bugün
- ziya gökalp4
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor11
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı7
- hastanedeyim ful kadınlar hasta9
- bugün brezilya japonya maçı saat 20 de trt 1 de3
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- araba kovalamayan köpek6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak5
- filmlerdeki sorgu sahneleri6
- filistin in ermeni soykırımını tanıması28
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- evde makarna yapmanın maliyeti7
- türk dizi ve filmlerindeki klişeler5
- can sıkıntısı3
- eski nickimi özlüyor olmam7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- turnike de 7 numaralı topu tutan kız2
- turnike de 5 numaralı topu tutan kız2
- turnike de 4 numaralı topu tutan kız2
- turnike de 2 numaralı topu tutan kız2
- turnike de 3 numaralı topu tutan kız2
- aşk5
- sözlüğün aptal kaynaması14
- cumhuriyetin intikamı8
- arkadaşlar bakar mısınız6
- şeyhperestlerin ibne olması3
- anın görüntüsü22
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan7
- başlığı açıklamak yerine açanı cevaplamak3
- 2026 dünya kupası36
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- durup dururken kapıya tırmanan erkek çocuk4
- sözlüğün kalitesinin artık düşmemesi5
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması8
- velvet45
- ssilvermist'in kızıl kızlardan daha güzel olması5
- tai lung5
- erecto bay beylerin birader beyler olmaları3
- bana mesaj atmayın2
- ustalara kek yapmak5
- patrick jane2
- günlerce konuşulacak bir başlık açmak4
- pandela9
- türkiye13
- yaşadığın şehrin turistik yerlerini gezmek5
- x te akış yenileme sorunu2
- galatasaray'ın 5 fenerbahçe'nin 3 yıldızı olması4
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı13
gazeteci aydın engin'in, e-posta ile meslekdaşı ismail saymaz'ı tehdit eden eskişehir valisine yazdığı makalenin başlığıdır. makale şöyle;
"Oğlum Vali, biraz fazla rahatsın. Kendini tek parti döneminin haşmetli, azametli valileri gibi sanıyorsun. Yanlış. O valilerden değilsin. Onlar mesela bir gazeteciye bırak oğlum ismail demek, Lan ismail bile diyebilirlerdi ve bizim fukara ismail Saymaz da boynunu büküp susmak zorunda kalırdı. Ama astığı astık, kestiği kestik, ağzından çıkan kanun, kendisi ete kemiğe bürünmüş devlet olan valiler dönemi bitti. Biteli epey oldu. Ama anlaşılan sen bunun farkında değilsin.
Bugün artık yurttaşlar, bir vali kendilerine ne yapması, neyin nasıl yapması, nasıl yaşaması gerektiğine dair öğüt vermeye kalktığında Oğlum Vali orada bir dur bakalım demesini biliyorlar. Üstelik bunun anaların ak sütü gibi helâl yurttaşlık hakları olduğunu da biliyorlar.
Gazeteciler ise haber yapar, yazı yazarken Acep bu yazdıklarım valinin hoşuna gider mi, gitmez mi; vali bana kızar mı, kızmaz mı gibi ürküntüleri çoktan unuttular. Gazeteciler ne yazacaklarına, neyi nasıl yazacaklarına artık sadece ve sadece kendileri karar veriyorlar.
Senin farketmediğin bir incelik daha var: Gazeteciler de, sıradan yurttaşlar da tanımadıkları, yakınları olmayan birinin kendilerine sen diye seslenmesinden hoşlanmıyorlar ve buna izin vermiyorlar. Bunu yapanın bir vali olması umurlarında bile değil. Uygar insanların birbirlerine siz diye hitap etmeleri gerektiğini biliyor ve ihtiyacı olana da öğretiyorlar. Ancak bu sıradan nezaket kuralına kulak asmayanlara, o bir vali bile olsa Madem öyle, ben de böyle hesabıyla altını çizip, şeddeleyerek sen demekten de çekinmiyorlar
Bir not daha: Özendiğin eski zaman valileri zart zurt etmeyi, kimin neyi nasıl yazması, söylemesi, düşünmesi gerektiğini öğretme hakkını kendi devlet adamlıklarınınnın doğal bir parçası olarak görüyorlardı. Ama asla ödlek filan da değillerdi. Söylediklerinin arkasında duruyorlardı. Mesela valilik yaptığı bölgede biri öldürüldüğünde Göstericiler birbirlerini dövdüler dedikten sonra daha sözleri soğumadan Ben öyle bir şey söylemedim. Benim söylemediğim sözleri ha bire tekrarlıyorsun diye topu taca atmaya tenezzül etmiyorlardı
Bir de şu yerin altı da var, unutma sözü var. Bu ülkenin gazetecileri, valilerin yerin üstünde yapıp ettikleriyle ilgileniyorlar. Mesela bir ilde polisler, polis muhbirleri, kendi sapık adalet anlaşıylarını ellerindeki sopalarla kendileri uygulamaya kalkan ilkel yaratıklar bir yurttaşı döverek öldürdüklerinde o ilin en yüksek amiri, dolayısıyla bütün bunlardan sorumlu olan valilerin yerin üstünde yapıp ettiklerini izliyor, kovalıyor, didikliyor ve sorguluyorlar. Bu onların görevi. Yerin altı ise onların görev alanına girmiyor
Oğlum vali,
sözün kısası fazla rahatsın. Olma. Kendini eski zaman valileri filan sanıyorsun. Sanma. O günler geride kaldı Çooook geride
Şansın yokmuş, valilik koltuğuna epey geç oturmuşsun. Şansına küs ve bugünün valisi olmaya çabala. Belki başarırsın ".
süper ayar !
"Oğlum Vali, biraz fazla rahatsın. Kendini tek parti döneminin haşmetli, azametli valileri gibi sanıyorsun. Yanlış. O valilerden değilsin. Onlar mesela bir gazeteciye bırak oğlum ismail demek, Lan ismail bile diyebilirlerdi ve bizim fukara ismail Saymaz da boynunu büküp susmak zorunda kalırdı. Ama astığı astık, kestiği kestik, ağzından çıkan kanun, kendisi ete kemiğe bürünmüş devlet olan valiler dönemi bitti. Biteli epey oldu. Ama anlaşılan sen bunun farkında değilsin.
Bugün artık yurttaşlar, bir vali kendilerine ne yapması, neyin nasıl yapması, nasıl yaşaması gerektiğine dair öğüt vermeye kalktığında Oğlum Vali orada bir dur bakalım demesini biliyorlar. Üstelik bunun anaların ak sütü gibi helâl yurttaşlık hakları olduğunu da biliyorlar.
Gazeteciler ise haber yapar, yazı yazarken Acep bu yazdıklarım valinin hoşuna gider mi, gitmez mi; vali bana kızar mı, kızmaz mı gibi ürküntüleri çoktan unuttular. Gazeteciler ne yazacaklarına, neyi nasıl yazacaklarına artık sadece ve sadece kendileri karar veriyorlar.
Senin farketmediğin bir incelik daha var: Gazeteciler de, sıradan yurttaşlar da tanımadıkları, yakınları olmayan birinin kendilerine sen diye seslenmesinden hoşlanmıyorlar ve buna izin vermiyorlar. Bunu yapanın bir vali olması umurlarında bile değil. Uygar insanların birbirlerine siz diye hitap etmeleri gerektiğini biliyor ve ihtiyacı olana da öğretiyorlar. Ancak bu sıradan nezaket kuralına kulak asmayanlara, o bir vali bile olsa Madem öyle, ben de böyle hesabıyla altını çizip, şeddeleyerek sen demekten de çekinmiyorlar
Bir not daha: Özendiğin eski zaman valileri zart zurt etmeyi, kimin neyi nasıl yazması, söylemesi, düşünmesi gerektiğini öğretme hakkını kendi devlet adamlıklarınınnın doğal bir parçası olarak görüyorlardı. Ama asla ödlek filan da değillerdi. Söylediklerinin arkasında duruyorlardı. Mesela valilik yaptığı bölgede biri öldürüldüğünde Göstericiler birbirlerini dövdüler dedikten sonra daha sözleri soğumadan Ben öyle bir şey söylemedim. Benim söylemediğim sözleri ha bire tekrarlıyorsun diye topu taca atmaya tenezzül etmiyorlardı
Bir de şu yerin altı da var, unutma sözü var. Bu ülkenin gazetecileri, valilerin yerin üstünde yapıp ettikleriyle ilgileniyorlar. Mesela bir ilde polisler, polis muhbirleri, kendi sapık adalet anlaşıylarını ellerindeki sopalarla kendileri uygulamaya kalkan ilkel yaratıklar bir yurttaşı döverek öldürdüklerinde o ilin en yüksek amiri, dolayısıyla bütün bunlardan sorumlu olan valilerin yerin üstünde yapıp ettiklerini izliyor, kovalıyor, didikliyor ve sorguluyorlar. Bu onların görevi. Yerin altı ise onların görev alanına girmiyor
Oğlum vali,
sözün kısası fazla rahatsın. Olma. Kendini eski zaman valileri filan sanıyorsun. Sanma. O günler geride kaldı Çooook geride
Şansın yokmuş, valilik koltuğuna epey geç oturmuşsun. Şansına küs ve bugünün valisi olmaya çabala. Belki başarırsın ".
süper ayar !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar