bugün
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor7
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili5
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri32
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı33
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması14
- her ilde üniversite kurulması5
- kızlar bakar mısınız8
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var3
- geçmişe takılıp kalmak8
- hakaret etmek7
- akp mhp apo ittifakı3
- motorin7
- boyumun 2 cm kısalması25
- chp'nin dünyayı güzelleştireceğine inanmak5
- çok sıkıcısınız3
- islamda namaz yoktur10
- lise okumadan üniversite mezunu olmak4
- ibne c4
- rastgele sayı üretimi3
- kabul görme arzusu2
- yaşar dinleyen erkek10
- güzel olmak suç mu2
- ev yapımı cezerye5
- kombinlerin efendisi6
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- insan olmaya ceyrek kala14
- sözlükte kadın nüfusunun artması5
- boğaz ağrısı2
- portakallı revani6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- yaprak sarması seven insan3
- ortadoğudaki tüm sorunların çözümü2
- benkimki9
- sivas katliam ını yapan orospu çocukları3
- ruhi çenet10
- kızların kombinleri ile ilgilenmeyen yazarlar3
- pargalı ibrahim günümüzde yaşasa ne olurdu2
- teknik eleman2
- ayni anda birden fazla kadinla kesismek2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- anın görüntüsü23
- opel4
- 0 0 719
- gocu kaç yaşında8
- gocu29
- anın fotoğrafı8
- sinirlenince yaptığınız şeyler9
PARA Necip Fazıl Kısakürek'in Tohum (1935); Bir Adam Yaratmak (1937); Künye (1939); Sabır Taşı (1940) oyunlarından sonra 1941'de yazdığı beşinci oyundur. Para, ilk defa Muhsin Ertuğrul tarafından sahneye konmuş ve 1941-1942 kışında istanbul Şehir Tiyatrosu'nda temsil edilmiştir. Çalışmamızda oyunun, Büyük Doğu Yayınları (Tarihsiz) tarafından Tiyatro Eserleri: 5 üst başlığıyla yapılan baskısını kullandık. Oyun beş perdeden ibarettir. Birinci Perde 17-45 sayfa, 15 sahne; ikinci Perde 49-78 sayfa, 19 sahne; Üçüncü Perde 81-107 sayfa, 19 sahne; Dördüncü Perde 111-137 sayfa, 14 sahne; Beşinci Perde 141-162 sayfa, 14 sahneden oluşur. Bu duruma göre, oyunun birinci perdesi 28, ikinci perdesi 29, üçüncü perdesi 26, dördüncü perdesi 28, beşinci perdesi ise 21 sayfadır. Oyuna hacim ve sahne sayısından baktığımızda, ilk dört perdenin birbirine daha yakın, beşinci perdenin ise diğerlerine göre biraz daha kısa olduğunu görürüz.
Para oyununu, bilinmeyen bir tarihte bilinmeyen bir memlekette geçer. Olaylar, başlaması muhtemel bir savaşın öncesinde gözü paradan başka bir şey görmeyen bir bankerin etrafında gelişir. Oyunda tarih ve yer belirtilmediği gibi isimde belirtilmemiştir. isimlerin yerine, O, Benzeri, Hususi Kâtibi, Hademesi, Casusu, Kadın Müşterisi, Kadın Müşterisinin Kızı, Oğlu, Karısı, Kızı, Kızının Nişanlısı, Noteri, Dayı, Kaatil, Hırsız, Yankesici, işsiz, Birinci Sivil Memur, ikinci Sivil Memur gibi, kahramanların konumlarını anlatan sözcükler kullanılmıştır.
Oyunda Perdelere göre olaylar şöyle gelişir:
Birinci perde: O ve Hususi Kâtibi patronun odasındadırlar. Kâtip O na kendisine tıpatıp benzeyen birisini bulduğunu bu adamı mutlaka saklaması gerektiğini söyler. O bu durumdan pek hoşlanmaz ama yine de bu konuyu inceleyeceğini söyler. Ardından Casusu odaya girerek çevresindeki insanlarla ilgili özel bilgilerin yer aldığı dosyalar getirir. O dosyaları sonra incelemek üzere kaldırarak dışarıda tartışma yaratan Kadın Müşterisini ve Kızını odaya çağırır. Kadına borcunu ödeyebilmesi için kızını işe alacağını söyler. Nasıl bir iş olacağını açıklamamakla beraber, durumu Kâtibi'ne bildirirken kızın malum işe kabul edildiğini söyler. Ardından odasına gelen Nazır'la öyle bir anlaşma yapar ki bir yandan Nazır çok büyük bir kazanç elde eder, bir yandan da O’nun işleri görülür. Nazır'la da işini bitirdikten sonra sıra Benzeri'ni görmeye gelir. Odaya her şeyden habersiz bir zavallı olan Benzeri’ni alırlar, O, Benzerini gizli bir köşeden gözetler.
ikinci Perde: O evinde aile bireyleriyle oturmaktadır. Özellikle Oğlu, idealleri olan bir gençtir. Babasına bu kadar paracı olduğu için kızmaktadır. O, tüm malvarlığını bir hayır kurumuna bağışlayacağı yalanını söyleyerek ailesine bir oyun oynar. Az önce paracı olduğu için babasına kızan Oğlu ve Karısı büyük tepki gösterirler. Kızı ve Kızının Nişanlısı ise Kâtibi'nden oyunu haber aldıkları için O'nu destekler görünürler. Durumu anlayan O oğlu'na ve Karısı'na kızmaz ancak Kızı'na ve Kızının Nişanlısı'na kızar. Gerçeği öğrenen aile bireyleri oldukça şaşırırlar. Odaya Nazır ile Kadın Müşterisinin Kızı girer, Oğlu ile Kadın Müşterisinin Kızı bir an odada yalnız kalırlar. Oğlu, kıza Nazır’la beraber olduğu için sitem eder ancak kız, para kimdeyse onun yanında olacağını açıkça söyler. O dışarıya çıkar ve Kâtibi O'nun ailesine Benzeri'ni gösterir. Tüm aile benzerlik karşısında şaşkınlığa düşerler.
Üçüncü Perde: O ve bankası çeşitli gazetelerde yazılanlar yüzünden zor durumdadır. Tüm müşteriler bankaya doluşmuşlardır ve paralarını almaktadırlar. O her zamanki kurnazlığıyla tüm işlerin yolunda gitmesini sağlamaya çalışmaktadır. Bu arada odaya Kadın Müşterisi gelerek kızının yaşama biçiminden ve kendisine bakmamasından dolayı O'nu tehdit eder. O Kadın Müşterisinin Kızı'nı durumdan haberdar ederek kadının akıl hastanesine kapatılmasını sağlar. Bu arada, şehirdeki huzursuzluk artmaktadır. Büyük ve öfkeli bir kalabalık bankaya doğru gelmektedir. O endişe etmeye gerek olmadığını savunur, ancak öfkeli kalabalık bankayı basar. Kâtibi'ni ve Benzeri'ni linç eder. O kaçmayı başarır.
Dördüncü Perde: Herkes linç edilenin O olduğunu düşünmüştür. Cenaze töreni yapılmış, miras bile çoktan paylaşılmıştır. Bu arada O ortaya çıkar, ailesi mirastan paylarına düşen parayı kaybetmemek için O'na inanmazlar. Noteri Casusu ve Hademesi bile işlerine gelmediği için O'nun öldüğünü söylerler. Özellikle bir zamanlar idealleri olan Oğlu tamamen değişmiştir. O'na biraz para verir, tehdit eder ve gönderir.
Beşinci Perde: O yaşadığı şokun ardından her şeyini kaybetmiştir, Hırsız, Yankesici Katil ve Hırsız'la bir esrar kahvesinde esrar içmektedir. Manevi duyguları ortaya çıkmaya başlamıştır. Tüm yaşadıklarını bir bir sorgular ve Allah'ı aradığını dile getirir. Dengesini kaybedecek kadar çok esrar içer cebindeki parayı Katil, Hırsız ve Yankesici'ye verir. Bu arada kahveyi polisler basar. Adamlardaki parayı bulan polisler, O'nun düşmesine neden olurlar. Yere düşen O ölür. Cebinde kalan para ortalığa saçılınca polisler O'nun gözünü bile kapatmadan paraları toplarlar.
Yukarıda gelişen olaylar, perde sahnelerinde şu şekilde verilir:
Birinci perde: Birinci Sahne'de, O ve Hususi Kâtibi O'nun odasındadırlar. Kâtibi O'nu benzerini görmeye ikna etmeye çalışmaktadır. Gelecekte bu adamın mutlaka işlerine yarayacağını söyler. Bir yandan da O Çıkması olası bir savaş başlayınca karaborsacılıktan nasıl vurgun yapabileceğini hesaplamaktadır. ikinci sahne'de, diktafondan sesi gelen banka çalışanları aralarında savaşın çıkıp çıkmayacağını tartışırlarken, O konuşmaları duyar ve çalışanlarını işlerinin başına dönmeleri konusunda uyarır. Üçüncü Sahne'de, diktafondan bankanın içinde tartışan bir kadının sesini duyar. Tartışmanın sonlanmasını sağlamak ve meseleyi öğrenmek için kadını içeri göndermelerini ister. Dördüncü Sahne'de, Hademesini odaya çağırarak Casusu'nu göndermesini ister. Beşinci Sahne'de, Casusu odaya girer. O'na oldukça rezil bir şekilde yağ çekmektedir. O da casusuna değersiz bir varlık gibi davranır. Casusu gerekli araştırmaları yaptığını söyler. Altıncı Sahne'de Casusu, evrak çantasından beş tane dosya çıkarır. Dosyaları birer birer O'nun önüne sürer. Birinci dosyada hükümet üyeleriyle nüfuzlu kişiler hakkında bilgiler vardır. ikinci dosyada yanında çalışan memurlarla ilgili bilgiler vardır. Üçüncü dosyada, piyasa ve iş adamlarıyla ilgili bilgiler vardır. Dördüncü dosyada Hususi Kâtibi'yle ilgili bilgiler vardır. Beşinci dosya ise henüz boştur. Ancak bu dosya dolunca içindeki bilgilerin müthiş olacağını söyler. Kâtibi'yle ilgili dosyada Benzeri'yle de ilgili bilgiler olduğunu ekler. Yedinci Sahne'de, Casusu'nu gönderdikten sonra Diktafondan işlerle ilgili bilgi alır. Diktafondaki ses içeride olay çıkaran kadını mutlaka görmesi gerektiğini söyler. O razı olur ve kadını içeri çağırır. Sekizinci Sahne'de, O telefonla konuşur. Kendi tarafından uzaklaşan bir gazeteciye biraz para verilmesini söyler. Böylece işin hallolmuş olacağını belirtir. Dokuzuncu Sahne'de, Kadın Müşterisi ve Kızı odaya girer. O, kadına kızının bankada çalışabileceğini böylece bankaya olan borcunu ödeyebileceğini söyler. Ancak kızın nasıl bir iş yapacağına dair detaylı bilgi vermez. Onuncu Sahne'de, O Hususi Kâtibi'ni odaya çağırır, kızın malum işe kabul edildiğini söyler. Kadın şaşkındır ve mutluluk içindedir. On birinci Sahne'de: Nazır O'nu ziyarete gelir. Nazır dürüst birisi olduğunu özellikle vurgular. Ayrıca, O'na, yapacağı iş için üç milyonluk depoziti mutlaka ödemesi gerektiğini söyler. O, oldukça kurnazca, Nazır'a geçenlerde sattığı arsayla ilgili ipuçları verir. Önerilirin kendisiyle ilgisi yokmuş gibi davranarak, incelikli bir şekilde rüşvet vermektedir aslında. Öneriden memnun olan Nazır, bir şey söylemeden odayı terk eder. On ikinci Sahne'de, Nazırın ardından Kâtibi odaya girer. Kâtibi'ne Nazır'a ciddi para kazandıracak öneriyi resmiyete döken bir mektup yazdırır. Böylece Nazır'ı kendisine bağlamış olur. Kâtibi, Benzeri'ni getirdiğini, sakladığını mutlaka görmesi gerektiğini söyler. O, nihayet razı olur. On üçüncü Sahne'de, Hademesi'ne içeri kimseyi sokmamasını tembihler. Kendisi de Benzeri'ni rahatça görebileceği bir yere gizlenir. On dördüncü Sahne'de, telefon çalar. Telefona Hususi Kâtibi bakar, yapılan görüşmeden Nazırla ilgili meselenin halledildiğini anlarız. On beşinci Sahne'de, Kâtibi Benzeri'ni odaya alır. Benzeri yaşadıklarının etkisiyle yarım akıllı hale gelmiş olan bir zavallıdır. O Benzeri'ne gizlice bakarken Kâtibi Benzeri'ne yapması gerekenleri anlatır.
Para oyununu, bilinmeyen bir tarihte bilinmeyen bir memlekette geçer. Olaylar, başlaması muhtemel bir savaşın öncesinde gözü paradan başka bir şey görmeyen bir bankerin etrafında gelişir. Oyunda tarih ve yer belirtilmediği gibi isimde belirtilmemiştir. isimlerin yerine, O, Benzeri, Hususi Kâtibi, Hademesi, Casusu, Kadın Müşterisi, Kadın Müşterisinin Kızı, Oğlu, Karısı, Kızı, Kızının Nişanlısı, Noteri, Dayı, Kaatil, Hırsız, Yankesici, işsiz, Birinci Sivil Memur, ikinci Sivil Memur gibi, kahramanların konumlarını anlatan sözcükler kullanılmıştır.
Oyunda Perdelere göre olaylar şöyle gelişir:
Birinci perde: O ve Hususi Kâtibi patronun odasındadırlar. Kâtip O na kendisine tıpatıp benzeyen birisini bulduğunu bu adamı mutlaka saklaması gerektiğini söyler. O bu durumdan pek hoşlanmaz ama yine de bu konuyu inceleyeceğini söyler. Ardından Casusu odaya girerek çevresindeki insanlarla ilgili özel bilgilerin yer aldığı dosyalar getirir. O dosyaları sonra incelemek üzere kaldırarak dışarıda tartışma yaratan Kadın Müşterisini ve Kızını odaya çağırır. Kadına borcunu ödeyebilmesi için kızını işe alacağını söyler. Nasıl bir iş olacağını açıklamamakla beraber, durumu Kâtibi'ne bildirirken kızın malum işe kabul edildiğini söyler. Ardından odasına gelen Nazır'la öyle bir anlaşma yapar ki bir yandan Nazır çok büyük bir kazanç elde eder, bir yandan da O’nun işleri görülür. Nazır'la da işini bitirdikten sonra sıra Benzeri'ni görmeye gelir. Odaya her şeyden habersiz bir zavallı olan Benzeri’ni alırlar, O, Benzerini gizli bir köşeden gözetler.
ikinci Perde: O evinde aile bireyleriyle oturmaktadır. Özellikle Oğlu, idealleri olan bir gençtir. Babasına bu kadar paracı olduğu için kızmaktadır. O, tüm malvarlığını bir hayır kurumuna bağışlayacağı yalanını söyleyerek ailesine bir oyun oynar. Az önce paracı olduğu için babasına kızan Oğlu ve Karısı büyük tepki gösterirler. Kızı ve Kızının Nişanlısı ise Kâtibi'nden oyunu haber aldıkları için O'nu destekler görünürler. Durumu anlayan O oğlu'na ve Karısı'na kızmaz ancak Kızı'na ve Kızının Nişanlısı'na kızar. Gerçeği öğrenen aile bireyleri oldukça şaşırırlar. Odaya Nazır ile Kadın Müşterisinin Kızı girer, Oğlu ile Kadın Müşterisinin Kızı bir an odada yalnız kalırlar. Oğlu, kıza Nazır’la beraber olduğu için sitem eder ancak kız, para kimdeyse onun yanında olacağını açıkça söyler. O dışarıya çıkar ve Kâtibi O'nun ailesine Benzeri'ni gösterir. Tüm aile benzerlik karşısında şaşkınlığa düşerler.
Üçüncü Perde: O ve bankası çeşitli gazetelerde yazılanlar yüzünden zor durumdadır. Tüm müşteriler bankaya doluşmuşlardır ve paralarını almaktadırlar. O her zamanki kurnazlığıyla tüm işlerin yolunda gitmesini sağlamaya çalışmaktadır. Bu arada odaya Kadın Müşterisi gelerek kızının yaşama biçiminden ve kendisine bakmamasından dolayı O'nu tehdit eder. O Kadın Müşterisinin Kızı'nı durumdan haberdar ederek kadının akıl hastanesine kapatılmasını sağlar. Bu arada, şehirdeki huzursuzluk artmaktadır. Büyük ve öfkeli bir kalabalık bankaya doğru gelmektedir. O endişe etmeye gerek olmadığını savunur, ancak öfkeli kalabalık bankayı basar. Kâtibi'ni ve Benzeri'ni linç eder. O kaçmayı başarır.
Dördüncü Perde: Herkes linç edilenin O olduğunu düşünmüştür. Cenaze töreni yapılmış, miras bile çoktan paylaşılmıştır. Bu arada O ortaya çıkar, ailesi mirastan paylarına düşen parayı kaybetmemek için O'na inanmazlar. Noteri Casusu ve Hademesi bile işlerine gelmediği için O'nun öldüğünü söylerler. Özellikle bir zamanlar idealleri olan Oğlu tamamen değişmiştir. O'na biraz para verir, tehdit eder ve gönderir.
Beşinci Perde: O yaşadığı şokun ardından her şeyini kaybetmiştir, Hırsız, Yankesici Katil ve Hırsız'la bir esrar kahvesinde esrar içmektedir. Manevi duyguları ortaya çıkmaya başlamıştır. Tüm yaşadıklarını bir bir sorgular ve Allah'ı aradığını dile getirir. Dengesini kaybedecek kadar çok esrar içer cebindeki parayı Katil, Hırsız ve Yankesici'ye verir. Bu arada kahveyi polisler basar. Adamlardaki parayı bulan polisler, O'nun düşmesine neden olurlar. Yere düşen O ölür. Cebinde kalan para ortalığa saçılınca polisler O'nun gözünü bile kapatmadan paraları toplarlar.
Yukarıda gelişen olaylar, perde sahnelerinde şu şekilde verilir:
Birinci perde: Birinci Sahne'de, O ve Hususi Kâtibi O'nun odasındadırlar. Kâtibi O'nu benzerini görmeye ikna etmeye çalışmaktadır. Gelecekte bu adamın mutlaka işlerine yarayacağını söyler. Bir yandan da O Çıkması olası bir savaş başlayınca karaborsacılıktan nasıl vurgun yapabileceğini hesaplamaktadır. ikinci sahne'de, diktafondan sesi gelen banka çalışanları aralarında savaşın çıkıp çıkmayacağını tartışırlarken, O konuşmaları duyar ve çalışanlarını işlerinin başına dönmeleri konusunda uyarır. Üçüncü Sahne'de, diktafondan bankanın içinde tartışan bir kadının sesini duyar. Tartışmanın sonlanmasını sağlamak ve meseleyi öğrenmek için kadını içeri göndermelerini ister. Dördüncü Sahne'de, Hademesini odaya çağırarak Casusu'nu göndermesini ister. Beşinci Sahne'de, Casusu odaya girer. O'na oldukça rezil bir şekilde yağ çekmektedir. O da casusuna değersiz bir varlık gibi davranır. Casusu gerekli araştırmaları yaptığını söyler. Altıncı Sahne'de Casusu, evrak çantasından beş tane dosya çıkarır. Dosyaları birer birer O'nun önüne sürer. Birinci dosyada hükümet üyeleriyle nüfuzlu kişiler hakkında bilgiler vardır. ikinci dosyada yanında çalışan memurlarla ilgili bilgiler vardır. Üçüncü dosyada, piyasa ve iş adamlarıyla ilgili bilgiler vardır. Dördüncü dosyada Hususi Kâtibi'yle ilgili bilgiler vardır. Beşinci dosya ise henüz boştur. Ancak bu dosya dolunca içindeki bilgilerin müthiş olacağını söyler. Kâtibi'yle ilgili dosyada Benzeri'yle de ilgili bilgiler olduğunu ekler. Yedinci Sahne'de, Casusu'nu gönderdikten sonra Diktafondan işlerle ilgili bilgi alır. Diktafondaki ses içeride olay çıkaran kadını mutlaka görmesi gerektiğini söyler. O razı olur ve kadını içeri çağırır. Sekizinci Sahne'de, O telefonla konuşur. Kendi tarafından uzaklaşan bir gazeteciye biraz para verilmesini söyler. Böylece işin hallolmuş olacağını belirtir. Dokuzuncu Sahne'de, Kadın Müşterisi ve Kızı odaya girer. O, kadına kızının bankada çalışabileceğini böylece bankaya olan borcunu ödeyebileceğini söyler. Ancak kızın nasıl bir iş yapacağına dair detaylı bilgi vermez. Onuncu Sahne'de, O Hususi Kâtibi'ni odaya çağırır, kızın malum işe kabul edildiğini söyler. Kadın şaşkındır ve mutluluk içindedir. On birinci Sahne'de: Nazır O'nu ziyarete gelir. Nazır dürüst birisi olduğunu özellikle vurgular. Ayrıca, O'na, yapacağı iş için üç milyonluk depoziti mutlaka ödemesi gerektiğini söyler. O, oldukça kurnazca, Nazır'a geçenlerde sattığı arsayla ilgili ipuçları verir. Önerilirin kendisiyle ilgisi yokmuş gibi davranarak, incelikli bir şekilde rüşvet vermektedir aslında. Öneriden memnun olan Nazır, bir şey söylemeden odayı terk eder. On ikinci Sahne'de, Nazırın ardından Kâtibi odaya girer. Kâtibi'ne Nazır'a ciddi para kazandıracak öneriyi resmiyete döken bir mektup yazdırır. Böylece Nazır'ı kendisine bağlamış olur. Kâtibi, Benzeri'ni getirdiğini, sakladığını mutlaka görmesi gerektiğini söyler. O, nihayet razı olur. On üçüncü Sahne'de, Hademesi'ne içeri kimseyi sokmamasını tembihler. Kendisi de Benzeri'ni rahatça görebileceği bir yere gizlenir. On dördüncü Sahne'de, telefon çalar. Telefona Hususi Kâtibi bakar, yapılan görüşmeden Nazırla ilgili meselenin halledildiğini anlarız. On beşinci Sahne'de, Kâtibi Benzeri'ni odaya alır. Benzeri yaşadıklarının etkisiyle yarım akıllı hale gelmiş olan bir zavallıdır. O Benzeri'ne gizlice bakarken Kâtibi Benzeri'ne yapması gerekenleri anlatır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar