bugün
- kadınların ilgisiz yaşayamaması4
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- göbeksiz kadın kalmaması4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı10
- petek dinçöz bam bam2
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- topluma öfke duyup kendini seçilmiş kişi görmek2
- risale-i nur3
- haluk levent'e 70 milyon tl ceza3
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- en son aldığınız iltifat8
- ısparta6
- patrona kurulmak2
- teen slasher film klişeleri6
- karabağlar2
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- seferihisar belediyesi ne rüşvet operasyonu2
- göbek eritme taktikleri5
- kayahan'ın en güzel şarkısı3
- yaza fit girmek için somali'ye gitmek2
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı7
- amfetamin4
- yazar k2
- çay koymak mı katmak mı8
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- tbmm de akp tarafından 76 sahte oy kullanılması4
- güvenilir erkek3
- yalnız yaşamak isteyenlere tavsiyeler3
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- nuh tufanı olayı gerçek midir2
- karımla evlendiğime bin pişmanım6
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- fas4
- irmik helvası6
- özgür irade yanılsaması ve eğitim sistemi3
- cehaletln cazibesi11
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- baklavanın hiçbir içeceğe uyum sağlamaması4
- netflix üyelik iptali2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- ariel şaron2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi7
- kemal kılıçdaroğlu15
- sudekiray hariç sözlükte güzel kız olmaması3
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- sosyal medya2
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
Pinokyo, polislere:
''izin verirseniz şapkamı alabilir miyim?'' diye sordu.
''Al, ama çabuk ol.''
Kukla, şapkasını aldı; ama kafasına koyacağına, dişlerinin arasına sıkıştırdı,
denize doğru koşmaya başladı. Polisler onu yakalamanın güç olacağını düşünerek
peşinden bütün köpek yarışlarında birincilik ödülü almış bir tazı saldılar.
Pinokyo hızla koşuyordu, ama köpek daha hızlıydı. Herkes bu korkunç yarışın
nasıl sonuçlanacağım görmek için pencerelere çıktı, sokaklara döküldü. Ama
yarışın sonunu göremediler; Pinokyo'yla köpek öylesine toz kaldırmışlardı ki,
sokakta göz gözü görmüyordu.
Pinokyo, Carlo Collodi
''Demek hâlâ rakı içiyorsun'' dedi selam vermek yerine.
''Evet'' dedim, çok iyi tanıdığım, ama bir an çıkaramadığım, bu uzun boylu,
kır saçlı, yakışıklı adama.
Yüzümdeki ifadeden duraksadığımı anlamıştı.
''Aşkolsun Adnan''dedi, ''insan hayattaki tek kardeşini tanımaz mı?''
Alaycı bir tavır takınmıştı, ama sesindeki sitem, bana geçmişi anımsatacak
kadar ciddiydi.
''Doğan!'' diye fısıldadım, ''Doğan sen misin?''
''Benim'' dedi sakin bir tavırla.
''Ama...''
''Ne aması, yoksa öldüğümü mü sanıyordun?''
''Allah geçinden versin, öldüğünü sanmıyordum da...''
''Başımın belada olduğunu düşünüyordun'' diyerek sözlerimi tamamladı.
Yanıtlamak yerine şaşkınlıkla yüzüne baktım. Siyah saçları iyice beyazlanmıştı,
çekik gözlerinin uçlarında, ağız kıvrımlarında kırışıklıklar oluşmuştu, ama beni
şaşkınlığa uğratan değişiklik bakışlarındaydı; bir zamanlar insana uzlaşmaz bir
inatla, ölmeye öldürmeye giden bir savaşçının kararlılığıyla bakan yeşil gözleri
yumuşamış, yenildiğini anlayan, bundan da utanç duymayan bir adamın kalender
bakışlarına dönüşmüştü. Neşeli görünmeye çalışıyordu, ama konuşurken yüzünün
gölgelenmesine engel olamamıştı. Evet, başı beladaydı. Yanılıyor muydum?
Yanılmadığımı, sözlerini bitirince tedirginlik içinde çevresine bakınmasından
anladım. Gözlerimiz karşılaşınca:
''Konuşmamız gerek'' dedi.
Sözleri, çoktandır unuttuğum, meraka, kaygıya benzer bir kıpırtı yarattı
yüreğimde. Şaşkındım, tedirgin olmuştum, açıkçası korkmuştum.
Yine de yüreğimdeki kıpırtıdan bir hoşnutluk duydum.
Demek heyecanlanabilme yetimi hâlâ koruyordum.
kukla, ahmet ümit
ayrıca da bir yazar...
''izin verirseniz şapkamı alabilir miyim?'' diye sordu.
''Al, ama çabuk ol.''
Kukla, şapkasını aldı; ama kafasına koyacağına, dişlerinin arasına sıkıştırdı,
denize doğru koşmaya başladı. Polisler onu yakalamanın güç olacağını düşünerek
peşinden bütün köpek yarışlarında birincilik ödülü almış bir tazı saldılar.
Pinokyo hızla koşuyordu, ama köpek daha hızlıydı. Herkes bu korkunç yarışın
nasıl sonuçlanacağım görmek için pencerelere çıktı, sokaklara döküldü. Ama
yarışın sonunu göremediler; Pinokyo'yla köpek öylesine toz kaldırmışlardı ki,
sokakta göz gözü görmüyordu.
Pinokyo, Carlo Collodi
''Demek hâlâ rakı içiyorsun'' dedi selam vermek yerine.
''Evet'' dedim, çok iyi tanıdığım, ama bir an çıkaramadığım, bu uzun boylu,
kır saçlı, yakışıklı adama.
Yüzümdeki ifadeden duraksadığımı anlamıştı.
''Aşkolsun Adnan''dedi, ''insan hayattaki tek kardeşini tanımaz mı?''
Alaycı bir tavır takınmıştı, ama sesindeki sitem, bana geçmişi anımsatacak
kadar ciddiydi.
''Doğan!'' diye fısıldadım, ''Doğan sen misin?''
''Benim'' dedi sakin bir tavırla.
''Ama...''
''Ne aması, yoksa öldüğümü mü sanıyordun?''
''Allah geçinden versin, öldüğünü sanmıyordum da...''
''Başımın belada olduğunu düşünüyordun'' diyerek sözlerimi tamamladı.
Yanıtlamak yerine şaşkınlıkla yüzüne baktım. Siyah saçları iyice beyazlanmıştı,
çekik gözlerinin uçlarında, ağız kıvrımlarında kırışıklıklar oluşmuştu, ama beni
şaşkınlığa uğratan değişiklik bakışlarındaydı; bir zamanlar insana uzlaşmaz bir
inatla, ölmeye öldürmeye giden bir savaşçının kararlılığıyla bakan yeşil gözleri
yumuşamış, yenildiğini anlayan, bundan da utanç duymayan bir adamın kalender
bakışlarına dönüşmüştü. Neşeli görünmeye çalışıyordu, ama konuşurken yüzünün
gölgelenmesine engel olamamıştı. Evet, başı beladaydı. Yanılıyor muydum?
Yanılmadığımı, sözlerini bitirince tedirginlik içinde çevresine bakınmasından
anladım. Gözlerimiz karşılaşınca:
''Konuşmamız gerek'' dedi.
Sözleri, çoktandır unuttuğum, meraka, kaygıya benzer bir kıpırtı yarattı
yüreğimde. Şaşkındım, tedirgin olmuştum, açıkçası korkmuştum.
Yine de yüreğimdeki kıpırtıdan bir hoşnutluk duydum.
Demek heyecanlanabilme yetimi hâlâ koruyordum.
kukla, ahmet ümit
ayrıca da bir yazar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar