bugün
- ragnar rockefeller12
- sözlük yazarlarının trileçeleri7
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız10
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- kızların yakışıklı ve zengin erkeklere güvenmemesi5
- lahmacunun yanında ne içilir3
- akrep soksa hangi yazarın emmesini istersin7
- marilyn manson un kaburgalarını aldırdığı efsanesi3
- nihat genç5
- sinema tarihinde ayak fantazisi sahneleri5
- favori sözlük deliniz3
- türkiyede konuşma dilinin bozulma sebebi3
- sıcak hava ve kedi2
- kuran kursları3
- hot girl summer6
- fondöten sürmek10
- rtük duyurusu4
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- yaran google play yorumları2
- kadının azgını4
- kırkpınar yağlı güreşleri2
- sözlükten bir kıza basmak5
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- en gıcık olunan insan davranışı8
- true ile sevişmek7
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı17
- velvet48
- istanbul merkezli 8 ilde terör operasyonu2
- zincir mağazaları haraca bağlamak2
- leandro trossard2
- note aura silk ruj 05 desert rose2
- camları kapatın klimayı açıyorum diyen dolmuşcu3
- pandela 319
- cerave2
- cd devrinin bitmesi6
- üsküdar sahaflarını sel bastı3
- kekimi yeme beni'ye diyen kız3
- sandalye9
- arapperest2
- ona bir şey söyle10
- istanbulda hava durumu3
- peugeot2
- sinsi3
- deniz göktaş35
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- yeni sevgiliden beklentiler6
- kürt hareketinin devşirme olması15
- kemal kılıçdaroğlu20
yıllardır insanlığa dert olmuş soru. kırmızı başlıklı kız sahiden de ölmüş olabilir mi? evet böyle bir şey mümkün arkadaşlar. bildiğiniz gibi hikaye; ''kırmızı başlıklı kız ve ananesi bir avcı tarafından zamanında yapılan cerrahi bir operasyon sayesinde kurtarıldı'' şeklinde naklolunur. operasyon sırasında kurt' un çok kan kaybettiği, kurtarılamadığı doğrudur. ancak kırmızı başlıklı kız' ın yaşayıp yaşamadığına dair çok fazla senaryo üretilmiştir. bunlardan en geçerli olanı ise geçen gün mehmet ağabey' in kahvesinde birinci ağızdan dinleme imkanı bulduğum hikayedir. mehmet ağabey' in dükkanın sayılı müdavimlerinden, kırmızı başlıklı kız' ın kurtarıcısı değil de katili olan, avcı hüseyin' in limonatayı fazla kaçırmasıyla beraber ettiği ardı arkası kesilmeyen itiraflardır. gelin hep beraber dinleyelim;
- seksenli yılların sonu senesini tam hatırlamıyorum ama ocak ay' ı. çok felaket bir kış var. kar kıyamet göz gözü görmüyor. bizimki de çılgınlık, tutku işte. aldık tüfekleri çıktık nur dağlarına. hayvanlar yiyecek bulamıyorlar açlıktan ölecek durumdalar. tam tavşan mevsimi anlayacağın ama kurtlar rahat bırakmıyor. dedik ; '' tavşan avına çıktık diye illa tavşan vurmak zorunda değiliz. arada gözümüze kestirdiğimiz kurtları da indirelim.'' . her sene muhakkak bir sefer gittiğimiz bir dağ evimiz var onun yanında da yaz kış orada yaşayan bir teyze' nin kulübesi. çok severim nineyi. o sene yanına torununu da almış çok sevimli bir kız çocuğu. '' adın ne senin? '' diye sordum '' kelebek'' dedi.
o sırada ahaliden '' kırmızı başlıklı kız' ın adı kelebek miymiş?'' sorusu yükseliyor. hüseyin abi '' kelebek evet'' diyerek onaylıyor. sonra devam ediyor.
- ismin çok güzelmiş kaderin benzemesin dedim. dedim ama dilimin kemiğini sikeyim. maşallah dediğimiz üç gün yaşamıyor ki. üzerimizde çok büyük lanet var bizim.zamanında çok define aradık ondan sanırım. neyse gece gündüz ava çıkıyoruz biz. vurduğumuz tavşanların haddi hesabı yok. kelebekte yavrum, kapının önünde oynuyor. üşütecek hasta olacak diye ninesinden fazla telaşlanıyoruz. ama yumurcak' ın, maşallahı var hiç bir şey olmaz. bir gün yine dağdan döndük. ne görelim dersiniz? kelebeklerin kapı açık. evin etrafı kurtlarla çevrili. sürüyü teker teker onbeş dakikada indirdikten sonra doğruca daldım içeri. bir baktım sürünün lideri olan kurt kelebeğin patiği çiğniyor. dedim '' nine ile torunu nerede?'' '' bir lokmada yuttum'' diye bir cevap verdi. hemen kafasından vurup oracıkta öldüreceğim ama kelebekle ninesi içeride hafiften de üşümüşüm, ellerim uyuşmuş, yanlış bir yerine nişan alırım diye tırsıyorum. pek fazla da beklemek istemiyorum bastım tetiğe. tam alnından!
o sırada mehmet ağabey;
- atma hüseyin!
şeklinde araya girdi.
hüseyin ağabey ;
- ne yalan atacağım sana be!
diye yanıtladı.
ahali;
- anlat hüseyin ağabey sen uyma ona!
anlam veremediğim bir biçimde hüseyin ağabey'i kolladı.
hüseyin ağabey;
neyse üşüştük kurtun başına. cebimden isviçre çakımı çı...
mehmet ağabey yine araya girip;
- hüseyiiin!
şeklinde bir ikaz atışı daha yaptı.
hüseyin ağabey kızgın bir ses tonu ile;
- ne var amına koyayım be? ağız tadıyla iki çift laf ettirmedin.
gibi sözlük yazarlarının hiç tasvip etmediği küfürlü bir dille sinirini açıkça belli etti.
ahali;
- devam et ağabey sen biz dinliyoruz.
diyerek. her zaman halkın yanında bir imaj çizmiş, hüseyin ağabeye olan inançlarını sürdürdü.
hüseyin ağabey devam ;
hemen yardım kurtun ağzını. talihsizlik diz boyu. kar zaten boyumuzu aşıyor. hayvanın karnını deşerken. kelebeğin kafasını da delmişiz, kollarımda can verdi yavrucağız. nineyi kurtardık ama kadıncağız o azapla ancak 2 gün yaşayabildi.
dedi ve birden yere yıkıldı. elimi boynuna götürüp nabzını yokladım. adam ölmüştü. ahalicek kırmızı başlıklı kıza çok hüseyin ağabeye az üzüldük.
arkalardan bir ses duyduk;
- ilahi adalet!
ahalicek bu lafı edeni linç ettik. böyle kuru gürültülere pabuç bırakacak insanlar değildik.
- seksenli yılların sonu senesini tam hatırlamıyorum ama ocak ay' ı. çok felaket bir kış var. kar kıyamet göz gözü görmüyor. bizimki de çılgınlık, tutku işte. aldık tüfekleri çıktık nur dağlarına. hayvanlar yiyecek bulamıyorlar açlıktan ölecek durumdalar. tam tavşan mevsimi anlayacağın ama kurtlar rahat bırakmıyor. dedik ; '' tavşan avına çıktık diye illa tavşan vurmak zorunda değiliz. arada gözümüze kestirdiğimiz kurtları da indirelim.'' . her sene muhakkak bir sefer gittiğimiz bir dağ evimiz var onun yanında da yaz kış orada yaşayan bir teyze' nin kulübesi. çok severim nineyi. o sene yanına torununu da almış çok sevimli bir kız çocuğu. '' adın ne senin? '' diye sordum '' kelebek'' dedi.
o sırada ahaliden '' kırmızı başlıklı kız' ın adı kelebek miymiş?'' sorusu yükseliyor. hüseyin abi '' kelebek evet'' diyerek onaylıyor. sonra devam ediyor.
- ismin çok güzelmiş kaderin benzemesin dedim. dedim ama dilimin kemiğini sikeyim. maşallah dediğimiz üç gün yaşamıyor ki. üzerimizde çok büyük lanet var bizim.zamanında çok define aradık ondan sanırım. neyse gece gündüz ava çıkıyoruz biz. vurduğumuz tavşanların haddi hesabı yok. kelebekte yavrum, kapının önünde oynuyor. üşütecek hasta olacak diye ninesinden fazla telaşlanıyoruz. ama yumurcak' ın, maşallahı var hiç bir şey olmaz. bir gün yine dağdan döndük. ne görelim dersiniz? kelebeklerin kapı açık. evin etrafı kurtlarla çevrili. sürüyü teker teker onbeş dakikada indirdikten sonra doğruca daldım içeri. bir baktım sürünün lideri olan kurt kelebeğin patiği çiğniyor. dedim '' nine ile torunu nerede?'' '' bir lokmada yuttum'' diye bir cevap verdi. hemen kafasından vurup oracıkta öldüreceğim ama kelebekle ninesi içeride hafiften de üşümüşüm, ellerim uyuşmuş, yanlış bir yerine nişan alırım diye tırsıyorum. pek fazla da beklemek istemiyorum bastım tetiğe. tam alnından!
o sırada mehmet ağabey;
- atma hüseyin!
şeklinde araya girdi.
hüseyin ağabey ;
- ne yalan atacağım sana be!
diye yanıtladı.
ahali;
- anlat hüseyin ağabey sen uyma ona!
anlam veremediğim bir biçimde hüseyin ağabey'i kolladı.
hüseyin ağabey;
neyse üşüştük kurtun başına. cebimden isviçre çakımı çı...
mehmet ağabey yine araya girip;
- hüseyiiin!
şeklinde bir ikaz atışı daha yaptı.
hüseyin ağabey kızgın bir ses tonu ile;
- ne var amına koyayım be? ağız tadıyla iki çift laf ettirmedin.
gibi sözlük yazarlarının hiç tasvip etmediği küfürlü bir dille sinirini açıkça belli etti.
ahali;
- devam et ağabey sen biz dinliyoruz.
diyerek. her zaman halkın yanında bir imaj çizmiş, hüseyin ağabeye olan inançlarını sürdürdü.
hüseyin ağabey devam ;
hemen yardım kurtun ağzını. talihsizlik diz boyu. kar zaten boyumuzu aşıyor. hayvanın karnını deşerken. kelebeğin kafasını da delmişiz, kollarımda can verdi yavrucağız. nineyi kurtardık ama kadıncağız o azapla ancak 2 gün yaşayabildi.
dedi ve birden yere yıkıldı. elimi boynuna götürüp nabzını yokladım. adam ölmüştü. ahalicek kırmızı başlıklı kıza çok hüseyin ağabeye az üzüldük.
arkalardan bir ses duyduk;
- ilahi adalet!
ahalicek bu lafı edeni linç ettik. böyle kuru gürültülere pabuç bırakacak insanlar değildik.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar