bugün
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği9
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması5
- salat namaz değildir7
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya6
- hayat6
- andropoz amca6
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız3
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- nervio23
- caz dinleyen erkek9
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- recep tayyip erdoğan28
- fiziği güzel sözlük kızları48
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- tinder da algoritma kurbanı olmak2
- van gogh kulağını neden kesti5
- judas'ın kulakları5
- yazarların akşama dair planları8
- queen ravenna ile mezar komşusu olmak4
- sapık yaşlı5
- türkler taşı oyup ona tapmayan tek millettir4
- chp de 5 belediye başkanına ihraç sevki2
- zina yapmayan ateist erkek3
- fatih terim'in tff başkanı olması5
- latife hanım'ın çarşaflı olması2
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- sindirella'nın baloda donunu düşürmesi5
- benzine zam7
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı2
- rujlu kadınla öpüşmek2
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- arkadaşlar ben geldim2
- kendinizde en sevdiğiniz şey5
- leonidas8
- ismet biraderin düğünü2
- sözlük yazarlarının gençlikleri4
- bıyık bırakan erkek karizması6
- ormanda cinselliğin doruklarına çıkmak5
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- sözlüğün namusunu kim temizleyecek sorunsalı2
- azerbaycan4
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- istanbul bilgi üniversitesi2
- canın makarna istemesi2
- fon mağduriyetini ancak ak parti çözer4
- facebook sayfam nasıl3
gazeteci aydın engin'in, e-posta ile meslekdaşı ismail saymaz'ı tehdit eden eskişehir valisine yazdığı makalenin başlığıdır. makale şöyle;
"Oğlum Vali, biraz fazla rahatsın. Kendini tek parti döneminin haşmetli, azametli valileri gibi sanıyorsun. Yanlış. O valilerden değilsin. Onlar mesela bir gazeteciye bırak oğlum ismail demek, Lan ismail bile diyebilirlerdi ve bizim fukara ismail Saymaz da boynunu büküp susmak zorunda kalırdı. Ama astığı astık, kestiği kestik, ağzından çıkan kanun, kendisi ete kemiğe bürünmüş devlet olan valiler dönemi bitti. Biteli epey oldu. Ama anlaşılan sen bunun farkında değilsin.
Bugün artık yurttaşlar, bir vali kendilerine ne yapması, neyin nasıl yapması, nasıl yaşaması gerektiğine dair öğüt vermeye kalktığında Oğlum Vali orada bir dur bakalım demesini biliyorlar. Üstelik bunun anaların ak sütü gibi helâl yurttaşlık hakları olduğunu da biliyorlar.
Gazeteciler ise haber yapar, yazı yazarken Acep bu yazdıklarım valinin hoşuna gider mi, gitmez mi; vali bana kızar mı, kızmaz mı gibi ürküntüleri çoktan unuttular. Gazeteciler ne yazacaklarına, neyi nasıl yazacaklarına artık sadece ve sadece kendileri karar veriyorlar.
Senin farketmediğin bir incelik daha var: Gazeteciler de, sıradan yurttaşlar da tanımadıkları, yakınları olmayan birinin kendilerine sen diye seslenmesinden hoşlanmıyorlar ve buna izin vermiyorlar. Bunu yapanın bir vali olması umurlarında bile değil. Uygar insanların birbirlerine siz diye hitap etmeleri gerektiğini biliyor ve ihtiyacı olana da öğretiyorlar. Ancak bu sıradan nezaket kuralına kulak asmayanlara, o bir vali bile olsa Madem öyle, ben de böyle hesabıyla altını çizip, şeddeleyerek sen demekten de çekinmiyorlar
Bir not daha: Özendiğin eski zaman valileri zart zurt etmeyi, kimin neyi nasıl yazması, söylemesi, düşünmesi gerektiğini öğretme hakkını kendi devlet adamlıklarınınnın doğal bir parçası olarak görüyorlardı. Ama asla ödlek filan da değillerdi. Söylediklerinin arkasında duruyorlardı. Mesela valilik yaptığı bölgede biri öldürüldüğünde Göstericiler birbirlerini dövdüler dedikten sonra daha sözleri soğumadan Ben öyle bir şey söylemedim. Benim söylemediğim sözleri ha bire tekrarlıyorsun diye topu taca atmaya tenezzül etmiyorlardı
Bir de şu yerin altı da var, unutma sözü var. Bu ülkenin gazetecileri, valilerin yerin üstünde yapıp ettikleriyle ilgileniyorlar. Mesela bir ilde polisler, polis muhbirleri, kendi sapık adalet anlaşıylarını ellerindeki sopalarla kendileri uygulamaya kalkan ilkel yaratıklar bir yurttaşı döverek öldürdüklerinde o ilin en yüksek amiri, dolayısıyla bütün bunlardan sorumlu olan valilerin yerin üstünde yapıp ettiklerini izliyor, kovalıyor, didikliyor ve sorguluyorlar. Bu onların görevi. Yerin altı ise onların görev alanına girmiyor
Oğlum vali,
sözün kısası fazla rahatsın. Olma. Kendini eski zaman valileri filan sanıyorsun. Sanma. O günler geride kaldı Çooook geride
Şansın yokmuş, valilik koltuğuna epey geç oturmuşsun. Şansına küs ve bugünün valisi olmaya çabala. Belki başarırsın ".
süper ayar !
"Oğlum Vali, biraz fazla rahatsın. Kendini tek parti döneminin haşmetli, azametli valileri gibi sanıyorsun. Yanlış. O valilerden değilsin. Onlar mesela bir gazeteciye bırak oğlum ismail demek, Lan ismail bile diyebilirlerdi ve bizim fukara ismail Saymaz da boynunu büküp susmak zorunda kalırdı. Ama astığı astık, kestiği kestik, ağzından çıkan kanun, kendisi ete kemiğe bürünmüş devlet olan valiler dönemi bitti. Biteli epey oldu. Ama anlaşılan sen bunun farkında değilsin.
Bugün artık yurttaşlar, bir vali kendilerine ne yapması, neyin nasıl yapması, nasıl yaşaması gerektiğine dair öğüt vermeye kalktığında Oğlum Vali orada bir dur bakalım demesini biliyorlar. Üstelik bunun anaların ak sütü gibi helâl yurttaşlık hakları olduğunu da biliyorlar.
Gazeteciler ise haber yapar, yazı yazarken Acep bu yazdıklarım valinin hoşuna gider mi, gitmez mi; vali bana kızar mı, kızmaz mı gibi ürküntüleri çoktan unuttular. Gazeteciler ne yazacaklarına, neyi nasıl yazacaklarına artık sadece ve sadece kendileri karar veriyorlar.
Senin farketmediğin bir incelik daha var: Gazeteciler de, sıradan yurttaşlar da tanımadıkları, yakınları olmayan birinin kendilerine sen diye seslenmesinden hoşlanmıyorlar ve buna izin vermiyorlar. Bunu yapanın bir vali olması umurlarında bile değil. Uygar insanların birbirlerine siz diye hitap etmeleri gerektiğini biliyor ve ihtiyacı olana da öğretiyorlar. Ancak bu sıradan nezaket kuralına kulak asmayanlara, o bir vali bile olsa Madem öyle, ben de böyle hesabıyla altını çizip, şeddeleyerek sen demekten de çekinmiyorlar
Bir not daha: Özendiğin eski zaman valileri zart zurt etmeyi, kimin neyi nasıl yazması, söylemesi, düşünmesi gerektiğini öğretme hakkını kendi devlet adamlıklarınınnın doğal bir parçası olarak görüyorlardı. Ama asla ödlek filan da değillerdi. Söylediklerinin arkasında duruyorlardı. Mesela valilik yaptığı bölgede biri öldürüldüğünde Göstericiler birbirlerini dövdüler dedikten sonra daha sözleri soğumadan Ben öyle bir şey söylemedim. Benim söylemediğim sözleri ha bire tekrarlıyorsun diye topu taca atmaya tenezzül etmiyorlardı
Bir de şu yerin altı da var, unutma sözü var. Bu ülkenin gazetecileri, valilerin yerin üstünde yapıp ettikleriyle ilgileniyorlar. Mesela bir ilde polisler, polis muhbirleri, kendi sapık adalet anlaşıylarını ellerindeki sopalarla kendileri uygulamaya kalkan ilkel yaratıklar bir yurttaşı döverek öldürdüklerinde o ilin en yüksek amiri, dolayısıyla bütün bunlardan sorumlu olan valilerin yerin üstünde yapıp ettiklerini izliyor, kovalıyor, didikliyor ve sorguluyorlar. Bu onların görevi. Yerin altı ise onların görev alanına girmiyor
Oğlum vali,
sözün kısası fazla rahatsın. Olma. Kendini eski zaman valileri filan sanıyorsun. Sanma. O günler geride kaldı Çooook geride
Şansın yokmuş, valilik koltuğuna epey geç oturmuşsun. Şansına küs ve bugünün valisi olmaya çabala. Belki başarırsın ".
süper ayar !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar