bugün
- rafael leao24
- günün sözü20
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz3
- deniz göktaş3
- sarapci koala69
- erkeklerin istediği tek şey17
- üşümeyi özlemek4
- türkiye13
- biraderlerin vurduyor olması12
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer3
- gram altın5
- karı kıza para yedirir misiniz3
- kütahya2
- tanrı ile röportajlar3
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- uşak2
- biraderizm felsefesi3
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- en son ne zaman namaz kıldın13
- uyumanın muhteşem bir şey olması2
- bir dinciyle tartışmak2
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- burdur2
- şarapçı koala ile viski içmek5
- arkadaşlar size küstüm2
- sarapci diye nick alan akpli17
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- erecto birader nasıl gözüküyor2
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak6
- biraderine de sana da yeter artık2
- gece yarısı çerokilerin tarihini okumak2
- hayden panettiere2
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- fener balı15
- biraderioz2
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- game of thrones taki kel komplocu dayı2
- zall'a parmak atıp hesap silnek2
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı8
- ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar2
- manifest11
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- açıkta bacak olunca herkesin bakması2
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- hapoel beer sheva4
- yavşak koala5
- neden sosyalizm'e karşısınız ve ne istiyorsunuz5
- kadınların yaşlanmaması haksızlıktır5
- fenerbahçe vs galatasaray26
sinema tarihinin (bkz: kült) filmlerinden biri...
hali hazırda film hakkında onlarca (bkz: entry) girilmiş ve gerekli (bkz: methiye)ler dizilmiş.
kaç defa izlediğimi bilmiyorum. lise yıllarından başlayıp da günümüze varıncaya dek, onlarca defa izlediğimi tahmin ediyorum.
film, savaş sanatının inceliklerinden tutun da, politik hamlelere, tutkulu aşklara, toplumsal katmanların hayatı algılayış şekline varıncaya dek birçok hususa eğiliyor. mesela kadın ve erkek ruhlarının birbiri ile etkileşimi hakkında sayfalarca yazı yazdırabilecek ince detaylara sahip... oyunculukların başarılı olması, filmi etkileyici kılan bir diğer husus. tüm bu (bkz: veçhe)ler bir yana, film en temelde bir özgürlük mücadelesi/bir özgürlük tutkusunu dillendiriyor.
yasaklanmış enstrümanlarla, yasaklanmış ezgileri mırıldanan bir halkın özgürlüğe duyduğu hasret ve bu hasrete kıvılcım olmuş tutkulu biri: (bkz: william wallace)
film, iskoç özgürlük mücadelesini konu edinmiş olsa da, özgürlüğün gasp edicisi konumundaki inglizlere daha fazla projeksiyon tutulmuş gibi... ingilizlerin politik arenadaki özellikleri ile ilgili birçok ayrıntı filmde kendisine yer bulabilmiş.
ingilizlerin tarihte bırakmış olduğu etkiye, milletlerin zihninde oluşturduğu algıya paralel bir öykü söz konusu... yani ingilizler, sadece savaş alanında değil, cephe arkasında da mücadele eder! ortalığı karıştırır. safların sıklaşmasına müsaade etmez, fitne üretir...
dolayısıyla iskoçların (bkz: meşru) özgürlük mücadelesi, bir bakıma bu ingiliz profilinin arz ettiği menfi duygu ile pekiştiriliyor.
bu zorlu rakip karşısında çeşitli hamleleri deneyen, çıkar derdine düşmüş iskoç soylularını ve esareti içselleştiren derebeylik köylülerini özgürlük arzusu ile donatmaya çalışan william wallace, hızlı ve etkileyici bir ilerleyiş sağlamış, halkın dilinde efsaneleşmeye başlamış olsa da, en nihayetinde ingiliz kurnazlığı ve birkaç arpalık için mücadelesini satan esir ruhlu soyluların soysuzluğu karşısında yeniliyor. ve bir komplo ile (bkz: derdest) edilip idam ediliyor.
hali hazırda film hakkında onlarca (bkz: entry) girilmiş ve gerekli (bkz: methiye)ler dizilmiş.
kaç defa izlediğimi bilmiyorum. lise yıllarından başlayıp da günümüze varıncaya dek, onlarca defa izlediğimi tahmin ediyorum.
film, savaş sanatının inceliklerinden tutun da, politik hamlelere, tutkulu aşklara, toplumsal katmanların hayatı algılayış şekline varıncaya dek birçok hususa eğiliyor. mesela kadın ve erkek ruhlarının birbiri ile etkileşimi hakkında sayfalarca yazı yazdırabilecek ince detaylara sahip... oyunculukların başarılı olması, filmi etkileyici kılan bir diğer husus. tüm bu (bkz: veçhe)ler bir yana, film en temelde bir özgürlük mücadelesi/bir özgürlük tutkusunu dillendiriyor.
yasaklanmış enstrümanlarla, yasaklanmış ezgileri mırıldanan bir halkın özgürlüğe duyduğu hasret ve bu hasrete kıvılcım olmuş tutkulu biri: (bkz: william wallace)
film, iskoç özgürlük mücadelesini konu edinmiş olsa da, özgürlüğün gasp edicisi konumundaki inglizlere daha fazla projeksiyon tutulmuş gibi... ingilizlerin politik arenadaki özellikleri ile ilgili birçok ayrıntı filmde kendisine yer bulabilmiş.
ingilizlerin tarihte bırakmış olduğu etkiye, milletlerin zihninde oluşturduğu algıya paralel bir öykü söz konusu... yani ingilizler, sadece savaş alanında değil, cephe arkasında da mücadele eder! ortalığı karıştırır. safların sıklaşmasına müsaade etmez, fitne üretir...
dolayısıyla iskoçların (bkz: meşru) özgürlük mücadelesi, bir bakıma bu ingiliz profilinin arz ettiği menfi duygu ile pekiştiriliyor.
bu zorlu rakip karşısında çeşitli hamleleri deneyen, çıkar derdine düşmüş iskoç soylularını ve esareti içselleştiren derebeylik köylülerini özgürlük arzusu ile donatmaya çalışan william wallace, hızlı ve etkileyici bir ilerleyiş sağlamış, halkın dilinde efsaneleşmeye başlamış olsa da, en nihayetinde ingiliz kurnazlığı ve birkaç arpalık için mücadelesini satan esir ruhlu soyluların soysuzluğu karşısında yeniliyor. ve bir komplo ile (bkz: derdest) edilip idam ediliyor.
Gündemdeki Haberler