bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı51
- fenerbahçeli yazarlar14
- bedevi arap vahşiliği6
- queen ravenna'ya açık teklif12
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- sevişirken beni tokatla diyen hatun6
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- karton toplayan çocuğu aparta atmak6
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- arkadaşlar acıktım7
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- sözlük boş gelsene5
- fenerbahçelilere özel yanık kremi4
- f6n6rb6hç65
- din bilime engel mi5
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşediği boru5
- royall stars8
- din gerekli midir sorunsalı7
- arap yağı çok bulunca götüne sürermiş3
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- kartoncunu bedevi hayranlığı2
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşeyeceği boru4
- erkeğin orospusu tipler8
- yeaaaaaaaaaaaah4
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- futbol12
- ithal kürtler10
- enayimiknatisii26
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- uefa şampiyonlar ligi3
- sindirella'nın orospu olması8
- yeeeaaaahhh kadıköy5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- tarihin en güçlü aston villası3
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- serenay sarıkaya5
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- fenerin sevişirken ölü balık gibi yatması3
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- ankara abisi iyilik derneği11
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- fenerbahahahahahçe4
- arı alerjisi5
- demet özdemir2
- komagene krallığı2
Ronnie James Dio tanrılığını ilan ettiği parçalardan biridir. her babayiğit söylemez bu parçayı. sözleri ayrı güzeldir. türkçe tercümeli sözleri söyledir*
high noon, oh i'd sell my soul for water ( tam öğle vaktinde, biraz su için ruhumu satardım )
nine years' worth of breakin' my back (dokuz yılın bedeli belimi kırmam oldu)
there's no sun in the shadow of the wizard ( büyücünün gölgesinde gün ışığı yok )
see how he glides why he's lighter than air (bak nasıl süzüldüğüne neden havadan daha hafif olduğuna )
oh i see his face (oh, onun yüzünü görüyorum )
where is your star (yıldızın nerede)
is it far, is it far, is it far ( uzakta mı, uzakta mı, uzakta mı )
when do we leave (ne zaman gidiyoruz)
i believe, yes, i believe (inanıyorum, evet, inanıyorum)
in the heat and the rain (Sıcakta ve yağmurda)
with whips and chains (kırbaçlar ve zincirlerle)
to see him fly (onu uçarken görmek için)
so many die (çok kişi öldü)
we build a tower of stone (biz taştan bir kule yaptık)
with our flesh and bone (et ve kemiğimizle)
just to see him fly (sırf onu uçarken görmek için)
but don't know why (ama neden bilmiyorum)
now where do we go (şimdi, nereye gidiyoruz)
hot wind moving fast across the desert ( yakıcı rüzgar hızla esiyor çölde)
we feel that our time has arrived (zamanımızın dolduğunu hissediyoruz)
the world spins while we put his dream together (biz onun düşünü gerçekleştirirken dünya dönmekte)
a tower of stone to take him straight to the sky (onu doğrudan göklere çıkartacak bir taştan kule)
oh i see his face ( onun yüzünü görüyorum)
where is your star (yıldızın nerede)
it is far, is it far, is it far (uzakta , uzakta mı, uzakta mı)
when do we leave (ne zaman gidiyoruz)
hey, i believe, i believe (hey, inanıyorum, inanıyorum)
in the heat and the rain (Sıcakta ve yağmurda)
with whips and chains (kırbaçlar ve zincirlerle)
to see him fly (onu uçarken görmek için)
so many die (çok kişi öldü)
we built a tower of stone (bir kule inşa ettik)
with our flesh and bone (et ve kemiğimizle)
just to see him fly (sırf onu uçarken görmek için)
but don't know why (ama neden bilmiyorum)
now where do we go (şimdi, nereye gidiyoruz)
all eyes see the figure of the wizard (bütün gözler büyücünün endamını seyrediyor)
as he climbs to the top of the world (dünyanın tepesine tırmanırken)
no sound as he falls instead of rising (yükselmek yerine düşerken hiç ses çıkmıyor)
time standing still (zaman hala ayakta )
then there's blood on the sand (sonra kumun üzerinde kan)
oh i see his face (onun yüzünü görüyorum )
where was your star (yıldızın neredeydi)
was it far, was it far (uzakta mıydı, uzakta mıydı)
when did we leave (ne zaman ayrıldık)
we believed, we believed, we believed (biz inandık, biz inandık, biz inandık)
in the heat and the rain (Sıcakta ve yağmurda)
with whips and chains (kırbaçlar ve zincirlerle)
to see him fly (onu uçarken görmek için)
so many died (çok kişi öldü)
we built a tower of stone (bir kule inşa ettik )
with our flesh and bone (et ve kemiğimizle)
to see him fly (onu uçarken görmek için)
but why (ama neden)
in all the rain (bu yağmurun içinde)
with all the chains (bütün bu zincirlerle)
did so many die (pek çok ölüm oldu )
just to see him fly (onu sadece uçarken görmek için)
look at my flesh and bone (etime ve kemiğime bak )
now look, look, look, look (şimdi bak, bak, bak, bak)
look at his tower of stone (onun taştan kulesine bak)
i see a rainbow rising (bir gökkuşağının doğuşunu görüyorum)
look there, on the horizon (şuraya bak, ufukta )
and i'm coming home (ve eve geliyorum)
i'm coming home, i'm coming home (eve geliyorum, eve geliyorum)
time is standing still (zaman hala ayakta duruyor)
he gave back my will (o bana irademi geri verdi)
oh, oh, oh, oh
going home (eve gidiyorum)
i'm going home (ben eve gidiyorum)
my eyes are bleeding (gözlerim kanıyor)
and my heart is leaving here (ve kalbim terk ediyor burayı)
We still hope, we still hope, oh (...)
We still hope, we still hope, oh (...)
take me back (beni geri götür)
he gave me back my will (o bana irademi geri verdi)
oh oh oh oh
going home (eve gidiyorum)
i'm going home (ben eve gidiyorum)
my eyes are bleeding (gözlerim kanıyor)
and my heart is leaving here (ve kalbim burayı terk ediyor)
We still hope, we still hope, oh (...)
We still hope, we still hope, oh (...)
oh
take me back, take me back (beni geri götür, beni geri götür)
back to my home ( beni evime geri götür)
high noon, oh i'd sell my soul for water ( tam öğle vaktinde, biraz su için ruhumu satardım )
nine years' worth of breakin' my back (dokuz yılın bedeli belimi kırmam oldu)
there's no sun in the shadow of the wizard ( büyücünün gölgesinde gün ışığı yok )
see how he glides why he's lighter than air (bak nasıl süzüldüğüne neden havadan daha hafif olduğuna )
oh i see his face (oh, onun yüzünü görüyorum )
where is your star (yıldızın nerede)
is it far, is it far, is it far ( uzakta mı, uzakta mı, uzakta mı )
when do we leave (ne zaman gidiyoruz)
i believe, yes, i believe (inanıyorum, evet, inanıyorum)
in the heat and the rain (Sıcakta ve yağmurda)
with whips and chains (kırbaçlar ve zincirlerle)
to see him fly (onu uçarken görmek için)
so many die (çok kişi öldü)
we build a tower of stone (biz taştan bir kule yaptık)
with our flesh and bone (et ve kemiğimizle)
just to see him fly (sırf onu uçarken görmek için)
but don't know why (ama neden bilmiyorum)
now where do we go (şimdi, nereye gidiyoruz)
hot wind moving fast across the desert ( yakıcı rüzgar hızla esiyor çölde)
we feel that our time has arrived (zamanımızın dolduğunu hissediyoruz)
the world spins while we put his dream together (biz onun düşünü gerçekleştirirken dünya dönmekte)
a tower of stone to take him straight to the sky (onu doğrudan göklere çıkartacak bir taştan kule)
oh i see his face ( onun yüzünü görüyorum)
where is your star (yıldızın nerede)
it is far, is it far, is it far (uzakta , uzakta mı, uzakta mı)
when do we leave (ne zaman gidiyoruz)
hey, i believe, i believe (hey, inanıyorum, inanıyorum)
in the heat and the rain (Sıcakta ve yağmurda)
with whips and chains (kırbaçlar ve zincirlerle)
to see him fly (onu uçarken görmek için)
so many die (çok kişi öldü)
we built a tower of stone (bir kule inşa ettik)
with our flesh and bone (et ve kemiğimizle)
just to see him fly (sırf onu uçarken görmek için)
but don't know why (ama neden bilmiyorum)
now where do we go (şimdi, nereye gidiyoruz)
all eyes see the figure of the wizard (bütün gözler büyücünün endamını seyrediyor)
as he climbs to the top of the world (dünyanın tepesine tırmanırken)
no sound as he falls instead of rising (yükselmek yerine düşerken hiç ses çıkmıyor)
time standing still (zaman hala ayakta )
then there's blood on the sand (sonra kumun üzerinde kan)
oh i see his face (onun yüzünü görüyorum )
where was your star (yıldızın neredeydi)
was it far, was it far (uzakta mıydı, uzakta mıydı)
when did we leave (ne zaman ayrıldık)
we believed, we believed, we believed (biz inandık, biz inandık, biz inandık)
in the heat and the rain (Sıcakta ve yağmurda)
with whips and chains (kırbaçlar ve zincirlerle)
to see him fly (onu uçarken görmek için)
so many died (çok kişi öldü)
we built a tower of stone (bir kule inşa ettik )
with our flesh and bone (et ve kemiğimizle)
to see him fly (onu uçarken görmek için)
but why (ama neden)
in all the rain (bu yağmurun içinde)
with all the chains (bütün bu zincirlerle)
did so many die (pek çok ölüm oldu )
just to see him fly (onu sadece uçarken görmek için)
look at my flesh and bone (etime ve kemiğime bak )
now look, look, look, look (şimdi bak, bak, bak, bak)
look at his tower of stone (onun taştan kulesine bak)
i see a rainbow rising (bir gökkuşağının doğuşunu görüyorum)
look there, on the horizon (şuraya bak, ufukta )
and i'm coming home (ve eve geliyorum)
i'm coming home, i'm coming home (eve geliyorum, eve geliyorum)
time is standing still (zaman hala ayakta duruyor)
he gave back my will (o bana irademi geri verdi)
oh, oh, oh, oh
going home (eve gidiyorum)
i'm going home (ben eve gidiyorum)
my eyes are bleeding (gözlerim kanıyor)
and my heart is leaving here (ve kalbim terk ediyor burayı)
We still hope, we still hope, oh (...)
We still hope, we still hope, oh (...)
take me back (beni geri götür)
he gave me back my will (o bana irademi geri verdi)
oh oh oh oh
going home (eve gidiyorum)
i'm going home (ben eve gidiyorum)
my eyes are bleeding (gözlerim kanıyor)
and my heart is leaving here (ve kalbim burayı terk ediyor)
We still hope, we still hope, oh (...)
We still hope, we still hope, oh (...)
oh
take me back, take me back (beni geri götür, beni geri götür)
back to my home ( beni evime geri götür)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar