bugün
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- manifest dinleyen erkek7
- aşk acısı çekiyorum sözlük18
- plajda erkeklerin vücuduna dikkatle bakmak3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- yaz yemekleri5
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- scooter'a 6 kişi binmek5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- taksici muhabbeti5
- gocu bay bey birader3
- spiderman mi döver batman mi5
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- can kolukısa4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- petrol4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- solcu dövmek2
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- gram altın3
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- türkiye5
- elalem ne der4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- stres yönetimi6
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- stres3
- david bowie yi tanımayan insan2
- bu saatte bu kadar sıcak mı olur lan2
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- taksim delisi cenk2
- gulmekicinyaratilmis11
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- aylık 449 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- tai lung9
- fenerbahçe7
- yeni parti tüzüğü2
- 26000 entry2
- kuran ı kerim meali6
- rüşvet5
- almanya4
- mekke ortak savunma anlaşması2
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- bilgesu erenus2
- sözlüğü 3 kelime ile anlatın2
unutulmaz mutluluklardır.
eskiden bende aşıktım. iliklerime kadar aşıktım hem de. çok güzel bir sevgilim vardı. kara saçları vardı onun. o saçlarının arasında masmavi iki göz vardı. ışığımdı o gözler. onlara baktıkça dibe battığım hayattan kurtulurdum.. tutardı ellerimi, alıp götürürdü mutluluğa.. deli gibi aşıktım ve bir gün memlekete gitti bizimkiler. fırsattan istifade hemen ışığımı eve çağırdım. gel film izleyim dedim. tabi amacım ona süpriz yapıp mutlu etmekti.
2 katlıydı evimiz. alt katta annemler, üst katta ben kalırdım. merdivenler kilimle kaplıydı. geldi ışığım. yukardan kapıyı açtım.
kapıyı açar açmaz '' aşkımmm yaaaaaaa '' diye bağırmaya başladı. o kadar güzel bir süpriz yapmıştım ki, merdivendeki tüm basamaklarda üçer üçer güller vardı. '' takip et, bul beni hadi'' gibi nizami bi şekilde gülleri dizmiştim '' canım benim yaa, canım canım canımmmmmmm '' diye söylene söylene yukarı çıkıyordu. geldi 2. kata.. kapı açıktı. içeri girer girmez bu sefer daha bir gür sesle '' yaaaaağğğ'' diye bağırdı. çünkü salonun her yeri kırmızı gül yapraklarıyla doluydu. attığı her adımda gülleri çiğnemek zorundaydı. '' delisin senn, delisinnnn'' diye gülerek sevincini belli ediyordu. ortalık savaş alanı gibi kıpkırmızıydı.
salonun sonuna doğru gülleri yine seyrekleştirdim. nerede olduğumu bulması için yatak odasına doğru ince bir hat oluşturdum. yaklaştı. yaklaştığını anlıyordum. tuttu kapı kolunu ve yavaşca açtı.
artık ışığımla göz gözeydik.
gözlerim kamaşsa da hiç gözümü kırpmadan tam karşısında duruyordum. elimde bir gül vardı. sadece yapraktan oluşan, çiçeği olmayan bir ot parçasını öylece uzatıyordum. kolumu kırmadan, gözümü kırpadan öylece tutuyordum.
geldi.
geldi ve '' sen benim hayatımsın '' deyip sıkıca sarıldı. öptü, öptü, öptü..bir kadınının bir erkeği çenesinden iki eliyle tutup öpmesinin ne denli tutkulu olduğunu o an öğretti. aşkla yapılan öpüşme ile aşksız yapılan öpüşmenin anlamını gösterdi.
ve uçup gitti. zaten melekti. melek olup terk etti.
hayat tuhaf işte. sen ne kadar seversen sev, ya başka bir el alır, ya da azrael.
kırmızı güller onunla olsun!
doğum günü kutlu olsun.
eskiden bende aşıktım. iliklerime kadar aşıktım hem de. çok güzel bir sevgilim vardı. kara saçları vardı onun. o saçlarının arasında masmavi iki göz vardı. ışığımdı o gözler. onlara baktıkça dibe battığım hayattan kurtulurdum.. tutardı ellerimi, alıp götürürdü mutluluğa.. deli gibi aşıktım ve bir gün memlekete gitti bizimkiler. fırsattan istifade hemen ışığımı eve çağırdım. gel film izleyim dedim. tabi amacım ona süpriz yapıp mutlu etmekti.
2 katlıydı evimiz. alt katta annemler, üst katta ben kalırdım. merdivenler kilimle kaplıydı. geldi ışığım. yukardan kapıyı açtım.
kapıyı açar açmaz '' aşkımmm yaaaaaaa '' diye bağırmaya başladı. o kadar güzel bir süpriz yapmıştım ki, merdivendeki tüm basamaklarda üçer üçer güller vardı. '' takip et, bul beni hadi'' gibi nizami bi şekilde gülleri dizmiştim '' canım benim yaa, canım canım canımmmmmmm '' diye söylene söylene yukarı çıkıyordu. geldi 2. kata.. kapı açıktı. içeri girer girmez bu sefer daha bir gür sesle '' yaaaaağğğ'' diye bağırdı. çünkü salonun her yeri kırmızı gül yapraklarıyla doluydu. attığı her adımda gülleri çiğnemek zorundaydı. '' delisin senn, delisinnnn'' diye gülerek sevincini belli ediyordu. ortalık savaş alanı gibi kıpkırmızıydı.
salonun sonuna doğru gülleri yine seyrekleştirdim. nerede olduğumu bulması için yatak odasına doğru ince bir hat oluşturdum. yaklaştı. yaklaştığını anlıyordum. tuttu kapı kolunu ve yavaşca açtı.
artık ışığımla göz gözeydik.
gözlerim kamaşsa da hiç gözümü kırpmadan tam karşısında duruyordum. elimde bir gül vardı. sadece yapraktan oluşan, çiçeği olmayan bir ot parçasını öylece uzatıyordum. kolumu kırmadan, gözümü kırpadan öylece tutuyordum.
geldi.
geldi ve '' sen benim hayatımsın '' deyip sıkıca sarıldı. öptü, öptü, öptü..bir kadınının bir erkeği çenesinden iki eliyle tutup öpmesinin ne denli tutkulu olduğunu o an öğretti. aşkla yapılan öpüşme ile aşksız yapılan öpüşmenin anlamını gösterdi.
ve uçup gitti. zaten melekti. melek olup terk etti.
hayat tuhaf işte. sen ne kadar seversen sev, ya başka bir el alır, ya da azrael.
kırmızı güller onunla olsun!
doğum günü kutlu olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar