bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- arkadaşlar ne yesek9
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- bu kalp seni unutur mu4
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- izmir tulum4
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek4
- güzelsen koy resmini görelim6
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- sözlük kızlarının tantunici7
- hayat yaşamaya değer mi4
- gocu'yu özlemek4
- redbull3
- fıstık vs fındık3
- manifest erkeği3
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- israil'i allah cezalandıracak9
- seksten önce dua etmek10
- filistin37
- arkeler2
- tarhana çorbası12
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- gilded hoplatması3
- sözlük kızalarının takosu5
- sözlük erkekleri ne zaman ilgi görecek3
- ayağı kesip camdan dışarı atmak2
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler2
- gece tek başına ışıksız odada dabbeyi izleyen kız3
- 19983
- manifest5
- gerdekten önce kılınan namaz4
- antipanik'e bir şey söyle22
- yakışıklı olgun erkekler6
- silvermist'e iki şey söyle20
- kız peşinde koşarken temiz bir dayak yemek3
- ucan tekme atan hipopotam47
- sapık şarkı sözleri10
- pala bıyıklı yazarlar5
- porno entelektüelliği8
- özelden şeftalisini atan yazar14
- sözlük dedikoduları2
- barış sürecinde siyasallaşma aponun da hakkıdır7
- fabrika kızı vs tamirci çırağı4
- tren gelir hoş gelir2
- gazzede 100 000 sivil şehit2
kazanmak için büyük oynamak gerektiğini bilmeyenlerin idaresine mahkum edilmiş kulüp.
fikret orman yönetimine nefret kusmuyorsam; bunun sebebi stat ve mali planlama açısından beklentileri karşılıyor oluşudur. lakin işin öbür tarafı resmen çöplüktür. bu çöplükten çıkmak da bu adamların perspektifine sığacak gibi gözükmüyor.
sportif başarı olmaksızın bir kalkınma örneği dünya futbol tarihinde mevcut değildir. kalkınmadan kastım, beşiktaş'ın ismine yakışır bir kalkınmadır.
sadece genç ve gelecek vaadeden futbolculara yönelerek kazanılmış uzun vadeli bir başarı örneği hiçbir yerde karşımıza çıkmamıştır.
futbolun kuralı basittir. hele ki türkiye gibi ikinci sınıf futbol ülkelerinde bu kural daha nettir.
şöyle:
istikrarlı futbolcular ve istikrarlı bir kadro iskeleti.
başka da bir şey değil.
beşiktaş'ta istikrarı olan futbolcu sayısı 1-2 yi geçmez. rakiplerde ise bu sayı çok daha fazladır. 100. yılı hatırlarsak; mevzu tamamen istikrarla alakalıdır. denizli ile şampiyonluğumuz da 100. yıl kadar olmasa bile istiktara bakmıştır. rakiplerin yahut herhangi bir şampiyonun durumunu incelediğimiz vakit karşımıza hep istikrar çıkar.
peki nedir bu istikrar?
ortalaması olan oyuncuların, düzenli olarak forma şansı bulmasıdır. burada, ortalaması olan oyuncudan kastımız elbette gökhan töre değildir. serdar kurtuluş değildir. ersan gülüm değildir. fernandes değildir. her ne kadar beklentimiz yüksekse de oğuzhan değildir.
ortalaması olan oyuncu, ernsttir, zagodur, ahmet yıldırımdır, ilhandır, cordobadır, üzülmezdir, tolga zengindir, kısmen sivoktur.
demek istediğim; hem oyuncunun iç istikrarı hem de takımın istikrarı önemlidir. aynı zamanda bu ikisi paralel yönde etkileşimlidir. yani, takım istikrarı, iç istikrarı arttırır. iç istikrar da takım istikrarını güçlendirir.
bu anlamda yapılacak hamleler; bu istikrar dengesine uygun olarak yapılmalıdır. bu, zor bir iş değildir. biraz büyük oynamak daha çok da planlı olmaktan geçer.
beşiktaşın plansızlığını dile getirirken bu husustan baktık bugüne kadar. iç ve genel istikrar konusunda çok zayıf bir takım ve bunu sağlamlaştırmak için de en ufak bir hamle yapmadı.
fikret orman yönetimine nefret kusmuyorsam; bunun sebebi stat ve mali planlama açısından beklentileri karşılıyor oluşudur. lakin işin öbür tarafı resmen çöplüktür. bu çöplükten çıkmak da bu adamların perspektifine sığacak gibi gözükmüyor.
sportif başarı olmaksızın bir kalkınma örneği dünya futbol tarihinde mevcut değildir. kalkınmadan kastım, beşiktaş'ın ismine yakışır bir kalkınmadır.
sadece genç ve gelecek vaadeden futbolculara yönelerek kazanılmış uzun vadeli bir başarı örneği hiçbir yerde karşımıza çıkmamıştır.
futbolun kuralı basittir. hele ki türkiye gibi ikinci sınıf futbol ülkelerinde bu kural daha nettir.
şöyle:
istikrarlı futbolcular ve istikrarlı bir kadro iskeleti.
başka da bir şey değil.
beşiktaş'ta istikrarı olan futbolcu sayısı 1-2 yi geçmez. rakiplerde ise bu sayı çok daha fazladır. 100. yılı hatırlarsak; mevzu tamamen istikrarla alakalıdır. denizli ile şampiyonluğumuz da 100. yıl kadar olmasa bile istiktara bakmıştır. rakiplerin yahut herhangi bir şampiyonun durumunu incelediğimiz vakit karşımıza hep istikrar çıkar.
peki nedir bu istikrar?
ortalaması olan oyuncuların, düzenli olarak forma şansı bulmasıdır. burada, ortalaması olan oyuncudan kastımız elbette gökhan töre değildir. serdar kurtuluş değildir. ersan gülüm değildir. fernandes değildir. her ne kadar beklentimiz yüksekse de oğuzhan değildir.
ortalaması olan oyuncu, ernsttir, zagodur, ahmet yıldırımdır, ilhandır, cordobadır, üzülmezdir, tolga zengindir, kısmen sivoktur.
demek istediğim; hem oyuncunun iç istikrarı hem de takımın istikrarı önemlidir. aynı zamanda bu ikisi paralel yönde etkileşimlidir. yani, takım istikrarı, iç istikrarı arttırır. iç istikrar da takım istikrarını güçlendirir.
bu anlamda yapılacak hamleler; bu istikrar dengesine uygun olarak yapılmalıdır. bu, zor bir iş değildir. biraz büyük oynamak daha çok da planlı olmaktan geçer.
beşiktaşın plansızlığını dile getirirken bu husustan baktık bugüne kadar. iç ve genel istikrar konusunda çok zayıf bir takım ve bunu sağlamlaştırmak için de en ufak bir hamle yapmadı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar