bugün
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı7
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- hırvatistan9
- beni özleyenler elime mum diksin15
- anın görüntüsü15
- ılımlı islam5
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- sümer dili6
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu3
- osmanlıcılar2
- o kaç gram2
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- şanssız bir insan olmak4
- koç üniversitesi2
- kız kardeş2
- karamürsel2
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- mutlu kalmak için öneriler2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- diyetteyken kitap okumak3
- yunanistan29
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- iq testi4
- kadir mısıroğlu3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- türk ateisti7
- arkadaşlar naber ya4
- ak parti2
- inşaat gürültüsü4
- en son aldığınız iltifat14
- slip mayo giyen erkek4
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- en köylü özelliğiniz4
- yanık akrep dumanı çekmek5
- nervio ile travertenlere gitmek4
- almanya11
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- beynin dopamin salgılamaması3
- zorunlu eğitim6
- sevişirken video çekmek10
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
'Tanrılardan oluşan bir halk mevcut olsaydı, kendini demokratik olarak yönetebilirdi.'
diye buyurmuş, Jean Jacques Rousseau.
efendim bu demeokrasi denilen meret esasında tam anlamo eski yunanistandaki sehir devletlerinde uygulanmış olan bir olgudur. şimdiki demokrasiler ise sadece bu demokrasilerin ücüncü elden karbon kopyasidir. cünkü insan olgusunu bir kenara atip sadece güvenlik ve korkularla beslenen bu olgu tam anlami ile kepazeliktir.
gündelik hayatta ki sıkıntılara merhem olmayan ve insanliğin önünde bir engeldir demokrasi.
cünkü fertler toplumlardan ileridir.ne yazik ki ücüncü dünya ülkelerinde bu olgu katmerlenmiş bir vaziyette burnumuza sokulmaktadir.
ne mi yapmak gerekir işte onu bilemiycem ben toplum muhendisi değilim ama insan olgusunu unutan ve hamasetle, düzenbazliklarla ve hayali canavarliklarla beslenen
parlemantizmin ayak oyunlari ile beslenen ve demokrasiden demir kirat'a dönen bu sistem kepazeliğe dönmüstür.
özellikle ülkemizde sultan ve kullar anlayisinin devam ettiği ve bireyselliğin tu kaka edildiği ve alaturkaliğin girla gittiği bu ne yazik ki bize büyük gelmektedir.
ülkemizin görüp göreceği en özgürlükcü anayasa olan 60 anayasanin yerine 82 anayasasi denilen utancin gelmesi hala birilerine ders olmamiş ve inadina ayni aptalliklara prim vermektedirler.
sonuç mu gidin camdan bir bakın. lümpenliğin prim yaptiği aklin bir kenara atildiği, mahalle karisi gibi birbirine laf atan, politikayi ve siyaseti populizm'in batağinda süründüren kabizlik göreceksiniz.
Bütün despotizmler içerisinde demokrasi, en az dayanıklısı olmakla birlikte en kötüsüdür.
sözün özü James M. Buchanan'inda dediği gibi:
''Demokratik karar mekanizması garanti edildiği sürece her şey yolunda gider düşüncesini kabul etmiyorum. Ben bunu 'seçim safsatası' olarak adlandırıyorum.''
diye buyurmuş, Jean Jacques Rousseau.
efendim bu demeokrasi denilen meret esasında tam anlamo eski yunanistandaki sehir devletlerinde uygulanmış olan bir olgudur. şimdiki demokrasiler ise sadece bu demokrasilerin ücüncü elden karbon kopyasidir. cünkü insan olgusunu bir kenara atip sadece güvenlik ve korkularla beslenen bu olgu tam anlami ile kepazeliktir.
gündelik hayatta ki sıkıntılara merhem olmayan ve insanliğin önünde bir engeldir demokrasi.
cünkü fertler toplumlardan ileridir.ne yazik ki ücüncü dünya ülkelerinde bu olgu katmerlenmiş bir vaziyette burnumuza sokulmaktadir.
ne mi yapmak gerekir işte onu bilemiycem ben toplum muhendisi değilim ama insan olgusunu unutan ve hamasetle, düzenbazliklarla ve hayali canavarliklarla beslenen
parlemantizmin ayak oyunlari ile beslenen ve demokrasiden demir kirat'a dönen bu sistem kepazeliğe dönmüstür.
özellikle ülkemizde sultan ve kullar anlayisinin devam ettiği ve bireyselliğin tu kaka edildiği ve alaturkaliğin girla gittiği bu ne yazik ki bize büyük gelmektedir.
ülkemizin görüp göreceği en özgürlükcü anayasa olan 60 anayasanin yerine 82 anayasasi denilen utancin gelmesi hala birilerine ders olmamiş ve inadina ayni aptalliklara prim vermektedirler.
sonuç mu gidin camdan bir bakın. lümpenliğin prim yaptiği aklin bir kenara atildiği, mahalle karisi gibi birbirine laf atan, politikayi ve siyaseti populizm'in batağinda süründüren kabizlik göreceksiniz.
Bütün despotizmler içerisinde demokrasi, en az dayanıklısı olmakla birlikte en kötüsüdür.
sözün özü James M. Buchanan'inda dediği gibi:
''Demokratik karar mekanizması garanti edildiği sürece her şey yolunda gider düşüncesini kabul etmiyorum. Ben bunu 'seçim safsatası' olarak adlandırıyorum.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar