bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı71
- kiraz cicegi kolonyasi22
- gece gece bamya yenir mi5
- recep tayyip erdoğan14
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- okan buruk9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- galatahahahahahaha7
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı3
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar4
- hala açılacak başlık bulunması5
- dm yazarlığı8
- ne kadar paranız var10
- 0 0 710
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı14
- uğurcan çakır4
- bakarız diyen erkek18
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması4
- tacettin libosoglu3
- sinek yanımda hiç hareket etmeden duruyor2
- ruhi çenet10
- dereden altın bulmak5
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- galatasaray'ın lizbon'a kaybetme sebebi2
- cübbeli ahmet hoca9
- gta 78
- tancredi2
- arkadaşlar ben gudubet miyim3
- okan buruk istifa2
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması3
- iyi geceler7
- sırlar denizi5
- getirin ordan türk hakemleri gesem şov yapcak2
- fransız devrimi3
- avrupa fatihahahahaha3
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- arkadaşlar lütfen uyur musunuz3
- clemence baptista2
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- timurrlenk2
- çine neden bir şey olmuyor4
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği4
- iphone duo4
Küçük yaşta sıkı bir müzik eğitimi almış, ortaokuldayken Kant'ın Saf Aklın Eleştirisi'ni inceleyebilecek kadar felsefeye yakın büyümüş, ilerde de Hegel'in diyalektiğine karşılık Negatif Diyalektik'i önermiş düşünür. Hegel her şeyin karşıtını da içinde barındırdığı özdeşliğe dayalı bir diyalektik öne sürmüştü. Adorno ise her şeyin karşıtını içermesinden çıksa çıksa özdeşmezlik çıkacağını, bunun da Negatif Diyalektik'e tekabül edeceğini söyler. Kısaca "her şey kendinden başka bir şey olma hakkına sahiptir". Bizler nesneleri adlandırırken aslında onlara tahakküm uygularız. Kavram nesneyle örtüşmez, ya ona fazla gelir ya da onda bir şeyleri ıskalar. Nesneye asla nufüz edemeyiz, sadece bunu umudedebiliriz. Nesneye daha fazla nüfuz etmek için klasik düşünme yöntemlerini bir kenara bırakmalı ve ele aldığımız nesneyi farklı farklı bağlamlara karışık bir sırayla yerleştirmeliyiz. Böylece önceden gözden kaçan şeyi belki yakalayabiliriz. işte Adorno'nun yazılarını okumak bu yüzden çok güçtür hatta felsefeci değilse kimsenin kendi iradesiyle okuyabileceğini (okumak isteyeceğini) sanmıyorum.
Örneğin bir kalem üzerine yazacaksınız. Descartes (ya da pozitivist eğitimden geçen her insan) şöyle söyler: "Bu; 15 cm uzunluğunda, 5 mm çapında, 12 grlık ahşap, siyah boyalı bir kurşun kalemdir."
Oysa Adorno; "Bu; kapitalizmin iyice vahşileştiği bir dönemde seri üretimden çıkmış zavallı bir metadır. Onla lirik şiir yazmak tarihteki kölelerin hayaletlerine hakarettir..." diye başlar ve kimbilir nerden çıkardı.
Genelde herhangi bir yazısını ilk 3 okuyuşta hiçbir şey anlaşılmaz. Sonraki 3 okuyuşta yazı yavaş yavaş bir şeyler ifade etmeye başlar. Daha sonraki hamlelerde ise yazı birden bire öyle bir aydınlanır ki çekilen onca acıya değer doğrusu. Bir de son derece tutarlı olmasına rağmen Adorno'nun yazılarını ve fikirlerini özetlemenin neredeyse imkansız olduğu konusunda bütün düşünürler hemfikirdir.
Örneğin bir kalem üzerine yazacaksınız. Descartes (ya da pozitivist eğitimden geçen her insan) şöyle söyler: "Bu; 15 cm uzunluğunda, 5 mm çapında, 12 grlık ahşap, siyah boyalı bir kurşun kalemdir."
Oysa Adorno; "Bu; kapitalizmin iyice vahşileştiği bir dönemde seri üretimden çıkmış zavallı bir metadır. Onla lirik şiir yazmak tarihteki kölelerin hayaletlerine hakarettir..." diye başlar ve kimbilir nerden çıkardı.
Genelde herhangi bir yazısını ilk 3 okuyuşta hiçbir şey anlaşılmaz. Sonraki 3 okuyuşta yazı yavaş yavaş bir şeyler ifade etmeye başlar. Daha sonraki hamlelerde ise yazı birden bire öyle bir aydınlanır ki çekilen onca acıya değer doğrusu. Bir de son derece tutarlı olmasına rağmen Adorno'nun yazılarını ve fikirlerini özetlemenin neredeyse imkansız olduğu konusunda bütün düşünürler hemfikirdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar