bugün
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek12
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının kombinleri19
- nervio11
- velvet11
- özgünlüğün faydasız olması5
- 1 saatte 10 bira içmek8
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı59
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması11
- slavko vincic15
- cinni uyanış2
- ben sana vurgunum3
- dana kuzu kıyma döner2
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- enişte senin dobloyu naptın sattınız mı4
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- vurgun yemek3
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması12
- true hanın gazabı9
- playstation 13
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması4
- siyah taytlı bacakları okşarken meme emmek2
- çağla idi2
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması5
- hayran olunan yazarin entrylerini takip etmek3
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- bumble2
- domuz eti3
- bit pazarı2
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- tememda kenka nalaka10
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- yazarların adına başlık açılması3
- cv ye uludağ sözlük yazarı yazmak3
- yazık oldu yarınlara2
- bana yalan söylediler2
- tarla bellemek3
- bugün sözlük b k gibi3
- bilgi içerikli entry girmeyen siktirsin gitsin3
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- bimden tatlı almak2
- dune6
- yarrrrraaaak2
- çingeneyle sevişmek6
- true vs tuvalet terliği3
- istanbul un çok pahalı olması7
- beşiktaş'ın gümbür gümbür geldiği gerçeği2
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- çekirgeler2
Bir kişiyi sevmemek, onun bunu çocuğu olmak anlamına gelmez. Bu ülkede, diyalektik düşünce ve izan eksikliğinden geldi başımıza ne geldiyse hep.
Atatürk, büyük bir komutandı; istiklal savaşı'nda bu milletin önderlik açığını doldurdu. Karın soğuğun içinde yattı kalktı; affedersiniz at pisliğinden arpa sapı ayıklayıp, çorba yapıp içti o yokluk zamanlarında. Ülkesi için canını dişine takıp savaştı; mareşallik rütbesine erişti. Ülkemiz için yaptıklarını görmezden gelmek vefasızlıktır, kabul ediyorum.
Lakin, insanların anlamakta güçlük çektiği bir şey var; hiçbir insan hatasız değildir. Atatürk'ün de hataları vardı; bir kısmı çok büyüktü.
Atatürk'ün nasıl hataları olduğunu anlamak isteyen kemalistlere şimdi açık adres veriyorum.
Galatasaray Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi'nde, ödünç verilemez kitaplar arasında "Galatasaray Tarihi" adlı bir kitap var. Açın, okuyun bana inanmazsanız. Şimdi o kitaptan aklıma gelenleri bir sıralayayım.
Galatasaray Lisesi'nde Osmanlı'nın yıkılış ve Cumhuriyet'ini kuruluş döneminde öğrenci olmuş bir kardeşim anılarını aktarıyor. Ben de mealen aktarıyorum. 1923'ten önce, lisemizin içinde büyük bir cami varmış, her tarafları sanat eseri çinilerle süslü. Okul içinde beş vakit ezan okunurmuş; sabah namazına öğrencileri uyandırmaktan sorumlu bir memur varmış. Sabah namazına uyanmak isteyen öğrenciler, yataklarının baş kısmına havlularını bağlarlar, görevli memur da havlusu bağlı öğrencileri uyandırırmış. Namaz zorunlu değilmiş yani. Ama, ders esnasında namaz vakti girer de ders bitiminde çıkacak gibi olur, namaz kazaya kalmak zorunda kalacak olursa, hızlıca gidip gelmek şartıyla ders esnasında namaz kılmak için okulun camisine gidip gelmek serbestmiş. Malum, lisenin uzun uzun koridorları vardır. Ezan vakti, o koridorların başından ezan okurmuş bir görevli, isteyen namaza gidermiş. Öğrenciler arasında ayrılık olmasın diye, ramazanlarda oruç tutmak zorunluymuş; ki isteyen gizli gizli yer içer yani bunda bir şey yok zaten, ki düşünün namaz kılmak zorunlu değil; sadece Müslüman öğrencilerin işi kolaylaşıyor biraz daha. 1923 sonrasını ise abimiz şöyle anlatıyor kitapta: cumhuriyet sonrasında, okulun içinde ezan okunması ve derste namaz vakti ister girsin ister çıksın namaza gitmek yasaklandı. Sabah namazına kaldırma uygulaması, yatağın başına havlu bağlama olayı ve oruç tutma zorunluluğu kaldırıldı. Okulun içindeki cami yıkıldı ve kilere çevrildi. Abimiz, yine mealen şu trajik cümleyi kuruyor ardından: "Hadi ezanı namazı orucu yasakladınız, hadi diyelim camiyi de yıktınız. Peki o caminin içindeki el yapımı çinilere, el yapımı mermer eserlere nasıl kıydınız?"
Şimdi, "hadi lan, yanlıdır o kitap, cemaatin işidir, Tayyip bastırmıştır." Falan diye tükürüklerini saça saça isyan edecek olan kemalist kardeşlerim vardır, eminim. Ama sayın(!) kemalist kardeşlerim; şunu anlayın artık, Atatürk ne ilah ne peygamberdi. Ettiği hatalar da, bir müslümanın asla affedemeyeceği hatalar olduğu için bu kadar yobaz var ülkemizde, bu kadar Atatürk düşmanı var. Ateiste beslediğiniz sempati ve kurduğunuz empatinin yüzde birini o yobazlara, kuru softalara harcasanız, belki de o insanlar da Atatürk'ün iyi yanlarını görmek isteyeceklerdir. Benim nasıl bir adam olduğumu merak ediyorsunuz belki de şu an; ki merak edildiğimi düşünecek kadar kibirli biri değilim elhamdülillah ama satırlarımı okuduktan sonra "bu adam ne ayak lan, her zümreye göz kırpıyor" demiş olabilirsiniz diye söylüyorum. Ben elhamdülillah müslümanım, ve Anti-kapitalist bir müslümanım. Ne hadis düşmanı ne ayet düşmanıyım; sırat-ı müstakim üzerinde hayatını tesis etmeye çalışan biriyim sadece. Hiçbir siyasi partiye hayatımda oy vermedim, vermeyeceğim de. Atatürk meselesinde de; Atatürk'ün islam'a vermeye çalıştığı zararlardan dolayı onu kalbimle buğz ederken, bir yandan da vatanım toprağım için ter döktüğü için ona saygı duyuyor, vefasızlık etmemeye uğraşıyorum ve onu tekfir edip allahçılık oynamıyor, Atatürk kafirdi fasıktı münafıktı hede hödö demiyorum, zira Allah bilir.
Çok konuştum hakkınızı helal edin. Ülkemizde ve dünyadaki her zümreye biraz aklıselim niyaz ediyorum Allah'tan ve saygılar sunuyorum.
Atatürk, büyük bir komutandı; istiklal savaşı'nda bu milletin önderlik açığını doldurdu. Karın soğuğun içinde yattı kalktı; affedersiniz at pisliğinden arpa sapı ayıklayıp, çorba yapıp içti o yokluk zamanlarında. Ülkesi için canını dişine takıp savaştı; mareşallik rütbesine erişti. Ülkemiz için yaptıklarını görmezden gelmek vefasızlıktır, kabul ediyorum.
Lakin, insanların anlamakta güçlük çektiği bir şey var; hiçbir insan hatasız değildir. Atatürk'ün de hataları vardı; bir kısmı çok büyüktü.
Atatürk'ün nasıl hataları olduğunu anlamak isteyen kemalistlere şimdi açık adres veriyorum.
Galatasaray Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi'nde, ödünç verilemez kitaplar arasında "Galatasaray Tarihi" adlı bir kitap var. Açın, okuyun bana inanmazsanız. Şimdi o kitaptan aklıma gelenleri bir sıralayayım.
Galatasaray Lisesi'nde Osmanlı'nın yıkılış ve Cumhuriyet'ini kuruluş döneminde öğrenci olmuş bir kardeşim anılarını aktarıyor. Ben de mealen aktarıyorum. 1923'ten önce, lisemizin içinde büyük bir cami varmış, her tarafları sanat eseri çinilerle süslü. Okul içinde beş vakit ezan okunurmuş; sabah namazına öğrencileri uyandırmaktan sorumlu bir memur varmış. Sabah namazına uyanmak isteyen öğrenciler, yataklarının baş kısmına havlularını bağlarlar, görevli memur da havlusu bağlı öğrencileri uyandırırmış. Namaz zorunlu değilmiş yani. Ama, ders esnasında namaz vakti girer de ders bitiminde çıkacak gibi olur, namaz kazaya kalmak zorunda kalacak olursa, hızlıca gidip gelmek şartıyla ders esnasında namaz kılmak için okulun camisine gidip gelmek serbestmiş. Malum, lisenin uzun uzun koridorları vardır. Ezan vakti, o koridorların başından ezan okurmuş bir görevli, isteyen namaza gidermiş. Öğrenciler arasında ayrılık olmasın diye, ramazanlarda oruç tutmak zorunluymuş; ki isteyen gizli gizli yer içer yani bunda bir şey yok zaten, ki düşünün namaz kılmak zorunlu değil; sadece Müslüman öğrencilerin işi kolaylaşıyor biraz daha. 1923 sonrasını ise abimiz şöyle anlatıyor kitapta: cumhuriyet sonrasında, okulun içinde ezan okunması ve derste namaz vakti ister girsin ister çıksın namaza gitmek yasaklandı. Sabah namazına kaldırma uygulaması, yatağın başına havlu bağlama olayı ve oruç tutma zorunluluğu kaldırıldı. Okulun içindeki cami yıkıldı ve kilere çevrildi. Abimiz, yine mealen şu trajik cümleyi kuruyor ardından: "Hadi ezanı namazı orucu yasakladınız, hadi diyelim camiyi de yıktınız. Peki o caminin içindeki el yapımı çinilere, el yapımı mermer eserlere nasıl kıydınız?"
Şimdi, "hadi lan, yanlıdır o kitap, cemaatin işidir, Tayyip bastırmıştır." Falan diye tükürüklerini saça saça isyan edecek olan kemalist kardeşlerim vardır, eminim. Ama sayın(!) kemalist kardeşlerim; şunu anlayın artık, Atatürk ne ilah ne peygamberdi. Ettiği hatalar da, bir müslümanın asla affedemeyeceği hatalar olduğu için bu kadar yobaz var ülkemizde, bu kadar Atatürk düşmanı var. Ateiste beslediğiniz sempati ve kurduğunuz empatinin yüzde birini o yobazlara, kuru softalara harcasanız, belki de o insanlar da Atatürk'ün iyi yanlarını görmek isteyeceklerdir. Benim nasıl bir adam olduğumu merak ediyorsunuz belki de şu an; ki merak edildiğimi düşünecek kadar kibirli biri değilim elhamdülillah ama satırlarımı okuduktan sonra "bu adam ne ayak lan, her zümreye göz kırpıyor" demiş olabilirsiniz diye söylüyorum. Ben elhamdülillah müslümanım, ve Anti-kapitalist bir müslümanım. Ne hadis düşmanı ne ayet düşmanıyım; sırat-ı müstakim üzerinde hayatını tesis etmeye çalışan biriyim sadece. Hiçbir siyasi partiye hayatımda oy vermedim, vermeyeceğim de. Atatürk meselesinde de; Atatürk'ün islam'a vermeye çalıştığı zararlardan dolayı onu kalbimle buğz ederken, bir yandan da vatanım toprağım için ter döktüğü için ona saygı duyuyor, vefasızlık etmemeye uğraşıyorum ve onu tekfir edip allahçılık oynamıyor, Atatürk kafirdi fasıktı münafıktı hede hödö demiyorum, zira Allah bilir.
Çok konuştum hakkınızı helal edin. Ülkemizde ve dünyadaki her zümreye biraz aklıselim niyaz ediyorum Allah'tan ve saygılar sunuyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar