bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- ölüm9
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur2
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- enayimiknatisii36
- dansöz izleme keyfi12
- aziz yıldırım12
- kumral erkek2
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- insan olmaya ceyrek kala26
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- hangi renksiniz17
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- yeğen4
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- ismail kartal9
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- saraca finch house2
- online listesinden manita beğenmek7
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- uzak durulası insan modelleri5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- gocu50
- tai lung42
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- öylesine bir şeyler yaz3
- geceye bir söz bırak8
- sözlükteki şer çetesi12
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- sözlükteki zorbalar12
- anın görüntüsü24
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- milan skriniar5
- ragnarın memeleri5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
bir önceki tbbm başkanı bülent arınç 'ın ''laiklik yeniden tanımlanmasıgereken bir kavramdır'' sözleri gündemi uzunca bir süre gündemi meşgul etti.
şüphesiz bülent arınç'ın geçmişteki çizgisi bu sözün gündeme oturmasındakien büyük etkendi.
şimdi gelin türkiye cumhuriyeti devleti'ndeki işleyişi analiz etmeye çalışalım.
anayasamıza göre türkiye cumhuriyeti, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir.nedir bu laiklik? önce ona bir göz atalım. genel tanım olarak din işlerinin devletişlerinden ayrlması, devletin dininin olmaması, devlet organlarının bütün dinlere,hatta inançsız vatandaşlarına eşit mesafede olmasıdır. evet sanırım bu kadarı laikliğin özünü anlatmaya yeter.
peki ülkemizde işleyiş böyle midir? hani klasik bir söylem var''efendim laik yapı değiştirilmek isteniyor.'' gerçekten yapı laik mi yoksa türkiye devleti'nin kendine özgü bir laiklik anlayışı mı var?
benim fikrim kesinlikle türkiye'nin zaten kendine özgü bir laiklik algılaması var. şöyle ki;hangi laik ülkede görülmüş din adamlarının devlet tarafından maaşlandırıldığı, hangi laikülkede görülmüş diyanet işleri başkanlığı gibi bir kurum, hangi laik ülkede görülmüş zorunlu din dersi. devlet bırakın bütün dinlere eşit olmayı islam dinindeki mezheplere bile eşit olamıyor.alevilere mum söndücüler deniyor, ibadetlerine gulu gulu dansı deniyor, ibadet ettikleri mekanacümbüş evi denerek dalga geçiliyor. ülkemizde ramazan ve kurban bayramları'nda resmi tatil ilan ediliyor.madem devlet yapısı laik hristiyan bir vatandaşımız da paskalya bayramı dolayısıyla resmi tatil istese haklıdır. imam hatip liseleri apayrı bir konu. din adamı yetiştiren okullar devlete bağlı ve bu devlet işlevsel anlamda bütün dinlere aynı mesafede...
diyanet işleri başkanlığı bizzat atatürk tarafından kurdurulmuştur. atatürk'ün laik yapıyı savunmadığını
mı iddia ediyorum? hayır... buradan şuraya varmak istiyorum. laiklik kavramı ülkemizin sosyal ve kültürel
dokusu göz önünde tutularak zaten esnetilmiştir. ama bu yapıdan bile rahatsız olan insanlar var. cuma günü
tatil olsun diyenler var. bu insanların kafalarındaki oluşum başka. başka bir düzenin özlemi içinde yanıp
tutuşuyorlar. beyinlerindeki bu ideolojik şehvet travmaları yüzünden islamcı bir histeri nöbetine tutuluyorlar.
tekrar ediyorum laikliğin cılkı çıkmış, yeterince esnemiş, sünmüş durumda yeniden tanımlanması gerekiyor
demek de ne oluyor? laikliğin s.kilecek anası mı kalmış? bu boktan laiklik bile rahatsız etmeye yetiyor ideolojik hastalıklara yakalanmış beyinleri.
ne diyelim allah sonumuzu hayır etsin...
şüphesiz bülent arınç'ın geçmişteki çizgisi bu sözün gündeme oturmasındakien büyük etkendi.
şimdi gelin türkiye cumhuriyeti devleti'ndeki işleyişi analiz etmeye çalışalım.
anayasamıza göre türkiye cumhuriyeti, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir.nedir bu laiklik? önce ona bir göz atalım. genel tanım olarak din işlerinin devletişlerinden ayrlması, devletin dininin olmaması, devlet organlarının bütün dinlere,hatta inançsız vatandaşlarına eşit mesafede olmasıdır. evet sanırım bu kadarı laikliğin özünü anlatmaya yeter.
peki ülkemizde işleyiş böyle midir? hani klasik bir söylem var''efendim laik yapı değiştirilmek isteniyor.'' gerçekten yapı laik mi yoksa türkiye devleti'nin kendine özgü bir laiklik anlayışı mı var?
benim fikrim kesinlikle türkiye'nin zaten kendine özgü bir laiklik algılaması var. şöyle ki;hangi laik ülkede görülmüş din adamlarının devlet tarafından maaşlandırıldığı, hangi laikülkede görülmüş diyanet işleri başkanlığı gibi bir kurum, hangi laik ülkede görülmüş zorunlu din dersi. devlet bırakın bütün dinlere eşit olmayı islam dinindeki mezheplere bile eşit olamıyor.alevilere mum söndücüler deniyor, ibadetlerine gulu gulu dansı deniyor, ibadet ettikleri mekanacümbüş evi denerek dalga geçiliyor. ülkemizde ramazan ve kurban bayramları'nda resmi tatil ilan ediliyor.madem devlet yapısı laik hristiyan bir vatandaşımız da paskalya bayramı dolayısıyla resmi tatil istese haklıdır. imam hatip liseleri apayrı bir konu. din adamı yetiştiren okullar devlete bağlı ve bu devlet işlevsel anlamda bütün dinlere aynı mesafede...
diyanet işleri başkanlığı bizzat atatürk tarafından kurdurulmuştur. atatürk'ün laik yapıyı savunmadığını
mı iddia ediyorum? hayır... buradan şuraya varmak istiyorum. laiklik kavramı ülkemizin sosyal ve kültürel
dokusu göz önünde tutularak zaten esnetilmiştir. ama bu yapıdan bile rahatsız olan insanlar var. cuma günü
tatil olsun diyenler var. bu insanların kafalarındaki oluşum başka. başka bir düzenin özlemi içinde yanıp
tutuşuyorlar. beyinlerindeki bu ideolojik şehvet travmaları yüzünden islamcı bir histeri nöbetine tutuluyorlar.
tekrar ediyorum laikliğin cılkı çıkmış, yeterince esnemiş, sünmüş durumda yeniden tanımlanması gerekiyor
demek de ne oluyor? laikliğin s.kilecek anası mı kalmış? bu boktan laiklik bile rahatsız etmeye yetiyor ideolojik hastalıklara yakalanmış beyinleri.
ne diyelim allah sonumuzu hayır etsin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar