bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim17
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum9
- hangi manifest kızısın7
- ruhu iyileştiren şeyler5
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz7
- en büyük pişmanlığınız7
- namus takıntısı olan erkek17
- kızımın adı 15 temmuz olsun3
- türkiye avustralya maçı8
- kavurmalı yumurta7
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi17
- kadınların en büyük düşmanı3
- ece irtem6
- panik atak olan psikolog2
- nesrin cavadzade3
- sözlük yazarlarının suları5
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi5
- bar taburesinin kan dolaşımına etkisi2
- kadınsı erkek4
- futbol8
- insan değişmez ortaya çıkar3
- sürekli gözünün içine bakan kız2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- namus5
- çince öğrenmek2
- kürtlere hırt diyen paramesyum3
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek11
- ekber ve erşed kanunları3
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı2
- yazarlar birbirlerine laf atmaktan tanım yapamıyor4
- neden oy veriyoruz2
- regl dönemi çirkinliği5
- deniz undav2
- güzel kızların isimleri9
- dünya kupası mağlubiyetinin arkasında siyonizm var4
- yerli malı haftası2
- savaşların ana sebebi dinlerdir2
- karton toplayan cocuk evlenirse karısına bakar mı4
- geçmişi çok fazla düşünmek3
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı5
- kadınlar sözlük5
- iran'a iltica etmek3
- açık giyinebilmek özgürlüktür2
- ulaşınca sıkılmak2
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- talkan ve curcan katliamları4
gecenin sorusu başlığına eklediği soruyla cevabın kendisini geceye dönüştüren yazar. Ama kesinlikle zeki bir yazar. Şöyle sormuş sorusunu;
"Var olmak denilen şey bizim muhtelif duyularımız ile bir şeyleri algılamak ise eğer, varlığını algılayamadığımız bir şeyin olmadığını nereden biliyoruz ?"
Varolma ediminin kendisi görülür, hissedilir olma durumlarından ibaretse eğer Almanca'daki hiç (nichts) kelimesi aynı zamanda varlık anlamına gelir. martin heidegger'in meşhur önermesini hatırlarsak:
"insan dünyaya atılmıştır(geworfen). insan Hiç(Nichts) içine düşmüş bir Neliktir (Wesen).Bunu kendisi seçmemiştir. "
Ve benim kabaca getirdiğim açıklama:
"Hiç sözcüğü aynı zamanda varlık anlamına da gelir. Bu yüzden "insan varlık'a terk edilmiş" anlamına da gelir. Varlığın sınırsızlığı ele alındığında varolan aynı zamanda "hiç" olduğu da rahatlıkla çıkarsanabilir. Aynı zamanda varolan görülmesi yani ne'liği görünür kılınmasıyla aynı zamanda kendini görünür-kılınan'ın içinde geri çeker. "
Bu soruya ilk etapta farklı bir giriş gibi görünse de sorunun doğasını oluştan şeyin yani "algılanamayan bir şeye nasıl "yok" deriz" noktasında söylenecek şey "algılanamayan" bir şeye dair hissiyatımızı, hissettiğimizden nasıl emin olabiliriz, şeklinde olabilir. Bunun da yanında kavrayamadığımız bir varlığa dair savımızın nitelik-nicelik eksenindeki ilişkisi de önemlidir; zira burada bir kesinlik yok, aksine belirsizlik vardır. işte bizzat bu belirsizliğin kendisi bile bir duyumsamadır.
"Var olmak denilen şey bizim muhtelif duyularımız ile bir şeyleri algılamak ise eğer, varlığını algılayamadığımız bir şeyin olmadığını nereden biliyoruz ?"
Varolma ediminin kendisi görülür, hissedilir olma durumlarından ibaretse eğer Almanca'daki hiç (nichts) kelimesi aynı zamanda varlık anlamına gelir. martin heidegger'in meşhur önermesini hatırlarsak:
"insan dünyaya atılmıştır(geworfen). insan Hiç(Nichts) içine düşmüş bir Neliktir (Wesen).Bunu kendisi seçmemiştir. "
Ve benim kabaca getirdiğim açıklama:
"Hiç sözcüğü aynı zamanda varlık anlamına da gelir. Bu yüzden "insan varlık'a terk edilmiş" anlamına da gelir. Varlığın sınırsızlığı ele alındığında varolan aynı zamanda "hiç" olduğu da rahatlıkla çıkarsanabilir. Aynı zamanda varolan görülmesi yani ne'liği görünür kılınmasıyla aynı zamanda kendini görünür-kılınan'ın içinde geri çeker. "
Bu soruya ilk etapta farklı bir giriş gibi görünse de sorunun doğasını oluştan şeyin yani "algılanamayan bir şeye nasıl "yok" deriz" noktasında söylenecek şey "algılanamayan" bir şeye dair hissiyatımızı, hissettiğimizden nasıl emin olabiliriz, şeklinde olabilir. Bunun da yanında kavrayamadığımız bir varlığa dair savımızın nitelik-nicelik eksenindeki ilişkisi de önemlidir; zira burada bir kesinlik yok, aksine belirsizlik vardır. işte bizzat bu belirsizliğin kendisi bile bir duyumsamadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar