bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı26
- ölümden korkuyor musunuz25
- gecenin şarkısı12
- adana saimbeylide deprem3
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- habire1219
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi10
- depresyon6
- her biji amed8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- 0 0 719
- hamburgerin içindeki domates2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- kant ın ödev ahlakı2
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- türk düşmanı piçler9
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sydney sweeney2
- sıfır atık vakfı11
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- claudian clouds33
- sözlükteki sinsi köpekler8
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- konuşmak istemiyorum4
- morkstar3
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- evrene enerji gönderen müslüman9
- cop318
- vedat muriqi5
- fusya semsiyeli yabanci25
- sözlük kızlarının kekleri24
- bilerek ponziye dahil olmak7
- true ile sevişmek5
- sarışın kızlar4
- kadir inanır'ın mirası8
- anın görüntüsü22
- samed ağırbaş7
- sözlüğün aptal kaynaması5
öylece bakıyordu uzun uzun nereye baktığını bilmeden gözyaşları etrafı buğulaştırmıştı yutkundu sildi gözlerini nefes almak zor değildi ama almak istemiyordu 10 yaşında bir kız çocuğu ruhu paramparça aklı karışık babasına baktı kanatlanıp uçmayı istedi bir an doğdu şehire arka sokaktaki evine bu muhteşem evi güzel mahalleyi zengin insanları bırakıp o eve o mahalleye dönmek istedi evlerin bitişik olduğu biraz küf kokan anılarına 10 yaşında bir kız çocuğu ne kadar çok anısı olabilirdiki ne kadar çok acısı?
en sonunda babası başladı söze geçmişte kaldı dedi inan, bana düşman olma kızım. bu güne kadar kaç sözüne inanmıştı babasının ve kaç defa hayal kırıklığına uğramıştı, bir insanın inançları ve hayal kırıklıkları bu kadar paralel olmak zorundamıydı. her çocuk gibi sevmemiş miydi babasını, eve geç kalınca babası için endişelenmemiş miydi hiç, bu ev güzel değilmiydi, mutlu değil miydi babası, neden bu kadar öfkeli bu kadar sevgisizdi peki bilmiyordu. annesi efkarlanmış bir sigara yakmıştı içerde ve teyipte o eski kaset o eski şarkı bana bir masal anlat baba...
babası hiç masal anlatmamıştı ona ve elini tutmamıştı hiç, göz yaşını silmemişti aksine her ağladığında bir tane daha vurmuştu kızına ve şimdi babası karşısına geçmiş kendini aklamaya çalışıyordu. nefes almak zor değildi ama o almak istemiyordu.. küçük aklı girdiği bunalımı farkedemiyordu bile ama büyük kalbi acımaktaydı oysaki yüzüne aldığı darbeler canını bu kadar yakmamıştı.
babası onları ne kadar sevdiğinden hatalarını telafi edebileceğinden bahsediyordu ...uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni...
-sen bizi bırakıp gittin baba hemde yanıbaşımızda durarak. baba sen başka bi kadına anneme baktığın gibi baktın onun çocuklarını öpüp sevdin baba hemde benim önümde niye yaptın baba niye?
babası kızının bunları söylemesine çok şaşırdı nede olsa 10 yaşında bir kız çocuğu affeder sarılır öper sanmıştı ama kızı hesap soruyordu neden diyordu
-eee yeter be yaptıysam yaptım ohh yine olsun yine yaparım dedi ve çekti gitti babası.
kız babasının ardından bakarken gözyaşları fışkırıyordu adeta, şarkı bitmek üzereydi. 10 yaşında bir kız ruhu paramparça, ruhu yaşlı, çok yaralı. yatakta uyuyan kardeşine baktı içinde ölen bir şey vardı, hıçkırarak ağlıyordu, bağırıyordu bana bir masal bile anlatmadın baba, beni hiç sevmedin, bundan sonrada anlatma baba...
en sonunda babası başladı söze geçmişte kaldı dedi inan, bana düşman olma kızım. bu güne kadar kaç sözüne inanmıştı babasının ve kaç defa hayal kırıklığına uğramıştı, bir insanın inançları ve hayal kırıklıkları bu kadar paralel olmak zorundamıydı. her çocuk gibi sevmemiş miydi babasını, eve geç kalınca babası için endişelenmemiş miydi hiç, bu ev güzel değilmiydi, mutlu değil miydi babası, neden bu kadar öfkeli bu kadar sevgisizdi peki bilmiyordu. annesi efkarlanmış bir sigara yakmıştı içerde ve teyipte o eski kaset o eski şarkı bana bir masal anlat baba...
babası hiç masal anlatmamıştı ona ve elini tutmamıştı hiç, göz yaşını silmemişti aksine her ağladığında bir tane daha vurmuştu kızına ve şimdi babası karşısına geçmiş kendini aklamaya çalışıyordu. nefes almak zor değildi ama o almak istemiyordu.. küçük aklı girdiği bunalımı farkedemiyordu bile ama büyük kalbi acımaktaydı oysaki yüzüne aldığı darbeler canını bu kadar yakmamıştı.
babası onları ne kadar sevdiğinden hatalarını telafi edebileceğinden bahsediyordu ...uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni...
-sen bizi bırakıp gittin baba hemde yanıbaşımızda durarak. baba sen başka bi kadına anneme baktığın gibi baktın onun çocuklarını öpüp sevdin baba hemde benim önümde niye yaptın baba niye?
babası kızının bunları söylemesine çok şaşırdı nede olsa 10 yaşında bir kız çocuğu affeder sarılır öper sanmıştı ama kızı hesap soruyordu neden diyordu
-eee yeter be yaptıysam yaptım ohh yine olsun yine yaparım dedi ve çekti gitti babası.
kız babasının ardından bakarken gözyaşları fışkırıyordu adeta, şarkı bitmek üzereydi. 10 yaşında bir kız ruhu paramparça, ruhu yaşlı, çok yaralı. yatakta uyuyan kardeşine baktı içinde ölen bir şey vardı, hıçkırarak ağlıyordu, bağırıyordu bana bir masal bile anlatmadın baba, beni hiç sevmedin, bundan sonrada anlatma baba...
Gündemdeki Haberler