bugün

fatih terim

galatasaray'ın eski teknik direktörüdür. gidişi üzmüştür ama iyi mi oldu, kötü mü oldu diye düşünmek lazım. boş kaldıkça düşünüyorum, hocam sana paspas mı yaptırdılar kulüpte. sabah 8 akşam 5 mi dayattılar. sakallı gelme, işte pinekleme diye sürekli tepende bir üst mü vardı. nedir amk. milyonlarca para alıyorsun. transfer listen siklenmiyor, başkaları alınıyor belki ama ne olur, elinde canavar gibi kadro var. o olsun, bu olsun diye herkes bir şeyler istiyor ama deli potansiyeli olan takım aylardır doğru düzgün top oynamıyordu. fatih terim galatasaray, hatta türkiye için bir teknik direktörden fazlası ama ne yazık ki bir teknik direktörün yapması gerekenleri bile aksatıyordu son zamanlarda.

real maçından sonra bir entry'de yazmıştım. ilk yarı canavar gibi oynayan takım ikinci yarı gol yeyince çöktü. mücadeleden koptu. terim takımında olacak şey mi bu. lan kadıköyde 2-0'dan hayata döndük. kendi sahamızda real karşısında resmen diz çöktük bi gol yeyince. galatasaray bu mu. fatih terim'in takımı bu mu. kimse real lan bu boru mu götün kalkmış senin demesin. oynana futbolu gördük. geçen sene yendiğimiz real'i de gödük, bu reali de. galatasray resmen dişini geçirdi real'e ama beşiktaş'ın galatasay karşısında teslim olması gibi, bizim takım da reale karşı eller yukarı donlar aşağı yaptı. imparator'un galatasaray'ı elbette ki bu değil. hoca mesaisini başka yönlere kanalize etmişti. belki yönetime, belki milli takıma.

sneijder, drogba, burak derken takıma çağ atlatan selçuk'un liderliği göz göre göre törpülendi. o kırılmasın bu gücenmesin nasıl olsa şampiyonuz derken takım sistemsiz, abuk subuk bir dizilişle oynatıldı. kanatsız takımda sneijder, 442'nin solunda amrabat, ön liberoya gömülü ortasahayı doğru düzgün geçmeyen melo'yla takım resmen kısırlaştırıldı.

biz şampiyonlar ligi kupasını alacaksak ben de hemen hemen her galatasaraylı gibi fatih hocayla alalım isterim, gönlüm onu arar. ama bir adım da ileri gidemedik amk. hep büyük maçları bekle, hep fener'e beşiktaş'a, şampiyonlar ligine odaklan olmuyor işte. anadoluda 4 hafta puan kaybettik takım da psikolojik çöküntüye girdi, beşiktaş'a yenilseydik belki çıkamayacaktık o çöküntüden. hoca başka işlerle uğraşırken takımı sakata getirdi. gerçi sezon sonuna doğru o yine toplardı ortalığı ama camia ve taraftar dört bir koldan yıpratılıyor. ne gerek vardı hocam. her fırsatta galatasaray'a hizmet için her şeyi yapacağını söylüyorsun ama neden olanlar bunlar?

bunu da her galatasaraylı düşünsün. kırmadan, dökmeden.
© copyright 2005 - 2026