bugün
- akepe dönemi16
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- ben geldim naneler12
- kelle paça6
- teomancalmasur6
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- kitap okumanın bir sike yaramaması4
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- vermeyen kızın götünü kaldırmak3
- izmirin en güzel semtleri5
- hastane acil bölümü7
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- yemek seçen insan3
- izmir de gece hayatı3
- la loba22
- fransa da sokağa çıkma yasakları5
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- engineer2820
- nasılsınız8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- öyle bir dünya yok5
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nickin yanında yaş da yazsın16
- karma doğru çalışıyor mu4
- lady d arbanville2
- nerede ne yenir7
- nervio'nun ayakları17
- benzini ayın birinde alın çünküüüü6
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması8
- eski yazarlar geri gelsin12
- aga 250 gram için aranız bozulmasın2
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- gürcü ile kürtçü5
- karapapak türkleri3
- tavuklu pilav2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- el hakim2
- menemen yiyen erkek13
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- edin dzeko2
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- anın görüntüsü27
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
bir önceki tbbm başkanı bülent arınç 'ın ''laiklik yeniden tanımlanmasıgereken bir kavramdır'' sözleri gündemi uzunca bir süre gündemi meşgul etti.
şüphesiz bülent arınç'ın geçmişteki çizgisi bu sözün gündeme oturmasındakien büyük etkendi.
şimdi gelin türkiye cumhuriyeti devleti'ndeki işleyişi analiz etmeye çalışalım.
anayasamıza göre türkiye cumhuriyeti, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir.nedir bu laiklik? önce ona bir göz atalım. genel tanım olarak din işlerinin devletişlerinden ayrlması, devletin dininin olmaması, devlet organlarının bütün dinlere,hatta inançsız vatandaşlarına eşit mesafede olmasıdır. evet sanırım bu kadarı laikliğin özünü anlatmaya yeter.
peki ülkemizde işleyiş böyle midir? hani klasik bir söylem var''efendim laik yapı değiştirilmek isteniyor.'' gerçekten yapı laik mi yoksa türkiye devleti'nin kendine özgü bir laiklik anlayışı mı var?
benim fikrim kesinlikle türkiye'nin zaten kendine özgü bir laiklik algılaması var. şöyle ki;hangi laik ülkede görülmüş din adamlarının devlet tarafından maaşlandırıldığı, hangi laikülkede görülmüş diyanet işleri başkanlığı gibi bir kurum, hangi laik ülkede görülmüş zorunlu din dersi. devlet bırakın bütün dinlere eşit olmayı islam dinindeki mezheplere bile eşit olamıyor.alevilere mum söndücüler deniyor, ibadetlerine gulu gulu dansı deniyor, ibadet ettikleri mekanacümbüş evi denerek dalga geçiliyor. ülkemizde ramazan ve kurban bayramları'nda resmi tatil ilan ediliyor.madem devlet yapısı laik hristiyan bir vatandaşımız da paskalya bayramı dolayısıyla resmi tatil istese haklıdır. imam hatip liseleri apayrı bir konu. din adamı yetiştiren okullar devlete bağlı ve bu devlet işlevsel anlamda bütün dinlere aynı mesafede...
diyanet işleri başkanlığı bizzat atatürk tarafından kurdurulmuştur. atatürk'ün laik yapıyı savunmadığını
mı iddia ediyorum? hayır... buradan şuraya varmak istiyorum. laiklik kavramı ülkemizin sosyal ve kültürel
dokusu göz önünde tutularak zaten esnetilmiştir. ama bu yapıdan bile rahatsız olan insanlar var. cuma günü
tatil olsun diyenler var. bu insanların kafalarındaki oluşum başka. başka bir düzenin özlemi içinde yanıp
tutuşuyorlar. beyinlerindeki bu ideolojik şehvet travmaları yüzünden islamcı bir histeri nöbetine tutuluyorlar.
tekrar ediyorum laikliğin cılkı çıkmış, yeterince esnemiş, sünmüş durumda yeniden tanımlanması gerekiyor
demek de ne oluyor? laikliğin s.kilecek anası mı kalmış? bu boktan laiklik bile rahatsız etmeye yetiyor ideolojik hastalıklara yakalanmış beyinleri.
ne diyelim allah sonumuzu hayır etsin...
şüphesiz bülent arınç'ın geçmişteki çizgisi bu sözün gündeme oturmasındakien büyük etkendi.
şimdi gelin türkiye cumhuriyeti devleti'ndeki işleyişi analiz etmeye çalışalım.
anayasamıza göre türkiye cumhuriyeti, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir.nedir bu laiklik? önce ona bir göz atalım. genel tanım olarak din işlerinin devletişlerinden ayrlması, devletin dininin olmaması, devlet organlarının bütün dinlere,hatta inançsız vatandaşlarına eşit mesafede olmasıdır. evet sanırım bu kadarı laikliğin özünü anlatmaya yeter.
peki ülkemizde işleyiş böyle midir? hani klasik bir söylem var''efendim laik yapı değiştirilmek isteniyor.'' gerçekten yapı laik mi yoksa türkiye devleti'nin kendine özgü bir laiklik anlayışı mı var?
benim fikrim kesinlikle türkiye'nin zaten kendine özgü bir laiklik algılaması var. şöyle ki;hangi laik ülkede görülmüş din adamlarının devlet tarafından maaşlandırıldığı, hangi laikülkede görülmüş diyanet işleri başkanlığı gibi bir kurum, hangi laik ülkede görülmüş zorunlu din dersi. devlet bırakın bütün dinlere eşit olmayı islam dinindeki mezheplere bile eşit olamıyor.alevilere mum söndücüler deniyor, ibadetlerine gulu gulu dansı deniyor, ibadet ettikleri mekanacümbüş evi denerek dalga geçiliyor. ülkemizde ramazan ve kurban bayramları'nda resmi tatil ilan ediliyor.madem devlet yapısı laik hristiyan bir vatandaşımız da paskalya bayramı dolayısıyla resmi tatil istese haklıdır. imam hatip liseleri apayrı bir konu. din adamı yetiştiren okullar devlete bağlı ve bu devlet işlevsel anlamda bütün dinlere aynı mesafede...
diyanet işleri başkanlığı bizzat atatürk tarafından kurdurulmuştur. atatürk'ün laik yapıyı savunmadığını
mı iddia ediyorum? hayır... buradan şuraya varmak istiyorum. laiklik kavramı ülkemizin sosyal ve kültürel
dokusu göz önünde tutularak zaten esnetilmiştir. ama bu yapıdan bile rahatsız olan insanlar var. cuma günü
tatil olsun diyenler var. bu insanların kafalarındaki oluşum başka. başka bir düzenin özlemi içinde yanıp
tutuşuyorlar. beyinlerindeki bu ideolojik şehvet travmaları yüzünden islamcı bir histeri nöbetine tutuluyorlar.
tekrar ediyorum laikliğin cılkı çıkmış, yeterince esnemiş, sünmüş durumda yeniden tanımlanması gerekiyor
demek de ne oluyor? laikliğin s.kilecek anası mı kalmış? bu boktan laiklik bile rahatsız etmeye yetiyor ideolojik hastalıklara yakalanmış beyinleri.
ne diyelim allah sonumuzu hayır etsin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar