bugün
- nohut yaptım nası olmuş11
- hakkımda bilmeniz gerekenler17
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- yoğurt mayalayan kızı üzmek10
- ioçk10
- nervio burak demirbilek evliliği13
- yorgun mermi vs nervio12
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası5
- arkadaşlar çabuk bakın8
- süzme yoğurt3
- birader ne demek11
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
- börekitas3
- uludağ sözlük discord grubu10
- abdülhamid kayıhan osmanoğlu3
- uludağ sözlük partisi8
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- arkadaşlar2
- giden gider5
- ben gidiyorum4
- limonlu makarna9
- filenin sultanları3
- diamond bosphorus16
- sıfır bir gökhan abi2
- yeni parti46
- testo taylan true ziyareti2
- yolluk2
- makarna abartılmış balon bir yemektir3
- aykolik'in hiç yaşlanmaması4
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- tai lung18
- çocuk olmanın çok güzel olması3
- ismet gürbüz10
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- kız nick altı meriçleri12
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- gocu meriç7
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- mentollü sigara3
- baş meriç7
- sozlugun hafizasi6
- en sevilen yemek2
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
özgüvensizliğin insana getirdiği mahcup utangaçlıktan güç bulan aşkların en temizi, içte en büyük yaşananı.
erişilmez bir melek var önünde, utanıyorsun. daha önce kimseye bu kadar derin hisler beslememişsin. sadece utana sıkıla bakıyorsun arada, gözünü kaçıra kaçıra. anlamasın diye başkalarıyla muhabbet ediyorsun. ilk gördüğün anda "hayatımın en güzel kızı" demene sebep olan kız bu.
onun olduğu mekanda kabına sığamıyorsun. heyecan, umut, mutluluk sağlayıcın senin. ondan uzaklaştığında enerjini kaybediyorsun. eve geldiğinde sadece yatıyor, hayal kuruyorsun. telefonuna resimlerini indirmişsin. uzun uzadıya o resimlere bakıyorsun tekrar tekrar. müzikler belki de hiç dinlemediğin kadar melankolik.
eskiden yapmaktan hoşlanmadığın şeyler artık güzel bile gelebiliyor. önceden okula gitmek istemeyen sana okul artık çok kısa geliyor. hareket etmeyi sevmeyen sen, her gün sahilde yürümeye başlıyorsun onu düşünüp. yemek yiyemiyorsun. hayatında ne kadar önceliğin varsa, -ki bu kitap okumak, araştırma yapmak, ders çalışmak, siyaset, din, spor her şey olabilir- hepsi yerini bu kıza bırakıyor.
önceleri herkese bahsettiğin kızı artık paylaşamıyorsun kimseyle. en hafif şakayı kaldıramayacak kadar ağırlaşmaya başlıyor yükün. her gün sosyal medya hesaplarını kontrol ediyorsun "acaba yeni resim eklemiş mi?", "acaba sevgilisi var mı?" diye.
yavaş yavaş o mutluluk, umut, yerini umutsuzluğa bırakmaya başlıyor. bir gün bir hırsla, yine naif bir şekilde -ya sarhoş olmuşsundur, ya bir başkasının onunla konuştuğunu öğrenmişsindir- bir şekilde derdini anlatıyorsun.
kız, bu özgüvensizliği zaten hemen anlıyor ve muhtemelen de olmuyor.
o zaman, platonik aşk, bir başka platonik aşk oluyor zaten.
en kötüsü hemen kesilmesi olmuyor, onunla bu şekilde konuştukça için hep daha bir umutla doluyor. ta ki, o umutlar bir anda bitinceye kadar. sonra zaten dibe vuruyorsun.
en kötüsü bir başkasıyla olduğunu duymak oluyor. en dibi bu oluyor.
yine en kötüsü, bu platonik aşkı bu aşamadan sonra kafada bitirememek oluyor.
erişilmez bir melek var önünde, utanıyorsun. daha önce kimseye bu kadar derin hisler beslememişsin. sadece utana sıkıla bakıyorsun arada, gözünü kaçıra kaçıra. anlamasın diye başkalarıyla muhabbet ediyorsun. ilk gördüğün anda "hayatımın en güzel kızı" demene sebep olan kız bu.
onun olduğu mekanda kabına sığamıyorsun. heyecan, umut, mutluluk sağlayıcın senin. ondan uzaklaştığında enerjini kaybediyorsun. eve geldiğinde sadece yatıyor, hayal kuruyorsun. telefonuna resimlerini indirmişsin. uzun uzadıya o resimlere bakıyorsun tekrar tekrar. müzikler belki de hiç dinlemediğin kadar melankolik.
eskiden yapmaktan hoşlanmadığın şeyler artık güzel bile gelebiliyor. önceden okula gitmek istemeyen sana okul artık çok kısa geliyor. hareket etmeyi sevmeyen sen, her gün sahilde yürümeye başlıyorsun onu düşünüp. yemek yiyemiyorsun. hayatında ne kadar önceliğin varsa, -ki bu kitap okumak, araştırma yapmak, ders çalışmak, siyaset, din, spor her şey olabilir- hepsi yerini bu kıza bırakıyor.
önceleri herkese bahsettiğin kızı artık paylaşamıyorsun kimseyle. en hafif şakayı kaldıramayacak kadar ağırlaşmaya başlıyor yükün. her gün sosyal medya hesaplarını kontrol ediyorsun "acaba yeni resim eklemiş mi?", "acaba sevgilisi var mı?" diye.
yavaş yavaş o mutluluk, umut, yerini umutsuzluğa bırakmaya başlıyor. bir gün bir hırsla, yine naif bir şekilde -ya sarhoş olmuşsundur, ya bir başkasının onunla konuştuğunu öğrenmişsindir- bir şekilde derdini anlatıyorsun.
kız, bu özgüvensizliği zaten hemen anlıyor ve muhtemelen de olmuyor.
o zaman, platonik aşk, bir başka platonik aşk oluyor zaten.
en kötüsü hemen kesilmesi olmuyor, onunla bu şekilde konuştukça için hep daha bir umutla doluyor. ta ki, o umutlar bir anda bitinceye kadar. sonra zaten dibe vuruyorsun.
en kötüsü bir başkasıyla olduğunu duymak oluyor. en dibi bu oluyor.
yine en kötüsü, bu platonik aşkı bu aşamadan sonra kafada bitirememek oluyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar