bugün
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması6
- devletin bisiklet ehliyeti zorunluluğu4
- fon vurgunu37
- acı soslu süs domuzu7
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- özelden gelen saçma mesajlar12
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek6
- sergen yalçın7
- haberler3
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- günü geçmiş buz gibi süt4
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- kylie jenner4
- kim bu erzincanlı9
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- palmiye4
- mercimek makarnası5
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz6
- clemence baptista16
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- ojeli tırnaklarla erkeğin göğsünü okşamak2
- anın görüntüsü17
- fenerbahçe 5 slavia prag 12
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur10
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- hakkını helal etmeyen anne3
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- pavyon bu dünya4
- toplantı bitmek üzereyken soru soran çalışan3
- murat ağırel4
- hakkını helal etmeyen evlat2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- nohut köftesi2
- boşalırken anıran erkek2
- kolye140
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- platon un mağara alegorisi10
- yemek yapmayı bilmeyen erkek2
- kemal kılıçdar3
- saraca'ya uzaylı soruları4
- s'i l v'e r m'i s t15
- terkedilmiş yaşlı amcalar3
- buz mavisi gözler3
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- george puşt2
Türkiye'deki tepkilerden sonra yavaş yavaş dış dünyanın da büyük tepkisini almaya başlamıştır. Gün geçmiyor ki artık yurtdışında sayılan ve önemli kabul edilen bir köşe yazarı, toplumbilimci, STÖ başkanı şu bu artık ciddi ciddi RTE aleyhine çok sert ve ağır yazılar yazmasın. Bunun ceremesini tüm ülkece çekeceğiz. Dünyada böyle bir kamuoyu oluşmaya başladıktan sonra neler olduğunu Irak'ta, Suriye'de, Mısır'da, Libya'da hep gördük.
--spoiler--
ERDOĞAN iÇiN ÇOK AĞIR SÖZLER.
Türkiye'nin, Suriye'de sivillere karşı kimyasal silah kullanmasıyla bağlantılı olduğu iddiasını Independent yazarı Robert Fisk de kaleme aldı.
--spoiler--
--spoiler--
Orta Doğu muhabiri Fisk, ABD'li gazeteci Seymour Hersh'in aktardığı iddialara göndermede bulunduğu makalesinde, Şam yakınlarında kullanılan kimyasal malzemenin Suriye rejminin cephaneliğinde bulunmadığı iddiasını tekrarlıyor.
Fisk'in tartışalacak Independent gazetesindeki yazısını BBC Türkçe Servisi derledi. Fisk'in Erdoğan için kullandığı 'tin-pot' ifadesinin Türkçe karşılığı ise,"değersiz", "beş para etmez", "aşağılık"anlamına geliyor.
Fisk ayrıca, Türkiye'nin Suriye'deki savaşa karışmayı sürdüreceğini vurgulayarak, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli istihbarat Teşiklatı Müsteşarı Hakan Fidan'ın aralarında olduğu yetkililerin Suriye hakkındaki görüşmelerini içerdiği belirtilen ses kaydına atıf yapıyor.
ingiliz gazetecinin makalesi, "Erdoğan: Model güçlü adamdan adi diktatöre" başlığını taşıyor.
TÜRKiYE VE SARiN iDDiASI
Fisk, "Öyleyse başka bir Orta Doğulu 'güçlü adam' adi (ve tehlikeli) bir diktatöre mi dönüştü? Veya muhafazakâr, aklı başında bir demokrat birden gerçek rengini mi gösterdi?" sorusunu sorduktan sonra, Erdoğan'ın "Arap uyanışı" sırasında devrimcileri desteklediğini hatırlatarak şöyle diyor: "Kim eski Osmanlı bayrağının -veya şimdiki Türk versiyonunun- bir ked daha Gazze ve Mısır'daki Arap evlerinin üzerinde gururla dalgalanacağına inanırdı?"
Yazar sözü, Osmanlı Ermenileri'nin yaşadığı Suriye kasabası tıklayın Keseb'de geçen hafta halkın yerinden edilmesine getirerek, kasabanın Suriye rejimine karşı muhaliflerin silahlandığı Türkiye sınırının hemen yakınında olduğuna dikkat çekiyor.
Suriye rejiminin, geçen Ağustos ayında Şam'ın Guta semtinde onlarca sivilin ölümüne yol açan kimyasal silahın Türkiye üzerinden getirildiği ve saldırının amacının Batının stratejik silahlarını Suriye hükümetine çevirmesi olduğu iddiasını hatırlatan Fisk şu ifadeleri kullanıyor:
NUSRA SUÇLAMASI
"Independent Suriye'deki saldırıları soruşturduğunda Rus kaynaklar, kimyasalların Esad'a satılmadığını belirtti. Bunlar Moskova tarafından Libya'daki eski Kaddafi rejimine satılan stoklardan geliyordu."
"Suriye ordusu subayları ve Esad'a yakın bir isim de, ABD ve müttefikleri gaz saldırısı nedeniyle rejimi suçlamakta ısrar edince bana, sarin gazının Türkiye'nin bir bölümünden Suriye'nin kuzeyindeki isyancılara taşındığına ilişkin resmi kanıta kulak asılmamasından şikayet ediyordu. Sürekli olarak, Türkiye'nin güneyinden, yerel polis tarafından sarin olarak tanımlanan kimyasal madde taşımakla suçlanan 10 El Nusra adamı hakkındaki 130 sayfalık Türk iddianamesine atıf yapıyorlardı. Doğru söylüyorlardı. Grubun elebaşı Haytam Kassab, Türk savcısının 25 yıl hapis cezası istediği mahkemeye çıkarıldı ve daha sonra 'yargılanmak üzere' serbest bırakıldı. Hepsi ortadan kaybolurken, Türkiye'nin Moskova büyükelçisi tutuklamaları gözardı ederek -neredeyse Saddamvari bir kanaatle- 'sarin'in 'antifriz' olduğunu iddia edecekti."
KiMYASALLARIN SURiYE ORDUSUNUN CEPHANELiĞiNDEN ÇIKMADIĞINA iNANIYOR
Robert Fisk, aynı yöndeki iddiaları makalesinde dile getiren ve eski arkadaşı olan Seymour Hersh'in adı belirsiz "yetkilileri" ve "uzmanları" kaynak olarak belirtmesine serzenişte bulunuyor.
Buna karşın, Hersh'in dile getirdiği, Guta'da kullanılan materyallerin bir ingiliz laboratuvarında incelenmesinin ardından ABD ve ingiltere yönetimlerinin, kimyasal malzemenin Suriye ordusunun cephaneliğinden çıkmadığına inandığı iddiasına atıf yapıyor Fisk.
ingiliz gazetecinin bu konudaki yorumu şöyle:
"Hersh'e göre Erdoğan, Amerikalıların Libya'dan Türkiye üzerinden Suriyeli isyancılara silah nakli için 'gizli hat' kurmasına izin vermişti - Sovyetler Birliği'nden Libya'ya sarin nakledilmesi gibi. Hersh, Guta saldırısının meydana gelmesinden sonraki aylar boyunca bu 'gizli hattın' devam ettiğini söylüyor. Aynı zamanda, Türklerin iran ile altın ticareti yapmasına verilen iznin; milyarlarca dolarlık rüşvet parasını, aynı zamanda Erdoğan etrafındaki üst düzey isimlerin eline geçtiği ortaya çıkan yolsuzluk parasını yaratan kârlı girişim."
"Bir Türk gazeteci geçen hafta istanbul'da bana, Erdoğan'ın -zaten bilinen- çılgınlığının, Şam'daki Guta sarin saldırısının Obama'yı Esad rejimine saldırmaya sevk etmesi beklenirken sonunda öyle olmaması üzerine, gaddarlık düzeyine çıktığını ısrarla anlattı. Eğer Amerikan bombardımanı gerçekleşseydi Türkiye yeni Suriye'de mevki sahibi olacak, bu kadim ülke farz edilen, geniş, Osmanlı tarzı imparatorluğun parçası haline gelebilecekti. Bu işleri çok ileriye götürmek olur."
OBAMA-FiDAN DiYALOĞU
Erdoğan'da "siyasi megalomani izleri" olduğunu söyleyen Fisk, yine Hersh'e atıfla, ABD Başkanı Barack Obama'nın Beyaz Saray'daki yemekte MiT Müsteşarı Hakan Fidan'a "Suriye'deki radikallerle ne yaptığını biliyoruz" dediği iddiasını aktararak makalesini şöyle noktalıyor:
"Türkiye'nin Suriye savaşına karışması, Amerikalılar ne yaparsa yapsın sürecek. Obama isyancıların hem güvenilmez, hem tehlikeli, hem de mağlup durumda olduğuna inanıyor. Fakat YouTube'da yer alınca -ki yasaklandı- Erdoğan'ı çok öfkelendiren bantlardan biri, Türk yetkililerin Suriye'ye kendi saldırılarına bahane ararkenki konuşmalarını aktarıyordu. 'Üzerinde oynanmış' diye haykırdı Türk hükümeti. Hiç kuşkusuz."
--spoiler--
http://www.haber3.com/erd...-agir-sozler-2600582h.htm
--spoiler--
ERDOĞAN iÇiN ÇOK AĞIR SÖZLER.
Türkiye'nin, Suriye'de sivillere karşı kimyasal silah kullanmasıyla bağlantılı olduğu iddiasını Independent yazarı Robert Fisk de kaleme aldı.
--spoiler--
--spoiler--
Orta Doğu muhabiri Fisk, ABD'li gazeteci Seymour Hersh'in aktardığı iddialara göndermede bulunduğu makalesinde, Şam yakınlarında kullanılan kimyasal malzemenin Suriye rejminin cephaneliğinde bulunmadığı iddiasını tekrarlıyor.
Fisk'in tartışalacak Independent gazetesindeki yazısını BBC Türkçe Servisi derledi. Fisk'in Erdoğan için kullandığı 'tin-pot' ifadesinin Türkçe karşılığı ise,"değersiz", "beş para etmez", "aşağılık"anlamına geliyor.
Fisk ayrıca, Türkiye'nin Suriye'deki savaşa karışmayı sürdüreceğini vurgulayarak, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli istihbarat Teşiklatı Müsteşarı Hakan Fidan'ın aralarında olduğu yetkililerin Suriye hakkındaki görüşmelerini içerdiği belirtilen ses kaydına atıf yapıyor.
ingiliz gazetecinin makalesi, "Erdoğan: Model güçlü adamdan adi diktatöre" başlığını taşıyor.
TÜRKiYE VE SARiN iDDiASI
Fisk, "Öyleyse başka bir Orta Doğulu 'güçlü adam' adi (ve tehlikeli) bir diktatöre mi dönüştü? Veya muhafazakâr, aklı başında bir demokrat birden gerçek rengini mi gösterdi?" sorusunu sorduktan sonra, Erdoğan'ın "Arap uyanışı" sırasında devrimcileri desteklediğini hatırlatarak şöyle diyor: "Kim eski Osmanlı bayrağının -veya şimdiki Türk versiyonunun- bir ked daha Gazze ve Mısır'daki Arap evlerinin üzerinde gururla dalgalanacağına inanırdı?"
Yazar sözü, Osmanlı Ermenileri'nin yaşadığı Suriye kasabası tıklayın Keseb'de geçen hafta halkın yerinden edilmesine getirerek, kasabanın Suriye rejimine karşı muhaliflerin silahlandığı Türkiye sınırının hemen yakınında olduğuna dikkat çekiyor.
Suriye rejiminin, geçen Ağustos ayında Şam'ın Guta semtinde onlarca sivilin ölümüne yol açan kimyasal silahın Türkiye üzerinden getirildiği ve saldırının amacının Batının stratejik silahlarını Suriye hükümetine çevirmesi olduğu iddiasını hatırlatan Fisk şu ifadeleri kullanıyor:
NUSRA SUÇLAMASI
"Independent Suriye'deki saldırıları soruşturduğunda Rus kaynaklar, kimyasalların Esad'a satılmadığını belirtti. Bunlar Moskova tarafından Libya'daki eski Kaddafi rejimine satılan stoklardan geliyordu."
"Suriye ordusu subayları ve Esad'a yakın bir isim de, ABD ve müttefikleri gaz saldırısı nedeniyle rejimi suçlamakta ısrar edince bana, sarin gazının Türkiye'nin bir bölümünden Suriye'nin kuzeyindeki isyancılara taşındığına ilişkin resmi kanıta kulak asılmamasından şikayet ediyordu. Sürekli olarak, Türkiye'nin güneyinden, yerel polis tarafından sarin olarak tanımlanan kimyasal madde taşımakla suçlanan 10 El Nusra adamı hakkındaki 130 sayfalık Türk iddianamesine atıf yapıyorlardı. Doğru söylüyorlardı. Grubun elebaşı Haytam Kassab, Türk savcısının 25 yıl hapis cezası istediği mahkemeye çıkarıldı ve daha sonra 'yargılanmak üzere' serbest bırakıldı. Hepsi ortadan kaybolurken, Türkiye'nin Moskova büyükelçisi tutuklamaları gözardı ederek -neredeyse Saddamvari bir kanaatle- 'sarin'in 'antifriz' olduğunu iddia edecekti."
KiMYASALLARIN SURiYE ORDUSUNUN CEPHANELiĞiNDEN ÇIKMADIĞINA iNANIYOR
Robert Fisk, aynı yöndeki iddiaları makalesinde dile getiren ve eski arkadaşı olan Seymour Hersh'in adı belirsiz "yetkilileri" ve "uzmanları" kaynak olarak belirtmesine serzenişte bulunuyor.
Buna karşın, Hersh'in dile getirdiği, Guta'da kullanılan materyallerin bir ingiliz laboratuvarında incelenmesinin ardından ABD ve ingiltere yönetimlerinin, kimyasal malzemenin Suriye ordusunun cephaneliğinden çıkmadığına inandığı iddiasına atıf yapıyor Fisk.
ingiliz gazetecinin bu konudaki yorumu şöyle:
"Hersh'e göre Erdoğan, Amerikalıların Libya'dan Türkiye üzerinden Suriyeli isyancılara silah nakli için 'gizli hat' kurmasına izin vermişti - Sovyetler Birliği'nden Libya'ya sarin nakledilmesi gibi. Hersh, Guta saldırısının meydana gelmesinden sonraki aylar boyunca bu 'gizli hattın' devam ettiğini söylüyor. Aynı zamanda, Türklerin iran ile altın ticareti yapmasına verilen iznin; milyarlarca dolarlık rüşvet parasını, aynı zamanda Erdoğan etrafındaki üst düzey isimlerin eline geçtiği ortaya çıkan yolsuzluk parasını yaratan kârlı girişim."
"Bir Türk gazeteci geçen hafta istanbul'da bana, Erdoğan'ın -zaten bilinen- çılgınlığının, Şam'daki Guta sarin saldırısının Obama'yı Esad rejimine saldırmaya sevk etmesi beklenirken sonunda öyle olmaması üzerine, gaddarlık düzeyine çıktığını ısrarla anlattı. Eğer Amerikan bombardımanı gerçekleşseydi Türkiye yeni Suriye'de mevki sahibi olacak, bu kadim ülke farz edilen, geniş, Osmanlı tarzı imparatorluğun parçası haline gelebilecekti. Bu işleri çok ileriye götürmek olur."
OBAMA-FiDAN DiYALOĞU
Erdoğan'da "siyasi megalomani izleri" olduğunu söyleyen Fisk, yine Hersh'e atıfla, ABD Başkanı Barack Obama'nın Beyaz Saray'daki yemekte MiT Müsteşarı Hakan Fidan'a "Suriye'deki radikallerle ne yaptığını biliyoruz" dediği iddiasını aktararak makalesini şöyle noktalıyor:
"Türkiye'nin Suriye savaşına karışması, Amerikalılar ne yaparsa yapsın sürecek. Obama isyancıların hem güvenilmez, hem tehlikeli, hem de mağlup durumda olduğuna inanıyor. Fakat YouTube'da yer alınca -ki yasaklandı- Erdoğan'ı çok öfkelendiren bantlardan biri, Türk yetkililerin Suriye'ye kendi saldırılarına bahane ararkenki konuşmalarını aktarıyordu. 'Üzerinde oynanmış' diye haykırdı Türk hükümeti. Hiç kuşkusuz."
--spoiler--
http://www.haber3.com/erd...-agir-sozler-2600582h.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar