bugün
- havanın kapalı olması2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- odanın içine baykuş girmesi9
- yeni parti39
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- parmak patates vs elma dilim patates7
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- en güzel sevişme13
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- soğan salatası6
- nervio35
- gece yatağın altından uzanan el5
- cinleri olan sözlük kızı5
- güne bir şarkı bırak14
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- türkler barbar ve köpektir7
- iştahın kapanması7
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- bu koyden olsam ne olacak18
- cin mısır kabilesi5
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- velvet53
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- havanın buz gibi olması4
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- enayimiknatisii10
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak3
öylece bakıyordu uzun uzun nereye baktığını bilmeden gözyaşları etrafı buğulaştırmıştı yutkundu sildi gözlerini nefes almak zor değildi ama almak istemiyordu 10 yaşında bir kız çocuğu ruhu paramparça aklı karışık babasına baktı kanatlanıp uçmayı istedi bir an doğdu şehire arka sokaktaki evine bu muhteşem evi güzel mahalleyi zengin insanları bırakıp o eve o mahalleye dönmek istedi evlerin bitişik olduğu biraz küf kokan anılarına 10 yaşında bir kız çocuğu ne kadar çok anısı olabilirdiki ne kadar çok acısı?
en sonunda babası başladı söze geçmişte kaldı dedi inan, bana düşman olma kızım. bu güne kadar kaç sözüne inanmıştı babasının ve kaç defa hayal kırıklığına uğramıştı, bir insanın inançları ve hayal kırıklıkları bu kadar paralel olmak zorundamıydı. her çocuk gibi sevmemiş miydi babasını, eve geç kalınca babası için endişelenmemiş miydi hiç, bu ev güzel değilmiydi, mutlu değil miydi babası, neden bu kadar öfkeli bu kadar sevgisizdi peki bilmiyordu. annesi efkarlanmış bir sigara yakmıştı içerde ve teyipte o eski kaset o eski şarkı bana bir masal anlat baba...
babası hiç masal anlatmamıştı ona ve elini tutmamıştı hiç, göz yaşını silmemişti aksine her ağladığında bir tane daha vurmuştu kızına ve şimdi babası karşısına geçmiş kendini aklamaya çalışıyordu. nefes almak zor değildi ama o almak istemiyordu.. küçük aklı girdiği bunalımı farkedemiyordu bile ama büyük kalbi acımaktaydı oysaki yüzüne aldığı darbeler canını bu kadar yakmamıştı.
babası onları ne kadar sevdiğinden hatalarını telafi edebileceğinden bahsediyordu ...uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni...
-sen bizi bırakıp gittin baba hemde yanıbaşımızda durarak. baba sen başka bi kadına anneme baktığın gibi baktın onun çocuklarını öpüp sevdin baba hemde benim önümde niye yaptın baba niye?
babası kızının bunları söylemesine çok şaşırdı nede olsa 10 yaşında bir kız çocuğu affeder sarılır öper sanmıştı ama kızı hesap soruyordu neden diyordu
-eee yeter be yaptıysam yaptım ohh yine olsun yine yaparım dedi ve çekti gitti babası.
kız babasının ardından bakarken gözyaşları fışkırıyordu adeta, şarkı bitmek üzereydi. 10 yaşında bir kız ruhu paramparça, ruhu yaşlı, çok yaralı. yatakta uyuyan kardeşine baktı içinde ölen bir şey vardı, hıçkırarak ağlıyordu, bağırıyordu bana bir masal bile anlatmadın baba, beni hiç sevmedin, bundan sonrada anlatma baba...
en sonunda babası başladı söze geçmişte kaldı dedi inan, bana düşman olma kızım. bu güne kadar kaç sözüne inanmıştı babasının ve kaç defa hayal kırıklığına uğramıştı, bir insanın inançları ve hayal kırıklıkları bu kadar paralel olmak zorundamıydı. her çocuk gibi sevmemiş miydi babasını, eve geç kalınca babası için endişelenmemiş miydi hiç, bu ev güzel değilmiydi, mutlu değil miydi babası, neden bu kadar öfkeli bu kadar sevgisizdi peki bilmiyordu. annesi efkarlanmış bir sigara yakmıştı içerde ve teyipte o eski kaset o eski şarkı bana bir masal anlat baba...
babası hiç masal anlatmamıştı ona ve elini tutmamıştı hiç, göz yaşını silmemişti aksine her ağladığında bir tane daha vurmuştu kızına ve şimdi babası karşısına geçmiş kendini aklamaya çalışıyordu. nefes almak zor değildi ama o almak istemiyordu.. küçük aklı girdiği bunalımı farkedemiyordu bile ama büyük kalbi acımaktaydı oysaki yüzüne aldığı darbeler canını bu kadar yakmamıştı.
babası onları ne kadar sevdiğinden hatalarını telafi edebileceğinden bahsediyordu ...uykuya dalıp gitsem bile bırakıp gitme sakın beni...
-sen bizi bırakıp gittin baba hemde yanıbaşımızda durarak. baba sen başka bi kadına anneme baktığın gibi baktın onun çocuklarını öpüp sevdin baba hemde benim önümde niye yaptın baba niye?
babası kızının bunları söylemesine çok şaşırdı nede olsa 10 yaşında bir kız çocuğu affeder sarılır öper sanmıştı ama kızı hesap soruyordu neden diyordu
-eee yeter be yaptıysam yaptım ohh yine olsun yine yaparım dedi ve çekti gitti babası.
kız babasının ardından bakarken gözyaşları fışkırıyordu adeta, şarkı bitmek üzereydi. 10 yaşında bir kız ruhu paramparça, ruhu yaşlı, çok yaralı. yatakta uyuyan kardeşine baktı içinde ölen bir şey vardı, hıçkırarak ağlıyordu, bağırıyordu bana bir masal bile anlatmadın baba, beni hiç sevmedin, bundan sonrada anlatma baba...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar