bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı18
- sözlük yazarlarının tatlıları17
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması12
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- from gold'un bicepsleri10
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- fon vurgunu43
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- kokoreç6
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları6
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- kolye140
- kolpa insanlar6
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- bir gün öleceksek niye yaşıyoruz sorunsalı5
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- anın görüntüsü21
- carlsberg3
- sergen yalçın10
- yarayı ateşle dağlamak2
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- gecenin sessizliğini bozan osuruk sesi3
- özelden gelen saçma mesajlar12
- akp'li vekilin çocuk işçiliğini meşrulaştırması3
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- ismail kartal14
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- balkonda sigara içilicek şarkılar3
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- erkeksi bayan buse'nin çok sevimli olması4
- victor osimhen9
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- clemence baptista13
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- kabaklı börek3
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi4
- ilişkide en çok emek harcayan tarafın erkek olması2
--spoiler--
hali hazırda ülkemizin değişik yörelerine 200 bini çadır kentte, 300 bini farklı şekillerde olmak üzere 500 bini aşan Suriyeli mülteci yerleşmiştir.
ve bu sayı gittikçe artış göstermekte, gittikçe de kabarmaktadır.
elbette muhtaç olanların, yardım isteyenlerin imdadına yetişmek milletimizin asil niteliklerindendir.
ali cenap milletimiz gerekirse ekmeğini bölüşmekten, sofrasını paylaşmaktan hiçbir zaman kaçınmamış ve kaçınmayacaktır.
zorda kalanların elinden tutmak bizim inançlarımızın gereğidir.
ancak kontrol altına alınamayan, önüne geçilemeyen, makul sınırı çoktan aşan mülteci yığılması sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel açmaz ve sorunlara da sebebiyet vermektedir.
inkâr edilemez bir gerçektir ki, suriyeli sığınmacılar sınır il, ilçe ve kasabalarımız başta olmak üzere, milletimize ilave külfetlere yol açmaktadır.
bu çerçevede suç ve suçlu sayısı artış göstermekte, asayişsizlik vakalarında gözle görülür bir yükselme görülmektedir.
başbakan ve hükümeti, muhaliflere ve mültecilere millet kesesinden bol bol harcama yapmaktadır.
başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde, bugüne kadar yapılan harcamaların iki milyar doları bulduğunu açıklamıştır.
türkiyenin ekonomik şartlarını dikkate aldığımızda, bütçe imkânlarını masaya koyduğumuzda, bu tutar bize göre çok fazladır.
milletimizin alın teri, insanımızın el emeği Başbakan ve hükümeti tarafından çarçur ve heba edilmektedir.
başbakan erdoğan taahhüt edilen yardımları alamamış, tutulmayan sözlerin altında kalmış ve milletimizin sırtına yeni ve büyük bir fatura yüklemiştir.
hükümetin düşünmesi ve menfaatine uygun hareket etmesi gereken öncelikle aziz türk milletidir.
milyonlarca yoksulumuz ve işsizimiz varken, yardımlarla güç bela, kıt kanaat geçinenlerimiz bulunuyorken, devlet hazinesini küresel kanlı planların emrine havale etmek, önüne gelen ulufe gibi dağıtmak bir defa akılsızlık ve düşüncesizliktir.
nedense başbakanın, türkmen kardeşlerimizin arkası arkasına canı alınırken, türkmen kentleri yağmalanıp, yıkılıp peş peşe bombalanırken taraf olmak hiç hatırına gelmemiştir.
nedense başbakan, söz konusu türkiye ve türk milleti olunca tarafsız kalmayı benimsemiş, bunu da alışkanlık edinmiştir.
türkiyeyi iki ölüm kutbundan birisine mecbur bırakan, iç sosyal ve siyasi dengemizi hiç hesaba katmadan terör gruplarının ardı sıra giden başbakan büyük bir hatanın içindedir.
şunu da biliyoruz ki, başbakan erdoğan her zaman tarafını belli etmiş, bitaraf kalmamıştır.
türk milletini 36 etnik parçaya ayırmaya teşebbüs ederken bölücülerin tarafındadır.
imralı canisiyle pazarlık yaparken pkknın yolundadır.
kuzey afrika ve ortadoğuda bopun hizasındadır.
trablusta natonun, romada katolik kilisesinin, madridde medeniyetler ittifakının yanındadır.
mısırda mursinin, ırakta barzaninin, ermenistanda sarkisyanın, filistinde hamasın, egede yunanistanın, akdenizde de rumların dibindedir.
başbakan tarihte isyancılarla kol kola, bugünlerde milli ve manevi değer inkârcılarıyla yanak yanağadır.
türklüğü asimile etmek, sindirmek ve silmek isteyen ahlaksızlarla, ciğeri beş para etmez sevr müdavimleriyle ve kalbi katrana dönmüş parçalanma elçileriyle sırt sırtadır.
ne üzücüdür ki, bu zihniyet yezidi sadece şamda görmekte, burada aramaktadır.
oysa yezidin hası; kıtalar gezmekte, coğrafyalar parsellemekte, bölünme senaryolarını kabullendirmeye çalışmaktadır.
başbakan da 21. asrın zalimleriyle emel ve hedef birlikteliği yapmaktadır.
şamdaki yezid yerden ve gökten ölüm gönderiyor diyen başbakana bu kürsüden soruyorum:
bağdatta, kerkükte, musulda, telaferde, kabilde, beyrutta, mogadişuda, sanada, nairobide yerden ve gökten acaba yağan nedir ve bunun müsebbipleri kimlerdir?
ırak ve afganistanda; kadınlara, yaşlılara, gençlere, körpe yavrulara, türk ve islamın her tarafına namlu çevirip ölüm kusanlardan hiç mi malumatın olmadı? bunlarla hiç mi karşılaşmadın?
devri iktidar yıllarında bir kere de olsa, eşbaşkanlık görevini aldığın çevrelere; durun, yapmayın diyerek önlerine geçmek, kendini feda etmek hiç mi aklının ucuna gelmedi?
bunun da ötesinde, yıllarca katoda, tendürekte, cudide, hakkâride, şırnakta, diyarbakırda, bingölde ve hatta ankarada, istanbulda ölüm yağdıranlar, insanımızı, çocuklarımızı, gencecik kızlarımızı, mehmetçiklerimizi, polislerimizi şehit edenler kimlerdir?
başbakan erdoğan şamdaki yezidten önce, imralıdaki, kandildeki yezidlere bakmalı, bunlara kafayı takmalıdır.
--spoiler--
hali hazırda ülkemizin değişik yörelerine 200 bini çadır kentte, 300 bini farklı şekillerde olmak üzere 500 bini aşan Suriyeli mülteci yerleşmiştir.
ve bu sayı gittikçe artış göstermekte, gittikçe de kabarmaktadır.
elbette muhtaç olanların, yardım isteyenlerin imdadına yetişmek milletimizin asil niteliklerindendir.
ali cenap milletimiz gerekirse ekmeğini bölüşmekten, sofrasını paylaşmaktan hiçbir zaman kaçınmamış ve kaçınmayacaktır.
zorda kalanların elinden tutmak bizim inançlarımızın gereğidir.
ancak kontrol altına alınamayan, önüne geçilemeyen, makul sınırı çoktan aşan mülteci yığılması sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel açmaz ve sorunlara da sebebiyet vermektedir.
inkâr edilemez bir gerçektir ki, suriyeli sığınmacılar sınır il, ilçe ve kasabalarımız başta olmak üzere, milletimize ilave külfetlere yol açmaktadır.
bu çerçevede suç ve suçlu sayısı artış göstermekte, asayişsizlik vakalarında gözle görülür bir yükselme görülmektedir.
başbakan ve hükümeti, muhaliflere ve mültecilere millet kesesinden bol bol harcama yapmaktadır.
başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde, bugüne kadar yapılan harcamaların iki milyar doları bulduğunu açıklamıştır.
türkiyenin ekonomik şartlarını dikkate aldığımızda, bütçe imkânlarını masaya koyduğumuzda, bu tutar bize göre çok fazladır.
milletimizin alın teri, insanımızın el emeği Başbakan ve hükümeti tarafından çarçur ve heba edilmektedir.
başbakan erdoğan taahhüt edilen yardımları alamamış, tutulmayan sözlerin altında kalmış ve milletimizin sırtına yeni ve büyük bir fatura yüklemiştir.
hükümetin düşünmesi ve menfaatine uygun hareket etmesi gereken öncelikle aziz türk milletidir.
milyonlarca yoksulumuz ve işsizimiz varken, yardımlarla güç bela, kıt kanaat geçinenlerimiz bulunuyorken, devlet hazinesini küresel kanlı planların emrine havale etmek, önüne gelen ulufe gibi dağıtmak bir defa akılsızlık ve düşüncesizliktir.
nedense başbakanın, türkmen kardeşlerimizin arkası arkasına canı alınırken, türkmen kentleri yağmalanıp, yıkılıp peş peşe bombalanırken taraf olmak hiç hatırına gelmemiştir.
nedense başbakan, söz konusu türkiye ve türk milleti olunca tarafsız kalmayı benimsemiş, bunu da alışkanlık edinmiştir.
türkiyeyi iki ölüm kutbundan birisine mecbur bırakan, iç sosyal ve siyasi dengemizi hiç hesaba katmadan terör gruplarının ardı sıra giden başbakan büyük bir hatanın içindedir.
şunu da biliyoruz ki, başbakan erdoğan her zaman tarafını belli etmiş, bitaraf kalmamıştır.
türk milletini 36 etnik parçaya ayırmaya teşebbüs ederken bölücülerin tarafındadır.
imralı canisiyle pazarlık yaparken pkknın yolundadır.
kuzey afrika ve ortadoğuda bopun hizasındadır.
trablusta natonun, romada katolik kilisesinin, madridde medeniyetler ittifakının yanındadır.
mısırda mursinin, ırakta barzaninin, ermenistanda sarkisyanın, filistinde hamasın, egede yunanistanın, akdenizde de rumların dibindedir.
başbakan tarihte isyancılarla kol kola, bugünlerde milli ve manevi değer inkârcılarıyla yanak yanağadır.
türklüğü asimile etmek, sindirmek ve silmek isteyen ahlaksızlarla, ciğeri beş para etmez sevr müdavimleriyle ve kalbi katrana dönmüş parçalanma elçileriyle sırt sırtadır.
ne üzücüdür ki, bu zihniyet yezidi sadece şamda görmekte, burada aramaktadır.
oysa yezidin hası; kıtalar gezmekte, coğrafyalar parsellemekte, bölünme senaryolarını kabullendirmeye çalışmaktadır.
başbakan da 21. asrın zalimleriyle emel ve hedef birlikteliği yapmaktadır.
şamdaki yezid yerden ve gökten ölüm gönderiyor diyen başbakana bu kürsüden soruyorum:
bağdatta, kerkükte, musulda, telaferde, kabilde, beyrutta, mogadişuda, sanada, nairobide yerden ve gökten acaba yağan nedir ve bunun müsebbipleri kimlerdir?
ırak ve afganistanda; kadınlara, yaşlılara, gençlere, körpe yavrulara, türk ve islamın her tarafına namlu çevirip ölüm kusanlardan hiç mi malumatın olmadı? bunlarla hiç mi karşılaşmadın?
devri iktidar yıllarında bir kere de olsa, eşbaşkanlık görevini aldığın çevrelere; durun, yapmayın diyerek önlerine geçmek, kendini feda etmek hiç mi aklının ucuna gelmedi?
bunun da ötesinde, yıllarca katoda, tendürekte, cudide, hakkâride, şırnakta, diyarbakırda, bingölde ve hatta ankarada, istanbulda ölüm yağdıranlar, insanımızı, çocuklarımızı, gencecik kızlarımızı, mehmetçiklerimizi, polislerimizi şehit edenler kimlerdir?
başbakan erdoğan şamdaki yezidten önce, imralıdaki, kandildeki yezidlere bakmalı, bunlara kafayı takmalıdır.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar