bugün
- kartal6
- kaplan7
- fil8
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- aslan8
- mutsuzluğun en büyük nedeni14
- sssilvermist22
- ben geldim naneler13
- iş bulamamak4
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- insan kaynakları3
- otosan p1002
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- anın görüntüsü18
- japon denince akla gelenler3
- deccal'in sozluge gelmesi10
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- spaghetto2
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- küs insanları barıştırmak3
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlükteki kavganın amacı5
- bir ay çaylak olmak4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- yorgun mermi13
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- suca suruklenen cocuk7
- temmuz6
- gece sokağa çıkıp auuuu diye bağırmak3
- lionel messi3
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- burhaniye6
- en sevilen su markası3
bir majid majidi filmi...
--spoiler--
Film, Sovyet işgali'nden kaçıp iran'a göç eden bir kısım Afgan mültecinin yaşam mücadelesi üzerinden başlıyor kendini anlatmaya. Doğduğu toprakları göremeyen, anayurdunun havasını soluyamayan, o sentetik yabancılık duygusunu çehresinden atamayan zavallı Gregor Samsa'ların inşaatlarda çalışması ve burada gelişen hadiseler, kasavet dolu bir ruha bürüyor izleyiciyi. Muhabbetlerinden başka zenginliği olmayan bu garip insanların arasında toy bir iran delikanlısı vardır: Latif. Geçimsiz ve haylaz olan Latif'in, bir gün inşaata kendisinin yerine gelen ve işini elinden aldığı için kızgın olduğu Rahmet'in kız olduğunu farketmesiyle büyük kalp yolculuğu başlar. Rahmet, babası sakat olduğu için çalışamayan ve evinde çalışacak kimsenin olmamasından ötürü çalışmak zorunda olan, lakin Afgan mültecisi olduğu için inşaattan başka çalışacak yeri olmayan ve bu uğurda erkek kılığına girecek kadar çaresiz olan güzeller güzeli Baran'dır. Latif'i güzelleştirecek olan Baran.
Majidi, eşyayı kendisine köle yapması gerekirken, eşyanın kölesi olan modern bireyin tam karşısına oturturuyor bu noktada Latif'i. Parası yoktur, zenginliği yoktur ama kalbindeki o cevher, o dokunulmaz bölge hep korunaklı kalmıştır. Kekremsi bir sûrete, itici bir ahvale sahip olsa da; bir dolu çamurda dahi kirlenmeyecek kadar saf ve boştur gönlü Latif'in. Ana rahmi kadar temiz olan bu gönülden, çıkmayı bekleyen binlerce nağme vardır, binlerce yara, binlerce hüzün, binlerce coşku. Dünya kördür Latif'e, Latif'se dünyaya. Ama kalbine bakar hep, o keşfedilmemiş bölgeye. Sadece kalbine bakıp kör olanların, yeryüzünün cennetlerini görebileceğini haykırır Majidi. Ve cennet kapısının anahtarı, mavi bir peçenin altında güzellik ırmağı Baran'dan süzülerek teslim edilir Latif'e.
Uzaktan sevmenin, varlığıyla yetinebilmenin, aşkı haya ile sentezleyebilmenin fotoğrafıdır Latif. Gizli köşelerden, gizli kapılardan seyreder aşkını. Güzelliğini görüp dokunamanın hüznü değil, aşkına çamur bulaştırmamanın güvenidir Latif'in yüzüne yansıyan sonsuz ışıktaki sır. Sevdiğine farkettirmeden yardım etmek, sevdiği için akıl almaz fedakarlıklarda bulunmak, hiçbir çıkar gözetmemek, iyilikleri insana değil Allah'a duyurmakla yetinmek ne zor ve ne kutsal bir erdemdir. Latif'i o ham halden bu denli olgunluk derecesine çıkaran aşk, şüphesiz ki günümüz aşklarının plastikliğini anlamayanlara bir yol işaretidir. Sevda sözcüklerinin gırla edildiği, aşkın telefon tuşlarının soğukluğuna ve lunaparak köşelerinin anlamsızlığına kurban edildiği, kavuşamamanın intihara kavuşmanın iftihara müsebbib olduğu zamanlar, ne yalan zamanlardır!
Ve kavuşamaz aşıklar. Baran peçesini kaldırıp Latif'e bakar. O cennet gözleriyle dünyanın en masum tebessümünü armağan eder Latif'e ve hemen kapatır peçesini. Latif o sonsuz gülüşü kalbinde dondurur. Geriye kalan sonsuzluktur çünkü, ruhu tazeleyen o kutsal hüzündür. Ve Baran uzaklara doğru giderken ayakkabısının çamurda bıraktığı kalıbın içine dolar yağmur suları. Baran yağmur demektir çünkü. Baran'ı seven yağmuru sevmelidir. Ayağının izinden nasırlaşan toprağa dolan yağmurlar, Latif için gökyüzünden inen müjdedir. Çünkü Allah'ın müjdesi ancak aşkın hakkını verebilenedir. Latif aşkın olgunluğuna erer ve sevdiğinin ayak izlerine dolan yağmurdan alır cennet abdestini. Ve Baran'ı sonsuzluğa uğurlar, öbür dünyada birlikte almak için aşkın tekbirini.
--spoiler--
--spoiler--
Film, Sovyet işgali'nden kaçıp iran'a göç eden bir kısım Afgan mültecinin yaşam mücadelesi üzerinden başlıyor kendini anlatmaya. Doğduğu toprakları göremeyen, anayurdunun havasını soluyamayan, o sentetik yabancılık duygusunu çehresinden atamayan zavallı Gregor Samsa'ların inşaatlarda çalışması ve burada gelişen hadiseler, kasavet dolu bir ruha bürüyor izleyiciyi. Muhabbetlerinden başka zenginliği olmayan bu garip insanların arasında toy bir iran delikanlısı vardır: Latif. Geçimsiz ve haylaz olan Latif'in, bir gün inşaata kendisinin yerine gelen ve işini elinden aldığı için kızgın olduğu Rahmet'in kız olduğunu farketmesiyle büyük kalp yolculuğu başlar. Rahmet, babası sakat olduğu için çalışamayan ve evinde çalışacak kimsenin olmamasından ötürü çalışmak zorunda olan, lakin Afgan mültecisi olduğu için inşaattan başka çalışacak yeri olmayan ve bu uğurda erkek kılığına girecek kadar çaresiz olan güzeller güzeli Baran'dır. Latif'i güzelleştirecek olan Baran.
Majidi, eşyayı kendisine köle yapması gerekirken, eşyanın kölesi olan modern bireyin tam karşısına oturturuyor bu noktada Latif'i. Parası yoktur, zenginliği yoktur ama kalbindeki o cevher, o dokunulmaz bölge hep korunaklı kalmıştır. Kekremsi bir sûrete, itici bir ahvale sahip olsa da; bir dolu çamurda dahi kirlenmeyecek kadar saf ve boştur gönlü Latif'in. Ana rahmi kadar temiz olan bu gönülden, çıkmayı bekleyen binlerce nağme vardır, binlerce yara, binlerce hüzün, binlerce coşku. Dünya kördür Latif'e, Latif'se dünyaya. Ama kalbine bakar hep, o keşfedilmemiş bölgeye. Sadece kalbine bakıp kör olanların, yeryüzünün cennetlerini görebileceğini haykırır Majidi. Ve cennet kapısının anahtarı, mavi bir peçenin altında güzellik ırmağı Baran'dan süzülerek teslim edilir Latif'e.
Uzaktan sevmenin, varlığıyla yetinebilmenin, aşkı haya ile sentezleyebilmenin fotoğrafıdır Latif. Gizli köşelerden, gizli kapılardan seyreder aşkını. Güzelliğini görüp dokunamanın hüznü değil, aşkına çamur bulaştırmamanın güvenidir Latif'in yüzüne yansıyan sonsuz ışıktaki sır. Sevdiğine farkettirmeden yardım etmek, sevdiği için akıl almaz fedakarlıklarda bulunmak, hiçbir çıkar gözetmemek, iyilikleri insana değil Allah'a duyurmakla yetinmek ne zor ve ne kutsal bir erdemdir. Latif'i o ham halden bu denli olgunluk derecesine çıkaran aşk, şüphesiz ki günümüz aşklarının plastikliğini anlamayanlara bir yol işaretidir. Sevda sözcüklerinin gırla edildiği, aşkın telefon tuşlarının soğukluğuna ve lunaparak köşelerinin anlamsızlığına kurban edildiği, kavuşamamanın intihara kavuşmanın iftihara müsebbib olduğu zamanlar, ne yalan zamanlardır!
Ve kavuşamaz aşıklar. Baran peçesini kaldırıp Latif'e bakar. O cennet gözleriyle dünyanın en masum tebessümünü armağan eder Latif'e ve hemen kapatır peçesini. Latif o sonsuz gülüşü kalbinde dondurur. Geriye kalan sonsuzluktur çünkü, ruhu tazeleyen o kutsal hüzündür. Ve Baran uzaklara doğru giderken ayakkabısının çamurda bıraktığı kalıbın içine dolar yağmur suları. Baran yağmur demektir çünkü. Baran'ı seven yağmuru sevmelidir. Ayağının izinden nasırlaşan toprağa dolan yağmurlar, Latif için gökyüzünden inen müjdedir. Çünkü Allah'ın müjdesi ancak aşkın hakkını verebilenedir. Latif aşkın olgunluğuna erer ve sevdiğinin ayak izlerine dolan yağmurdan alır cennet abdestini. Ve Baran'ı sonsuzluğa uğurlar, öbür dünyada birlikte almak için aşkın tekbirini.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar