bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri22
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek7
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- izmirbeyfendisi5
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması11
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- kale'nin bicepsleri5
- yemek yapmayı bilmeyen erkek5
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- kale3112 de olup true da olmayan ne var3
- abur cuburu tamamen bırakmak3
- nohut köftesi6
- fon vurgunu39
- from gold from dust9
- kale3112 buraya üçlü çektir tayfaya2
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur13
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- sergen yalçın9
- boşalırken anıran erkek5
- özelden gelen saçma mesajlar12
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- kurallara neden uyduğumuz sorusu2
- acı soslu süs domuzu7
- salat namaz değildir3
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- clemence baptista16
- anın görüntüsü18
- nervio4
- kim bu erzincanlı9
- günlük tutmak2
- kolye140
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- hakkını helal etmeyen evlat3
- fenerbahçe 5 slavia prag 13
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- mercimek makarnası5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz6
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı7
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- devlet putu2
- günü geçmiş buz gibi süt4
- haberler3
- palmiye4
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- devletin bisiklet ehliyeti zorunluluğu3
Bugün yine cooooook demograaatiksiniz bu yalan dolan dansını nerede öğrendiniz?
--spoiler--
Erdoğan'a ağır eleştiri: Geri adım at
Merkezi New York'ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi, Başbakan Erdoğan'a yazdığı açık mektupta, Türk hükümetini bağımsız medyayı kısıtlayıcı adımlar atmakla suçluyor ve geri adım atma çağrısında bulunuyor.
Yolsuzluk iddiaları ve gizli görüşmelerin sosyal medya aracılığıyla kamuoyuna sızdırılmasının ardından hükümetin bu iddiaları duyuran medya organları ya da gazetecileri hedef aldığını bildiren CPJ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yazdığı açık mektupta bu konudaki kaygılara yer veriyor.
Amerika'nın Sesi'nin haberine göre, "Yakın geçmişe kadar Türkiye, özgürlük, demokrasi ve hoşgörü arayışındaki bölge için bir model olarak anılıyordu" denilen mektupta Türkiye'nin artık gerçek demokrasiyi tanımlayan ilke ve uygulamalardan uzaklaşmasından dolayı eleştiri aldığına dikkat çekildi.
Türk basının zaten ağır baskı altında olduğunu belirten CPJ, Türkiye'de internetin bilgi paylaşımı amacıyla hayati bir araç haline geldiğini savundu. Son dönemde hükümet yetkililerinin gizli konuşmalarının internette yayınlandığını hatırlatan örgüt, yolsuzluk iddiaları ve gizli verilerin sızdırılmasının her devletin sorunu olduğunu belirtti, bu bilgileri yayınlayan medya organları ve haberleri izleyen gazetecilerin cezalandırılmasının ne demokrasiye, ne de ulusal güvenliğe hizmet ettiğini savundu. CPJ buna örnek olarak Twitter ve YouTube'un erişime yasaklanması, yeni internet yasasının çıkarılması ve hükümetin Facebook'u kapatma tehdidinde bulunmasını gösterdi.
"REFORM SÜRECiNDEN KESKiN DÖNÜŞ"
Gazetecilerin hapsedilmesini, protesto eylemlerini izleyen gazetecilere kaba kuvvetle müdahale edilmesini ve muhalif görüşlü gazetecilerin işlerinden çıkarılmasını "Türk demokrasinin gerilemesi ve reform sürecinden keskin dönüş" diye niteleyen CPJ, Başbakan Erdoğan'ın attığı adımların Türkiye'nin otoriter bir çizgide ilerlediği yönündeki uluslararası görüşleri haklı çıkardığını, Türkiye'nin prestijini, siyasi hedeflerini, ekonomik çıkarları ve uluslararası ortaklıklarını tehlikeye attığını savundu.
Türk hükümetinin attığı adımların Avrupa insan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa insan Hakları Mahkemesi kararlarını çiğnediğini kaydeden Gazetecileri Koruma Komitesi, Türk yetkililerle yaptıkları çok sayıda görüşmede, uluslararası basın özgürlüğü standartlarına uyulacağı yönünde sözler verilmesine rağmen basına yönelik ihlallerin son aylarda arttığını, Türkiye'de basın-yayın ortamının gittikçe baskı altına girdiğini savundu.
CPJ Başkanı Joel Simon'un kaleme aldığı mektup, Türkiye'de geçen ay hapisteki çok sayıda gazetecinin serbest bırakılmasını ileri yönde atılmış olumlu bir adım olarak nitelemekle birlikte, yanlış yönde atılan adımları dengelemediğinin altını çiziyor.
"SERBEST BiLGi AKIŞINI ENGELLEYEN TÜM ÖNLEM VE YASALARIN GERi ALINMALI"
Bir süre önce görevini tamamlayarak Washington'dan ayrılan Büyükelçi Namık Tan, Ankara'daki Amerikan Büyükelçisi Francis Ricciardone, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Avrupa Birliği'nin dış politika yetkilisi Catherine Ashton, AB Başkanı Herman Van Rompuy ve birçok AB ve uluslararası örgüt yetkilisine birer kopyası gönderilen mektupta, Başbakan Erdoğan'a "Serbest bilgi akışını engelleyen tüm önlem ve yasaların geri alınması" çağrısı yapılıyor. Mektupta ayrıca, YouTube yasağının kaldırılması ve gelecekte sosyal medyayı hedef alan tüm girişimlerin önlenmesi; işini yaptıkları için gazeteciler hakkında hukuki işlem yapılması, gözaltı ve tacizlere son verilmesi, basını hedef alan saldırgan söylemlerin derhal durması; hükümetin basın karşıtı tutumunu reformdan geçirecek hukuki değişikliklere gitme çağrısı da yapılıyor. Hrant Dink cinayetini de hatırlatan mektupta, gazeteci katillerinin bulunması, işini yaptıkları için hapsedilen gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı da var.
--spoiler--
--spoiler--
Erdoğan'a ağır eleştiri: Geri adım at
Merkezi New York'ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi, Başbakan Erdoğan'a yazdığı açık mektupta, Türk hükümetini bağımsız medyayı kısıtlayıcı adımlar atmakla suçluyor ve geri adım atma çağrısında bulunuyor.
Yolsuzluk iddiaları ve gizli görüşmelerin sosyal medya aracılığıyla kamuoyuna sızdırılmasının ardından hükümetin bu iddiaları duyuran medya organları ya da gazetecileri hedef aldığını bildiren CPJ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yazdığı açık mektupta bu konudaki kaygılara yer veriyor.
Amerika'nın Sesi'nin haberine göre, "Yakın geçmişe kadar Türkiye, özgürlük, demokrasi ve hoşgörü arayışındaki bölge için bir model olarak anılıyordu" denilen mektupta Türkiye'nin artık gerçek demokrasiyi tanımlayan ilke ve uygulamalardan uzaklaşmasından dolayı eleştiri aldığına dikkat çekildi.
Türk basının zaten ağır baskı altında olduğunu belirten CPJ, Türkiye'de internetin bilgi paylaşımı amacıyla hayati bir araç haline geldiğini savundu. Son dönemde hükümet yetkililerinin gizli konuşmalarının internette yayınlandığını hatırlatan örgüt, yolsuzluk iddiaları ve gizli verilerin sızdırılmasının her devletin sorunu olduğunu belirtti, bu bilgileri yayınlayan medya organları ve haberleri izleyen gazetecilerin cezalandırılmasının ne demokrasiye, ne de ulusal güvenliğe hizmet ettiğini savundu. CPJ buna örnek olarak Twitter ve YouTube'un erişime yasaklanması, yeni internet yasasının çıkarılması ve hükümetin Facebook'u kapatma tehdidinde bulunmasını gösterdi.
"REFORM SÜRECiNDEN KESKiN DÖNÜŞ"
Gazetecilerin hapsedilmesini, protesto eylemlerini izleyen gazetecilere kaba kuvvetle müdahale edilmesini ve muhalif görüşlü gazetecilerin işlerinden çıkarılmasını "Türk demokrasinin gerilemesi ve reform sürecinden keskin dönüş" diye niteleyen CPJ, Başbakan Erdoğan'ın attığı adımların Türkiye'nin otoriter bir çizgide ilerlediği yönündeki uluslararası görüşleri haklı çıkardığını, Türkiye'nin prestijini, siyasi hedeflerini, ekonomik çıkarları ve uluslararası ortaklıklarını tehlikeye attığını savundu.
Türk hükümetinin attığı adımların Avrupa insan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa insan Hakları Mahkemesi kararlarını çiğnediğini kaydeden Gazetecileri Koruma Komitesi, Türk yetkililerle yaptıkları çok sayıda görüşmede, uluslararası basın özgürlüğü standartlarına uyulacağı yönünde sözler verilmesine rağmen basına yönelik ihlallerin son aylarda arttığını, Türkiye'de basın-yayın ortamının gittikçe baskı altına girdiğini savundu.
CPJ Başkanı Joel Simon'un kaleme aldığı mektup, Türkiye'de geçen ay hapisteki çok sayıda gazetecinin serbest bırakılmasını ileri yönde atılmış olumlu bir adım olarak nitelemekle birlikte, yanlış yönde atılan adımları dengelemediğinin altını çiziyor.
"SERBEST BiLGi AKIŞINI ENGELLEYEN TÜM ÖNLEM VE YASALARIN GERi ALINMALI"
Bir süre önce görevini tamamlayarak Washington'dan ayrılan Büyükelçi Namık Tan, Ankara'daki Amerikan Büyükelçisi Francis Ricciardone, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Avrupa Birliği'nin dış politika yetkilisi Catherine Ashton, AB Başkanı Herman Van Rompuy ve birçok AB ve uluslararası örgüt yetkilisine birer kopyası gönderilen mektupta, Başbakan Erdoğan'a "Serbest bilgi akışını engelleyen tüm önlem ve yasaların geri alınması" çağrısı yapılıyor. Mektupta ayrıca, YouTube yasağının kaldırılması ve gelecekte sosyal medyayı hedef alan tüm girişimlerin önlenmesi; işini yaptıkları için gazeteciler hakkında hukuki işlem yapılması, gözaltı ve tacizlere son verilmesi, basını hedef alan saldırgan söylemlerin derhal durması; hükümetin basın karşıtı tutumunu reformdan geçirecek hukuki değişikliklere gitme çağrısı da yapılıyor. Hrant Dink cinayetini de hatırlatan mektupta, gazeteci katillerinin bulunması, işini yaptıkları için hapsedilen gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı da var.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar