bugün
- yazarların favori giyim markası8
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- friedrich hegel la bi cay icek12
- velvet57
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar5
- insan olmaya ceyrek kala15
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- evde soğuk kahve yapımı7
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- 2026 ekonomik krizi16
- erotik şiir4
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- migros'a sorulacak tek soru23
- yalnızlıkla sevişmek5
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- sana ihtiyacımız olmaz diyen akraba3
- hayattaki en değerli şeyler5
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- aleksey batrakov28
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- akıl3
- yoga2
- victor osimhen20
- sınıfın en güzel kızı4
- mohamed salah ghaly2
- hurdacıya gidiyorum7
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- bilinçaltı algılama5
- bir erkeğe en çok yakışan şey2
- osuruktan şiirler60
- ioçk silik yesin kampanyası6
- tombul efes3
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- enayimiknatisii6
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- tostumu yaptım11
- mutlu ama uzak olsun birader3
- g i l d e d l i l y16
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı2
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- merve2
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı2
- yolcudurgider3
yıllardır insanlığa dert olmuş soru. kırmızı başlıklı kız sahiden de ölmüş olabilir mi? evet böyle bir şey mümkün arkadaşlar. bildiğiniz gibi hikaye; ''kırmızı başlıklı kız ve ananesi bir avcı tarafından zamanında yapılan cerrahi bir operasyon sayesinde kurtarıldı'' şeklinde naklolunur. operasyon sırasında kurt' un çok kan kaybettiği, kurtarılamadığı doğrudur. ancak kırmızı başlıklı kız' ın yaşayıp yaşamadığına dair çok fazla senaryo üretilmiştir. bunlardan en geçerli olanı ise geçen gün mehmet ağabey' in kahvesinde birinci ağızdan dinleme imkanı bulduğum hikayedir. mehmet ağabey' in dükkanın sayılı müdavimlerinden, kırmızı başlıklı kız' ın kurtarıcısı değil de katili olan, avcı hüseyin' in limonatayı fazla kaçırmasıyla beraber ettiği ardı arkası kesilmeyen itiraflardır. gelin hep beraber dinleyelim;
- seksenli yılların sonu senesini tam hatırlamıyorum ama ocak ay' ı. çok felaket bir kış var. kar kıyamet göz gözü görmüyor. bizimki de çılgınlık, tutku işte. aldık tüfekleri çıktık nur dağlarına. hayvanlar yiyecek bulamıyorlar açlıktan ölecek durumdalar. tam tavşan mevsimi anlayacağın ama kurtlar rahat bırakmıyor. dedik ; '' tavşan avına çıktık diye illa tavşan vurmak zorunda değiliz. arada gözümüze kestirdiğimiz kurtları da indirelim.'' . her sene muhakkak bir sefer gittiğimiz bir dağ evimiz var onun yanında da yaz kış orada yaşayan bir teyze' nin kulübesi. çok severim nineyi. o sene yanına torununu da almış çok sevimli bir kız çocuğu. '' adın ne senin? '' diye sordum '' kelebek'' dedi.
o sırada ahaliden '' kırmızı başlıklı kız' ın adı kelebek miymiş?'' sorusu yükseliyor. hüseyin abi '' kelebek evet'' diyerek onaylıyor. sonra devam ediyor.
- ismin çok güzelmiş kaderin benzemesin dedim. dedim ama dilimin kemiğini sikeyim. maşallah dediğimiz üç gün yaşamıyor ki. üzerimizde çok büyük lanet var bizim.zamanında çok define aradık ondan sanırım. neyse gece gündüz ava çıkıyoruz biz. vurduğumuz tavşanların haddi hesabı yok. kelebekte yavrum, kapının önünde oynuyor. üşütecek hasta olacak diye ninesinden fazla telaşlanıyoruz. ama yumurcak' ın, maşallahı var hiç bir şey olmaz. bir gün yine dağdan döndük. ne görelim dersiniz? kelebeklerin kapı açık. evin etrafı kurtlarla çevrili. sürüyü teker teker onbeş dakikada indirdikten sonra doğruca daldım içeri. bir baktım sürünün lideri olan kurt kelebeğin patiği çiğniyor. dedim '' nine ile torunu nerede?'' '' bir lokmada yuttum'' diye bir cevap verdi. hemen kafasından vurup oracıkta öldüreceğim ama kelebekle ninesi içeride hafiften de üşümüşüm, ellerim uyuşmuş, yanlış bir yerine nişan alırım diye tırsıyorum. pek fazla da beklemek istemiyorum bastım tetiğe. tam alnından!
o sırada mehmet ağabey;
- atma hüseyin!
şeklinde araya girdi.
hüseyin ağabey ;
- ne yalan atacağım sana be!
diye yanıtladı.
ahali;
- anlat hüseyin ağabey sen uyma ona!
anlam veremediğim bir biçimde hüseyin ağabey'i kolladı.
hüseyin ağabey;
neyse üşüştük kurtun başına. cebimden isviçre çakımı çı...
mehmet ağabey yine araya girip;
- hüseyiiin!
şeklinde bir ikaz atışı daha yaptı.
hüseyin ağabey kızgın bir ses tonu ile;
- ne var amına koyayım be? ağız tadıyla iki çift laf ettirmedin.
gibi sözlük yazarlarının hiç tasvip etmediği küfürlü bir dille sinirini açıkça belli etti.
ahali;
- devam et ağabey sen biz dinliyoruz.
diyerek. her zaman halkın yanında bir imaj çizmiş, hüseyin ağabeye olan inançlarını sürdürdü.
hüseyin ağabey devam ;
hemen yardım kurtun ağzını. talihsizlik diz boyu. kar zaten boyumuzu aşıyor. hayvanın karnını deşerken. kelebeğin kafasını da delmişiz, kollarımda can verdi yavrucağız. nineyi kurtardık ama kadıncağız o azapla ancak 2 gün yaşayabildi.
dedi ve birden yere yıkıldı. elimi boynuna götürüp nabzını yokladım. adam ölmüştü. ahalicek kırmızı başlıklı kıza çok hüseyin ağabeye az üzüldük.
arkalardan bir ses duyduk;
- ilahi adalet!
ahalicek bu lafı edeni linç ettik. böyle kuru gürültülere pabuç bırakacak insanlar değildik.
- seksenli yılların sonu senesini tam hatırlamıyorum ama ocak ay' ı. çok felaket bir kış var. kar kıyamet göz gözü görmüyor. bizimki de çılgınlık, tutku işte. aldık tüfekleri çıktık nur dağlarına. hayvanlar yiyecek bulamıyorlar açlıktan ölecek durumdalar. tam tavşan mevsimi anlayacağın ama kurtlar rahat bırakmıyor. dedik ; '' tavşan avına çıktık diye illa tavşan vurmak zorunda değiliz. arada gözümüze kestirdiğimiz kurtları da indirelim.'' . her sene muhakkak bir sefer gittiğimiz bir dağ evimiz var onun yanında da yaz kış orada yaşayan bir teyze' nin kulübesi. çok severim nineyi. o sene yanına torununu da almış çok sevimli bir kız çocuğu. '' adın ne senin? '' diye sordum '' kelebek'' dedi.
o sırada ahaliden '' kırmızı başlıklı kız' ın adı kelebek miymiş?'' sorusu yükseliyor. hüseyin abi '' kelebek evet'' diyerek onaylıyor. sonra devam ediyor.
- ismin çok güzelmiş kaderin benzemesin dedim. dedim ama dilimin kemiğini sikeyim. maşallah dediğimiz üç gün yaşamıyor ki. üzerimizde çok büyük lanet var bizim.zamanında çok define aradık ondan sanırım. neyse gece gündüz ava çıkıyoruz biz. vurduğumuz tavşanların haddi hesabı yok. kelebekte yavrum, kapının önünde oynuyor. üşütecek hasta olacak diye ninesinden fazla telaşlanıyoruz. ama yumurcak' ın, maşallahı var hiç bir şey olmaz. bir gün yine dağdan döndük. ne görelim dersiniz? kelebeklerin kapı açık. evin etrafı kurtlarla çevrili. sürüyü teker teker onbeş dakikada indirdikten sonra doğruca daldım içeri. bir baktım sürünün lideri olan kurt kelebeğin patiği çiğniyor. dedim '' nine ile torunu nerede?'' '' bir lokmada yuttum'' diye bir cevap verdi. hemen kafasından vurup oracıkta öldüreceğim ama kelebekle ninesi içeride hafiften de üşümüşüm, ellerim uyuşmuş, yanlış bir yerine nişan alırım diye tırsıyorum. pek fazla da beklemek istemiyorum bastım tetiğe. tam alnından!
o sırada mehmet ağabey;
- atma hüseyin!
şeklinde araya girdi.
hüseyin ağabey ;
- ne yalan atacağım sana be!
diye yanıtladı.
ahali;
- anlat hüseyin ağabey sen uyma ona!
anlam veremediğim bir biçimde hüseyin ağabey'i kolladı.
hüseyin ağabey;
neyse üşüştük kurtun başına. cebimden isviçre çakımı çı...
mehmet ağabey yine araya girip;
- hüseyiiin!
şeklinde bir ikaz atışı daha yaptı.
hüseyin ağabey kızgın bir ses tonu ile;
- ne var amına koyayım be? ağız tadıyla iki çift laf ettirmedin.
gibi sözlük yazarlarının hiç tasvip etmediği küfürlü bir dille sinirini açıkça belli etti.
ahali;
- devam et ağabey sen biz dinliyoruz.
diyerek. her zaman halkın yanında bir imaj çizmiş, hüseyin ağabeye olan inançlarını sürdürdü.
hüseyin ağabey devam ;
hemen yardım kurtun ağzını. talihsizlik diz boyu. kar zaten boyumuzu aşıyor. hayvanın karnını deşerken. kelebeğin kafasını da delmişiz, kollarımda can verdi yavrucağız. nineyi kurtardık ama kadıncağız o azapla ancak 2 gün yaşayabildi.
dedi ve birden yere yıkıldı. elimi boynuna götürüp nabzını yokladım. adam ölmüştü. ahalicek kırmızı başlıklı kıza çok hüseyin ağabeye az üzüldük.
arkalardan bir ses duyduk;
- ilahi adalet!
ahalicek bu lafı edeni linç ettik. böyle kuru gürültülere pabuç bırakacak insanlar değildik.
Gündemdeki Haberler