bugün
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- para yok huzur var11
- apo'nun villası5
- dede tavsiyeleri6
- hoşgeldin kocacığım3
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek6
- spor yaparken tayt giymenin asıl amacı5
- sözlük erkeklerini annelerine şikayet etmek3
- erkekler neden evlenmek ister13
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz3
- tokmakçının anlamını bilmeyen kız4
- hangi sözlük kızısın10
- diablo 53
- günün sözü11
- sizi bütün milletlere üstün kıldığımı hatırlayın5
- regl olan kadına söylenmemesi gerekenler7
- seninle şöyle olabildik6
- oy kullanmak suretiyle hükümeti devirmeye çalışmak3
- borsada dönen dönerler4
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- husilerin artık çok olmaya başlaması3
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez9
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya12
- kürdü sevin21
- askerde en rahat iş2
- donald trump'un türk askerini övmesi2
- erkek aşagı erkek yukarı6
- şansın tesadüf olduğunu zannetmek3
- güne bir şarkı bırak5
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- savaşma seviş2
- çomartokrasi2
- bazen kazanmak için kaybetmek gerekir4
- arabaya acemi sürücü yazmak2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- rusya da çarlığı istemek2
- arap sabununu götüne süren solcu2
- hangi winx kızısın5
- güne almanca bir cümle bırak11
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- 2026 2027 uefa avrupa ligi şampiyonu2
- ateist5
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı17
- diablo2
- olympique marseille3
- yazarların cuma akşamı planları3
- ramazan ayı2
- yere çöp atan aşağılık varlıklar2
- evde kalan kızları dışarı çıkarıyoruz3
- çocukken en sevilen çizgi film3
bundan beş yıl önce filmi açmış, ilk sahnelerde allen'ın sinema sırasında, çok konuşan adama hayıflandığı yerde sıkılıp kapatmıştım.. belki bir iki dakika daha dayansaydım, woody allen'ın dönüp kamerayla konuşmasını görüp filmi sıkılsam bile izlemeye devam edebilirdim.
bu zamana kadar da öylece durdu ve bekledi beni. eh her şeyin bir zamanı var, beş yıl önce dişimi sıkıp izlemiş olsaydım kesinlikle ağır eleştirilerle kafama yer edinecekti.
peki ya şimdi?
harikulade.
bilmiyorum belki kendimden çok şey buldum diye. erkeğin ölüm, kadının şiir kitaplarını okuması beni çok güldürdü. son bir-iki senedir ölümle kafayı bozmuş durumdayım ve hayatıma bu süre zarfında giren tek kadın da şiir hastası.
filmi izlerken kendimi ve ilişkilerimi gözlemliyor gibi hissettim. ne kadar katlanılmaz bir insanım!
her neyse, woddy allen'ın midnight in paris, barselona, match point'inden sonra -roma'yı beğenmedim, doğruya doğru- geldiğim annie hall beni gayet tatmin etti.
farklı çekim teknikleri, altyazıda geçen düşünceleri (kaçırdım neredeyse hepsini ama olsun), kadın ile erkeği ayırıp terapiste konuşturması çok hoştu.
izleyin efendim.
ha ilişkiler mi? evet, hep bir acı var. sadece henüz bilemediğim; yalnızken mi yoksa bir kadın varken mi daha çok acı çektiğim.
edit: bazıları gülmediklerini söylüyorlar ama ben epey bir kahkaha attım. bilmiyorum woody allen'ın mizah anlayışına alıştım belki de.. yan etkiler'le, sırf anarşı'yi okumuştum birkaç ay önce de. yine epey eğlenmiştim, sağ olsun, ruhuma mutlulu kattı.
edit2: aklıma gelmişken, ilk sahnede arkada "ingmar bergman" afişine dikkat! woddy allen'ın bergman'ı beğendiğini ve ondan izler taşıdığını unutmamak gerek. bergman sahiden bir dahi, üstad.
bu zamana kadar da öylece durdu ve bekledi beni. eh her şeyin bir zamanı var, beş yıl önce dişimi sıkıp izlemiş olsaydım kesinlikle ağır eleştirilerle kafama yer edinecekti.
peki ya şimdi?
harikulade.
bilmiyorum belki kendimden çok şey buldum diye. erkeğin ölüm, kadının şiir kitaplarını okuması beni çok güldürdü. son bir-iki senedir ölümle kafayı bozmuş durumdayım ve hayatıma bu süre zarfında giren tek kadın da şiir hastası.
filmi izlerken kendimi ve ilişkilerimi gözlemliyor gibi hissettim. ne kadar katlanılmaz bir insanım!
her neyse, woddy allen'ın midnight in paris, barselona, match point'inden sonra -roma'yı beğenmedim, doğruya doğru- geldiğim annie hall beni gayet tatmin etti.
farklı çekim teknikleri, altyazıda geçen düşünceleri (kaçırdım neredeyse hepsini ama olsun), kadın ile erkeği ayırıp terapiste konuşturması çok hoştu.
izleyin efendim.
ha ilişkiler mi? evet, hep bir acı var. sadece henüz bilemediğim; yalnızken mi yoksa bir kadın varken mi daha çok acı çektiğim.
edit: bazıları gülmediklerini söylüyorlar ama ben epey bir kahkaha attım. bilmiyorum woody allen'ın mizah anlayışına alıştım belki de.. yan etkiler'le, sırf anarşı'yi okumuştum birkaç ay önce de. yine epey eğlenmiştim, sağ olsun, ruhuma mutlulu kattı.
edit2: aklıma gelmişken, ilk sahnede arkada "ingmar bergman" afişine dikkat! woddy allen'ın bergman'ı beğendiğini ve ondan izler taşıdığını unutmamak gerek. bergman sahiden bir dahi, üstad.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar