bugün
- kolye142
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi10
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- konya denilince akla gelenler4
- pizza bira ikilisi6
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- asla evlenilmeyecek erkekler7
- cep telefonu17
- nokia16
- erlik5
- sözlük elden gidiyor3
- boykot dedektifi2
- rüzgar12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- chatgpt'nin sorunu ne2
- günün sözü6
- bal10
- lale14
- fuck bahçeli tişörtü2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- var olmak için ne yaptınız13
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- pazar günleri ekmek almak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- pazar günü erken kalkmak2
- kaplan17
- yogartiksen39
- bileklik19
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fil9
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- billie eilish'in memeleri7
- kader4
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kuş5
- at6
"hayır!" dedi zeynep "hayır!!".
"sevemezsin bundan sonra, bağlanamazsın. yapamazsın anlıyor musun?" dedi adam, meçhule gittiğinin farkına bile varmadan.
siyaha bürünmüştü yine gün. diğer günlerden pek farklı olmayarak daha zifiri, daha ağır çökmüştü gecenin üstüne. gece taşıyamıyor gibiydi yükünü, zeynep gibi. inançlar, doğrular, mutluluklar, sevinçler, paylaşılanlar koca bir yalan olmuştu hayatında. gücünü yitirdiği yerden, acısından deç alarak ayağa kalkmalıydı. biliyordu sonsuz olmadığını her bir şeyin. bundan sebep gecenin üzerine yürümeliydi, her attığı adam daha değerliydi. çünkü artık yalnızdı.
- şuna baksana. farklı. seziyorum farklı biri.
+ tam senin tipin ve evet. farklı.
fark sözlükte; Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, anlamına geliyordu. ve o da ayrılıyordu diğerlerinden. en azından zeynep'in gözünden böyle görünüyordu. o halde farklı sözcüğü o an ki durumu karşılayan en uygun kelime olma hakkını elde ediyordu. gözleri farklı bakıyordu diğerlerinden. sonsuzluğun rengine münhasır gözleri.
yalnızdı zeynep. bunun farkındalığıyla yaşamak mecburiyetindeydi bundan tezi. yalnızlık? nice şair, yazar, derviş, bilge ne anlamlar yüklemiş, ne tanımlar yapmıştı bu 9 harflik kelime uğruna. kim bilir belki de bu uğurda ölmüştü nicesi, ağrısız ve yalnız.
* ben dün vardım, bugün de varım. ancak yarın olup olmayacağım belli değil. yalnızsın, evet. seni seviyorum, hem de çok. ama şimdi bunu düşünmemelisin. hayati bir karar vereceksin. ve bu kararı alırken düşünmen gereken tek kişi sensin. kendin!
-...
şaşkındı zeynep. olanları ölçüp tartması gerekiyordu. ama şaşkındı işte. o zaten yalnızdı. e o zaten yalnızsa biri ona bunları nasıl söyleyebiliyordu? bu ne cüretti? yanmış can bir kez daha yanabilir miydi? ahh zeynep!! kafası mı karışıyordu, yoksa karmaşıklık gerçekleri görmemek adına ona kendini daha mı iyi hissettiriyordu, henüz bunu bilemiyordu.
"sevemezsin bundan sonra, bağlanamazsın. yapamazsın anlıyor musun?" dedi adam, meçhule gittiğinin farkına bile varmadan.
siyaha bürünmüştü yine gün. diğer günlerden pek farklı olmayarak daha zifiri, daha ağır çökmüştü gecenin üstüne. gece taşıyamıyor gibiydi yükünü, zeynep gibi. inançlar, doğrular, mutluluklar, sevinçler, paylaşılanlar koca bir yalan olmuştu hayatında. gücünü yitirdiği yerden, acısından deç alarak ayağa kalkmalıydı. biliyordu sonsuz olmadığını her bir şeyin. bundan sebep gecenin üzerine yürümeliydi, her attığı adam daha değerliydi. çünkü artık yalnızdı.
- şuna baksana. farklı. seziyorum farklı biri.
+ tam senin tipin ve evet. farklı.
fark sözlükte; Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, anlamına geliyordu. ve o da ayrılıyordu diğerlerinden. en azından zeynep'in gözünden böyle görünüyordu. o halde farklı sözcüğü o an ki durumu karşılayan en uygun kelime olma hakkını elde ediyordu. gözleri farklı bakıyordu diğerlerinden. sonsuzluğun rengine münhasır gözleri.
yalnızdı zeynep. bunun farkındalığıyla yaşamak mecburiyetindeydi bundan tezi. yalnızlık? nice şair, yazar, derviş, bilge ne anlamlar yüklemiş, ne tanımlar yapmıştı bu 9 harflik kelime uğruna. kim bilir belki de bu uğurda ölmüştü nicesi, ağrısız ve yalnız.
* ben dün vardım, bugün de varım. ancak yarın olup olmayacağım belli değil. yalnızsın, evet. seni seviyorum, hem de çok. ama şimdi bunu düşünmemelisin. hayati bir karar vereceksin. ve bu kararı alırken düşünmen gereken tek kişi sensin. kendin!
-...
şaşkındı zeynep. olanları ölçüp tartması gerekiyordu. ama şaşkındı işte. o zaten yalnızdı. e o zaten yalnızsa biri ona bunları nasıl söyleyebiliyordu? bu ne cüretti? yanmış can bir kez daha yanabilir miydi? ahh zeynep!! kafası mı karışıyordu, yoksa karmaşıklık gerçekleri görmemek adına ona kendini daha mı iyi hissettiriyordu, henüz bunu bilemiyordu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar