bugün
- abd israil vs türkiye farkı17
- iltica28
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- affedersiniz ama kartoncu13
- cevheri güven7
- evde çiçek yetiştiren erkek14
- fatih te selde elektrik akımına kapılan çocuk4
- ana bacı yapan tip5
- game of thrones taki kerhaneci13
- dündar ziya gültekin4
- halk tv4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- ktç'nin kene ile savaşı6
- heybeli'ye sandalla gitmek6
- erdoğan ne istersem yapacaktır7
- queen ravenna hanım7
- sözlük erkeklerinin cin algısı6
- istanbul mahvoldu19
- 623 000 bin asker kaçağı3
- sözcü ve now tv de kapatılır mı2
- insanı alkolden soğutan kişiliksizler3
- israilde neden kayyumlar yok7
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı5
- en çok kullandığınız sosyal medyalar2
- yahudilerin yönettiği fonlar neden patlamıyor6
- ayrıldık36
- cehape belediyeciliği10
- başkanı hapise atıp belediye çalışmıyor demek10
- imamoğlu'nun ihanet sözleri4
- cimri insanların ortak özellikleri8
- aşk7
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi4
- amim parçalandı diyen kız8
- yağmur5
- bol bol su içiyoruz6
- yahudi google android le yahudileri eleştirmek3
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması10
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- gemerek şivesiyle sik kırığı demek3
- sel4
- fenerbahçeli yazarlar19
- mumya geri dönüyor4
- platon un mağara alegorisi6
- sevişirken beni tokatla diyen hatun10
- afedersin meriç2
- sigara9
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir10
- mel mel bakan 6ibson12
- istanbul17
- sözlük yazarlarının çayları2
apokaliptik geleceğe özgü, insanların yine azılı bir virüs tarafından yavaşça yok edilipte, birbirlerini ya da buldukları et parçalarını yiyen bir zombiye dönüşmeden de, nasıl duyuları olmadan yaşayabileceği üzerine yazılmış, çizilmiş, yönetilmiş, kurgulanmış mükemmel film.
arkadaşımın önerisiyle izledim filmi, ki o kadar da film gurusu diye geçinmeme rağmen filmden haberim olmamıştı açıkçası. ewan mcgregor ayrı, eva green ayrı dağladı yüreğimi.
--spoiler--
çoğunlukla malum çiftimizin gözünden gibi görünse de, onların tuttuğu aynada, hastanedeki insanlar, restorantta çalışanlar, araya giren siyahi kardeşlerimiz, uzakdoğulular; kısacası insan... acaba duyuları olmadan ne yapabilirdi diye düşündürmesi bile, insanın en büyük kayıplarının aslında duyularıyla bağlantılı olduğunu da gözler önüne serebiliyor. diğer taraftan da, işitme kaybına yenildikten sonra, körlük için kendilerini yavaş yavaş hazırlamaları da, içerisinde bulunduğu duruma alışma ve daha büyük felaketlere kendini hazırlama açısından, iyi düşünülmüş sahnelerdi. bir de şu var, kız arkadaşın olabilir, sevişebilirsin, tenin tenine değdiğinde, ya da dudaklarından dökülen sözler sana iletilemediğinde; - ki filmdeki sahnelerden çıkarım yapıyorum - , onu da geçtim en sevdiğin insanların, en sevdiğin yemeğin, en çok içtiğin içkinin, en sevdiğin kokunun, en sevdiğin resmin, en sevdiğin filmin; kısacası sevdiklerinin çekildiği fotoğrafın birer birer makaslanması. blindness ne kadar mükemmel bir film olursa olsun, yanında melodram dizisi gibi kalıyor zannımca. son sahnede ekran karardıktan sonra, bir sonraki durakta hangi duyumuzu ya da insani muhakeme yeteneğimizi yitirirdik diye düşündüm.
--spoiler--
bir de arkadaş tamamen filmin ana teması ile alakasız olarak, yine doğsam, kulak üstü kalemle, elimde tabağımın münasip yerlerini temizlediğim havlum ve, hazırladığım onlarca çocuğum olan o tabaklarla mutlu mes'ut olan bir şef olurdum herhalde.
arkadaşımın önerisiyle izledim filmi, ki o kadar da film gurusu diye geçinmeme rağmen filmden haberim olmamıştı açıkçası. ewan mcgregor ayrı, eva green ayrı dağladı yüreğimi.
--spoiler--
çoğunlukla malum çiftimizin gözünden gibi görünse de, onların tuttuğu aynada, hastanedeki insanlar, restorantta çalışanlar, araya giren siyahi kardeşlerimiz, uzakdoğulular; kısacası insan... acaba duyuları olmadan ne yapabilirdi diye düşündürmesi bile, insanın en büyük kayıplarının aslında duyularıyla bağlantılı olduğunu da gözler önüne serebiliyor. diğer taraftan da, işitme kaybına yenildikten sonra, körlük için kendilerini yavaş yavaş hazırlamaları da, içerisinde bulunduğu duruma alışma ve daha büyük felaketlere kendini hazırlama açısından, iyi düşünülmüş sahnelerdi. bir de şu var, kız arkadaşın olabilir, sevişebilirsin, tenin tenine değdiğinde, ya da dudaklarından dökülen sözler sana iletilemediğinde; - ki filmdeki sahnelerden çıkarım yapıyorum - , onu da geçtim en sevdiğin insanların, en sevdiğin yemeğin, en çok içtiğin içkinin, en sevdiğin kokunun, en sevdiğin resmin, en sevdiğin filmin; kısacası sevdiklerinin çekildiği fotoğrafın birer birer makaslanması. blindness ne kadar mükemmel bir film olursa olsun, yanında melodram dizisi gibi kalıyor zannımca. son sahnede ekran karardıktan sonra, bir sonraki durakta hangi duyumuzu ya da insani muhakeme yeteneğimizi yitirirdik diye düşündüm.
--spoiler--
bir de arkadaş tamamen filmin ana teması ile alakasız olarak, yine doğsam, kulak üstü kalemle, elimde tabağımın münasip yerlerini temizlediğim havlum ve, hazırladığım onlarca çocuğum olan o tabaklarla mutlu mes'ut olan bir şef olurdum herhalde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar