bugün
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı7
- lahmacunu elle yiyen kız18
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- bugün de meme atan olmaması5
- evlilikteki en büyük sorun4
- olduğundan genç göstermek10
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır8
- köyde gece tuvalete gitmek7
- sözlük kadınları5
- ez te hezdikim6
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı4
- dünya kupasından banane diyen erkek7
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- bütün kapalılar imha edilsin diyen kadın2
- üniversite sınavına geç kalmak7
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı49
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı2
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- alevilerde muhammed ismi5
- balkonu camla kaplatmak7
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- istanbul6
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- milli takımımızın balonu patladı7
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan4
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız4
- bir gün ölecek olmak7
- 22 haziran 20262
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- yazarların en sevdiği meyve9
- 2026 dünya kupası14
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- paris te son tango2
- güne bir şarkı bırak18
- öfke anında yapılmaması gereken şeyler6
- opel omega b2
- futbol12
- akıllarını kadın analiziyle yitiren erkek yazarlar2
- pornoyu bırakmak5
- red bull2
- sigaranın içinde 4 bin çeşit zehir olması2
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi2
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- asosyal olmanın sebepleri7
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
artık merkezi sistemin kaldırılıp tamamen torpile dayalı düzenin getireleceği sınav. öyle olacakmış, başbakan talimat vermiş...
çalışıyorum, çabalıyorum. özel sektörün beni sömürmesi karşısında bir çıkış yolu olarak gördüm memurluğu. umut ettim, zaman ayırdım para harcadım; defalarca çeşitli illere mülakatlara gittim. sonuç; kaba etlerimi avuçlayıp geri geldim.
ilginç hayaller kurdum memur olmak için. olduktan sonrası için daha doğrusu. ne bileyim, ev borcuna girecektim. annemle yaşayıp gidecektim. yeni evimde misafirler karşılayacaktım. misafirlerin yatacağı oda bile olacaktı.
çatı katında benim odam var olacaktı, kitaplarım falan. masa da alacaktım kendime, lambam da olacaktı.
standart, herkesin ki gibi bir hayatım olacaktı ama bu ''benim'' hayatım olacaktı. şimdi ise son 5 yıldır yaşanan süreç gösteriyor ki ben bunların hiçbirine sahip olamayacağım.
yığınla sorunun, sorunlunun arasında ömür tüketeceğim. yaş 25... zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ki. sakallarımla oynayıp bizim aşağıdaki parkta yine umutsuz umutsuz 5 yıl sonra bir şeylerin değişebileceğine inanacağım belki de. 5 yıl önce de öyle inanmıştım, geçti bitti ama hiçbir şey değişmedi.
diyeceksiniz ki bu mudur yani; evet budur. beni sadece memurluk paklar. başka alternatifim maalesef yok. hayatımı düzene sokmak için başka çıkar yolum yok. bilemezsiniz neler yaşadığımı yaşayacağımı...
şimdi böyle umutsuzca yazıyorum ya, şu anda bile aklımdan yıllar sonra bu yazıyı gözyaşları ile okuyup başardığım günün hayalini kuruyorum. ne kadar da çocuksuyum. büyümeye direniyorum sanırım.
dayım yok; torpil bağlamında yani. bir allah'ım var. sanırım o da torpil yapmayı sevmiyor.
daha çok ankara yollarını aşındıracağım sanırım. ulus'taki garın misafirhanesinde yarın ki mülakat için dua edeceğim umut edeceğim sanırım.
sağdan soldan gelen insanlarla aynı oda da kalıp kısa dostluklar kuracağım daha anlaşılan.
nereye varır nereye götürür bu beni bilmiyorum.
yine insanların iş konusundaki o uyuz sorularına maruz kalacağım anlaşılan. her bayram sabahı benim için işkence olacak yıllardır olduğu gibi.
yine adam yerine konmayan '' o bu işin altından kalkamaz'' denilen biri olarak kalacağım. bir çöp gibi, köşede duran vazo gibi biri olmaya devam edeceğim.
annem umut etmeye devam edecek, dua da edecek. ben de umut edeceğim elbet ancak artık gerçekçi olmam gerektiğinin farkına varıyorum.
yapmak istediğim hiçbir şeyi yapamadan yıllar geçecek sanırım.
amacım hiçbir zaman zengin olmak değildi zaten memur olmak isteyenler bu amacı gütmezler.
sade bir hayat... iş arama, işten çıkarılma derdinin olmadığı bir hayat. bir de ev. annemi buradan kurtarmak için...
çok şey değildi istediğim inanın bana.
değişir mi bir şeyler, yoluna girer mi allah bilir. bildiğim tek şey şu lanet olası belirsizlik ve kafamın içinde dolanıp duran sorular.
bilmiyorum... düşünemiyorum, yutkunamıyorum bile artık...
kpss bir yolculuktu, kayboldum...
çalışıyorum, çabalıyorum. özel sektörün beni sömürmesi karşısında bir çıkış yolu olarak gördüm memurluğu. umut ettim, zaman ayırdım para harcadım; defalarca çeşitli illere mülakatlara gittim. sonuç; kaba etlerimi avuçlayıp geri geldim.
ilginç hayaller kurdum memur olmak için. olduktan sonrası için daha doğrusu. ne bileyim, ev borcuna girecektim. annemle yaşayıp gidecektim. yeni evimde misafirler karşılayacaktım. misafirlerin yatacağı oda bile olacaktı.
çatı katında benim odam var olacaktı, kitaplarım falan. masa da alacaktım kendime, lambam da olacaktı.
standart, herkesin ki gibi bir hayatım olacaktı ama bu ''benim'' hayatım olacaktı. şimdi ise son 5 yıldır yaşanan süreç gösteriyor ki ben bunların hiçbirine sahip olamayacağım.
yığınla sorunun, sorunlunun arasında ömür tüketeceğim. yaş 25... zaman o kadar hızlı akıp gidiyor ki. sakallarımla oynayıp bizim aşağıdaki parkta yine umutsuz umutsuz 5 yıl sonra bir şeylerin değişebileceğine inanacağım belki de. 5 yıl önce de öyle inanmıştım, geçti bitti ama hiçbir şey değişmedi.
diyeceksiniz ki bu mudur yani; evet budur. beni sadece memurluk paklar. başka alternatifim maalesef yok. hayatımı düzene sokmak için başka çıkar yolum yok. bilemezsiniz neler yaşadığımı yaşayacağımı...
şimdi böyle umutsuzca yazıyorum ya, şu anda bile aklımdan yıllar sonra bu yazıyı gözyaşları ile okuyup başardığım günün hayalini kuruyorum. ne kadar da çocuksuyum. büyümeye direniyorum sanırım.
dayım yok; torpil bağlamında yani. bir allah'ım var. sanırım o da torpil yapmayı sevmiyor.
daha çok ankara yollarını aşındıracağım sanırım. ulus'taki garın misafirhanesinde yarın ki mülakat için dua edeceğim umut edeceğim sanırım.
sağdan soldan gelen insanlarla aynı oda da kalıp kısa dostluklar kuracağım daha anlaşılan.
nereye varır nereye götürür bu beni bilmiyorum.
yine insanların iş konusundaki o uyuz sorularına maruz kalacağım anlaşılan. her bayram sabahı benim için işkence olacak yıllardır olduğu gibi.
yine adam yerine konmayan '' o bu işin altından kalkamaz'' denilen biri olarak kalacağım. bir çöp gibi, köşede duran vazo gibi biri olmaya devam edeceğim.
annem umut etmeye devam edecek, dua da edecek. ben de umut edeceğim elbet ancak artık gerçekçi olmam gerektiğinin farkına varıyorum.
yapmak istediğim hiçbir şeyi yapamadan yıllar geçecek sanırım.
amacım hiçbir zaman zengin olmak değildi zaten memur olmak isteyenler bu amacı gütmezler.
sade bir hayat... iş arama, işten çıkarılma derdinin olmadığı bir hayat. bir de ev. annemi buradan kurtarmak için...
çok şey değildi istediğim inanın bana.
değişir mi bir şeyler, yoluna girer mi allah bilir. bildiğim tek şey şu lanet olası belirsizlik ve kafamın içinde dolanıp duran sorular.
bilmiyorum... düşünemiyorum, yutkunamıyorum bile artık...
kpss bir yolculuktu, kayboldum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar