bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- silik sayınız7
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- gece gelen yemek yapma isteği6
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- terhis oluyorum sözlük21
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- online yazarlar nasıl görünür4
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- fatma betül sayan kaya28
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- fon vurgunu nedir3
- nasıl açık oylarız4
- ne bu fon vurgunu3
- uyudunuz mu arkadaşlar10
- akıllı telefon kullanan erkek9
- erecto bilader bilader bey2
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- acıktım ne yesem3
- gecenin şarkısı4
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- 20078
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- camilerdeki ayak kokusu11
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- en güzel geçen yıllar4
- levent yüksel4
- sözlük üzerinden alınan son dm2
- victor osimhen9
- münafık11
- hediyeleşme kültürü2
- tablacı köftesi3
- gece vardiyası yazarlar3
- olgun erkek vs şakacı erkek3
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
bir şehrin bekar sayısının, net olarak belirlendiği mekanlardır.
melekler kahvesi beyoğlu'nun meşhurlarından. haftasonu, yemeğimi yedikten sonra 'sikindirik bi kahveye 10 lira vereyim de huzura ereyim' niyetiyle gittim buraya. inanılmaz. çok garip. boş masa yok. süslü püslü kızlar, marlboro içen ayfonlu erkekler mesken tutmuş resmen kafeyi. mekanın en dikkat çeken özelliği; masaların ikişer kişilik olması. sanırım genelde ikişerli gruplar halinde gidiliyor fal kafelere. 2 kız, 2 erkek falan oturmuşlar masaya, hepsinin önlerinde ters kahve fincanı. insan gülmemek için zor tutuyor kendini.
neyse ben güneş gözlüklerim tepemde, elimde haftalardır bitmemek için direnen kitabımla, mekanın en kuytu yerine oturdum. kuytu sandım başta tabi, sonra 2 kız oturdu yanıma. hem şişmanlar, hem mutlular. birinin adı 'ikbal' en enerji dolusu da bu kız. düşünsenize; adınız ikbal ve ciddi ciddi hayatla ilgili planlarınız var. evlenip çocuk falan doğurmak istiyorsunuz ajsfdjfds yazık tabi.
mekan hala tıklım tıklım. kapının önünde insan imal edip, kafeye zorla sokuyorlar sanki. herkes mi bekar bu amk memleketinde? herkes mi medet umuyor kahve telvesinden? vay bu başıma gelenler, canım deyip geri dönenler nerdeeeeleeerr? adsfjfdsj alişan diye de bi şarkıcı var lan!
beli çapsız garson kız siparişimi almak için yanıma yaklaştı. beli yok kızın, 30 kilo falan sanırım. gözüme kestirdim 'mekanda olay çıkarsa ilk buna dalarım' diye geçirdim içimden. sade kahvemi sipariş ettim 'fal olacak mı?' sorusuna; 'hayır, yalnızca sade bir kahve içmek istiyorum.' diye cevap verdim. uyuz oldu jdfasjsdf. menüye bakmadan sipariş verenlere sanırım sinir oluyor garsonlar. neyse ikbal fal işine gönül verenlerden olduğunu ilk cümlesiyle belli etti; 'kızım can diye bi adam var burada, ona randevu aldım ben. adam her boku biliyor.' dedi. heh işte o an bende bi göt baş oynaması olmadı değil. tüm itici halimi bir kenara bırakıp 'sahiden o kadar iyi mi yea:)' dedim. ikbal al yanaklarıyla sırıtarak 'bana sevgilinden ayrılacaksın dedi, 2 hafta sonra ayrıldık.' 'vayyy geri zekalıııııı' diye geçirdim içimden, ama cümlelere dökemedim.
çapsız garson kıza el ettim. 'ben de fal baktıracağım, can beyi istiyorum yalnız.' dedim. 'o randevulu çalışıyor ve akşam 9 a kadar müsait değil.' dedi. düşünsene ya; adam falcı, randevulu çalışıyor ve 4 saat boşluksuz ona buna bi dolu şey anlatıyor. 'önemli değil, başka biri de olabilir.' dedim.
kahvemi içtim, fincanımı ters çevirdim, yanında ikram edilen lokumu da sigara içtiğim bardağın içine attım. kahve-lokum ikilisini ilk kim keşfetti acaba? saçma.
son derece taytlı bir kız kapıda belirdi. 'buyrun' dedi. adamlar bi odayı sırf falcılara ayırmışlar. resmen kabin kabin bölünmüş mekan ve herkes bıdır bıdır bir şey anlatıyor. ben gülüyorum ama içimden '50 lira istemeseler bari.' diye düşünüyorum ama bir yandan da içimde 'ya bilirse?' diye geçiriyorum. şey gibi; sayısal loto oynayıp ertesi gün 'hassktir lan, kuponu kontrol etmedim. şuan belki türküye'nin sayılı zenginlerinden biriyim.' hissiyle kapışır. imkansız olduğunu bilirsin ama bi umut be.
- ismin ney?
+ hede.
- aaaa çok değişikmiş. anlamı ney?
+ bilmiyorum.
hdafshfdsa işte bu giriş diyaloğundan sonra sürmeli falcı kız bana sinir oldu. hissettim bunu, nefretini iliklerimde hissettim. ölmemi istiyordu, ömrümün sonuna kadar bekar kalmamı istiyordu. boku yemiştim, ne kadar 1.derece akrabam varsa hepsine hasta diyecekti, kuzenlerimin çocuklarını düşüreceklerini ima edecekti. aşk yok diyecekti ya adım gibi biliyordum.
- yeni bir ilişkiden çıkmışsınız. (senli benli konuşan kız aniden resmi oldu misal asjdfjfsd) yalnız son sevgiliniz sizi ciddi maddi yıkıntıya uğratmış. kredi kartı borcu falan bırakmış zannediyorum size.
+ ben kredi kartı kullanmıyorum.
- kredi de çekmiş olabilirsiniz. ödememiş ve size yüklü bir borç bırakmış.
+ ilgisi yok.
- o zaman dikkat etmenizde fayda var. neyse kardeşiniz var mı?
+ abim var.
- evli mi?
+ hayır, bekar.
- hmmm o zaman evli kuzeniniz de olabilir. ama kız bu, sanırım hamile.
+ sülaledeki tek kız torun benim yalnız.
- yani hamile birini görüyorum.
+ anladım.
fal böyle saçma sapan diyaloglarla ilerledi. en son 1 ile 5 arasında bi sayı tutmamı, tuttuğum sayı kadar kart çekmemi istedi. 2 kart çektim, koydu önüne;
- yani tarih konusunda net değilim ama siz evleneceksiniz.
+ djsafajfsd evet evet, atta murattır zaten.
dedim. dedim ya, tam olarak bunu dedim. sonra o mahkeme duvarı suratlı falcı gitti, sevimli bir kız geldi karşıma ve kahkaha attı. farketti yaptığı salaklığı.
seans bittikten sonra adisyonu aldım, yukarıya doğru çıkarken fal bakan bi adam ilişti gözüme. yaka kartında 'can' yazıyordu. ve karşısında fal müdavimi ikbal. görseniz nasıl mutlu, ellerini çenesinin altına bağlamış öyle canı dinliyor.
hay sikeydim ya, 20 lira para verdim bide. bi dahakine cana gideceğim o kesin her şeyi biliyordur. esenkalın.
melekler kahvesi beyoğlu'nun meşhurlarından. haftasonu, yemeğimi yedikten sonra 'sikindirik bi kahveye 10 lira vereyim de huzura ereyim' niyetiyle gittim buraya. inanılmaz. çok garip. boş masa yok. süslü püslü kızlar, marlboro içen ayfonlu erkekler mesken tutmuş resmen kafeyi. mekanın en dikkat çeken özelliği; masaların ikişer kişilik olması. sanırım genelde ikişerli gruplar halinde gidiliyor fal kafelere. 2 kız, 2 erkek falan oturmuşlar masaya, hepsinin önlerinde ters kahve fincanı. insan gülmemek için zor tutuyor kendini.
neyse ben güneş gözlüklerim tepemde, elimde haftalardır bitmemek için direnen kitabımla, mekanın en kuytu yerine oturdum. kuytu sandım başta tabi, sonra 2 kız oturdu yanıma. hem şişmanlar, hem mutlular. birinin adı 'ikbal' en enerji dolusu da bu kız. düşünsenize; adınız ikbal ve ciddi ciddi hayatla ilgili planlarınız var. evlenip çocuk falan doğurmak istiyorsunuz ajsfdjfds yazık tabi.
mekan hala tıklım tıklım. kapının önünde insan imal edip, kafeye zorla sokuyorlar sanki. herkes mi bekar bu amk memleketinde? herkes mi medet umuyor kahve telvesinden? vay bu başıma gelenler, canım deyip geri dönenler nerdeeeeleeerr? adsfjfdsj alişan diye de bi şarkıcı var lan!
beli çapsız garson kız siparişimi almak için yanıma yaklaştı. beli yok kızın, 30 kilo falan sanırım. gözüme kestirdim 'mekanda olay çıkarsa ilk buna dalarım' diye geçirdim içimden. sade kahvemi sipariş ettim 'fal olacak mı?' sorusuna; 'hayır, yalnızca sade bir kahve içmek istiyorum.' diye cevap verdim. uyuz oldu jdfasjsdf. menüye bakmadan sipariş verenlere sanırım sinir oluyor garsonlar. neyse ikbal fal işine gönül verenlerden olduğunu ilk cümlesiyle belli etti; 'kızım can diye bi adam var burada, ona randevu aldım ben. adam her boku biliyor.' dedi. heh işte o an bende bi göt baş oynaması olmadı değil. tüm itici halimi bir kenara bırakıp 'sahiden o kadar iyi mi yea:)' dedim. ikbal al yanaklarıyla sırıtarak 'bana sevgilinden ayrılacaksın dedi, 2 hafta sonra ayrıldık.' 'vayyy geri zekalıııııı' diye geçirdim içimden, ama cümlelere dökemedim.
çapsız garson kıza el ettim. 'ben de fal baktıracağım, can beyi istiyorum yalnız.' dedim. 'o randevulu çalışıyor ve akşam 9 a kadar müsait değil.' dedi. düşünsene ya; adam falcı, randevulu çalışıyor ve 4 saat boşluksuz ona buna bi dolu şey anlatıyor. 'önemli değil, başka biri de olabilir.' dedim.
kahvemi içtim, fincanımı ters çevirdim, yanında ikram edilen lokumu da sigara içtiğim bardağın içine attım. kahve-lokum ikilisini ilk kim keşfetti acaba? saçma.
son derece taytlı bir kız kapıda belirdi. 'buyrun' dedi. adamlar bi odayı sırf falcılara ayırmışlar. resmen kabin kabin bölünmüş mekan ve herkes bıdır bıdır bir şey anlatıyor. ben gülüyorum ama içimden '50 lira istemeseler bari.' diye düşünüyorum ama bir yandan da içimde 'ya bilirse?' diye geçiriyorum. şey gibi; sayısal loto oynayıp ertesi gün 'hassktir lan, kuponu kontrol etmedim. şuan belki türküye'nin sayılı zenginlerinden biriyim.' hissiyle kapışır. imkansız olduğunu bilirsin ama bi umut be.
- ismin ney?
+ hede.
- aaaa çok değişikmiş. anlamı ney?
+ bilmiyorum.
hdafshfdsa işte bu giriş diyaloğundan sonra sürmeli falcı kız bana sinir oldu. hissettim bunu, nefretini iliklerimde hissettim. ölmemi istiyordu, ömrümün sonuna kadar bekar kalmamı istiyordu. boku yemiştim, ne kadar 1.derece akrabam varsa hepsine hasta diyecekti, kuzenlerimin çocuklarını düşüreceklerini ima edecekti. aşk yok diyecekti ya adım gibi biliyordum.
- yeni bir ilişkiden çıkmışsınız. (senli benli konuşan kız aniden resmi oldu misal asjdfjfsd) yalnız son sevgiliniz sizi ciddi maddi yıkıntıya uğratmış. kredi kartı borcu falan bırakmış zannediyorum size.
+ ben kredi kartı kullanmıyorum.
- kredi de çekmiş olabilirsiniz. ödememiş ve size yüklü bir borç bırakmış.
+ ilgisi yok.
- o zaman dikkat etmenizde fayda var. neyse kardeşiniz var mı?
+ abim var.
- evli mi?
+ hayır, bekar.
- hmmm o zaman evli kuzeniniz de olabilir. ama kız bu, sanırım hamile.
+ sülaledeki tek kız torun benim yalnız.
- yani hamile birini görüyorum.
+ anladım.
fal böyle saçma sapan diyaloglarla ilerledi. en son 1 ile 5 arasında bi sayı tutmamı, tuttuğum sayı kadar kart çekmemi istedi. 2 kart çektim, koydu önüne;
- yani tarih konusunda net değilim ama siz evleneceksiniz.
+ djsafajfsd evet evet, atta murattır zaten.
dedim. dedim ya, tam olarak bunu dedim. sonra o mahkeme duvarı suratlı falcı gitti, sevimli bir kız geldi karşıma ve kahkaha attı. farketti yaptığı salaklığı.
seans bittikten sonra adisyonu aldım, yukarıya doğru çıkarken fal bakan bi adam ilişti gözüme. yaka kartında 'can' yazıyordu. ve karşısında fal müdavimi ikbal. görseniz nasıl mutlu, ellerini çenesinin altına bağlamış öyle canı dinliyor.
hay sikeydim ya, 20 lira para verdim bide. bi dahakine cana gideceğim o kesin her şeyi biliyordur. esenkalın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com