burabay

Efsaneye göre dünya yaratıldığı zaman; insanların bir kısmına büyük nehirlerle çevrili bereketli toprak parçaları ya da güzel dağlar ve mavi göller bahşedilirken Kazaklar, kendilerini kuru bir bozkır alanda bulmuş. Bu duruma gücenen Kazak insanları, Yaratıcı'ya kendilerine de doğal güzelliklerden bahşetmesi için dua etmeye başlamış. Bu duaya karşılık veren Yaratıcı; çeşit çeşit ağaçlarla bezenmiş dağları, kayaları, güzel ormanları, kristal berraklığında mavi suları, zümrüt yeşili çimenlerle ve rengarenk çiçeklerle kaplı geniş alanları Kazakistan'ın sınırsız bozkır alanlarından bir kısmına cömertçe serpiştirmiş. Böylece dünyanın en güzel bölgelerinden biri meydana gelmiş: Burabay.

Dağlarla çevrili bu fantastik bölge; Kazakistan'ın kuzeyinde, Astana ile Kokshetau şehirlerinin arasında yer alır. Kazaklar, bu bölgeyi deve şeklindeki dağlara atıfta bulunarak "Burabay" olarak adlandırırken küçük ağaçlara atıfta bulunan Ruslar, Borovoye olarak isimlendirmiş. Bölge aynı zamanda "Kazakistan'ın incisi" ya da "Kazak isviçre'si" olarak da betimleniyor. Burabay'daki dağların ve kayaların yüksekliği, ortalama 500 - 600 metre civarında olsa da bu ufak dağlar, Kazakistan'ın sınırsız bozkırlarıyla tam bir zıtlık içerisinde göze çarpıyor. Efsanevi dağların arasına serpiştirilmiş durgun göller, gizemli havayı arttırarak bölgeyi eşsiz bir tatil yeri haline getirmiş.

Burabay; kuzeyden Kokshetau Dağları (974 m), güneyden ise Burabay Dağları (690 m) ile kuşatılmış. Dağların her ikisi de Burabay'ın bütün doğal güzelliklerinin izlenebileceği, muhteşem panoramik manzaralar sunuyor. Ormanlarla kaplı dağların yanı sıra Okzhetpes, Zhumbaktas, Cow ve Knight gibi falezler ve kayalıklar; farklı şekilleriyle bölgenin güzelliğine güzellik katıyor.

Bu eşsiz bölge hakkında, özellikle isimleriyle dikkat çeken kayalıklar hakkında birçok efsaneler ve masallar anlatılır. Efsanelerden biri, Burabay'ın en çok turist çeken yerlerinden ikisini,Okzhetpes ve Zhumbaktas kayalarını konu alır. Efsaneye göre Kazak Kağanı Abylay Khan, Zhungar'larla savaşırken Kazaklara esir düşen prenses, Kazak askerlerinden birine aşık olur. Ancak prenses o kadar güzeldir ki diğer bütün askerler onunla evlenmek isterler. Ortalık karışınca prenses, bir çözüm önerisi getirmeye çalışır: Sonradan "okun ulaşamadığı" anlamına gelen Okzhetpes ismi verilen bir kaya seçer ve bu kayanın zirve noktasını okla vurabilen askerle evlenmeyi kabul edeceğini söyler. ilk denemede askerlerin hiç biri bunu başaramaz. ikinci denemede prensesin aşkı başarılı olsa da kıskançlığa kapılan diğer askerler onu öldürür. Evliliğe zorlanmak istemeyen prenses, Okzhetpes'in tepesinden kendini Burabay gölüne bırakır. Efsaneye göre prenses, Zhumbaktas kayasına dönüşür. Gizemli kaya anlamına gelen ve gölün ortasında yer alan bu kayaya farklı açılardan bakıldığında farklı şekillerin görülmesi kayayı daha da gizemli kılmaktadır. Bir taraftan bakıldığında saçları rüzgarda salınan genç ve güzel bir kızı andıran kayanın şekli, başka bir tarafan bakınca ise yaşlı bir kadına benzemektedir.

Gizemli kayaların dışında, kristal berraklığında mavi göller de, Burabay'ı görülmeye değer, eşsiz bir mekan haline getirmektedir. Bolshoye, Maloye Chebachye, Schuchye, Borovoye ve Malbalyk gölleri; en geniş ve en meşhur göller arasındadır. Gizemli Zhumbaktas'ın yatağı Blue Bay ise güzelliği ile büyülemektedir. Her biri 1 kilometrekareden büyük 14 göl ve diğer birçok küçük göllerin bulunduğu Ulusal Doğal Park "Burabay" 2002 yılında organize edilmiş.

Efsanelerle kuşatılmış bu bölge, her sezonda ayrı bir güzeldir. Yoğun hayatın akışından sıyrılıp dinlenmek ve rahatlamak isteyenler için her zaman en doğru seçimlerden birisidir. Ancak dağ yürüyüşü ve tırmanma aktiviteleri, maceraperestlere de güzel alternatifler sunmaktadır.
© copyright 2005 - 2026