
- yaz yemekleri5
- mauro icardi3
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- spiderman mi döver batman mi5
- ona bir şey söyle7
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- falkland yasası3
- murphy yasası2
- gulmekicinyaratilmis11
- almanya5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- dost2
- ispanya7
- stres yönetimi6
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- mesele ne senin benden ayrılman2
- gocu bay bey birader3
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- elalem ne der4
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
artık merkezi sistemin kaldırılıp tamamen torpile dayalı düzenin getireleceği sınav. öyle olacakmış, başbakan talimat vermiş...
çalışıyorum, çabalıyorum. özel sektörün beni sömürmesi karşısında bir çıkış yolu olarak gördüm memurluğu. umut ettim, zaman ayırdım para harcadım; defalarca çeşitli illere mülakatlara gittim. sonuç; kaba etlerimi avuçlayıp geri geldim.
ilginç hayaller kurdum memur olmak için. olduktan sonrası için daha doğrusu. ne bileyim, ev borcuna girecektim. annemle yaşayıp gidecektim. yeni evimde misafirler karşılayacaktım. misafirlerin yatacağı oda bile olacaktı.
çatı katında benim odam var olacaktı, kitaplarım falan. masa da alacaktım kendime, lambam da olacaktı.
standart, herkesin ki gibi bir hayatım olacaktı ama bu ''benim'' hayatım olacaktı. şimdi ise son 5 yıldır yaşanan süreç gösteriyor ki ben bunların hiçbirine sahip olamayacağım.
yığınla sorunun, sorunlunun arasında ömür tüketeceğim. yaş 25... zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ki. sakallarımla oynayıp bizim aşağıdaki parkta yine umutsuz umutsuz 5 yıl sonra bir şeylerin değişebileceğine inanacağım belki de. 5 yıl önce de öyle inanmıştım, geçti bitti ama hiçbir şey değişmedi.
diyeceksiniz ki bu mudur yani; evet budur. beni sadece memurluk paklar. başka alternatifim maalesef yok. hayatımı düzene sokmak için başka çıkar yolum yok. bilemezsiniz neler yaşadığımı yaşayacağımı...
şimdi böyle umutsuzca yazıyorum ya, şu anda bile aklımdan yıllar sonra bu yazıyı gözyaşları ile okuyup başardığım günün hayalini kuruyorum. ne kadar da çocuksuyum. büyümeye direniyorum sanırım.
dayım yok; torpil bağlamında yani. bir allah'ım var. sanırım o da torpil yapmayı sevmiyor.
daha çok ankara yollarını aşındıracağım sanırım. ulus'taki garın misafirhanesinde yarın ki mülakat için dua edeceğim umut edeceğim sanırım.
sağdan soldan gelen insanlarla aynı oda da kalıp kısa dostluklar kuracağım daha anlaşılan.
nereye varır nereye götürür bu beni bilmiyorum.
yine insanların iş konusundaki o uyuz sorularına maruz kalacağım anlaşılan. her bayram sabahı benim için işkence olacak yıllardır olduğu gibi.
yine adam yerine konmayan '' o bu işin altından kalkamaz'' denilen biri olarak kalacağım. bir çöp gibi, köşede duran vazo gibi biri olmaya devam edeceğim.
annem umut etmeye devam edecek, dua da edecek. ben de umut edeceğim elbet ancak artık gerçekçi olmam gerektiğinin farkına varıyorum.
yapmak istediğim hiçbir şeyi yapamadan yıllar geçecek sanırım.
amacım hiçbir zaman zengin olmak değildi zaten memur olmak isteyenler bu amacı gütmezler.
sade bir hayat... iş arama, işten çıkarılma derdinin olmadığı bir hayat. bir de ev. annemi buradan kurtarmak için...
çok şey değildi istediğim inanın bana.
değişir mi bir şeyler, yoluna girer mi allah bilir. bildiğim tek şey şu lanet olası belirsizlik ve kafamın içinde dolanıp duran sorular.
bilmiyorum... düşünemiyorum, yutkunamıyorum bile artık...
kpss bir yolculuktu, kayboldum...
çalışıyorum, çabalıyorum. özel sektörün beni sömürmesi karşısında bir çıkış yolu olarak gördüm memurluğu. umut ettim, zaman ayırdım para harcadım; defalarca çeşitli illere mülakatlara gittim. sonuç; kaba etlerimi avuçlayıp geri geldim.
ilginç hayaller kurdum memur olmak için. olduktan sonrası için daha doğrusu. ne bileyim, ev borcuna girecektim. annemle yaşayıp gidecektim. yeni evimde misafirler karşılayacaktım. misafirlerin yatacağı oda bile olacaktı.
çatı katında benim odam var olacaktı, kitaplarım falan. masa da alacaktım kendime, lambam da olacaktı.
standart, herkesin ki gibi bir hayatım olacaktı ama bu ''benim'' hayatım olacaktı. şimdi ise son 5 yıldır yaşanan süreç gösteriyor ki ben bunların hiçbirine sahip olamayacağım.
yığınla sorunun, sorunlunun arasında ömür tüketeceğim. yaş 25... zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ki. sakallarımla oynayıp bizim aşağıdaki parkta yine umutsuz umutsuz 5 yıl sonra bir şeylerin değişebileceğine inanacağım belki de. 5 yıl önce de öyle inanmıştım, geçti bitti ama hiçbir şey değişmedi.
diyeceksiniz ki bu mudur yani; evet budur. beni sadece memurluk paklar. başka alternatifim maalesef yok. hayatımı düzene sokmak için başka çıkar yolum yok. bilemezsiniz neler yaşadığımı yaşayacağımı...
şimdi böyle umutsuzca yazıyorum ya, şu anda bile aklımdan yıllar sonra bu yazıyı gözyaşları ile okuyup başardığım günün hayalini kuruyorum. ne kadar da çocuksuyum. büyümeye direniyorum sanırım.
dayım yok; torpil bağlamında yani. bir allah'ım var. sanırım o da torpil yapmayı sevmiyor.
daha çok ankara yollarını aşındıracağım sanırım. ulus'taki garın misafirhanesinde yarın ki mülakat için dua edeceğim umut edeceğim sanırım.
sağdan soldan gelen insanlarla aynı oda da kalıp kısa dostluklar kuracağım daha anlaşılan.
nereye varır nereye götürür bu beni bilmiyorum.
yine insanların iş konusundaki o uyuz sorularına maruz kalacağım anlaşılan. her bayram sabahı benim için işkence olacak yıllardır olduğu gibi.
yine adam yerine konmayan '' o bu işin altından kalkamaz'' denilen biri olarak kalacağım. bir çöp gibi, köşede duran vazo gibi biri olmaya devam edeceğim.
annem umut etmeye devam edecek, dua da edecek. ben de umut edeceğim elbet ancak artık gerçekçi olmam gerektiğinin farkına varıyorum.
yapmak istediğim hiçbir şeyi yapamadan yıllar geçecek sanırım.
amacım hiçbir zaman zengin olmak değildi zaten memur olmak isteyenler bu amacı gütmezler.
sade bir hayat... iş arama, işten çıkarılma derdinin olmadığı bir hayat. bir de ev. annemi buradan kurtarmak için...
çok şey değildi istediğim inanın bana.
değişir mi bir şeyler, yoluna girer mi allah bilir. bildiğim tek şey şu lanet olası belirsizlik ve kafamın içinde dolanıp duran sorular.
bilmiyorum... düşünemiyorum, yutkunamıyorum bile artık...
kpss bir yolculuktu, kayboldum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar