bugün
- teslimiyet3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- asrın soygunu4
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- bu ne soğuk amk5
- 22 eylül istanbul gecesi2
- botswana2
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- true nickli yazar18
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- gocusuz bir sözlük5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlükte kavga olacak hissi3
- krt tv4
- kendinden bile sakladığın şey5
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- ecevit döneminin kepazeliği5
- et döner dürüm9
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- çorap kokusu2
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- şanlıurfa2
- gocu'nun çaylak olması3
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- manisada okul saldırısı17
- silinen entry2
- evlilik4
- sarı poşet kudurtması13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- varlık sebebimiz3
- aşk4
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- evliliği ayakta tutan güçler13
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- fırtına sonrası sessizlik2
- apocalypse tank3
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- ziyafet denince aklına sadece lahmacun gelen kıro2
Erkeklerde Cinsel Doyumsuzluk/hiperseksüalite...
"Kendimi seks yapmaktan alamıyorum. Günün her saati aklımda cinsel fantezilerle bir kadını düşlüyorum. Büyük bir sıkıntı içindeyim. Cinsellikten başka bir şey düşünemiyorum. Artık işlerimi de aksatmaya başladım, arkadaşlık ilişkilerim zarar gördü ve yaptığından suçluluk duymaya başladım. Sabah başka, öğlen başka bir kadınla beraber oluyorum, sonra da akşam evime gidip eşimle birlikte oluyorum. Toplumda çok zor durumlarda kalıyorum, insanların içimdeki bu arzuları fark ettiğini düşünüp kimsenin yüzüne bakamıyorum, bunu saklayamıyorum. Ailemle veya dostlarımla vakit geçirmek yerine hangi kadınla birlikte olsam düşüncesinden kendimi kurtaramıyorum."
bu sorunu olanlar üzerindeki kapsamlı araştırmalarda; Kadından kadına koşan, sürekli sevgili değiştiren erkeklerin yani moda deyimle playboyların, gerçekte, kökleri çocukluğa kadar inen büyük sorunları olduğunu göstermiştir.
Bu tür erkekler çok sayıda kadınla cinsel ilişki kurarak cinsel güçlerinin çok fazla olduğunu kanıtlamaya çalışırlar.
Böylece zafer kazanmış gibi görünürler ve bu yolla altta yatan aşağılık duygularını saklamaya çalışırlar.
Yalnızlık, öfke, kendine karşı duyulan nefret gibi duygularla yüzleşmek yerine bunlardan kaçan playboylar seks ve aşkı aradıklarını söyleseler de aslında seksi ve aşkı zamanlarını öldürecek birer nesne haline getirerek kendi yaşamlarını ihmal etmektedirler.
Ne gariptir ki psikiyatristler de playboyların içinde, bilinçdışı homoseksüel eğilimlere karşı savunma olarak gelişen bir kompulsiyon yani zorlantı olduğu kabul ederler.
Bir başka çelişki de cinsel yönden doyumsuz erkeklere gelişmekte olan ülkelerde ve daha çok alt kültürde rastlanıyor olmasıdır.
Çünkü gelişmekte olan ülkelerde ve alt kültürlerde iş dışında kişinin zevk alınacağı imkanlar yoktur ve bu yüzünden cinsellik çok abartılı algılanır.
Hiperseksüalite, her sosyo ekonomik düzeyde, her gelir grubundaki insanlarda görülebiliyor olsa da, Dr.Kraft Edbing cinsel duyguları fazla olan kadınlara sosyoekonomik yönden iyi olanlar arasında rastladığını, cinsel duyguları fazla olan erkeklerde ise sosyoekonomik yönden kötü olanlar arasında rastlandığını söyler. Yani bu durumda ülkemizdeki playboyların samimi olmadıkları da ortadadır.
Hiperseksüalite terimi ilk olarak John F.Kennedynin "dört saat seks yapmadan duramam" sözüyle gündeme geldi.
O dönemde böyle bir hastalık bilinmediği için ancak yıllar sonra tanısı konabildi. Kennedy hiperseksüel bir erkekti.
Kardeşi Edward Kennedynin seks bağımlılığı ise sevgilisiyle kaza yapınca ortaya çıkmış ve siyasi hayatı sona ermişti.
Dünyada birçok erkek için hiperseksüellik övünç duyulacak bir durumdur.
Bu sayede bir çok kadın ile birlikte olurlar ve iktidarın kendilerinde olduğunu düşünerek tatmin olurlar.
Fakat artk günümüzde normalin dışı bir durum olarak kabul edilen hiperseksüalite psikolojik bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.
Peki nereye kadar çapkınlık? nereden sonrası hastalık olarak kabul edilmelidir?
Uzmanlara göre bu sınır, yani hiperseksüalite sınırı, altı aydan uzun bir süre tek eşli ilişkiye dayanamamadır.
Erkeklerde görülürse adına "satiriasis", kadınlarda görülürse adına "nemfomani" denmektedir.
satiriasis; doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlüğüdür.
Cinsel duygu ve isteklerin kişiyi köleleştirmesidir.
Argoda ise "azgınlık" olarak tanımlanır.
Tek bir eşle yetinemeyen, normalin üzerinde cinsel ilişki kuran ve seçici olamayan bu erkekler genellikle sürekli bir ilişkiye sahip değildir.
Farklı eşlerle yineleyici cinsel etkinliklere girme dürtüsünü yenemedikleri için bu hastalık bir çeşit bağımlılıktır.
Erkeğin cinsellikle ilgili düşünceleri sürekli beyinde bulundurduğu ve cinsellikten başka hiçbir şeyle ödüllendirilmeyeceği mesajlarının verildiği bir hastalıktır.
Hiperseksüel erkek kendi sosyal konumuna, saygınlığına, bulunduğu ortama uygun olmayan cinsel ilişkilere sık girer ve hayatı boyunca beraber olmayacağı insanlarla birtakım cinsel ilişkiler yaşar ve zamanla bundan suçluluk duymaya başlar.
Ve seks bağımlılığı kişiyi intihar düşüncelerine kadar götürünce bir hekime başvurur.
Kişi seks bağımlılığını genellikle aradan geçen 6-7 yıl sonra anlıyor ve hayatını kötü etkilemeye başladığı için tedavi olmaya razı oluyor.
Seks bağımlılığı alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi kişinin itibarını, prestijini yok eder. Uzmanlarca ülkemizde hekime başvuran her yüz erkek hastadan en az üçünde görüldüğü ifade edilmektedir.
*
"Kendimi seks yapmaktan alamıyorum. Günün her saati aklımda cinsel fantezilerle bir kadını düşlüyorum. Büyük bir sıkıntı içindeyim. Cinsellikten başka bir şey düşünemiyorum. Artık işlerimi de aksatmaya başladım, arkadaşlık ilişkilerim zarar gördü ve yaptığından suçluluk duymaya başladım. Sabah başka, öğlen başka bir kadınla beraber oluyorum, sonra da akşam evime gidip eşimle birlikte oluyorum. Toplumda çok zor durumlarda kalıyorum, insanların içimdeki bu arzuları fark ettiğini düşünüp kimsenin yüzüne bakamıyorum, bunu saklayamıyorum. Ailemle veya dostlarımla vakit geçirmek yerine hangi kadınla birlikte olsam düşüncesinden kendimi kurtaramıyorum."
bu sorunu olanlar üzerindeki kapsamlı araştırmalarda; Kadından kadına koşan, sürekli sevgili değiştiren erkeklerin yani moda deyimle playboyların, gerçekte, kökleri çocukluğa kadar inen büyük sorunları olduğunu göstermiştir.
Bu tür erkekler çok sayıda kadınla cinsel ilişki kurarak cinsel güçlerinin çok fazla olduğunu kanıtlamaya çalışırlar.
Böylece zafer kazanmış gibi görünürler ve bu yolla altta yatan aşağılık duygularını saklamaya çalışırlar.
Yalnızlık, öfke, kendine karşı duyulan nefret gibi duygularla yüzleşmek yerine bunlardan kaçan playboylar seks ve aşkı aradıklarını söyleseler de aslında seksi ve aşkı zamanlarını öldürecek birer nesne haline getirerek kendi yaşamlarını ihmal etmektedirler.
Ne gariptir ki psikiyatristler de playboyların içinde, bilinçdışı homoseksüel eğilimlere karşı savunma olarak gelişen bir kompulsiyon yani zorlantı olduğu kabul ederler.
Bir başka çelişki de cinsel yönden doyumsuz erkeklere gelişmekte olan ülkelerde ve daha çok alt kültürde rastlanıyor olmasıdır.
Çünkü gelişmekte olan ülkelerde ve alt kültürlerde iş dışında kişinin zevk alınacağı imkanlar yoktur ve bu yüzünden cinsellik çok abartılı algılanır.
Hiperseksüalite, her sosyo ekonomik düzeyde, her gelir grubundaki insanlarda görülebiliyor olsa da, Dr.Kraft Edbing cinsel duyguları fazla olan kadınlara sosyoekonomik yönden iyi olanlar arasında rastladığını, cinsel duyguları fazla olan erkeklerde ise sosyoekonomik yönden kötü olanlar arasında rastlandığını söyler. Yani bu durumda ülkemizdeki playboyların samimi olmadıkları da ortadadır.
Hiperseksüalite terimi ilk olarak John F.Kennedynin "dört saat seks yapmadan duramam" sözüyle gündeme geldi.
O dönemde böyle bir hastalık bilinmediği için ancak yıllar sonra tanısı konabildi. Kennedy hiperseksüel bir erkekti.
Kardeşi Edward Kennedynin seks bağımlılığı ise sevgilisiyle kaza yapınca ortaya çıkmış ve siyasi hayatı sona ermişti.
Dünyada birçok erkek için hiperseksüellik övünç duyulacak bir durumdur.
Bu sayede bir çok kadın ile birlikte olurlar ve iktidarın kendilerinde olduğunu düşünerek tatmin olurlar.
Fakat artk günümüzde normalin dışı bir durum olarak kabul edilen hiperseksüalite psikolojik bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.
Peki nereye kadar çapkınlık? nereden sonrası hastalık olarak kabul edilmelidir?
Uzmanlara göre bu sınır, yani hiperseksüalite sınırı, altı aydan uzun bir süre tek eşli ilişkiye dayanamamadır.
Erkeklerde görülürse adına "satiriasis", kadınlarda görülürse adına "nemfomani" denmektedir.
satiriasis; doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlüğüdür.
Cinsel duygu ve isteklerin kişiyi köleleştirmesidir.
Argoda ise "azgınlık" olarak tanımlanır.
Tek bir eşle yetinemeyen, normalin üzerinde cinsel ilişki kuran ve seçici olamayan bu erkekler genellikle sürekli bir ilişkiye sahip değildir.
Farklı eşlerle yineleyici cinsel etkinliklere girme dürtüsünü yenemedikleri için bu hastalık bir çeşit bağımlılıktır.
Erkeğin cinsellikle ilgili düşünceleri sürekli beyinde bulundurduğu ve cinsellikten başka hiçbir şeyle ödüllendirilmeyeceği mesajlarının verildiği bir hastalıktır.
Hiperseksüel erkek kendi sosyal konumuna, saygınlığına, bulunduğu ortama uygun olmayan cinsel ilişkilere sık girer ve hayatı boyunca beraber olmayacağı insanlarla birtakım cinsel ilişkiler yaşar ve zamanla bundan suçluluk duymaya başlar.
Ve seks bağımlılığı kişiyi intihar düşüncelerine kadar götürünce bir hekime başvurur.
Kişi seks bağımlılığını genellikle aradan geçen 6-7 yıl sonra anlıyor ve hayatını kötü etkilemeye başladığı için tedavi olmaya razı oluyor.
Seks bağımlılığı alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi kişinin itibarını, prestijini yok eder. Uzmanlarca ülkemizde hekime başvuran her yüz erkek hastadan en az üçünde görüldüğü ifade edilmektedir.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar