bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle58
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı13
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü8
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi3
- küçük memedeki hayat doluluk8
- buddy dude18
- yazarların özlediği şeyler2
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın6
- dilan polatın instagramına erişim engeli3
- türk pornoları18
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
- kolye10
- uysaljakoben28
- fenerbahçe6
- 6 haziran 19262
- iyi ki sivaslı olmamak3
- neden intihar etmiyorsun5
- kendi başlığını uplamak2
- türkiye15
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara7
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı8
- sözlüğün en kötü yazarları13
- mehir2
- 34 yaşında olmak3
- takıntılı biri olmak3
- brad pitt'in son hali3
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- botların sözlük sessizleşince gaza gelmesi2
- gocu40
- bulaşık yıkarken dinlenilen şarkılar2
- selime teyzenin 2 yıldır adalet araması2
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- ne zaman adam oluruz4
- kadınları itici yapan detaylar12
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi3
- uçakta doktor var mı anonsunda sessiz kalmak2
- geldi yine deli2
- en saçma yiyecek isimleri6
- yüzüne nur inmek2
- gece sözlükte oluşan elit ortam4
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- aldatma nedenleri3
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
beklentiye göre tatminiyet algısı değişen bir film.
bir filmi beğenmek tamamen subjektif bir olay olup, tamamen beklentiyle ters orantılı olarak değişir. bir filme büyük beklentiyle giderseniz genelde beğenmezsiniz, düşük beklentiyle giderseniz genellikle beğenirsiniz. bu filmde de bu geçerlidir.
bir şaheser, son 10 yılın en güzel filmi beklentisiyle gidilirse beğenilmeyecek, daha düşük beklentiyle; gidelim bir izleyelim bakalım neymiş beklentisiyle gidilirse, çok beğenilecek filmdir.
3 boyutlu olarak izlenmesi gereken filmdir. özellikle dünyayı uzaydan görürken kıtaların yükseltilerini bir harita tarzında değil de, derinlik algısıyla görmek güzel.
filme gelecek olursak:
--spoiler--
filmin açılış sahneleri ve sandra bullock'un george clooney tarafından kurtarılma sahnesine kadar geçen sürede, film gerçekten çok başarılı.
ilk sahnede, o uzak çekimde, dünyanın büyüklüğü, ama uzay gemisinin küçüklüğü, dolayısıyla uzayın, boşluğun devasalığı çok güzel algılatılıyor izleyiciye.
astranotun uzayda derinliğe doğru tek başına savrulurken verilen çaresizlik te güzel anlatılmış. bu sahnenin benzerini çocukken izlemiş olduğum bir filmde daha görmüştüm, ama filmi hatırlayamıyorum. sahne beni o zaman da etkilemişti, bu filmde de etkiledi.
astranot savrulurken; filmin astranotu dışardan, savrulurken göstermesi, astranotun döne döne uzaklaşması, hemen akabinde olayı savrulan astranotun kaskının içinden onun bakış açısıyla göstermesi, ve kendi dışında her şeyin dönmesi, o çaresizlik güzel aktarılmış izleyiciye. başarılı.
george clooney erken ölüyor bence. sanki soyuz'dan çin uzay istasyonu'na geçerken ölse biraz daha iyiydi.
görüntüler ve sahneler çok başarılı ama, bence bullock'un kendiyle hesaplaşması, o yalnızlığı, o iç çatışmaları, o kendi kendiyle monologları eksik anlatılmış, bunun yeterince üzerinde durulmamış. bence film bu anlamda zayıf, çok daha güzel olabilirdi. sadece dünyadan gelen o radyo sinyalini duyduğunda, bunu biraz görebildik o kadar. bunun dışında, hep ordan oraya savrulan bir astronot gördük.
yerçekiminin önemi aslında çok güzel anlatılmış filmde. o olmazsa, bir yerlere tutunmazsan savrulacağın ve bunun geri dönüşü olmadığı gerçeği de. ancak ben, bullock dünya’da o kumsala yattığında, kumu eliyle sıktığı anda, kumu kaldırıp yere düşüşünü izleyeceğini düşündüm. yapmadı. bekli bu sahne olsaydı, çok daha güzel anlatılacaktı yer çekiminin ve dünya'ya dönmüş olmanın güzelliği.
--spoiler--
sonuç olarak gayet tatmin eden filmdir. ancak çok çok büyük beklentiyle gidilmezse.
bu arada sandra bullock'un bacakları hala çok güzel. *
bir filmi beğenmek tamamen subjektif bir olay olup, tamamen beklentiyle ters orantılı olarak değişir. bir filme büyük beklentiyle giderseniz genelde beğenmezsiniz, düşük beklentiyle giderseniz genellikle beğenirsiniz. bu filmde de bu geçerlidir.
bir şaheser, son 10 yılın en güzel filmi beklentisiyle gidilirse beğenilmeyecek, daha düşük beklentiyle; gidelim bir izleyelim bakalım neymiş beklentisiyle gidilirse, çok beğenilecek filmdir.
3 boyutlu olarak izlenmesi gereken filmdir. özellikle dünyayı uzaydan görürken kıtaların yükseltilerini bir harita tarzında değil de, derinlik algısıyla görmek güzel.
filme gelecek olursak:
--spoiler--
filmin açılış sahneleri ve sandra bullock'un george clooney tarafından kurtarılma sahnesine kadar geçen sürede, film gerçekten çok başarılı.
ilk sahnede, o uzak çekimde, dünyanın büyüklüğü, ama uzay gemisinin küçüklüğü, dolayısıyla uzayın, boşluğun devasalığı çok güzel algılatılıyor izleyiciye.
astranotun uzayda derinliğe doğru tek başına savrulurken verilen çaresizlik te güzel anlatılmış. bu sahnenin benzerini çocukken izlemiş olduğum bir filmde daha görmüştüm, ama filmi hatırlayamıyorum. sahne beni o zaman da etkilemişti, bu filmde de etkiledi.
astranot savrulurken; filmin astranotu dışardan, savrulurken göstermesi, astranotun döne döne uzaklaşması, hemen akabinde olayı savrulan astranotun kaskının içinden onun bakış açısıyla göstermesi, ve kendi dışında her şeyin dönmesi, o çaresizlik güzel aktarılmış izleyiciye. başarılı.
george clooney erken ölüyor bence. sanki soyuz'dan çin uzay istasyonu'na geçerken ölse biraz daha iyiydi.
görüntüler ve sahneler çok başarılı ama, bence bullock'un kendiyle hesaplaşması, o yalnızlığı, o iç çatışmaları, o kendi kendiyle monologları eksik anlatılmış, bunun yeterince üzerinde durulmamış. bence film bu anlamda zayıf, çok daha güzel olabilirdi. sadece dünyadan gelen o radyo sinyalini duyduğunda, bunu biraz görebildik o kadar. bunun dışında, hep ordan oraya savrulan bir astronot gördük.
yerçekiminin önemi aslında çok güzel anlatılmış filmde. o olmazsa, bir yerlere tutunmazsan savrulacağın ve bunun geri dönüşü olmadığı gerçeği de. ancak ben, bullock dünya’da o kumsala yattığında, kumu eliyle sıktığı anda, kumu kaldırıp yere düşüşünü izleyeceğini düşündüm. yapmadı. bekli bu sahne olsaydı, çok daha güzel anlatılacaktı yer çekiminin ve dünya'ya dönmüş olmanın güzelliği.
--spoiler--
sonuç olarak gayet tatmin eden filmdir. ancak çok çok büyük beklentiyle gidilmezse.
bu arada sandra bullock'un bacakları hala çok güzel. *
güncel Önemli Başlıklar
