bugün
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark6
- beşbuçuk tek mi çift midir2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı9
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- cumhuriyet bayramı9
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak3
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar3
- psikolojik wabi sabi nedir2
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- şiir yazmak4
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı3
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak5
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere4
- sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez2
- yuzırların ekşiye kaçması2
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco4
- acil durumda aranacak kişi6
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler3
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar4
- satranç3
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- istanbul11
- escort taş mı yesin5
- rafine zevkleri olan erkek12
- kedilerle uyumak9
- gecenin şarkısı9
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- tehafütüt tehafüt2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- fırında tavuk10
- fenerbahçe9
- dolapta iki biram var6
- salon erkeği10
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması3
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- lays zeytinyağlı2
- liverpool fc2
- giysi fiyatlarının uçması9
- yazılımcıların flört edememesi9
- lüks araba istemeyen erkek9
- yüzüklerin efendisi5
- ekşi sözlük9
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- sevişmek hüner değil6
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- trabzonspor17
- yaprak dökümü ferhunde2
daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.
daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.
daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var. daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.
çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla tv izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz. mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.
geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.
aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. dış uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik.
daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.
havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. atoma hükmettik, ama ön yargılarımıza edemedik.
daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.
daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.
koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.
zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır.
günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir. vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.
öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.
"yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür."
george carlin
daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.
daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var. daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.
çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla tv izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz. mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.
geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik. yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.
aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. dış uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik.
daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.
havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. atoma hükmettik, ama ön yargılarımıza edemedik.
daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.
daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.
koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.
zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır.
günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir. vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.
öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.
"yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür."
george carlin
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar