bugün

özdemir asaf

''butun dunyayi kucaklamak istedim, kollarim yetmedi''

''ağladığımı gör diye ağlamıyorum, ağladığım için, ağladığımı görüyorsun''

kelebek

son isteğin nedir?

sorusu,

çok, çok kolaydır,

ilk isteğin nedir?

sorusundan.

çünkü,

o soruyu

kimse kimseye soramadı,

korkusundan.

bir gece

gecede bir uyku,
uykunun içinde ben..
uyuyorum,
uykudayim,
yanimda sen

uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben..
bir yere gidiyorum,
delicesine..
aklimda sen.

ben seni seviyorum,
gizlice..
el pençe duruyorum,
yüzüne bakiyorum,
söylemeden tek hece.

seni yitiriyorum,
çok karanlik bir anda..
birden uyaniyorum,
bakiyorum aydinlik;
uyuyorsun yanimda,
güzelce.

yalnızın durumları

i.
her şeyi süpürebilirsin;
sonbaharı süpüremezsin.
sen her şeyi süpürebilirsin;
sonbaharı süpüremezsin.
yalnızsa sürekli bir sonbaharı süpürür hep.
düşünemezsin.
ii.
yanar
sobasında
yalnızın üşüyen bakışları.
lambasında
karanlığa donuk
bir ışık titrer sönük-sönük.
penceresi
dışına kapanmıştır,
kapısı içine örtük.
iii.
yalnız
bin yıl yasar
kendini bir adada.
iv.
yalnızın
nesi var, nesi yoksa
tümü birdenbiredir.
v.
yalnız
bir ordudur
kendi çölünde
sonsuz savaşlarında
hep yenen kendi ordusunu.
vi.
yalnızın
sakladığı bir şey vardır;
boyuna yerini değiştirir,
boyuna onu arar.
biri bulsa diye.
vii.
yalnız
hem bilgesi,
hem delisidir
kendi dünyasının.
ayrıca;
hem efendisi
hem kölesidir
kendisinin
tadını çıkaramaz
görecesiz dünyasında
hiçbirinin
viii.
yalnız
sürekli dinleyendir
söylenmemiş bir sözü.
ix.
sözünde durması
yalnızın yalancılığıdır
kendisine.
hep yüzüne vurur utancı.
o yüzden
gözlerini kaçırır
gözlerinden.
x.
yalnızın odasında
ikinci bir yalnızlıktır ayna.
xi.
yalnız
hep uyanır ikinci uykusuna.
xii.
yalnız
kendi bencinin sen'idir.
xiii.
bir sözde saklanmış bir yalanı
bir gözde okuduğundan
bakmaz kendi gözlerine bile.
xiv.
hep susadığında
o kendi çölündedir.
xv.
kendi öyküsünü
ne anlatabilen
ne de dinleyebilen.
kendi türküsünü
ne yazabilen,
ne söyleyebilen.
xvi.
bir zamanlar güldüğünü anımsar da...
yoğurur hüznün çamurunu avuçlarında.
xvii.
yalnız aranan tek görgü tanığıdır
yargılanmasında kendi davasının...
her duruşması ertelenir kavgasının.
xviii.
yalnız hem kaptanı
hem de tek yolcusudur batmakta olan gemisinin.
onun için ne sonuncu ayrılabilir gemisinden,
ne de ilkin.
xix.
yalnızın adı okunduğunda
okulda ya da yasamda kimse 'burda' diyemez .. ama yok da..
xx.
uykunun duvarında başladı...
önceleri bir toz gölgesi sanki;
sonra bir yumak yun gibi.
ama simdi iyice görüyor
örümceğin ağını
gün gibi
xxi.
yalnız duymuş olduğunun sağırı,
görmüş olduğunun körüdür
ölür ölür ölür
öldürür öldürür öldürür
duyduklarını unutur,
duyacaklarını düşünür.
xxii.
yalnızın adına hiç kimse konuşamaz..
o kendi kendisinin sanığıdır.
xxiv.
yalnız önceden sezer
sonra olacakları paylaşacak biri vardır;
anlatır anlatır ona olanları, olmayacakları.
xxiv.
her leke kendisiyle çıkar.

bu tüm yazılanların sahibi, tapılası şair, üstad.
© copyright 2005 - 2026