bugün
- bir adaya düşsek6
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek5
- sözlükte 1 60 boyundaki tatlı ve kaslı kız4
- ayakçı erkek5
- askerliğin bir türlü bitmemesi5
- anın görüntüsü14
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması5
- sözlük at hırsızlarının fotoğrafları6
- kapadokyada peri bacası çöktü7
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi4
- whatsapp gurubu açınca sözlüğün ölmesi5
- katalonya özerk bölgesi4
- zengin çocukları niye askerlik yapmıyor2
- 29 ekim 2026 kapadokya peribacasının çökmesi2
- eski fotoğraflara bakmak2
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak8
- dersimli kızlar6
- sözlüğün ölü gibi olması4
- sinem dedetaş8
- yaşasın cumhuriyet7
- revizyon ameliyatı2
- sözlük çok güzel ya5
- türkiye cumhuriyeti5
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi3
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı7
- katalanlar2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı14
- istanbul12
- arkadaşlar nerdesiniz4
- escort taş mı yesin11
- amedspor10
- cumhuriyet 103 yaşında3
- sigara içelim mi4
- gecenin şarkısı10
- iklim2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- cumhuriyet bayramı14
- ekşi sözlük toplu yazar alımı5
- türkiye12
- bizi küçümsediler3
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- gocu uzun süre çaylak mı kaldı3
- seni sevmediğim yalan2
- gocu yu bulup getirene tam 100 lira veriyorum3
- 29 ekim 2026 bitlisspor kayserispor maçı4
- ısparta nokulu6
- muğla vs uşak afyon denizli aydın kütahya manisa4
- demokratikleşme paketi için ne dediler3
- alzheimer günlüğü6
- imbat madencilik işçilerinin ankara yürüyüşü3
içimin de dışımın da olmadığı, ya da içimi de dışımı da bilmediğim bir
dünya zamanıydı; sanırım 8-9 yaşlarındaydım.
acıyı, kederi, neşeyi henüz ayrıştırmamıştım.
hayattı; yekpareydi. her şey, bir şeydi.
sokağın sonuna doğru uzayıp giden bir tepenin ağzına oturmuştu.
yüzünde yaz esmerliği, ağzını rüzgara karşı açmış; mırıldanıyor muydu
yoksa rüzgarı mı yalamaya çalışıyordu? anlamamıştım.
beyaz bir yaz günüydü. ilk o gün görmüştüm onu.
mevsimler birinden öbürüne devrilirken, elimizi arı sokarken, bisikletten
düşüp dizlerimizi kanatırken canımıza bir şey olurdu; hissederdim. ama
acıya dahil değildi yine de bunlar.
hayattı, yekpareydi işte.
zaman, hayatı parçalara ayırıp, parça parça görmeye başladığımızda,
acı o yekpareliği yitirdiğimizde oluşacaktı.
Birhan Keskin
entry'lerini genellikle pek sevdiğim yazar kişisi.
yaz dostum,
bu da küçük bir armağan olsun.
dünya zamanıydı; sanırım 8-9 yaşlarındaydım.
acıyı, kederi, neşeyi henüz ayrıştırmamıştım.
hayattı; yekpareydi. her şey, bir şeydi.
sokağın sonuna doğru uzayıp giden bir tepenin ağzına oturmuştu.
yüzünde yaz esmerliği, ağzını rüzgara karşı açmış; mırıldanıyor muydu
yoksa rüzgarı mı yalamaya çalışıyordu? anlamamıştım.
beyaz bir yaz günüydü. ilk o gün görmüştüm onu.
mevsimler birinden öbürüne devrilirken, elimizi arı sokarken, bisikletten
düşüp dizlerimizi kanatırken canımıza bir şey olurdu; hissederdim. ama
acıya dahil değildi yine de bunlar.
hayattı, yekpareydi işte.
zaman, hayatı parçalara ayırıp, parça parça görmeye başladığımızda,
acı o yekpareliği yitirdiğimizde oluşacaktı.
Birhan Keskin
entry'lerini genellikle pek sevdiğim yazar kişisi.
yaz dostum,
bu da küçük bir armağan olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar