bugün
- hikayeyi devam ettir55
- enteresan neden kavga yok7
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- üç harflilerden korkmak5
- çekirge5
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- 28 temmuz 2026 depremi5
- 5 yıl sonra2
- mezoterapi10
- tai lung25
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak12
- arkadaşlar bakar mısınız28
- adalarda bisiklet sürmek4
- arkadaşlar iyi geceler2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sözlük yazarlarının saatleri9
- nesrin doğan doğanlar çelik dövme2
- türklerin islama göre yaşamaması5
- evreşe yollarını dar olmaması4
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- kürk giyen erkek6
- devlet aklı2
- kavganın kazananı yoktur5
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- pilot bir erkekle sevgili olmak10
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir2
- sigara 1000 tl olsa bile içerim3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- house of the dragon3
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- tbmm'nin çalışma takvimini uzatması2
- uysaljakoben17
- sedef adası3
- zaman baba10
- traş olamamak3
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- sokakta kavga teknikleri13
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- nickten isim tahmini yapmak72
- bisiklete velespit diyen insan2
- bu suyun esansı eksik ağam2
- birayla patates kızartması2
- esaslı bira2
- köy evinde sex yapmak4
- özür dileyip kusura bakma diyen insan3
- ilk buluşma2
- ikea2
- vakıf üniversiteleri2
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize5
- .. genç Bayan Zwida, deniz kabukları topluyor ve bunların resimlerini yapıyor; benim de yıllar önce yetişme çağımda güzel bir deniz kabuğu koleksiyonum vardı ama daha sonra hiç ilgilenmedim ve sınıflandırma, biçim bilgisi, değişik türlerin coğrafi dağılımı gibi bilgilerin tümünü unuttum; Bayan Zwida ile konuşursak söz kaçınılmaz bir biçimde deniz kabuklarına gelecekti ve ben o zaman nasıl bir tutum içine gireceğime karar veremiyordum: bu konuda kesinlikle cahilmiş numarası mı yapacaktım yoksa uzak geçmişte ve belirsizlik içerisinde yitip gitmiş bir deneyimden mi söz edecektim; bu deniz kabukları konusu, sonuçlandırılmayan ve yarı yarıya silinen şeylerden oluşan hayatımı yeniden gözden geçirmeme neden oluyordu, işte beni kaçmaya yönelten huzursuzluğum da bundan kaynaklanıyordu.
Buna ek olarak kızın deniz kabuklarını çizmesinde, dünyanın da ulaşabileceği, bu nedenle ulaşması gereken bir kusursuzluk arayışı içinde olması var; ben ise bir süredir bunun tam tersine kusursuzluğun ayrıntısal ve rastlantısal olarak üretildiğine, bu nedenle ilgi görmeyi hak etmediğine, nesnelerin gerçek doğasının yalnızca çöküntü durumunda ortaya çıktığına inanır oldum; Bayan Zwidaya yaklaştığımda onun resimlerine ilişkin birkaç yorum yapmam -görebildiğim kadarıyla son derece zarif çizim yapıyor- ve bu nedenle aslında ilk anda reddettiğim ahlaki ve estetik ülküye uygunluğunu dile getirmem gerekecek ya da ilk ağızda onu yaralamayı göze alarak duygularımı ortaya koyacağım. -
çünkü, Calvino, insanlarla konuşmak gerçekte de bu kadar zor.
ve bütün poetika bir yana Calvino, "i think i made you up inside my head". deliliğimden yüz bulup kalbimdeki tahribe bir suret uydursaydım, başka kim olabilirdi?
birileri seni bulmuş, birileri adını söylemiş, birileri okumuş seni ve sen aslında deliliği; bir oyun gibi, insanlığın kibri için sadeleştirmişsin de kimse, neye katıldığının farkına bile varmamış -zira insanlık bunun için fazla gururlu, fazla aptal!- ama herkesin aklına yatırmış, içimize sindirmişsin.
şişt, onlar daha deliliğin tanımını, kelimelerin yerini değiştirerek söylediğimizde yine de ayırt edemiyorlar. ama madem ki ilacı var - tanımını kim ne yapsın? benimki de laf.
ama kalsın böyle.
"böyle seviyorum."
(bkz: bir kış gecesi eğer bir yolcu)
Buna ek olarak kızın deniz kabuklarını çizmesinde, dünyanın da ulaşabileceği, bu nedenle ulaşması gereken bir kusursuzluk arayışı içinde olması var; ben ise bir süredir bunun tam tersine kusursuzluğun ayrıntısal ve rastlantısal olarak üretildiğine, bu nedenle ilgi görmeyi hak etmediğine, nesnelerin gerçek doğasının yalnızca çöküntü durumunda ortaya çıktığına inanır oldum; Bayan Zwidaya yaklaştığımda onun resimlerine ilişkin birkaç yorum yapmam -görebildiğim kadarıyla son derece zarif çizim yapıyor- ve bu nedenle aslında ilk anda reddettiğim ahlaki ve estetik ülküye uygunluğunu dile getirmem gerekecek ya da ilk ağızda onu yaralamayı göze alarak duygularımı ortaya koyacağım. -
çünkü, Calvino, insanlarla konuşmak gerçekte de bu kadar zor.
ve bütün poetika bir yana Calvino, "i think i made you up inside my head". deliliğimden yüz bulup kalbimdeki tahribe bir suret uydursaydım, başka kim olabilirdi?
birileri seni bulmuş, birileri adını söylemiş, birileri okumuş seni ve sen aslında deliliği; bir oyun gibi, insanlığın kibri için sadeleştirmişsin de kimse, neye katıldığının farkına bile varmamış -zira insanlık bunun için fazla gururlu, fazla aptal!- ama herkesin aklına yatırmış, içimize sindirmişsin.
şişt, onlar daha deliliğin tanımını, kelimelerin yerini değiştirerek söylediğimizde yine de ayırt edemiyorlar. ama madem ki ilacı var - tanımını kim ne yapsın? benimki de laf.
ama kalsın böyle.
"böyle seviyorum."
(bkz: bir kış gecesi eğer bir yolcu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar