bugün
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat11
- nasıl birisiniz6
- ok mesajına cevap veren erkek8
- napıyorsunuz9
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- sözlük gıybeti13
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz4
- hangi tatlısınız10
- gunluklerim aylik olmus11
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz3
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- geceye bir tespit bırak5
- adana osmaniye depremleri ve uzman uyarısı3
- 5 ekim 20262
- arkadaşlar naber ya8
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- futbol19
- uefa uluslar ligi13
- 4 ekim 2026 hollanda sırbistan maçı4
- anın görüntüsü21
- yazarların kötü alışkanlıkları4
- fatma betül sayan kaya44
- the merich7
- şiiri ayak kokan kadın2
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- odysseus2
- fransa5
- arkadaşlar ben sapık mıyım3
- akp seçmeni16
- yazarların güncel flört listesi7
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- sözlük yazarlarının istediği çocuk sayısı3
- mesajlaşırken btw yazmak9
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- yıllar önce girdiğiniz entrynin oylanması4
- bir vuruş kaç kuruş diye mesaj atan sözlük kızı2
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz8
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- toksik insan4
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- hobi olarak seks yapmak5
- eşkıya dünyaya hükümdar olmaz4
- arkadaşlar ben neden sallanmadım7
- pazartesi5
- ismet gürbüz spam yapma yeter2
- göz teması kuramama9
- sevilen kızın zorul zorul osurması5
- sigara yasağı2
- diamond temanın çocuğu3
- 4 ekim 2026 portekiz norveç maçı2
(bkz: jorge lois borges) güzel bir konu açmış.
belki verdiğim örnek sığ olmuştur.
anlatmak istediğimi biraz daha açayım.
dinimizin kadınlarda kapanmayı emredip emretmediği farklı bir tartışmanın konusu.
bu konuda argümanlar ortaya konularak bilgilendirici / yönlendirici olunabilir (devlet olarak).
ancak bu konuda "zorlayıcı" olunamaz / olunmamalı.
bugün amerika'da elektriğe bile inanmayan şeytan işi olarak gören tarikatlar var.
kendi inançları doğrultusunda (başkasının özgürlüklerine müdahale etmedikleri sürece) yaşamlarını sürdürüyorlar.
şahsen istanbul'da bile klasik el kaide tipinde (uzun biçimsiz sakal, şalvarımsı pantolon, yakasız gömlek vs.) adamlar ya da kara çarşaflı kadınlar gördüğümde yakıştırmıyorum. ama devletin de "2014 türkiye'sinde böyle mi dolaşılır?" deyip bu adamların sakalını zorla tıraş ettireceği bir uygulamaya karşıyım! devlet ne kadar yanlış bulursa bulsun kitleler inandıkları, gördükleri, bildikleri gibi yaşıyorlarsa bunlara hakim otoritenin düşüncesi dikte ettirilmemeli!
bugün nasıl devletin başı kadınların nasıl yaşayacağına, nerde kalacağına, kaç çocuk doğuracağına, bu çocukları nasıl doğuracağına, sosyal medyaya karışınca eleştiriyorsam yarın bir gün farklı bir iktidar kendisine zıt görüşteki bir grubun özgürlüğüne karıştığında da eleştirmeliyim. bugün nasıl bir iktidar eşimin/kardeşimin/arkadaşımın vs. başını zorla kapatmak isterse karşı durursam yarın başka bir iktidar çevremdeki kapalı kadınların başını zorla açmak isterse karşı dururum. yoksa kendim ile ters düşerim. omurgalı bir duruş sergilemiş olmam!
tarikatların hedef aldığı kitle genelde yoksul ailelerin çocukları. bunların bir kısmı okumak için, bir kısmı okurken barınacak yer bulmak için, bir kısmı burs vs. olanakları, bir kısmı sosyal bir gruba ait olup yalnız hissetmemek için, bir kısmı ailesinin yönlendirmesi/zorlaması ile dini bütün/ahlaklı bir birey olması için vs. sebeplerle tarikatlara/cemaatlere katılıyorlar. biraz daha ileri yaşlarda olanlar makam/mevki, ticarette avantaj (yeni pazarlara açılma) gibi daha faydacı sebeplerle katılıyorlar.
kendi iradesi ile bir gruba üye olanlar haricinde üye olmaya zorlananlar / mecbur kalanlar var.
sen devlet olarak ilçelere yurt yapmaz bu insanları belirli kesimlerin yurtlarında kalmaya mecbur bırakırsan sonra bundan yakınmaya hakkın olmaz! devletin yapması gereken "sosyal devlet" olmaktır. üniversite kapasitesi kadar yurt yapmak, okuyacak öğrencilere burs/uzun vadeli kredi imkanı sağlamak. eğitimde fırsat eşitliği sağlamak, devlet okullarını dersanelere gitmeye gerek kalmayacak şekilde kaliteli hale getirmek vs.
birey en azından 18 yaşına gelene kadar özgür düşünmeli. sonrasında kendi iradesi ile katılmak isteyeceği bir grup var ise katılmalı.
tarikatler/ cemaatler belirli bir yaştan sonra katılımın az olduğunu, katılanların şekillendirilmesinin daha zor olduğunu bildiklerinin küçük yaştaki kişileri ana hedef olarak seçerler.
konuyu dağıttım ama diyeceğim şudur ki devlet 18 yaşına kadar bireyi kanatlarının altına almalı, kurda kuşa yem etmemeli, yönlendirici olmalı. ancak reşit bireyin özgürlüklerine karışmamalı.
belki verdiğim örnek sığ olmuştur.
anlatmak istediğimi biraz daha açayım.
dinimizin kadınlarda kapanmayı emredip emretmediği farklı bir tartışmanın konusu.
bu konuda argümanlar ortaya konularak bilgilendirici / yönlendirici olunabilir (devlet olarak).
ancak bu konuda "zorlayıcı" olunamaz / olunmamalı.
bugün amerika'da elektriğe bile inanmayan şeytan işi olarak gören tarikatlar var.
kendi inançları doğrultusunda (başkasının özgürlüklerine müdahale etmedikleri sürece) yaşamlarını sürdürüyorlar.
şahsen istanbul'da bile klasik el kaide tipinde (uzun biçimsiz sakal, şalvarımsı pantolon, yakasız gömlek vs.) adamlar ya da kara çarşaflı kadınlar gördüğümde yakıştırmıyorum. ama devletin de "2014 türkiye'sinde böyle mi dolaşılır?" deyip bu adamların sakalını zorla tıraş ettireceği bir uygulamaya karşıyım! devlet ne kadar yanlış bulursa bulsun kitleler inandıkları, gördükleri, bildikleri gibi yaşıyorlarsa bunlara hakim otoritenin düşüncesi dikte ettirilmemeli!
bugün nasıl devletin başı kadınların nasıl yaşayacağına, nerde kalacağına, kaç çocuk doğuracağına, bu çocukları nasıl doğuracağına, sosyal medyaya karışınca eleştiriyorsam yarın bir gün farklı bir iktidar kendisine zıt görüşteki bir grubun özgürlüğüne karıştığında da eleştirmeliyim. bugün nasıl bir iktidar eşimin/kardeşimin/arkadaşımın vs. başını zorla kapatmak isterse karşı durursam yarın başka bir iktidar çevremdeki kapalı kadınların başını zorla açmak isterse karşı dururum. yoksa kendim ile ters düşerim. omurgalı bir duruş sergilemiş olmam!
tarikatların hedef aldığı kitle genelde yoksul ailelerin çocukları. bunların bir kısmı okumak için, bir kısmı okurken barınacak yer bulmak için, bir kısmı burs vs. olanakları, bir kısmı sosyal bir gruba ait olup yalnız hissetmemek için, bir kısmı ailesinin yönlendirmesi/zorlaması ile dini bütün/ahlaklı bir birey olması için vs. sebeplerle tarikatlara/cemaatlere katılıyorlar. biraz daha ileri yaşlarda olanlar makam/mevki, ticarette avantaj (yeni pazarlara açılma) gibi daha faydacı sebeplerle katılıyorlar.
kendi iradesi ile bir gruba üye olanlar haricinde üye olmaya zorlananlar / mecbur kalanlar var.
sen devlet olarak ilçelere yurt yapmaz bu insanları belirli kesimlerin yurtlarında kalmaya mecbur bırakırsan sonra bundan yakınmaya hakkın olmaz! devletin yapması gereken "sosyal devlet" olmaktır. üniversite kapasitesi kadar yurt yapmak, okuyacak öğrencilere burs/uzun vadeli kredi imkanı sağlamak. eğitimde fırsat eşitliği sağlamak, devlet okullarını dersanelere gitmeye gerek kalmayacak şekilde kaliteli hale getirmek vs.
birey en azından 18 yaşına gelene kadar özgür düşünmeli. sonrasında kendi iradesi ile katılmak isteyeceği bir grup var ise katılmalı.
tarikatler/ cemaatler belirli bir yaştan sonra katılımın az olduğunu, katılanların şekillendirilmesinin daha zor olduğunu bildiklerinin küçük yaştaki kişileri ana hedef olarak seçerler.
konuyu dağıttım ama diyeceğim şudur ki devlet 18 yaşına kadar bireyi kanatlarının altına almalı, kurda kuşa yem etmemeli, yönlendirici olmalı. ancak reşit bireyin özgürlüklerine karışmamalı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar