bugün
- sözlüğün çapkın erkekleri10
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı22
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı9
- kolejle devlet okulunun farkı9
- bugün can sıkan şeyler8
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem10
- bekarlık7
- ismail kartal32
- damarlı kol kası fetişi4
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- burcunu açıklamayan insan9
- atatürkün dirileceğine inanan insan8
- çok mutsuzum6
- bilgisayar oyunu oynayan 40 yaşındaki adam4
- cenap abi10
- anın fotoğrafı23
- erebor'un hamamları3
- naruto dayıya aşık oldum4
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan8
- 25 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı2
- antep in hamamları3
- 20164
- cedidacer3
- 14 eylül 2026 nervio'ya aşık olmam4
- şarabı şişeden içmek4
- hediye olarak bir kavanoz turşu5
- sözlüğü nerden buldunuz5
- anneye gel sözlük yazarı ol demek5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak22
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı4
- tahinli pide5
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle6
- şarap içerken hatayi deyişi dinlemek3
- fotomen2
- sinirli bir kadına yaklaşma rehberi7
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- romelu lukaku6
- bizimkiler dizisi katil3
- ruknettin bey3
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- aklınıza gelen şarkı sözü7
- sözlükte mutfağına konuk olunacak yazar olmaması3
- sonbaharda trakya4
- ai otomatik silme4
- hindistan ingiltereyi sömürgesi yapar mı2
- kaçak elektrik kullanan orospu çocukları5
- ümmü yengenin nervio'ya diktiği büyülü yelek2
tolkien bu kutsal kitabı, vatanı ingiltere'ye armağan etmiş. aslında eseri yazmaktaki amaçlarından biri de ingiltere'nin kendi hikayesinin olmamasıymış. gerekli yerden başlayarak alıntı yapıyorum hemen :
--- tolkien'in milton waldman'a yazdığı bir mektuptan,1951 ---
* ithaki yayınları *
"...ama başlangıçta yine çok temel meraklarımdan biri, mit (alegori değil!), masal ve hepsinden çok, masalla tarihin kıyısında duran bir kahramanlık hikayesi yazmaktı, ki bu türde eserlerden benim beğenime uygun olanı(ulaşabildiklerim arasında) yok denecek kadar azdır... ayıca, -kulağa çok saçma gelmediğini umut ediyorum- çocukluğumdan beri sevgili ülkemin bu konudaki yoksulluğunun acısını duydum: kendi hikayesi yoktu (kendi dili ve kökenleriyle bağlantılı); olanlar da benim aradığım ve başka diyarların efsanelerinde (bir parça da olsa) bulduğum nitelikte değildi. bu türde bir tat yunan, kelt, roma, germen, iskandinav ve fin (beni yürekten etkilemiştir.) efsanelerinde vardı, ama mütevazı destan kitapları dışında ingilizcede hiçbir şey yoktu. tabi arthur dönemine dair hikayeler vardı ve güçlü olmasına güçlüydü; ama eksik gedik anlatılarak, dile öyle yerleştirmişlerdi ve ingiliz değil, britanya topraklarına mal edilmişlerdi, ayrıca benim aradığım şeyin yerini tutmuyorlardı. bir kere "peri" hikayeleri sayıca fazla, çok fantastik, uyumsuz ve tekrar dayalıydı. daha da önemlisi fazlasıyla hıristiyan öğeler barındırıyorlardı ve dinsel bir nitelik kazanmışlardı.
tam anlamlandıramadığım sebeplerden ötürü, bu bana çok tehlikeli görünüyor. mit ve masal, tüm diğer sanatlar gibi, çözümleri noktasında ahlaki ve dinsel gerçekleri(ya da hataları) içermeli ve yansıtmalıdır, ama "gerçek" dünyada karşımıza çıkan bilindik anlamıyla ve açık bir şekilde değil.
gülme lütfen! ama bir zamanlar (o burnu büyüklüğümden eser yok şimdi) geniş ve evrenin yaradılışına ilişkin olanla, romantik masalı birleştiren destansı bir hikaye kurmayı kafama koymuştum;bu hikayeyi de sadece vatanıma, ingiltere'ye ithaf edecektim. tam da benim arayıp durduğum tarzı ve niteliği taşıyan bir anlatı olacaktı; biraz mesafeli ve açık, bizim "havamızı" anımsatan (kuzaybatının havası ve toprağı, yani britanya ve avrupa'nın o kısımları: italya ya da ege değil; tabii biraz da doğu) ve hikaye akıp giderken (eğer becerebilseydim) bazılarının kelt olarak nitelediği zarif, kolay bulunmaz güzelliğe sahip "yüksek" bir tınıda olacaktı; kalabalıkların sıradanlığından sıyrılmış ve uzun zamandır şiirlerde yaşatılan bir ülkenin insanlarına hitap eden bir tat verecekti. bu müthiş hikayelerden bazısını bitirecek, bazılarını karalama halinde taslak olarak bırakacaktım. hikayelerin oluşurtuğu her bir çember, görkemli bir bütüne bağlı olacaktı, yine de ressamlara, müzisyenlere ve tiyatroculara hünerlerini gösterecekleri bir alan açacaktı. saçma."
---- alıntı bitti ---
belki sen şimdi bize uzaklardan bakıp kıs kıs gülüyorsun, peter jackson'a "orası öyle olmayacaktı aptal!" diyerek küfürler ediyorsun, yarattığın kültürün bu denli benimsenmesine akıl sır erdiremiyorsun, forumlarda, pc oyunlarında vs. eserlerinin yaşatılmasına inanmakta zorlanıyorsun, o bahsettiğin ressam, müzisyen, tiyatrocuların hünerlerini gösterecekleri o alanı "gerçekten" yarattığına şaşırıp kalıyorsun. ya da kalmıyorsun, bilmiyorum.
ama şunu söylemek isterim ki, sadece "vatanın" değil, tüm dünya olarak sana çok şey borçluyuz.
bizi biraz bu irin dolu dünyadan koparıp, kendi dünyanın güzelliğiyle buluşturduğun için.
hannon le..
--- tolkien'in milton waldman'a yazdığı bir mektuptan,1951 ---
* ithaki yayınları *
"...ama başlangıçta yine çok temel meraklarımdan biri, mit (alegori değil!), masal ve hepsinden çok, masalla tarihin kıyısında duran bir kahramanlık hikayesi yazmaktı, ki bu türde eserlerden benim beğenime uygun olanı(ulaşabildiklerim arasında) yok denecek kadar azdır... ayıca, -kulağa çok saçma gelmediğini umut ediyorum- çocukluğumdan beri sevgili ülkemin bu konudaki yoksulluğunun acısını duydum: kendi hikayesi yoktu (kendi dili ve kökenleriyle bağlantılı); olanlar da benim aradığım ve başka diyarların efsanelerinde (bir parça da olsa) bulduğum nitelikte değildi. bu türde bir tat yunan, kelt, roma, germen, iskandinav ve fin (beni yürekten etkilemiştir.) efsanelerinde vardı, ama mütevazı destan kitapları dışında ingilizcede hiçbir şey yoktu. tabi arthur dönemine dair hikayeler vardı ve güçlü olmasına güçlüydü; ama eksik gedik anlatılarak, dile öyle yerleştirmişlerdi ve ingiliz değil, britanya topraklarına mal edilmişlerdi, ayrıca benim aradığım şeyin yerini tutmuyorlardı. bir kere "peri" hikayeleri sayıca fazla, çok fantastik, uyumsuz ve tekrar dayalıydı. daha da önemlisi fazlasıyla hıristiyan öğeler barındırıyorlardı ve dinsel bir nitelik kazanmışlardı.
tam anlamlandıramadığım sebeplerden ötürü, bu bana çok tehlikeli görünüyor. mit ve masal, tüm diğer sanatlar gibi, çözümleri noktasında ahlaki ve dinsel gerçekleri(ya da hataları) içermeli ve yansıtmalıdır, ama "gerçek" dünyada karşımıza çıkan bilindik anlamıyla ve açık bir şekilde değil.
gülme lütfen! ama bir zamanlar (o burnu büyüklüğümden eser yok şimdi) geniş ve evrenin yaradılışına ilişkin olanla, romantik masalı birleştiren destansı bir hikaye kurmayı kafama koymuştum;bu hikayeyi de sadece vatanıma, ingiltere'ye ithaf edecektim. tam da benim arayıp durduğum tarzı ve niteliği taşıyan bir anlatı olacaktı; biraz mesafeli ve açık, bizim "havamızı" anımsatan (kuzaybatının havası ve toprağı, yani britanya ve avrupa'nın o kısımları: italya ya da ege değil; tabii biraz da doğu) ve hikaye akıp giderken (eğer becerebilseydim) bazılarının kelt olarak nitelediği zarif, kolay bulunmaz güzelliğe sahip "yüksek" bir tınıda olacaktı; kalabalıkların sıradanlığından sıyrılmış ve uzun zamandır şiirlerde yaşatılan bir ülkenin insanlarına hitap eden bir tat verecekti. bu müthiş hikayelerden bazısını bitirecek, bazılarını karalama halinde taslak olarak bırakacaktım. hikayelerin oluşurtuğu her bir çember, görkemli bir bütüne bağlı olacaktı, yine de ressamlara, müzisyenlere ve tiyatroculara hünerlerini gösterecekleri bir alan açacaktı. saçma."
---- alıntı bitti ---
belki sen şimdi bize uzaklardan bakıp kıs kıs gülüyorsun, peter jackson'a "orası öyle olmayacaktı aptal!" diyerek küfürler ediyorsun, yarattığın kültürün bu denli benimsenmesine akıl sır erdiremiyorsun, forumlarda, pc oyunlarında vs. eserlerinin yaşatılmasına inanmakta zorlanıyorsun, o bahsettiğin ressam, müzisyen, tiyatrocuların hünerlerini gösterecekleri o alanı "gerçekten" yarattığına şaşırıp kalıyorsun. ya da kalmıyorsun, bilmiyorum.
ama şunu söylemek isterim ki, sadece "vatanın" değil, tüm dünya olarak sana çok şey borçluyuz.
bizi biraz bu irin dolu dünyadan koparıp, kendi dünyanın güzelliğiyle buluşturduğun için.
hannon le..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar