bugün
- osuruktan şiirler37
- kanal ayarlama 1500 lira9
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- yeni anayasa3
- devletin temeli adalettir5
- mini elbise4
- sözlükten soğuma nedenleri17
- şeytanın insanlardan ders alması4
- bir daha doğmayacak olmak4
- küçük sürprizler yapmak5
- mini etek karşıtı seküler2
- türbanı yasaklayan mallar2
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- beyaz tenli gotik kız3
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- ben geldim kerkenezler18
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- claudian clouds22
- çocukluğun son günü3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- yazarların özel mesaj sayıları5
- iyi parti17
- cem yılmaz'dan daha komik olmak2
- kısır9
- tai lung4
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- bir gün uludağda kapanacak3
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- 777 diyen erkolar8
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- simko315
- normal taklidi yapmak4
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- bugün ne oldu2
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- akrep burcu kini8
- gollumun gözü yüzükte6
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
ikibinyedi senesinde sufi olmak için uzattığım sakallarım ve beni bu bokluktan çıkarmasını umduğum kitaplarım vardı. Esrarla ilişkimi bitirmiş, alkolle tamamen ayrılmıştım. Kolumda casio marka, alarmı sabah yediye kurulmuş dijital bir saat vardı.Pilini 4 yıl boyunca hiç değiştirmemiştim, evimdeki tek istikrarlı şey o saat ve gün aşırı balkonuma sıçan o sarı sinsi kediydi. Bir süre uğramadığında apartmanın arka tarafında ezilip çamur olan kedinin o olduğunu öğrendim. Üzüldüm, ben hayatımı boka çeviren şeyler için üzülmeyi alışkanlık haline getirmiş biriyim.
ikibinsekizde yılında çok fazla kitap okudum. Çok fazla içki içtim, 3 kadeh vodkanın beni zil zurna sarhoş ettiğini, dört biranın beni saatte üç kez işettiğini ve sarhoşken sevişmenin daha az acı verdiğini öğrendim. dört çeşit sulu yemek yapabiliyor, haberlerde ekonomiye daha fazla kulak asıyor, hava durumunu sikime takmıyordum. Çünkü benim gibi adamlar ertesi gün havanın nasıl olacağı ile ilgilenmez, yağmurda şemsiye açmaz, güneşte şapka takmazdı. Benim doğayla bir meselem yoktu. Benim o zamanlar tek endişem yaşıyor olmaktı.
ikibindokuzda servisten inip eve doğru yürürken küçük prensi simit satarken görürdüm, freud marketin manav reyonunda çalışıyordu. ,Chuck palahniuk Kavacık-Tokatköy arasında dolmuşçuluk yapıyordu. Bunlardan kimseye bahsetmedim. Benim sırlarım bana deliliğin kapısını açıyordu. O sene dedem öldü. Hiç ağlamadım. Onu son gördüğümde bir devlet hastanesinde yaşamının son iki gününü geçiriyordu, sarılık olmuştu ve ceset olmak için son hazırlıklarını yapıyordu. uzaktan gelen akrabalar için gömmeden önce
yüzünü açtılar, 67 yaşındaydı, genç öldü dediler. insanların ne söylediklerini bilmediklerini o zaman anladım. Acı ve şok anında insan kadar saçmalayan başka bir canlı türü daha yoktu. Zavallı dedem, 67 yıllık yaşamına sadece 3 defa evlenebilmişti.sayısını gerçekten hatılarmıyorum, çok çocuğu vardı. Ben kaç tane olduğundan hiçbir zaman emin olamadığım torunlarından biriydim. bu olaydan dört yıl sonra bir yazıda dedemden bahsedecektim, ve o bana mezarında küfredecekti."Orospi uşaaa.."
ikibinsekizde yılında çok fazla kitap okudum. Çok fazla içki içtim, 3 kadeh vodkanın beni zil zurna sarhoş ettiğini, dört biranın beni saatte üç kez işettiğini ve sarhoşken sevişmenin daha az acı verdiğini öğrendim. dört çeşit sulu yemek yapabiliyor, haberlerde ekonomiye daha fazla kulak asıyor, hava durumunu sikime takmıyordum. Çünkü benim gibi adamlar ertesi gün havanın nasıl olacağı ile ilgilenmez, yağmurda şemsiye açmaz, güneşte şapka takmazdı. Benim doğayla bir meselem yoktu. Benim o zamanlar tek endişem yaşıyor olmaktı.
ikibindokuzda servisten inip eve doğru yürürken küçük prensi simit satarken görürdüm, freud marketin manav reyonunda çalışıyordu. ,Chuck palahniuk Kavacık-Tokatköy arasında dolmuşçuluk yapıyordu. Bunlardan kimseye bahsetmedim. Benim sırlarım bana deliliğin kapısını açıyordu. O sene dedem öldü. Hiç ağlamadım. Onu son gördüğümde bir devlet hastanesinde yaşamının son iki gününü geçiriyordu, sarılık olmuştu ve ceset olmak için son hazırlıklarını yapıyordu. uzaktan gelen akrabalar için gömmeden önce
yüzünü açtılar, 67 yaşındaydı, genç öldü dediler. insanların ne söylediklerini bilmediklerini o zaman anladım. Acı ve şok anında insan kadar saçmalayan başka bir canlı türü daha yoktu. Zavallı dedem, 67 yıllık yaşamına sadece 3 defa evlenebilmişti.sayısını gerçekten hatılarmıyorum, çok çocuğu vardı. Ben kaç tane olduğundan hiçbir zaman emin olamadığım torunlarından biriydim. bu olaydan dört yıl sonra bir yazıda dedemden bahsedecektim, ve o bana mezarında küfredecekti."Orospi uşaaa.."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar