bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- çay içen kız9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- mutsuz olmak3
- galatasaray6
- galatasaray 3 rennes 33
- en tehlikeli insan tipleri2
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- duyulan en ilginç isim5
- oralet içen erkek5
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- anın fotoğrafı14
- çaya şeker atan erkek5
- rennes2
- uludağ sözlük çeteleri9
- kalem4
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- erdal beşikçioğlu8
- yıkık yazarlar4
- yerinde dur3
- latte içen erkek4
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- yelpaze3
- en boktan on yıl7
- smallville'deki konuk oyuncular3
- patates kızartması4
- dolma kalem3
- doa otomatı3
- ona bir şey söyle13
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- gocu bak bi5
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- selam sözlük2
- ayrılık8
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- düşün ki o bunu okuyor4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- en gey özelliğiniz3
- kasa daima kazanır2
- red flag erkek listesi9
daha önce de söylemiştim, mitolojik çağda bütün toplumlara hakim olan anlayışa uygun bir biçimde, "yabancı"ları da kendilerine referans vererek tanımlayan fars toplumunun, kimi zaman müttefik, kimi zaman rakip oldukları türklerin yaşadığı yere kendilerince verdiği isim.
esasında, iran-turan ilişkileri üzerinde epey yazılabilecek bir konu. yazasım da geldi aslında ama, "zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun" şairin dediği gibi, "tarifi imkansız acılar içindeyim", başka zamana artık.
ancak belirtmeden geçmeyelim, iranlılar nasıl önce türklerin yurdunu, o dönem toplumlarına hakim olan üslup ve anlayışla, kendilerinden yola çıkarak, kendilerine atıfta bulunarak yüzeysel bir biçimde tanımladılarsa, daha sonra, kendi öz kimliklerini de ancak "turan düşmanlığı" üzerinden koruyabildiler. başarılı oldular mı? büyük oranda, evet. herkes şahname'den bahseder "türklerin yönetiminde git gide yok olmaya başlayan farslık şuurunun diriltilmesi" meselesinde, ama firdevsi bu konuda tek değildir, bir de tarih-i taberi vardır mesela, zannedersem bir 50 yıl önce yazılan. öyle başladı, öyle devam etti, şimdilerde, türk'e ait olan herşeyi fars'a has göstermek çabasında kendini gösteriyor. eh, şaşaalı bir geçmiş, ardından büyük bir bozgun; önce arap, sonra yüzlerce yıl türk egemenliği. (son türk hanedanı 1925'te yıkıldı. ki, bu olaylarda aktif rol alan setter han da bir türk'tü, yeni şah sülalesini oluşturan pehleviler anadilleri gibi türkçe konuşurlardı.) ancak böyle koruyabildiler kimliklerini.
farslar tarafından böyle adlandırılan bu ülkenin sahipleri ise, farsları seviyorlardı bir zaman. bakın ne diyor divan-ı lügat-it türk'te:
tatsız türk bolmas başsız börk bolmas (acemsiz türk olmaz, başsız börk olmaz.)
öncelikle belirteyim, "tat" kelimesi bildiğim kadarıyla "yabancı" anlamındadır. ancak sanırım tarihçiler ve uzmanlar burada kastedilenlerin farslar olduğunu düşünüyorlar. ve anlatılana göre, bu atasözünün ortaya çıkmasının sebebi, soğd hizmetkarların, çinlilerin ayakoyunlarına kafası basmayan biz safdil türkleri sürekli uyararak, ayık olmalarını sağlaması imiş. doğru mudur? doğru olabilir.
ha, işin sonu, eğer rivayet doğruysa, firdevsi'nin mezarını "kalk ayağa, küçük gördüğün türk geldi!" diye tekmeleyen timur'a da dayanmıştır, belirtmeden olmaz.
son olarak, "iran" kelimesi ile bir ikileme şeklinde kullanıldığında, divan şiirinde bir mazmun oluşturur efendim. örnek:
"ey sabâ gördün mü mislin bunca demdir âlemin
püşt-i pâ urmaktasın iran'ına, turan'ına."
esasında, iran-turan ilişkileri üzerinde epey yazılabilecek bir konu. yazasım da geldi aslında ama, "zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun" şairin dediği gibi, "tarifi imkansız acılar içindeyim", başka zamana artık.
ancak belirtmeden geçmeyelim, iranlılar nasıl önce türklerin yurdunu, o dönem toplumlarına hakim olan üslup ve anlayışla, kendilerinden yola çıkarak, kendilerine atıfta bulunarak yüzeysel bir biçimde tanımladılarsa, daha sonra, kendi öz kimliklerini de ancak "turan düşmanlığı" üzerinden koruyabildiler. başarılı oldular mı? büyük oranda, evet. herkes şahname'den bahseder "türklerin yönetiminde git gide yok olmaya başlayan farslık şuurunun diriltilmesi" meselesinde, ama firdevsi bu konuda tek değildir, bir de tarih-i taberi vardır mesela, zannedersem bir 50 yıl önce yazılan. öyle başladı, öyle devam etti, şimdilerde, türk'e ait olan herşeyi fars'a has göstermek çabasında kendini gösteriyor. eh, şaşaalı bir geçmiş, ardından büyük bir bozgun; önce arap, sonra yüzlerce yıl türk egemenliği. (son türk hanedanı 1925'te yıkıldı. ki, bu olaylarda aktif rol alan setter han da bir türk'tü, yeni şah sülalesini oluşturan pehleviler anadilleri gibi türkçe konuşurlardı.) ancak böyle koruyabildiler kimliklerini.
farslar tarafından böyle adlandırılan bu ülkenin sahipleri ise, farsları seviyorlardı bir zaman. bakın ne diyor divan-ı lügat-it türk'te:
tatsız türk bolmas başsız börk bolmas (acemsiz türk olmaz, başsız börk olmaz.)
öncelikle belirteyim, "tat" kelimesi bildiğim kadarıyla "yabancı" anlamındadır. ancak sanırım tarihçiler ve uzmanlar burada kastedilenlerin farslar olduğunu düşünüyorlar. ve anlatılana göre, bu atasözünün ortaya çıkmasının sebebi, soğd hizmetkarların, çinlilerin ayakoyunlarına kafası basmayan biz safdil türkleri sürekli uyararak, ayık olmalarını sağlaması imiş. doğru mudur? doğru olabilir.
ha, işin sonu, eğer rivayet doğruysa, firdevsi'nin mezarını "kalk ayağa, küçük gördüğün türk geldi!" diye tekmeleyen timur'a da dayanmıştır, belirtmeden olmaz.
son olarak, "iran" kelimesi ile bir ikileme şeklinde kullanıldığında, divan şiirinde bir mazmun oluşturur efendim. örnek:
"ey sabâ gördün mü mislin bunca demdir âlemin
püşt-i pâ urmaktasın iran'ına, turan'ına."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar