bugün
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler20
- sözlükte marka olmak11
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- damarsız tüysüz manisa yaprağı16
- kedi tekmelemek11
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- dönercide kız tavlamak4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- alevi kızların alev alev yanması4
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar4
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- mehdinin gelmiş olması4
- daha 17 dizisi aras vs teoman6
- aslan gibi adam5
- camide rakı içen izmirli kız7
- evreşe bim de bulgar görmek5
- muşlettin bey amca erecto biraderdir2
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- maymundan geldiğine inanan ateist4
- nasılsınız fakirler8
- süleymancılar14
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- dede cafe2
- iremga32
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- cuma salatı2
- alihan kuriş7
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- anın görüntüsü30
- denize çıplak girmek4
- velvet12
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek2
- true'nin milli olması3
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- emre yaban2
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- sözlükte kavga olacak hissi8
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- denize bakan ev6
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- siyaset konuşan kızlar3
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
- ordunun derelerinin yukarı akmaması6
yaşadığım ama sevemedeğim şehirdir.
bu kadar karmaşa bu kadar çeşit hayat bana fazla.. ama yinede bir tutkusun be istanbul..
Ve Sen Ey istanbul!
Ey istanbul! Ey kayıp şehirler prensesi!
Ey o büyülü şarkın garptan yükselen sesi!
En cesur saatlerin senden ürker akrebi
El yazması sanatın güngörmüş mürekkebi
Öyle bir şehirsin ki bir yanda hicaz vurur
Çelişmez bu güzellik bir mehter, bir caz vurur
Siyah beyaz filmlerin sen ey renkli dekoru
Goncanın en kırmızı menekşenin en moru
Ayna görmemiş şehir; zakkum tadı hüzünde
Tarihten yansımalar taşıyorsun yüzünde
Beş yüzyıllık camide bin yaşında güvercin
Şair şiir yazan mı? asla- senin habercin!
O yıkık surlarıyla belki harap istanbul
Yine de geleceğe taşan serap istanbul
iki denizin kadeh tokuşturduğu Boğaz
Ve boğazda yıllanmış asil şarap istanbul
Aynanın kendisi sen, yerde göğü yansıtan
Semavi masalları sularında ısıtan
Bir vücut olur senle; seni sevip yaşayan
Misal Haşim-Beşiktaş, Fikretleyse Aşiyan
Martılar Üsküdarda hala Burhanı dinler
Güneş kim bilir hangi şadırvanda serinler
iki yaşlı kıtanın el ele verdiği yer
Akşamlara ışıklar saçar ayla beraber
Gerçi iki yakandan boğmak istiyor seni
Seni kör gözle görüp seveni sevmeyeni
Altınmış taş toprağın, bu nasıl bir sömürü
Taşın taşken değerli tarihinden ötürü
Soluksuz betonlarla eteklerin ardiye
Bir yılda dört ilkbahar ki gözlerin var diye
Hele Yahya Efendi ve orda ki istanbul
Mecliste bize şarap sunan saki istanbul
Tararım saçlarını bir gün eskisi gibi
Aldırma Allah büyük, hüvel baki istanbul
Gözler güneş batarken ateşin müsavisi
Mavinin yüz bin tonu; lacivertten griye
Gökten boğazdan kalan maviliktir geriye
Şahittir Ayasofya, şahittir Sultan Ahmet
Kanat kanat huzurdur, güvercinlerce rahmet
Göğe bu yakınlığı minareler üstünden
istanbul geleceğe köprüler kurmuş günden
Hayalet faytonların meydanlarda çan sesi
Sabahın martılarla birlikte uçan sesi
Değişmesin muhteşem o musiki ne olur
Salacakta ki martı, karşıdan gelen vapur
Aşk imiş her ne varsa alemde diyen şair
Bilseydi alem sensin, bilse aşk sana dair
Malazgirtten beridir gönül mülkü istanbul
Lisanımda çiçeksin türkü türkü istanbul
Peygamber müjdesiydin demek ki ancak layık
Görmüştü Türke seni, sana Türkü istanbul
At ölse meydan kalır yiğit ölür şan kalır
Sen ölürsen istanbul, şu dünya zindan kalır
Aşkla aşık yüz yüze ne bir ses ne aracı
Vuslat sıfatın senin, ey aşığın miracı!
Coğrafyayı çaresiz, matematiği şaşkın
Tarihiyse bilgisiz bırakır inan aşkın
Etilerde kısalan eteğin hayli muzur
Yuşadan Üsküdara sıçrar ilahi huzur
Almakmış kılıç hakkı kifayetsiz sana pul
Ya sen beni seversin ya ben seni istanbul
Geçmişten geleceğe akan nehir istanbul
Evvel zaman içinde kokan zehir istanbul
Ey yosmalar yosması, ey en güzel fahişe
Kaç kocadan bakire çıkan şehir istanbul
Ahmet Afşın Efkarlıoğlu
bu kadar karmaşa bu kadar çeşit hayat bana fazla.. ama yinede bir tutkusun be istanbul..
Ve Sen Ey istanbul!
Ey istanbul! Ey kayıp şehirler prensesi!
Ey o büyülü şarkın garptan yükselen sesi!
En cesur saatlerin senden ürker akrebi
El yazması sanatın güngörmüş mürekkebi
Öyle bir şehirsin ki bir yanda hicaz vurur
Çelişmez bu güzellik bir mehter, bir caz vurur
Siyah beyaz filmlerin sen ey renkli dekoru
Goncanın en kırmızı menekşenin en moru
Ayna görmemiş şehir; zakkum tadı hüzünde
Tarihten yansımalar taşıyorsun yüzünde
Beş yüzyıllık camide bin yaşında güvercin
Şair şiir yazan mı? asla- senin habercin!
O yıkık surlarıyla belki harap istanbul
Yine de geleceğe taşan serap istanbul
iki denizin kadeh tokuşturduğu Boğaz
Ve boğazda yıllanmış asil şarap istanbul
Aynanın kendisi sen, yerde göğü yansıtan
Semavi masalları sularında ısıtan
Bir vücut olur senle; seni sevip yaşayan
Misal Haşim-Beşiktaş, Fikretleyse Aşiyan
Martılar Üsküdarda hala Burhanı dinler
Güneş kim bilir hangi şadırvanda serinler
iki yaşlı kıtanın el ele verdiği yer
Akşamlara ışıklar saçar ayla beraber
Gerçi iki yakandan boğmak istiyor seni
Seni kör gözle görüp seveni sevmeyeni
Altınmış taş toprağın, bu nasıl bir sömürü
Taşın taşken değerli tarihinden ötürü
Soluksuz betonlarla eteklerin ardiye
Bir yılda dört ilkbahar ki gözlerin var diye
Hele Yahya Efendi ve orda ki istanbul
Mecliste bize şarap sunan saki istanbul
Tararım saçlarını bir gün eskisi gibi
Aldırma Allah büyük, hüvel baki istanbul
Gözler güneş batarken ateşin müsavisi
Mavinin yüz bin tonu; lacivertten griye
Gökten boğazdan kalan maviliktir geriye
Şahittir Ayasofya, şahittir Sultan Ahmet
Kanat kanat huzurdur, güvercinlerce rahmet
Göğe bu yakınlığı minareler üstünden
istanbul geleceğe köprüler kurmuş günden
Hayalet faytonların meydanlarda çan sesi
Sabahın martılarla birlikte uçan sesi
Değişmesin muhteşem o musiki ne olur
Salacakta ki martı, karşıdan gelen vapur
Aşk imiş her ne varsa alemde diyen şair
Bilseydi alem sensin, bilse aşk sana dair
Malazgirtten beridir gönül mülkü istanbul
Lisanımda çiçeksin türkü türkü istanbul
Peygamber müjdesiydin demek ki ancak layık
Görmüştü Türke seni, sana Türkü istanbul
At ölse meydan kalır yiğit ölür şan kalır
Sen ölürsen istanbul, şu dünya zindan kalır
Aşkla aşık yüz yüze ne bir ses ne aracı
Vuslat sıfatın senin, ey aşığın miracı!
Coğrafyayı çaresiz, matematiği şaşkın
Tarihiyse bilgisiz bırakır inan aşkın
Etilerde kısalan eteğin hayli muzur
Yuşadan Üsküdara sıçrar ilahi huzur
Almakmış kılıç hakkı kifayetsiz sana pul
Ya sen beni seversin ya ben seni istanbul
Geçmişten geleceğe akan nehir istanbul
Evvel zaman içinde kokan zehir istanbul
Ey yosmalar yosması, ey en güzel fahişe
Kaç kocadan bakire çıkan şehir istanbul
Ahmet Afşın Efkarlıoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar