bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı21
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir6
- ülkücülerin gerçek yüzleri5
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- anın görüntüsü32
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı4
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi5
- kürtsüz türkiye8
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın6
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- başarılı olmuş tek akımın ümmetçilik olması3
- çok sıkıcı adamlarsınız lan2
- evliliğin anlamı8
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği4
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- haşlanmış kurbağa sendromu2
- dünyanın en güzel evi3
- fenerbahçe14
- fenerbahçe nin en iyi kadrosu3
- atsızcı veletler2
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar3
- hala mansur yavaş'tan medet umanlar var2
- genç atatürkçüler partisi2
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı3
- gelmiş geçmiş en iyi türkiye ligi kadrosu2
- washington stecanelo cerqueira2
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı4
- sidiki cherif2
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- süleymancılar17
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- gökten çikolata yağması2
- ford flex2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık2
- eğitim sisteminin gizli amacı3
- iyi ve zafer ittifak olmalı2
- futbol taraftarlığı2
- 16 ağustos 20264
- sven jablonski2
- asimilasyon harika bir şey5
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- ismail kartal6
- apo2
- seri gizli artı oy veren melek4
- devşirmeler2
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- fuck pkk tişörtü2
eskişehir'deki ikinci üniversitedir. 1993 yılında anadolu üniversitesinden ayrılarak kurulmuştur.
bu tanımdan sonra gelelim benim meramıma; anadolu üniversitesinde okumuş biriyim ve öğrencilik yıllarımda anadolu üniversitesinde bana sevimsiz gelen, öğrenci ile üniversite hocaları arasında bir ast-üst ilişkisi oluşturulmaya çalışılması durumu vardı. bu durum göze kimi zaman fazlaca batar ancak bir çok hocanın öğrencileriyle kurduğu yakın ilişki sayesinde, gözardı edilebilir bir durum ortaya çıkardı. tabi bu durum bütün hocalar için geçerli değildi. ben öğretmen- öğrenci ilişkisinin kesin çizgilerle ayrılmış, belli bir kalıp içinde olmasından rahatsız olan biri olarak lise yıllarında yaşadığımız bu sıkıntının en azından üniversite gibi bir kurumda mümkün olduğunca az bir düzeye indirilmesini savunan bir kişi olarak anadolu üniversitesinde nadiren de olsa yaşadığım bu durumdan rahatsız olurdum. ancak yükseklisans yapmak için gittiğim osmangazi üniversitesinde anadoluyu mumla arar oldum. ilk önceleri- çok sık kullandığım için- sadece tarih bölümünde (f4) olduğunu düşündüğüm, ancak zamanla diğer fakülte ve bölüm binalarını gezip gördükçe bu durumun sadece f4'te olmadığına şahit oldum. osmangazi üniversitesindeki kapı fetişizmiydi bu rahatsızlığın sebebi. f4'te biri kantinin içinden geçen bir diğeri de rektörlük tarafından olmak üzere iki giriş bulunmaktadır. kantinin içinden geçen kapı genel olarak öğrenci kullanımına ayrılmışken, binanın güneyinde kalan kapı(aslında burada da iki ayrı kapı var) hocaların kullanımına ayrılmış durumda. nedir sıkıntı bilemiyorum, aynı binada aynı öğrencilerle aynı dersliklerde aynı kapılar ardında bulunurken neden binanın girişindeki kapılarda bu şekilde bir hiyerarşi içine girilmiştir. kapının girişine uyarı yazarak ve öğrencinin bu kapıyı kullanmasını engelleyerek, nasıl bir hazza ve doyuma ulaşıyorsunuz? bu nasıl bir ego'dur?
bu durumun f4'e has bir durum olmadığını fark etmeme sebep olan şey iktisat fakültesi b bloka yolumun düşmesiyle anlamış oldum. sosyal bilimler enstitüsünün idari işlerinin yapıldığı birimlerin de aynı blokta olması nedeniyle gittiğim iibf b blokta hocaların gireceği kapıya elektronik kilitler koyacak kadar ileriye girmişler. acaba bilgiye ulaşmanın zorluğunu bir subliminal mesaj olarak vermeye çalışıyorlar da ben mi anlamıyorum yoksa benim anladığım gibi kaba bir ego tatmini midir?
bu tanımdan sonra gelelim benim meramıma; anadolu üniversitesinde okumuş biriyim ve öğrencilik yıllarımda anadolu üniversitesinde bana sevimsiz gelen, öğrenci ile üniversite hocaları arasında bir ast-üst ilişkisi oluşturulmaya çalışılması durumu vardı. bu durum göze kimi zaman fazlaca batar ancak bir çok hocanın öğrencileriyle kurduğu yakın ilişki sayesinde, gözardı edilebilir bir durum ortaya çıkardı. tabi bu durum bütün hocalar için geçerli değildi. ben öğretmen- öğrenci ilişkisinin kesin çizgilerle ayrılmış, belli bir kalıp içinde olmasından rahatsız olan biri olarak lise yıllarında yaşadığımız bu sıkıntının en azından üniversite gibi bir kurumda mümkün olduğunca az bir düzeye indirilmesini savunan bir kişi olarak anadolu üniversitesinde nadiren de olsa yaşadığım bu durumdan rahatsız olurdum. ancak yükseklisans yapmak için gittiğim osmangazi üniversitesinde anadoluyu mumla arar oldum. ilk önceleri- çok sık kullandığım için- sadece tarih bölümünde (f4) olduğunu düşündüğüm, ancak zamanla diğer fakülte ve bölüm binalarını gezip gördükçe bu durumun sadece f4'te olmadığına şahit oldum. osmangazi üniversitesindeki kapı fetişizmiydi bu rahatsızlığın sebebi. f4'te biri kantinin içinden geçen bir diğeri de rektörlük tarafından olmak üzere iki giriş bulunmaktadır. kantinin içinden geçen kapı genel olarak öğrenci kullanımına ayrılmışken, binanın güneyinde kalan kapı(aslında burada da iki ayrı kapı var) hocaların kullanımına ayrılmış durumda. nedir sıkıntı bilemiyorum, aynı binada aynı öğrencilerle aynı dersliklerde aynı kapılar ardında bulunurken neden binanın girişindeki kapılarda bu şekilde bir hiyerarşi içine girilmiştir. kapının girişine uyarı yazarak ve öğrencinin bu kapıyı kullanmasını engelleyerek, nasıl bir hazza ve doyuma ulaşıyorsunuz? bu nasıl bir ego'dur?
bu durumun f4'e has bir durum olmadığını fark etmeme sebep olan şey iktisat fakültesi b bloka yolumun düşmesiyle anlamış oldum. sosyal bilimler enstitüsünün idari işlerinin yapıldığı birimlerin de aynı blokta olması nedeniyle gittiğim iibf b blokta hocaların gireceği kapıya elektronik kilitler koyacak kadar ileriye girmişler. acaba bilgiye ulaşmanın zorluğunu bir subliminal mesaj olarak vermeye çalışıyorlar da ben mi anlamıyorum yoksa benim anladığım gibi kaba bir ego tatmini midir?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar