bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü10
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz14
- bdsm ci kadın yazar12
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- sözlük yazarlarının salataları15
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası5
- belinde don t stop dövmesi olan kız3
- sözlükteki 40 yaş üstü prostatlı kitle3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi19
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- türkiye nin en büyük sorunu13
- usualsuspects'in ayağı15
- soner çetin2
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- azerbaycan'a dost ülke diyen davar2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- yazarların hayattaki başarıları9
- birinci viyana kuşatması3
- fon vurgunu34
- kolye140
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar2
- 20 lik diş4
- çay içerken dinlenecek şarkılar3
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan2
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- geceye bir ilahi bırak2
- uzaylılar zamanı bükebilir mi4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- kara kobraları pek severim diyen kız3
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi8
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- çayın yanına yenilebilecek en güzel şey2
- iş çıkışı bara giden ingiliz karizması3
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası2
- tomurcuk cay2
- birazdan çay içecek olmam2
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı4
- günün sözü6
- akp'nin tüm servetinin yahudi bankalarında olması3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- aşırı şekilde ağır ve yavaş hareket eden insanlar3
- akşam vakti dolmuşda güneş gözlüğüyle oturan tip2
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak4
- sergen yalçın ın milli takımın başına geçmesi2
Güherçile barut üretiminde kullanılan bir madendir. Bazı rutubetli yerlerde yağmur yağdıktan sonra toprağın üzerinde meydana gelen Kalyum-nitrata verilen addır1085. Karabarutun bileşimini teşkil eden maddelerden en önemlisidir. Bu madde oksijene karşı son derece duyarlıdır. Bu nedenle dahil olduğu bileşimin yüksek gaz kütlesine dönüşümüne yol açar. Barut imalinde kullanılacak güherçilenin çok saf halde olması gereklidir.
Baruthâneye gelen güherçile, önce toprağın cinsine göre ayrılırdı. Daha sonra havuzda su ile yıkanarak topraktan ayrılırdı. Burada yıkanan güherçile eriyerek beyaz bir şerbet haline gelirdi. Elde edilen şerbet 18 derecede ısıtılarak, tabanı toprak veya geçirgen bir şekilde yapılmış taş döşemeli birinci havuza akıtılırdı. Güherçile ikinci bir yıkamadan sonra süzgeç havuzu denen ikinci havuza alınırdı. Bu havuzda kuvvetlendirilmiş şerbet tekrar 18 derecede kaynatılarak üçüncü havuza alınırdı. Üçüncü havuzda 3-4 saat bekleyen güherçile dibe çökerdi. Arta kalan su ise havuzun tabanından 3-4 parmak yukarıda bulunan tapaların açılması tahliye edilirdi. Buradan
dördüncü havuza alınan güherçile, dördüncü havuzdan tulumbalarla çekilerek bakır kazanlara aktarılırdı. Bakır kazanlarda 85-90 dereceye kadar ısıtılarak, tekrar tulumbalar yardımıyla, bu sefer ahşaptan yapılmış havuzlara alınırdı. Burada iki aşamalı bir işleme tabi tutulurdu. ilk alınan ahşap havuzda, güherçilenin çökeltilerek donması sağlanırdı. Ardından ikinci ahşap havuza aktarılarak güherçilenin sıcaklığı alınır ve süzdürülme işlemi tamamlanırdı. Burada 1-2 gün bekletilerek donması sağlanırdı. Kıvama gelmiş güherçile şerbeti fıçılara konurdu. Isısı 9-10 derece arasında tutulmak şartıyla, üzerine su boşaltılarak toz ve diğer parçacıklardan ayrıştırılırdı. Bu işlem suyun rengi berraklaşana kadar devam ederdi. Fıçılardan sonra demir kazanlara alınan güherçilenin
nemi uçurularak kurutulur ve kalıplara alınırdı. Kalıpların donmasından sonra özel hazırlanmış ambarlara istif edilirdi.
iptidai üretim tarzında ise güherçileli topraklar bir araya toplanır ve tahta sandıklara konularak sulandırılırdı. Şerbetlenen sular bir havuza süzülür, havuzda biriken sular üstüvane şeklindeki bir kazanda pekmez kaynatılır gibi kaynatılırdı. Meyaneye gelince şerbet sandıklarına dökülür ve orada soğumaya terk edilirdi. 24 saat beklenir, iyice soğuyunca donmuş bir beyaz toz tabakası meydana gelirdi. Bu tabaka suyun altına çökerdi. Suyun altına çöken maddenin toplanmasından güherçile elde edilirdi.
Güherçile Osmanlı Devletinde oldukça bol bulunan bir madendi. Özellikle, Mısır, Suriye, Irak, Orta Anadolu, Balkanların muhtelif yörelerinde güherçile bol miktarda bulunuyordu. Problem elde edilen güherçilenin baruthânelere teslimi esnasında ortaya çıkıyordu. Güherçile istanbula getirildikten sonra barut üretmek nazırlar için oldukça kolay bir işti.
Baruthâneye sağlanan güherçile işlenmiş ve ham olarak iki şekilde sağlanmaktaydı. Genellikle işlenerek baruthâneye gönderilmesi tercih edilmekteydi. Ancak bazı yıllarda ham olarak da güherçilenin satın alındığı görülmektedir. Güherçile baruthânede kurulan kazanlarda işlenerek barut yapımında kullanılacak hale getirilmekteydi. Meselâ 1142/1730 senesinde baruthânedeki güherçile kazanlarının bir kısmı eskidiğinden yenilenmesi gerekmiştir. Bu amaçla 200er vukıyyelik 3 tane büyük kazan ve 44er vukıyyelik 10 adet bakır küçük kazan yapılmış ve kullanılan bakır için 2.500 akçe, ustaların ücreti olarak 57.200 akçe olmak üzere toplam 59.700 akçe masraf yapılmıştır.
Baruthâneye gelen güherçile, önce toprağın cinsine göre ayrılırdı. Daha sonra havuzda su ile yıkanarak topraktan ayrılırdı. Burada yıkanan güherçile eriyerek beyaz bir şerbet haline gelirdi. Elde edilen şerbet 18 derecede ısıtılarak, tabanı toprak veya geçirgen bir şekilde yapılmış taş döşemeli birinci havuza akıtılırdı. Güherçile ikinci bir yıkamadan sonra süzgeç havuzu denen ikinci havuza alınırdı. Bu havuzda kuvvetlendirilmiş şerbet tekrar 18 derecede kaynatılarak üçüncü havuza alınırdı. Üçüncü havuzda 3-4 saat bekleyen güherçile dibe çökerdi. Arta kalan su ise havuzun tabanından 3-4 parmak yukarıda bulunan tapaların açılması tahliye edilirdi. Buradan
dördüncü havuza alınan güherçile, dördüncü havuzdan tulumbalarla çekilerek bakır kazanlara aktarılırdı. Bakır kazanlarda 85-90 dereceye kadar ısıtılarak, tekrar tulumbalar yardımıyla, bu sefer ahşaptan yapılmış havuzlara alınırdı. Burada iki aşamalı bir işleme tabi tutulurdu. ilk alınan ahşap havuzda, güherçilenin çökeltilerek donması sağlanırdı. Ardından ikinci ahşap havuza aktarılarak güherçilenin sıcaklığı alınır ve süzdürülme işlemi tamamlanırdı. Burada 1-2 gün bekletilerek donması sağlanırdı. Kıvama gelmiş güherçile şerbeti fıçılara konurdu. Isısı 9-10 derece arasında tutulmak şartıyla, üzerine su boşaltılarak toz ve diğer parçacıklardan ayrıştırılırdı. Bu işlem suyun rengi berraklaşana kadar devam ederdi. Fıçılardan sonra demir kazanlara alınan güherçilenin
nemi uçurularak kurutulur ve kalıplara alınırdı. Kalıpların donmasından sonra özel hazırlanmış ambarlara istif edilirdi.
iptidai üretim tarzında ise güherçileli topraklar bir araya toplanır ve tahta sandıklara konularak sulandırılırdı. Şerbetlenen sular bir havuza süzülür, havuzda biriken sular üstüvane şeklindeki bir kazanda pekmez kaynatılır gibi kaynatılırdı. Meyaneye gelince şerbet sandıklarına dökülür ve orada soğumaya terk edilirdi. 24 saat beklenir, iyice soğuyunca donmuş bir beyaz toz tabakası meydana gelirdi. Bu tabaka suyun altına çökerdi. Suyun altına çöken maddenin toplanmasından güherçile elde edilirdi.
Güherçile Osmanlı Devletinde oldukça bol bulunan bir madendi. Özellikle, Mısır, Suriye, Irak, Orta Anadolu, Balkanların muhtelif yörelerinde güherçile bol miktarda bulunuyordu. Problem elde edilen güherçilenin baruthânelere teslimi esnasında ortaya çıkıyordu. Güherçile istanbula getirildikten sonra barut üretmek nazırlar için oldukça kolay bir işti.
Baruthâneye sağlanan güherçile işlenmiş ve ham olarak iki şekilde sağlanmaktaydı. Genellikle işlenerek baruthâneye gönderilmesi tercih edilmekteydi. Ancak bazı yıllarda ham olarak da güherçilenin satın alındığı görülmektedir. Güherçile baruthânede kurulan kazanlarda işlenerek barut yapımında kullanılacak hale getirilmekteydi. Meselâ 1142/1730 senesinde baruthânedeki güherçile kazanlarının bir kısmı eskidiğinden yenilenmesi gerekmiştir. Bu amaçla 200er vukıyyelik 3 tane büyük kazan ve 44er vukıyyelik 10 adet bakır küçük kazan yapılmış ve kullanılan bakır için 2.500 akçe, ustaların ücreti olarak 57.200 akçe olmak üzere toplam 59.700 akçe masraf yapılmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar