bugün
- cumhuriyetten rahatsız olan insan17
- trabzonspor16
- kadın şoför8
- bu kedi sevgisi nedir yahu6
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör6
- kadın ayağı öpmek güzeldir3
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- gadi eizenkot5
- kedi sevmeyen insan2
- yallah arabistan a diyen tip2
- bibi kazandı2
- binyamin netanyahu12
- ya kahhar ya kahhar ya kahhar2
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın3
- ben bi gideyim tatlı yapayım2
- okula verilen çocuktan netice alamamak3
- sınıfta parmak kaldıran kız çocuğudur cumhuriyet2
- nervio abla20
- ebu cehil karpuzu3
- kimseye zararı olmayan kişi3
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- yeni evli çift aktiviteleri16
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- ismail kartal23
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- salçalı makarna13
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- yerde para bulmak9
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- yazılımcıların flört edememesi8
- herkese veren biri4
- laşon hara3
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- gece uyanıkları4
- tuzlu kahve dizisi4
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- motorsiklet6
- görükle den moskova'ya yürümek5
- mutlu günleri beklemek15
- yağmur2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- mavi4
- en lezzetli balık12
- türkiye cumhuriyeti3
- kedimin yatağıma kusması7
- güney kore34
özgüvensizliğin insana getirdiği mahcup utangaçlıktan güç bulan aşkların en temizi, içte en büyük yaşananı.
erişilmez bir melek var önünde, utanıyorsun. daha önce kimseye bu kadar derin hisler beslememişsin. sadece utana sıkıla bakıyorsun arada, gözünü kaçıra kaçıra. anlamasın diye başkalarıyla muhabbet ediyorsun. ilk gördüğün anda "hayatımın en güzel kızı" demene sebep olan kız bu.
onun olduğu mekanda kabına sığamıyorsun. heyecan, umut, mutluluk sağlayıcın senin. ondan uzaklaştığında enerjini kaybediyorsun. eve geldiğinde sadece yatıyor, hayal kuruyorsun. telefonuna resimlerini indirmişsin. uzun uzadıya o resimlere bakıyorsun tekrar tekrar. müzikler belki de hiç dinlemediğin kadar melankolik.
eskiden yapmaktan hoşlanmadığın şeyler artık güzel bile gelebiliyor. önceden okula gitmek istemeyen sana okul artık çok kısa geliyor. hareket etmeyi sevmeyen sen, her gün sahilde yürümeye başlıyorsun onu düşünüp. yemek yiyemiyorsun. hayatında ne kadar önceliğin varsa, -ki bu kitap okumak, araştırma yapmak, ders çalışmak, siyaset, din, spor her şey olabilir- hepsi yerini bu kıza bırakıyor.
önceleri herkese bahsettiğin kızı artık paylaşamıyorsun kimseyle. en hafif şakayı kaldıramayacak kadar ağırlaşmaya başlıyor yükün. her gün sosyal medya hesaplarını kontrol ediyorsun "acaba yeni resim eklemiş mi?", "acaba sevgilisi var mı?" diye.
yavaş yavaş o mutluluk, umut, yerini umutsuzluğa bırakmaya başlıyor. bir gün bir hırsla, yine naif bir şekilde -ya sarhoş olmuşsundur, ya bir başkasının onunla konuştuğunu öğrenmişsindir- bir şekilde derdini anlatıyorsun.
kız, bu özgüvensizliği zaten hemen anlıyor ve muhtemelen de olmuyor.
o zaman, platonik aşk, bir başka platonik aşk oluyor zaten.
en kötüsü hemen kesilmesi olmuyor, onunla bu şekilde konuştukça için hep daha bir umutla doluyor. ta ki, o umutlar bir anda bitinceye kadar. sonra zaten dibe vuruyorsun.
en kötüsü bir başkasıyla olduğunu duymak oluyor. en dibi bu oluyor.
yine en kötüsü, bu platonik aşkı bu aşamadan sonra kafada bitirememek oluyor.
erişilmez bir melek var önünde, utanıyorsun. daha önce kimseye bu kadar derin hisler beslememişsin. sadece utana sıkıla bakıyorsun arada, gözünü kaçıra kaçıra. anlamasın diye başkalarıyla muhabbet ediyorsun. ilk gördüğün anda "hayatımın en güzel kızı" demene sebep olan kız bu.
onun olduğu mekanda kabına sığamıyorsun. heyecan, umut, mutluluk sağlayıcın senin. ondan uzaklaştığında enerjini kaybediyorsun. eve geldiğinde sadece yatıyor, hayal kuruyorsun. telefonuna resimlerini indirmişsin. uzun uzadıya o resimlere bakıyorsun tekrar tekrar. müzikler belki de hiç dinlemediğin kadar melankolik.
eskiden yapmaktan hoşlanmadığın şeyler artık güzel bile gelebiliyor. önceden okula gitmek istemeyen sana okul artık çok kısa geliyor. hareket etmeyi sevmeyen sen, her gün sahilde yürümeye başlıyorsun onu düşünüp. yemek yiyemiyorsun. hayatında ne kadar önceliğin varsa, -ki bu kitap okumak, araştırma yapmak, ders çalışmak, siyaset, din, spor her şey olabilir- hepsi yerini bu kıza bırakıyor.
önceleri herkese bahsettiğin kızı artık paylaşamıyorsun kimseyle. en hafif şakayı kaldıramayacak kadar ağırlaşmaya başlıyor yükün. her gün sosyal medya hesaplarını kontrol ediyorsun "acaba yeni resim eklemiş mi?", "acaba sevgilisi var mı?" diye.
yavaş yavaş o mutluluk, umut, yerini umutsuzluğa bırakmaya başlıyor. bir gün bir hırsla, yine naif bir şekilde -ya sarhoş olmuşsundur, ya bir başkasının onunla konuştuğunu öğrenmişsindir- bir şekilde derdini anlatıyorsun.
kız, bu özgüvensizliği zaten hemen anlıyor ve muhtemelen de olmuyor.
o zaman, platonik aşk, bir başka platonik aşk oluyor zaten.
en kötüsü hemen kesilmesi olmuyor, onunla bu şekilde konuştukça için hep daha bir umutla doluyor. ta ki, o umutlar bir anda bitinceye kadar. sonra zaten dibe vuruyorsun.
en kötüsü bir başkasıyla olduğunu duymak oluyor. en dibi bu oluyor.
yine en kötüsü, bu platonik aşkı bu aşamadan sonra kafada bitirememek oluyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar