bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin23
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- atatürk diyor ki12
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama5
- sözlük erkeklerinin tipleri4
- ortadoğu insanı3
- acı gerçekler13
- jagermeister3
- ağlamak7
- sözlükte aile kurmak8
- gammazlar göreve8
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi3
- en lezzetli balık24
- ellerim bos gonlum hos7
- demet evgar6
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi5
- bol mini etek3
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın10
- slayer ın bok gibi bir grup olduğu gerçeği2
- suya giden eşeğin asıl amacı4
- nejat uygur5
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- motorla kaza yapan kadın7
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- anın görüntüsü29
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar7
- doom slayer2
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- evrendeki en güçlü iblislerden kurtulmak2
- büyük istanbul depremi5
- emekliliğini bekleyen taş gibi kadın4
- köy7
- hünkar beğendi vs alinazik9
- queen ravenna'yı cinlerden kurtarmak2
- yılbaşı2
- ergen gibi davranan 35 yaş üstü dingil4
- gölcük depremi4
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı6
- queen ravenna'nın arabasını çalmak4
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- aydinoglu nebula2
- sözlüğe davul zurna çağırmak2
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog4
- keşif2
- birikim yapmak5
- kova burcu erkeği akrep kadını4
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
o da öldü. bir şeyler için salyalarını akıtmayan herkes daha hızlı ölüyor nedense. daha güzel yaşayanlar, hep daha çirkince ölüyorlar. hayır, çirkinlik onlardan değil, elbette değil. işığın etrafına toplanan sinekler gibi uçuşup duruyor birileri. birileri ölüyor, birileri alçaklık yapmaya devam ediyor.
cinayetin azmettiricileri, 301'lerle, milliyetçi tavırlarıyla cinayetin hedef göstericileri cinayet mahaline gidip gözyaşı döktüler. dökeceklerdi, tahmin edebilirdik ki kimse çıkıp üzülmemiş olduğunu göstermeyecekti. kimse çıkıp olan bitenden sorumlu olduğunu tabir yerindeyse "çaktırmayacaktı". herkes başsağlığı dileyip üzüntülerini dile getirecekti. herkes bir an önce sorumluların yakalanmasını dileyecekti ve işe bakın ki "sorumlu" 17 yaşında boşluğa düşmüş bir genç olacaktı. ve kan emiciler, kan üzerinden prim yapıcılar televizyonlara çıkıp birazcık utanmadan, "bakın 36 saatte katili bulduk, kutlayın bizi" diye böbürleneceklerdi. benim kıç yalayıcı ve gündemi birilerinin isteği doğrultusunda özenle hazırlayan, bu ülkede olan bitenlerin belki de en büyük sorumlusu olan medyam da boş durmayacaktı elbet. hrant dnk'in ne kadar dürüst, ne kadar iyi biri olduğunu bangır bangır bağıracaktı; ne kadar üzgün olduğunu bağıracaktı; katile lanet okuyacaktı ancak "halkların kardeş olduğu"nu söyleyen herkesin neden birer birer azaldığından bahsetmeyecekti. "başıboş bir genç" tarafından öldürüldü o dürüst adam diyecekti, çünkü aksini söyleyemeyecekti. alçaklık hep sürecekti, bunu tahmin edebilirdik. bunu tahmin edebilirdik elbette ama, agos'un önündeki cesedin yırtık ayakkabılarına zoom yapan kamerayı açıkçası ben tahmin edemezdim. bu kadarını ben tahmin edemezdim. onun dürüstlüğünü yırtık ayakkabılarını göstererek ispata kalkmak, bunu "bakın işte dürüst bir adamdı, dürüst olmasa ayakkabıları yırtık olmaz" diyerek sunmak, ardından onun için söyleyecek iyi bir şeyler bulmaya çabalamak, bir "ziyan" nidasıyla bahsetmek ondan... ben bu kadarını tahmin edemezdim. keşke o ayakkabılar yırtık olmasaydı, keşke biz o her biri birbirinden yalan televizyon kanallarında hüzünlü bir müzik eşliğinde o ayakkabıları görmeseydik. keşke kimse dikkatini oraya vermeseydi de, faşizmin gerçekte kim olduğunu az biraz anlayabilseydi. keşke hrant dink yoksulluk üzerinden pazarlanmasaydı, keşke bir ölüm, hiçbir zaman reyting aracı olmasaydı...
hepimizi bozuk para gibi harcayacaklar. en güzel olanları, en önce harcayacaklar.
en çok şunu düşündüm bununla ilgili, en çok buydu kafama dank eden; "peşimde tekrar birileri vardı. onları seziyordum. ve onların kerinçsiz ekibiyle sınırlı ve salt onlardan oluşacak denli sıradan ve görünür olmadıklarını çok iyi biliyordum." keşke yırtık ayakkabılardan kafamızı kaldırıp, sıradan ve görünür olmayan gerçek katillere çevirebilsek gözlerimizi. onları bulsak, çıkarsak ve döktükleri kanda boğsak...
Şimdi ben o ayakkabıları çeken kameraya da, başsağlığı dileyenlere de, "türk'ün türk'ten başka dostu yoktur"culara da, "vah vah yazık" diyenlere de, salyaları her tarafa bulaşanlara da, ve hatta ölümlerin üzerine bayrak açıp kendi sloganlarını atanlara da, ölülerimizden her türlü prim yapana da söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. hepimizi bozuk para gibi harcayacaklar, biliyorum...
başımız sağ olmasın!
birilerine kurşun atılıyorsa, bizim başımız artık sağ olmasın!
cinayetin azmettiricileri, 301'lerle, milliyetçi tavırlarıyla cinayetin hedef göstericileri cinayet mahaline gidip gözyaşı döktüler. dökeceklerdi, tahmin edebilirdik ki kimse çıkıp üzülmemiş olduğunu göstermeyecekti. kimse çıkıp olan bitenden sorumlu olduğunu tabir yerindeyse "çaktırmayacaktı". herkes başsağlığı dileyip üzüntülerini dile getirecekti. herkes bir an önce sorumluların yakalanmasını dileyecekti ve işe bakın ki "sorumlu" 17 yaşında boşluğa düşmüş bir genç olacaktı. ve kan emiciler, kan üzerinden prim yapıcılar televizyonlara çıkıp birazcık utanmadan, "bakın 36 saatte katili bulduk, kutlayın bizi" diye böbürleneceklerdi. benim kıç yalayıcı ve gündemi birilerinin isteği doğrultusunda özenle hazırlayan, bu ülkede olan bitenlerin belki de en büyük sorumlusu olan medyam da boş durmayacaktı elbet. hrant dnk'in ne kadar dürüst, ne kadar iyi biri olduğunu bangır bangır bağıracaktı; ne kadar üzgün olduğunu bağıracaktı; katile lanet okuyacaktı ancak "halkların kardeş olduğu"nu söyleyen herkesin neden birer birer azaldığından bahsetmeyecekti. "başıboş bir genç" tarafından öldürüldü o dürüst adam diyecekti, çünkü aksini söyleyemeyecekti. alçaklık hep sürecekti, bunu tahmin edebilirdik. bunu tahmin edebilirdik elbette ama, agos'un önündeki cesedin yırtık ayakkabılarına zoom yapan kamerayı açıkçası ben tahmin edemezdim. bu kadarını ben tahmin edemezdim. onun dürüstlüğünü yırtık ayakkabılarını göstererek ispata kalkmak, bunu "bakın işte dürüst bir adamdı, dürüst olmasa ayakkabıları yırtık olmaz" diyerek sunmak, ardından onun için söyleyecek iyi bir şeyler bulmaya çabalamak, bir "ziyan" nidasıyla bahsetmek ondan... ben bu kadarını tahmin edemezdim. keşke o ayakkabılar yırtık olmasaydı, keşke biz o her biri birbirinden yalan televizyon kanallarında hüzünlü bir müzik eşliğinde o ayakkabıları görmeseydik. keşke kimse dikkatini oraya vermeseydi de, faşizmin gerçekte kim olduğunu az biraz anlayabilseydi. keşke hrant dink yoksulluk üzerinden pazarlanmasaydı, keşke bir ölüm, hiçbir zaman reyting aracı olmasaydı...
hepimizi bozuk para gibi harcayacaklar. en güzel olanları, en önce harcayacaklar.
en çok şunu düşündüm bununla ilgili, en çok buydu kafama dank eden; "peşimde tekrar birileri vardı. onları seziyordum. ve onların kerinçsiz ekibiyle sınırlı ve salt onlardan oluşacak denli sıradan ve görünür olmadıklarını çok iyi biliyordum." keşke yırtık ayakkabılardan kafamızı kaldırıp, sıradan ve görünür olmayan gerçek katillere çevirebilsek gözlerimizi. onları bulsak, çıkarsak ve döktükleri kanda boğsak...
Şimdi ben o ayakkabıları çeken kameraya da, başsağlığı dileyenlere de, "türk'ün türk'ten başka dostu yoktur"culara da, "vah vah yazık" diyenlere de, salyaları her tarafa bulaşanlara da, ve hatta ölümlerin üzerine bayrak açıp kendi sloganlarını atanlara da, ölülerimizden her türlü prim yapana da söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. hepimizi bozuk para gibi harcayacaklar, biliyorum...
başımız sağ olmasın!
birilerine kurşun atılıyorsa, bizim başımız artık sağ olmasın!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar