bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı20
- claudian clouds33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan buruk7
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- true'nun engelli olması3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak3
- meriç dükalığı8
- habire124
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung12
- okan çık hesap ver4
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- kadir inanır'ın mirası4
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- sevdiğiniz yazarlar8
- fusya semsiyeli yabanci22
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- etli biber dolması5
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- insanları birbirine düşürmek4
- sözlük kızlarının kekleri24
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
- trabzonspor5
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- bana onu sormayin8
- ölmek2
- kim koyarsa koysun gs'ye koyandan allah razı olsun2
- şemsiyeli benim3
- azerice bir not bırak2
- 18 eylül 2026 bayern münih union berlin maçı2
- galatasaray9
- kürdistan10
- şemsiyeli lavuk5
- iran2
- islamda namaz yoktur30
- bildiğiniz sure sayısı4
- galatahahahahahaha2
- fon skandalında dikkat çeken isimler2
- katatespizartmasi2
- ağzı kokan insan5
- kamudaki torpil durumları3
- beşiktaş5
bana göre adil olmayandır. olayı yılların geyiği olan dağdaki çobandan çıkarıp inceleyelim.
vergisini veren herkesin oy verme, yönetimde söz sahibi olma hakkı vardır. bu hiç bir şekilde engellenemez, kısıtlanamaz. eşit oy ilkesinin eksik yanı, bu temel işlevi sağlarken, daha bilinçli, topluma yararlı, ne istediğini bilen kişileri yığınlar içinde boğulmaya itmesidir. bir ülkedeki tüm vatandaşlar politikayla, güncelle, siyaset bilimiyle, dünyada ne olup bittiğiyle tabiki ilgilenemez ve bu yüzden hatalı oldukları da söylenemez. ancak bunları yapabilen yurttaşların da nasıl yönetilecekleri konusunda diğerlerinden daha fazla söz sahibi olması, olması gerekendir. bu 'daha fazla söz sahibi olma' kesinlikle abartılamaz. devletin belirleyeceği tüm kıstasları yerine getiren birey, en fazla +1 oya sahip olursa bu toplumsal kaosa falan yol açmaz. nasıl olur bu peki?
kişinin zaten bir oyu sabit. şimdi diğer oyu için 10 kıstas belirleyelim ve bu kıstasların her biri için 0,1 oy değer biçelim.
ülkemizde zorunlu eğitim 8 yıldır. kişinin gelişimine ve dünya görüşüne eğitimin etkisi de mutlaktır. o zaman biz ülkemizde hem eğitimli bireylerin fikirlerinin daha belirleyici olmasını sağlamak hem de yurttaşları eğitime teşvik için zorunlu eğitim dışında bitirilen her okul başına 0,1 oranında fazla oy hakkı verebiliriz. yani orta okuldan sonra liseyi bitiren +0,1, üniversite eğitimini tamamlayan +0,1, yüksek öğrenimini tamamlayan +0,1 oy hakkı alırsa, toplamda ortaokul mezunu ile doktora mezunu bir yurttaş arasında 0,3 oy farkı olacaktır.
ikinci olarak devlet oy verecek vatandaşlarının ülkede ve dünyada olanları takip eden, gelişmeler üzerine yorum yapabilen, propagandalarla gerçekleri ayırabilen birer yurttaş olmasını ister diye umuyorum. o zaman örneğin 3 günlük gazeteye ve bilim, siyaset, ekonomi gibi alanlarda bir aylık dergiye yıllık aboneliği olan yurttaşlara +0,1 hakkı vermekte sakınca olmaz. böylece yüce devletimiz, vatandaşlarını olan bitenlere karşı daha duyarlı, yorum yapabilen, haberdar, ilgili ve katılımcı hale gelmeye teşvik edeceği gibi, bunu başaranlara da hakkı olan 0,1 oy fazlayı vermiş olacak. bence oldukça adil.
başka nereden 0,1 fazlayı alabiliriz? sosyal sorumluluk projeleri. kamu spotları da güzel, bir şey dediğim yok da eğer her yurttaş 5 senede 1 gününü belirlenen sivil toplum kuruluşları ya da derneklerde sosyal sorumluluk çerçevesinde geçirmeye teşvik edilse ve bunun karşılığında 0,1 oy fazla katılım hakkı olsa, bu güzel olmaz mıydı? 75 milyon nüfusu olan ülkemizde herkesin bir gününü böyle bir şeye ayırması, karşılığında daha fazla katılım hakkıyla ödüllendirilmesi, sosyal sorumluluğa teşvik edilmesi, bu iş gücünden elde edilen başarı ve gelir oldukça kullanışlı geliyor kulağa.
şuanda doktora mezunu, düzenli olarak 4 yayına aboneliği bulunan, 5 yılın en az 1 saatini sosyal sorumluluk çerçevesinde harcamış bir yurttaşımız 1,5 oy hakkına sahip oldu toplamda. peki bu diğer yurttaşlara haksızlık oldu mu? fakir gazete alamıyor, okula gidemiyor, işten vakti kalıp da sosyal sorumluluğa harcayamıyorsa bu onun suçu mu dediğinizi duyar gibiyim. hayır değil. bu +0,5 oy da ona haksızlık değil. en azından beş senede bir saatini bir projede geçirerek fazla oy hakkını alabilir. yani bu durum büyük sosyal düzensizliklere yol açmayacağı gibi hak edene hak ettiği katılım hakkını da sağlamış olacak. devlet de istediği örnek vatandaş profilini vergisini verip askerliğini yapan kişiden daha da genişletilmiş bir örnek listeyle sunma şansı yakalayacak.
eşit oy ilkesi olmasın demiyorum, hobi olarak yine olsun.
vergisini veren herkesin oy verme, yönetimde söz sahibi olma hakkı vardır. bu hiç bir şekilde engellenemez, kısıtlanamaz. eşit oy ilkesinin eksik yanı, bu temel işlevi sağlarken, daha bilinçli, topluma yararlı, ne istediğini bilen kişileri yığınlar içinde boğulmaya itmesidir. bir ülkedeki tüm vatandaşlar politikayla, güncelle, siyaset bilimiyle, dünyada ne olup bittiğiyle tabiki ilgilenemez ve bu yüzden hatalı oldukları da söylenemez. ancak bunları yapabilen yurttaşların da nasıl yönetilecekleri konusunda diğerlerinden daha fazla söz sahibi olması, olması gerekendir. bu 'daha fazla söz sahibi olma' kesinlikle abartılamaz. devletin belirleyeceği tüm kıstasları yerine getiren birey, en fazla +1 oya sahip olursa bu toplumsal kaosa falan yol açmaz. nasıl olur bu peki?
kişinin zaten bir oyu sabit. şimdi diğer oyu için 10 kıstas belirleyelim ve bu kıstasların her biri için 0,1 oy değer biçelim.
ülkemizde zorunlu eğitim 8 yıldır. kişinin gelişimine ve dünya görüşüne eğitimin etkisi de mutlaktır. o zaman biz ülkemizde hem eğitimli bireylerin fikirlerinin daha belirleyici olmasını sağlamak hem de yurttaşları eğitime teşvik için zorunlu eğitim dışında bitirilen her okul başına 0,1 oranında fazla oy hakkı verebiliriz. yani orta okuldan sonra liseyi bitiren +0,1, üniversite eğitimini tamamlayan +0,1, yüksek öğrenimini tamamlayan +0,1 oy hakkı alırsa, toplamda ortaokul mezunu ile doktora mezunu bir yurttaş arasında 0,3 oy farkı olacaktır.
ikinci olarak devlet oy verecek vatandaşlarının ülkede ve dünyada olanları takip eden, gelişmeler üzerine yorum yapabilen, propagandalarla gerçekleri ayırabilen birer yurttaş olmasını ister diye umuyorum. o zaman örneğin 3 günlük gazeteye ve bilim, siyaset, ekonomi gibi alanlarda bir aylık dergiye yıllık aboneliği olan yurttaşlara +0,1 hakkı vermekte sakınca olmaz. böylece yüce devletimiz, vatandaşlarını olan bitenlere karşı daha duyarlı, yorum yapabilen, haberdar, ilgili ve katılımcı hale gelmeye teşvik edeceği gibi, bunu başaranlara da hakkı olan 0,1 oy fazlayı vermiş olacak. bence oldukça adil.
başka nereden 0,1 fazlayı alabiliriz? sosyal sorumluluk projeleri. kamu spotları da güzel, bir şey dediğim yok da eğer her yurttaş 5 senede 1 gününü belirlenen sivil toplum kuruluşları ya da derneklerde sosyal sorumluluk çerçevesinde geçirmeye teşvik edilse ve bunun karşılığında 0,1 oy fazla katılım hakkı olsa, bu güzel olmaz mıydı? 75 milyon nüfusu olan ülkemizde herkesin bir gününü böyle bir şeye ayırması, karşılığında daha fazla katılım hakkıyla ödüllendirilmesi, sosyal sorumluluğa teşvik edilmesi, bu iş gücünden elde edilen başarı ve gelir oldukça kullanışlı geliyor kulağa.
şuanda doktora mezunu, düzenli olarak 4 yayına aboneliği bulunan, 5 yılın en az 1 saatini sosyal sorumluluk çerçevesinde harcamış bir yurttaşımız 1,5 oy hakkına sahip oldu toplamda. peki bu diğer yurttaşlara haksızlık oldu mu? fakir gazete alamıyor, okula gidemiyor, işten vakti kalıp da sosyal sorumluluğa harcayamıyorsa bu onun suçu mu dediğinizi duyar gibiyim. hayır değil. bu +0,5 oy da ona haksızlık değil. en azından beş senede bir saatini bir projede geçirerek fazla oy hakkını alabilir. yani bu durum büyük sosyal düzensizliklere yol açmayacağı gibi hak edene hak ettiği katılım hakkını da sağlamış olacak. devlet de istediği örnek vatandaş profilini vergisini verip askerliğini yapan kişiden daha da genişletilmiş bir örnek listeyle sunma şansı yakalayacak.
eşit oy ilkesi olmasın demiyorum, hobi olarak yine olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar