bugün
- kabataş olayı görüntüleri20
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak6
- gönül almaya çalışan erkek8
- mel mel bakan gibson ve 0 0 74
- istanbul un çok pahalı olması21
- karı kıza para yedirir misiniz4
- haluk levent son açıklaması5
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- en sevilmeyen ev işleri9
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- lansor4
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı4
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri9
- en fazla artılanmayı hak eden yazarlar2
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan4
- gençlerin öfkesinin yanlış yerlere yönelmesi2
- yıldız falına bakan kezo2
- hayat geriye doğru anlaşılır2
- en son ne aldınız2
- yks 20263
- neden okula gitmek zorundayız3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- philadelphia krem peyniri2
- herkes yatsın iyi geceler9
- 1 saatte 10 bira içmek19
- sözlük kızlarının kombinleri20
- tembel ve çalışmayan insan16
- velvet vs nervio19
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- parayla dert dinlenir3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- fazlası zarar2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- cips olsa da yesek7
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- oğlum çok güzel lan6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- ölmeyi dilemek2
- slavko vincic15
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- velvet10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- ispanya20
- oğuzhan uğur12
- nervio11
- 2026 dünya kupası24
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
Bir kişiyi sevmemek, onun bunu çocuğu olmak anlamına gelmez. Bu ülkede, diyalektik düşünce ve izan eksikliğinden geldi başımıza ne geldiyse hep.
Atatürk, büyük bir komutandı; istiklal savaşı'nda bu milletin önderlik açığını doldurdu. Karın soğuğun içinde yattı kalktı; affedersiniz at pisliğinden arpa sapı ayıklayıp, çorba yapıp içti o yokluk zamanlarında. Ülkesi için canını dişine takıp savaştı; mareşallik rütbesine erişti. Ülkemiz için yaptıklarını görmezden gelmek vefasızlıktır, kabul ediyorum.
Lakin, insanların anlamakta güçlük çektiği bir şey var; hiçbir insan hatasız değildir. Atatürk'ün de hataları vardı; bir kısmı çok büyüktü.
Atatürk'ün nasıl hataları olduğunu anlamak isteyen kemalistlere şimdi açık adres veriyorum.
Galatasaray Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi'nde, ödünç verilemez kitaplar arasında "Galatasaray Tarihi" adlı bir kitap var. Açın, okuyun bana inanmazsanız. Şimdi o kitaptan aklıma gelenleri bir sıralayayım.
Galatasaray Lisesi'nde Osmanlı'nın yıkılış ve Cumhuriyet'ini kuruluş döneminde öğrenci olmuş bir kardeşim anılarını aktarıyor. Ben de mealen aktarıyorum. 1923'ten önce, lisemizin içinde büyük bir cami varmış, her tarafları sanat eseri çinilerle süslü. Okul içinde beş vakit ezan okunurmuş; sabah namazına öğrencileri uyandırmaktan sorumlu bir memur varmış. Sabah namazına uyanmak isteyen öğrenciler, yataklarının baş kısmına havlularını bağlarlar, görevli memur da havlusu bağlı öğrencileri uyandırırmış. Namaz zorunlu değilmiş yani. Ama, ders esnasında namaz vakti girer de ders bitiminde çıkacak gibi olur, namaz kazaya kalmak zorunda kalacak olursa, hızlıca gidip gelmek şartıyla ders esnasında namaz kılmak için okulun camisine gidip gelmek serbestmiş. Malum, lisenin uzun uzun koridorları vardır. Ezan vakti, o koridorların başından ezan okurmuş bir görevli, isteyen namaza gidermiş. Öğrenciler arasında ayrılık olmasın diye, ramazanlarda oruç tutmak zorunluymuş; ki isteyen gizli gizli yer içer yani bunda bir şey yok zaten, ki düşünün namaz kılmak zorunlu değil; sadece Müslüman öğrencilerin işi kolaylaşıyor biraz daha. 1923 sonrasını ise abimiz şöyle anlatıyor kitapta: cumhuriyet sonrasında, okulun içinde ezan okunması ve derste namaz vakti ister girsin ister çıksın namaza gitmek yasaklandı. Sabah namazına kaldırma uygulaması, yatağın başına havlu bağlama olayı ve oruç tutma zorunluluğu kaldırıldı. Okulun içindeki cami yıkıldı ve kilere çevrildi. Abimiz, yine mealen şu trajik cümleyi kuruyor ardından: "Hadi ezanı namazı orucu yasakladınız, hadi diyelim camiyi de yıktınız. Peki o caminin içindeki el yapımı çinilere, el yapımı mermer eserlere nasıl kıydınız?"
Şimdi, "hadi lan, yanlıdır o kitap, cemaatin işidir, Tayyip bastırmıştır." Falan diye tükürüklerini saça saça isyan edecek olan kemalist kardeşlerim vardır, eminim. Ama sayın(!) kemalist kardeşlerim; şunu anlayın artık, Atatürk ne ilah ne peygamberdi. Ettiği hatalar da, bir müslümanın asla affedemeyeceği hatalar olduğu için bu kadar yobaz var ülkemizde, bu kadar Atatürk düşmanı var. Ateiste beslediğiniz sempati ve kurduğunuz empatinin yüzde birini o yobazlara, kuru softalara harcasanız, belki de o insanlar da Atatürk'ün iyi yanlarını görmek isteyeceklerdir. Benim nasıl bir adam olduğumu merak ediyorsunuz belki de şu an; ki merak edildiğimi düşünecek kadar kibirli biri değilim elhamdülillah ama satırlarımı okuduktan sonra "bu adam ne ayak lan, her zümreye göz kırpıyor" demiş olabilirsiniz diye söylüyorum. Ben elhamdülillah müslümanım, ve Anti-kapitalist bir müslümanım. Ne hadis düşmanı ne ayet düşmanıyım; sırat-ı müstakim üzerinde hayatını tesis etmeye çalışan biriyim sadece. Hiçbir siyasi partiye hayatımda oy vermedim, vermeyeceğim de. Atatürk meselesinde de; Atatürk'ün islam'a vermeye çalıştığı zararlardan dolayı onu kalbimle buğz ederken, bir yandan da vatanım toprağım için ter döktüğü için ona saygı duyuyor, vefasızlık etmemeye uğraşıyorum ve onu tekfir edip allahçılık oynamıyor, Atatürk kafirdi fasıktı münafıktı hede hödö demiyorum, zira Allah bilir.
Çok konuştum hakkınızı helal edin. Ülkemizde ve dünyadaki her zümreye biraz aklıselim niyaz ediyorum Allah'tan ve saygılar sunuyorum.
Atatürk, büyük bir komutandı; istiklal savaşı'nda bu milletin önderlik açığını doldurdu. Karın soğuğun içinde yattı kalktı; affedersiniz at pisliğinden arpa sapı ayıklayıp, çorba yapıp içti o yokluk zamanlarında. Ülkesi için canını dişine takıp savaştı; mareşallik rütbesine erişti. Ülkemiz için yaptıklarını görmezden gelmek vefasızlıktır, kabul ediyorum.
Lakin, insanların anlamakta güçlük çektiği bir şey var; hiçbir insan hatasız değildir. Atatürk'ün de hataları vardı; bir kısmı çok büyüktü.
Atatürk'ün nasıl hataları olduğunu anlamak isteyen kemalistlere şimdi açık adres veriyorum.
Galatasaray Üniversitesi Suna Kıraç Kütüphanesi'nde, ödünç verilemez kitaplar arasında "Galatasaray Tarihi" adlı bir kitap var. Açın, okuyun bana inanmazsanız. Şimdi o kitaptan aklıma gelenleri bir sıralayayım.
Galatasaray Lisesi'nde Osmanlı'nın yıkılış ve Cumhuriyet'ini kuruluş döneminde öğrenci olmuş bir kardeşim anılarını aktarıyor. Ben de mealen aktarıyorum. 1923'ten önce, lisemizin içinde büyük bir cami varmış, her tarafları sanat eseri çinilerle süslü. Okul içinde beş vakit ezan okunurmuş; sabah namazına öğrencileri uyandırmaktan sorumlu bir memur varmış. Sabah namazına uyanmak isteyen öğrenciler, yataklarının baş kısmına havlularını bağlarlar, görevli memur da havlusu bağlı öğrencileri uyandırırmış. Namaz zorunlu değilmiş yani. Ama, ders esnasında namaz vakti girer de ders bitiminde çıkacak gibi olur, namaz kazaya kalmak zorunda kalacak olursa, hızlıca gidip gelmek şartıyla ders esnasında namaz kılmak için okulun camisine gidip gelmek serbestmiş. Malum, lisenin uzun uzun koridorları vardır. Ezan vakti, o koridorların başından ezan okurmuş bir görevli, isteyen namaza gidermiş. Öğrenciler arasında ayrılık olmasın diye, ramazanlarda oruç tutmak zorunluymuş; ki isteyen gizli gizli yer içer yani bunda bir şey yok zaten, ki düşünün namaz kılmak zorunlu değil; sadece Müslüman öğrencilerin işi kolaylaşıyor biraz daha. 1923 sonrasını ise abimiz şöyle anlatıyor kitapta: cumhuriyet sonrasında, okulun içinde ezan okunması ve derste namaz vakti ister girsin ister çıksın namaza gitmek yasaklandı. Sabah namazına kaldırma uygulaması, yatağın başına havlu bağlama olayı ve oruç tutma zorunluluğu kaldırıldı. Okulun içindeki cami yıkıldı ve kilere çevrildi. Abimiz, yine mealen şu trajik cümleyi kuruyor ardından: "Hadi ezanı namazı orucu yasakladınız, hadi diyelim camiyi de yıktınız. Peki o caminin içindeki el yapımı çinilere, el yapımı mermer eserlere nasıl kıydınız?"
Şimdi, "hadi lan, yanlıdır o kitap, cemaatin işidir, Tayyip bastırmıştır." Falan diye tükürüklerini saça saça isyan edecek olan kemalist kardeşlerim vardır, eminim. Ama sayın(!) kemalist kardeşlerim; şunu anlayın artık, Atatürk ne ilah ne peygamberdi. Ettiği hatalar da, bir müslümanın asla affedemeyeceği hatalar olduğu için bu kadar yobaz var ülkemizde, bu kadar Atatürk düşmanı var. Ateiste beslediğiniz sempati ve kurduğunuz empatinin yüzde birini o yobazlara, kuru softalara harcasanız, belki de o insanlar da Atatürk'ün iyi yanlarını görmek isteyeceklerdir. Benim nasıl bir adam olduğumu merak ediyorsunuz belki de şu an; ki merak edildiğimi düşünecek kadar kibirli biri değilim elhamdülillah ama satırlarımı okuduktan sonra "bu adam ne ayak lan, her zümreye göz kırpıyor" demiş olabilirsiniz diye söylüyorum. Ben elhamdülillah müslümanım, ve Anti-kapitalist bir müslümanım. Ne hadis düşmanı ne ayet düşmanıyım; sırat-ı müstakim üzerinde hayatını tesis etmeye çalışan biriyim sadece. Hiçbir siyasi partiye hayatımda oy vermedim, vermeyeceğim de. Atatürk meselesinde de; Atatürk'ün islam'a vermeye çalıştığı zararlardan dolayı onu kalbimle buğz ederken, bir yandan da vatanım toprağım için ter döktüğü için ona saygı duyuyor, vefasızlık etmemeye uğraşıyorum ve onu tekfir edip allahçılık oynamıyor, Atatürk kafirdi fasıktı münafıktı hede hödö demiyorum, zira Allah bilir.
Çok konuştum hakkınızı helal edin. Ülkemizde ve dünyadaki her zümreye biraz aklıselim niyaz ediyorum Allah'tan ve saygılar sunuyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar