bugün
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek5
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi3
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- nervio17
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba3
- nick istemeyen adam ile engineer284
- coskuyla sabunlanan pipi5
- ayak gurmesi4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı7
- bik bik 219
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği8
- ne bikbikmiş beee4
- heyt bea5
- kol saati8
- yazılımcıların flört edememesi10
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- eşek2
- idiocracy3
- teomancalmasur23
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- street fighter3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- mayasıl3
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- anın görüntüsü17
- cumartesi günü ayılamamak2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- ahmed yesevi2
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türküm doğruyum çalışkanım2
- türk solu16
- islam3
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- ertuğrul dursun önkuzu2
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- jeffrey epstein12
tolkien bu kutsal kitabı, vatanı ingiltere'ye armağan etmiş. aslında eseri yazmaktaki amaçlarından biri de ingiltere'nin kendi hikayesinin olmamasıymış. gerekli yerden başlayarak alıntı yapıyorum hemen :
--- tolkien'in milton waldman'a yazdığı bir mektuptan,1951 ---
* ithaki yayınları *
"...ama başlangıçta yine çok temel meraklarımdan biri, mit (alegori değil!), masal ve hepsinden çok, masalla tarihin kıyısında duran bir kahramanlık hikayesi yazmaktı, ki bu türde eserlerden benim beğenime uygun olanı(ulaşabildiklerim arasında) yok denecek kadar azdır... ayıca, -kulağa çok saçma gelmediğini umut ediyorum- çocukluğumdan beri sevgili ülkemin bu konudaki yoksulluğunun acısını duydum: kendi hikayesi yoktu (kendi dili ve kökenleriyle bağlantılı); olanlar da benim aradığım ve başka diyarların efsanelerinde (bir parça da olsa) bulduğum nitelikte değildi. bu türde bir tat yunan, kelt, roma, germen, iskandinav ve fin (beni yürekten etkilemiştir.) efsanelerinde vardı, ama mütevazı destan kitapları dışında ingilizcede hiçbir şey yoktu. tabi arthur dönemine dair hikayeler vardı ve güçlü olmasına güçlüydü; ama eksik gedik anlatılarak, dile öyle yerleştirmişlerdi ve ingiliz değil, britanya topraklarına mal edilmişlerdi, ayrıca benim aradığım şeyin yerini tutmuyorlardı. bir kere "peri" hikayeleri sayıca fazla, çok fantastik, uyumsuz ve tekrar dayalıydı. daha da önemlisi fazlasıyla hıristiyan öğeler barındırıyorlardı ve dinsel bir nitelik kazanmışlardı.
tam anlamlandıramadığım sebeplerden ötürü, bu bana çok tehlikeli görünüyor. mit ve masal, tüm diğer sanatlar gibi, çözümleri noktasında ahlaki ve dinsel gerçekleri(ya da hataları) içermeli ve yansıtmalıdır, ama "gerçek" dünyada karşımıza çıkan bilindik anlamıyla ve açık bir şekilde değil.
gülme lütfen! ama bir zamanlar (o burnu büyüklüğümden eser yok şimdi) geniş ve evrenin yaradılışına ilişkin olanla, romantik masalı birleştiren destansı bir hikaye kurmayı kafama koymuştum;bu hikayeyi de sadece vatanıma, ingiltere'ye ithaf edecektim. tam da benim arayıp durduğum tarzı ve niteliği taşıyan bir anlatı olacaktı; biraz mesafeli ve açık, bizim "havamızı" anımsatan (kuzaybatının havası ve toprağı, yani britanya ve avrupa'nın o kısımları: italya ya da ege değil; tabii biraz da doğu) ve hikaye akıp giderken (eğer becerebilseydim) bazılarının kelt olarak nitelediği zarif, kolay bulunmaz güzelliğe sahip "yüksek" bir tınıda olacaktı; kalabalıkların sıradanlığından sıyrılmış ve uzun zamandır şiirlerde yaşatılan bir ülkenin insanlarına hitap eden bir tat verecekti. bu müthiş hikayelerden bazısını bitirecek, bazılarını karalama halinde taslak olarak bırakacaktım. hikayelerin oluşurtuğu her bir çember, görkemli bir bütüne bağlı olacaktı, yine de ressamlara, müzisyenlere ve tiyatroculara hünerlerini gösterecekleri bir alan açacaktı. saçma."
---- alıntı bitti ---
belki sen şimdi bize uzaklardan bakıp kıs kıs gülüyorsun, peter jackson'a "orası öyle olmayacaktı aptal!" diyerek küfürler ediyorsun, yarattığın kültürün bu denli benimsenmesine akıl sır erdiremiyorsun, forumlarda, pc oyunlarında vs. eserlerinin yaşatılmasına inanmakta zorlanıyorsun, o bahsettiğin ressam, müzisyen, tiyatrocuların hünerlerini gösterecekleri o alanı "gerçekten" yarattığına şaşırıp kalıyorsun. ya da kalmıyorsun, bilmiyorum.
ama şunu söylemek isterim ki, sadece "vatanın" değil, tüm dünya olarak sana çok şey borçluyuz.
bizi biraz bu irin dolu dünyadan koparıp, kendi dünyanın güzelliğiyle buluşturduğun için.
hannon le..
--- tolkien'in milton waldman'a yazdığı bir mektuptan,1951 ---
* ithaki yayınları *
"...ama başlangıçta yine çok temel meraklarımdan biri, mit (alegori değil!), masal ve hepsinden çok, masalla tarihin kıyısında duran bir kahramanlık hikayesi yazmaktı, ki bu türde eserlerden benim beğenime uygun olanı(ulaşabildiklerim arasında) yok denecek kadar azdır... ayıca, -kulağa çok saçma gelmediğini umut ediyorum- çocukluğumdan beri sevgili ülkemin bu konudaki yoksulluğunun acısını duydum: kendi hikayesi yoktu (kendi dili ve kökenleriyle bağlantılı); olanlar da benim aradığım ve başka diyarların efsanelerinde (bir parça da olsa) bulduğum nitelikte değildi. bu türde bir tat yunan, kelt, roma, germen, iskandinav ve fin (beni yürekten etkilemiştir.) efsanelerinde vardı, ama mütevazı destan kitapları dışında ingilizcede hiçbir şey yoktu. tabi arthur dönemine dair hikayeler vardı ve güçlü olmasına güçlüydü; ama eksik gedik anlatılarak, dile öyle yerleştirmişlerdi ve ingiliz değil, britanya topraklarına mal edilmişlerdi, ayrıca benim aradığım şeyin yerini tutmuyorlardı. bir kere "peri" hikayeleri sayıca fazla, çok fantastik, uyumsuz ve tekrar dayalıydı. daha da önemlisi fazlasıyla hıristiyan öğeler barındırıyorlardı ve dinsel bir nitelik kazanmışlardı.
tam anlamlandıramadığım sebeplerden ötürü, bu bana çok tehlikeli görünüyor. mit ve masal, tüm diğer sanatlar gibi, çözümleri noktasında ahlaki ve dinsel gerçekleri(ya da hataları) içermeli ve yansıtmalıdır, ama "gerçek" dünyada karşımıza çıkan bilindik anlamıyla ve açık bir şekilde değil.
gülme lütfen! ama bir zamanlar (o burnu büyüklüğümden eser yok şimdi) geniş ve evrenin yaradılışına ilişkin olanla, romantik masalı birleştiren destansı bir hikaye kurmayı kafama koymuştum;bu hikayeyi de sadece vatanıma, ingiltere'ye ithaf edecektim. tam da benim arayıp durduğum tarzı ve niteliği taşıyan bir anlatı olacaktı; biraz mesafeli ve açık, bizim "havamızı" anımsatan (kuzaybatının havası ve toprağı, yani britanya ve avrupa'nın o kısımları: italya ya da ege değil; tabii biraz da doğu) ve hikaye akıp giderken (eğer becerebilseydim) bazılarının kelt olarak nitelediği zarif, kolay bulunmaz güzelliğe sahip "yüksek" bir tınıda olacaktı; kalabalıkların sıradanlığından sıyrılmış ve uzun zamandır şiirlerde yaşatılan bir ülkenin insanlarına hitap eden bir tat verecekti. bu müthiş hikayelerden bazısını bitirecek, bazılarını karalama halinde taslak olarak bırakacaktım. hikayelerin oluşurtuğu her bir çember, görkemli bir bütüne bağlı olacaktı, yine de ressamlara, müzisyenlere ve tiyatroculara hünerlerini gösterecekleri bir alan açacaktı. saçma."
---- alıntı bitti ---
belki sen şimdi bize uzaklardan bakıp kıs kıs gülüyorsun, peter jackson'a "orası öyle olmayacaktı aptal!" diyerek küfürler ediyorsun, yarattığın kültürün bu denli benimsenmesine akıl sır erdiremiyorsun, forumlarda, pc oyunlarında vs. eserlerinin yaşatılmasına inanmakta zorlanıyorsun, o bahsettiğin ressam, müzisyen, tiyatrocuların hünerlerini gösterecekleri o alanı "gerçekten" yarattığına şaşırıp kalıyorsun. ya da kalmıyorsun, bilmiyorum.
ama şunu söylemek isterim ki, sadece "vatanın" değil, tüm dünya olarak sana çok şey borçluyuz.
bizi biraz bu irin dolu dünyadan koparıp, kendi dünyanın güzelliğiyle buluşturduğun için.
hannon le..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar